Aşağıdaki metinler 10 - 30 Aralık tarihleri arasındaki hac ibadetimiz esnasında Kerem Tülün tarafından kaleme alınmış kesitlerdir.
10.12.07 /11:00
Şu anda uçakta, Suriye hava sınırları dahilinde Cidde'ye doğru seyahat halindeyiz. Topluca temettü haccına ve umreye niyet ettik. Annesi gece boyunca uyumadı, bense 1-2 saat uyudum. Nöbetleşe açık kapatıyoruz. Küçük hanımın can sıkıntısı dışında hiçbir problemi yok. Kafile başkanımız (Allah ondan razı olsun) Ahmet hoca sayesinde Business Class'ta uçuyoruz. (bebek olduğunu söyleyince bizi öne aldılar) İbadetimizin geri kalan kısmı için çok umut verici bir başlangıç oldu. Allah hayırlısı ile ibadetimizi tamamlamayı nasip etsin ve kabul etsin. Kabe'yi tekrar görmenin heyecanı ile tekrar uykuya dalmayı planlıyorum.
12.12.07 / 13:45
Stres ve öfke dolu 2 gün sonra ancak yazmaya fırsat buluyorum. Tur şirketimizin bütün ümitlerimizi boşa çıkarması ve "geldiğime pişman oldum" dedirtecek birkaç seri aksilik, ailemi korumanın sorumluluğunun ağırlığı ve 9,5kg ekstra yük ile görevlerimi yapma zorunluluğu sanırım bu iki günü özetler. Bu sabah bütün hepsi için tövbe ettim ve tur şirketi hariç sistemle kavga etmeyi bırakıp teslim oldum. Mustafa Abilerin (Hatice'nin ablası ve eşi) moral desteği çok işe yaradı. Allah onlardan razı olsun. Gerçekten çok zor bir işe kalkışmışız. Allah yardımcımız olsun. Neyseki hem Ayşe İkbal hem de annesi benden daha sakin ve mutlular. Karmaşada daraldığımız yerlerde hep bir hızır yetişiyor Allah'a şükür. 2 Suud'lu bize o kadar enterasan bir yerde yardım ettilerki... (Kabe'den çıkarken kalabalığın ortasında kalınca iki kişi birden önümüze çıkıp bütün herkesi yararak bize yol açıp kalabalıktan kolayca kurtulmamızı sağladılar)
Hilton'un restaurantının camının dibinde oturup yemek yedik. Bu arada Ayşe İkbal aramızda uyuyordu. Bu hatıraları hatırladıkça güleceğiz galiba. Bu arada Ayşe İkbal hac döneminin maskotu oldu. (Bizimle beraber, babasının kangurusunda umre tavafı & say yaptı, saydan sonra saçından minicik bir tutam kestirdi...) Herkese "bye bye" yapıyor, gülücük atıyor. Herhalde Hz.İsmail dışında onun kadar uyumlu başka bebek yoktur. Hergün yazmaya devam edeceğim, içinde bulunduğumuz durumu daha iyi kavramamı sağlıyor. Allah beni affetsin, çok günaha girdim. En çok da Hatice'nin hakkını aldım, inşallah hakkını helal eder.
13.12.07 / 09:15
Kızım her başı sıkıştığında "baba" diyor. Kalbimi söküp önüne seresim geliyor. Bugün üçüncü gün. Mustafa ağabey ve Ayşe hanım sağolsun gerçekten çok yardımcı oldular. Teheccüt namazında bize ayırdıkları yerde buluşup sabah namazını beraber kıldık. Onlar Ayşe İkbal'e bakarken biz de 4 şavt yaptık. Akşam tamamlayacağız. İçimdeki öfke, huzursuzluk, güvensizlik yerini hoşgörü, sukunet ve teslimiyete bıraktı. Ne tur şirketinin ne de şeytanın hac ibadetimi lekelemesine izin vermeyeceğim. Her şeyi bırakıp geldiğim bu topraklarda huzuru bulamamak çok trajik oldu. Ama sanırım ailemi savunma güdüsü buna sebep olmuştu. Onların güvenliğini dün geceden bu yana tamamıyla ALLAH'a havale ettim. Ben sadece bir aracıyım...
14.12.07/ 09:42
Bugün cuma. Normalden daha kalabalık olacak. Hergün yeni hacıların gelişiyle zaten vakit namazlarda Kabe'ye giremez olduk. Ne far edecek. Kızım ilk sinyalleri vermeye başladı. Burnu akıyor. Bundan sonra yemeği odaya getireceğim. Hem klima hem de dokunmayı bırakın öpmeye kalkan hacılar tehlike oluşturuyor. Hatice'nin dayısı da geldi ama henüz irtibata geçemedik. Sabah Kabe'ye gidemediğimiz için Mustafa abileri de göremedik. "Hacc meşakkattir" önerisini doğrulamak için hep bir elden işi zorlaştırmaya çalışıyoruz. Allah yardımcımız olsun. Bu arada Hatice hakkını helal etti...
/21:34
Bugün biraz daha sakin geçti. Ayşe İkbal'in doktoruyla konuştuk. Anne sütünün avantajıyla şimdilik antibiyotiğe başlamıyoruz. İkindi namazından yatsı namazına Kabe'deydik. Tuhaf bir şekilde Ayşe İkbal Kabe'de hiç olmadığı kadar huzurlu. Bu arada "dede" demeye başladı. Mustafa abilerle yatsıda buluştuk. Hacc suresini okuduk. Haccın mantığını aramanın ne kadar yanlış bir metod olduğunu anladım...
16.12.07 / 11:59
Küçük hanım annesinin yanında mışıl mışıl uyuyor. Sanırm ona kıyıp Kabe'ye gidemeyeceğiz. İki gündür Ali Şeriati'nin Hacc kitabından pasajar ve Kuran'dan hacc ve kıyametle ilgili ayetler okuyoruz. Sanırım daha önce yapmalıydım. Bu konuda Mustafa abiye imreniyorum. Gayet sakin bir tavır sergiliyor. Benim yaptığım birçok hatayı yapmadı. Allah'tan Arafat'a çıkmadan 6-7 gün Mekke vardı programda yoksa haccı sakatlayacaktım.... Tuhaf bir şekilde bütün endişem yerini huzura bıraktı. Allah Hatice'den razı olsun, beni çekip çevirdi. İnşallah ben de Arafatta onların karşılığını verebilirim...
18.12.07 / 21:43 /Mina
Artan hacı sayısı ile birlikte organizasyonların es geçtiği sünneti yaşamak nasip oldu. Allah'a şükür ilk günlerin gerginliği yerini huzur ve heyecana bıraktı. Mina Arafat'a hazırlık yeri... Gerçi klimalı çadırlarda su ve gıdanın bolluğunun yaşandığı sade ama iyi planlamış bir yerleşim. Çadırlar merkezi soğutmalı. Kadınların çadırları biraz daha kalabalık. Ayşe İkbal annesi ile birlikte yan çadırda. Az önce teyzesi, Mustafa abi ve biz akşam yemeğini seccademizin üstünde beraberce yedik. Sabah kahvaltıyı da beraber yemeyi planladık. Küçük hanım kucağımızda uyduktan sonra çadırlarına bıraktık. Burada tanıdık simalarla da karşılaşıyoruz. İyi ki Hatice'yi dinleyip başvurmuşuz. Gerçekten her müslümanın yaşaması gereken farklı ve lezzetli bir deneyim. Şimdi biraz uyuyup yarına hazırlanmam lazım. İnşallah yarın da yazabilirim.
18.12.07/ / 17:11/ Arafat
Korktuğum kadar zor değil. Sanırım bundan sonra birkaç saat daha sıkıntıdan sonra rahatlayacağız. Mina'dan daha az modern, biraz daha küçük ve biraz plansız yerleşimli çadırlardayız. Vakfemizi yaptık, çok hoş dakikalardı. Allah'la başbaşa olmanın gururunu yaşadık. Ayşe İkbal ile 45dk. baba kuzu sarması (sarılıp uyumak) yaptık. Annesinin biraz tansiyonu düştü, iş başa düştü. Ama sonra çok keyiflendi. Her tarafa gülücükler dağıtıyor. Şimdi de çadırda Bursa vaizi Mustafa hacı hoca'yı dinliyoruz. Buradan Müzdelife'ye geçeceğiz. Allah günahlarımızı affetsin, haccımızı mebrur ve makbul eylesin...
19.12.07/ 12:25/ Müzdelife-Mina-Mekke
Önce bir saate yakın otobüs bekledik. Anlayışlı hacı arkadaşlar sayesinde ikinci otobüse bindik. Müzdelife'de de Mina'daki gibi rahat çadırlar var. Saat 18.30-19.00 gibi Müzdelife'deydik. 23.00'a kadar dinlenip uzun yolculuğumuza hazırlık yaptık. 49'ar adet taş topladık. Taşları temizleyip şişelere koyduk. Ayşe İkbal'i yanımıza alıp ben uyuttum. Sanırım tüm grup kılıbık olduğumu düşünüyor. Bir güzel baba kuzu sarması yaptık. Annesi ve teyzesi de uyuma fırsatı buldu.
Ve Mina'ya yolculuk...
Akın akın cepheye koşan İslam ordusu. Belki modern konvansiyonel silahları yok. Sadece nohuttan büyük fındıktan küçük yedi taş. Ama hepsi azimli. Hepsinin gözü dönmüş. Ne ağrıları hissediyorlar ne de önlerindeki hengameyi. Tam bir mahşer yeri. Gecenin sessizliğini tekbirler, telviyeler ve uzakdoğulu çarpışan araba ehliyetli şöförlerin kornaları bozuyor.
Ve yürüyoruz. Önmüde kanguruda 9kg'lık süt kuzusu, arkamda 10kg'lık sırt çantası. Her şeye mızmızlanan ve sinirlenen ben. Ne ihramın sıkıntısı, ne bacaklarımdaki ağrılar, ne belimdeki ne de omzumdaki yaraları hissediyorum. Kaale almıyorum yürüyorum. Sadece ben varım, kızım var, karım var ve Mustafa abiler. Yol bitmeyecek gibi. Avustralya çadırları, Uzakdoğu çadırları. Tünellere geliyoruz. 90'larda hayatını kaybeden hacıları hatırlıyorum. Allah'ım nasıl yapmış dedemler bu ibadeti...
Evet tünel çok uzun. Ama Allah razı olsun Suudlular çok modern bir inşaat yapmışlar. O sonu gözükmeyen tünelin içi dışarıdan daha ferah. Yürüyoruz durmak yok. Düşman bekliyor. Ve tekrar çadırların arasından geçiyoruz. Sürekli güvenlik kontrolleri. Bagaj yok. Allah'tan bebeğe kimse bir şey demiyor. Ve hedef göründü. Küçük ve orta şeytanın (cemre)nin yanından geçiyoruz. İlk gün sadece büyük şeytan taşlanıyor. Kalabalığı geçiyor ve son taraftan taş atmaya başlıyoruz. Aklıma gelmiyor 7 kötü huyumu atacağım. Ben şeytanın gözünü oymaya çalışıyorum. Kızım adına da atıyorum. Allah'ım kabul et haccımızı. Yürümek bitmedi. Ayşe İkbal de acıktı. Artık annesi benim terslemelerime kulak asmıyor ve gruptan ayrılıyoruz. Tabii Mustafa abiler de. Allah onlardan razı olsun. Karnı doyunca kuzunun yola devam ediyoruz. Allah'ım ne kalabalık ne keşmekeş... Gece 03.30'da oteldeyiz... Ağrılar...Çayı beklemeden uyuyorum...
Şimdi Ayşe İkbal uyuyor, biz de bekliyoruz ihramdan çıkmayı. Kurbanın kesilmesini... Allah'ım sana şükürler olsun... Haccımızı kolay kıldın. Yolumuzu aydınlattın. Haccımızı mebrur eyle Ya Rab!
19.12.07 / 19:44
Zor da olsa ihramdan çıktık. Berberde çok sıra olduğu için bir mağazadan traş makinası ve jilet aldım. Evet umrede söz vermiştim. Bir dahaki sefer kazıyacağım Ya Rabbi!Hem ayet ve hadiste de kazımak işaret ediliyor. Saçımızı kazıyarak gerektiğinde canımızı da verebileceğimizi sembolize ediyoruz. Çok zor ve zahmetli bir traş deneyiminden sonra yeni imajımla yazıyorum. Hatice pek sevmese de destek oluyor. Ayşe İkbal ise bana gülücük atmaya devam ediyor. Allah haccımızı mebrur ve makbul eylesin. Birazdan ziyaret tavafını yapmak için Kabe'ye gideceğiz inşallah. Küçük hanımın uyanmasını bekliyoruz.
21.12.07 / 23:44
Şeytanla 2. raund
Birinci gün yorgunluk ve heyecan sebebiyle tam olarak hissederek yaşayamadığım bu ritüeli 2. gün daha anlamını düşünerek ve biraz daha rahat bir şekilde gerçekleştirdik. Tabiki şeytan o üç duvar değil. Hatta taşı atarken taş ve çimentonun ne günahı olduğunu düşündüm. 7 kötü huy. Kurtulmamız gereken her taşın birini sembolize ediyor. Taşı atıyoruz ve kötü huydan kurtuluyoruz. Hatice'yi ve bebeği otelde bıraktım. Gerçekten de iyi bir kararmış. Kalabalık ve trafik keşmekeşi yüzünden çok uzun bir yolculuk.
Üçüncü gün de aynı şekilde Hatice'yi otelde bırakarak Mustafa abilerle buluştuk. Bu sefer yürüyerek gittik. Serin ve güzel bir hava vardı. Dönüşte bir hata yaptık ve arabaya binerek 45 dakikalık yolu 2,5 saatte aldık...
30.12.07 / 22:27
Ve yine uçaktayız. Geliş seferimizin aksine uçağın en arka kısmında hostes koltuğundayım. Sağolsun hostes arkadaşlar iyi ağırlıyorlar. Allah onlara da haccı nasip etsin. Aynı olan tek şey uçakta olduğuma şükür etmem.
Yazmayalı 8 saatlik bir otobüs yolculuğu, Medine yaşamı ve Türkiye'ye dönüş serüveni birer anı olarak bu deftere girmeyi başardı. Tekrar 8 saatlik bir yolculuk ile Cidde'ye dönüp uçağa binmemiz gerektiğinden biz gruptan ayrılıp Medine'den bir uçağa bindik. Ayşe İkbal ve annesi önde oturuyorlar. Annesinin kucağında uyuyor küçük hanım. Allah'a şükür Cidde yolculuğundan kurtulduk. Medine çok güzel bir şehir. Tek eksiği Kabe. Peygamber efendimizin bulunduğu şehir. Çok kalamamıza rağmen Medine hep sıcak geldi bana. Selatu selam emanetlerini ilettim Resulullah'a. Başımı gösterdim ve duasını istedim tekrar. İnşallah O'nun yüzü suyu hürmetine Allah'ın merhametine nail olurum.
İçim huzur dolu. Bir daha yapmamak üzere bıraktım bütn günahlarımı. Çok fazla değişmeyecek karakterim ama yaşantıma birçok prensip sokacağım. Sabah namazından sonra uyumamak, tefsir okumak, düzenli spor, kitap okumak, kitap yazmak...
Allah bizi ıslah etsin ve bizi bize bırakmasın. Allah haccımızı mebrur etsin. Allah bizi affetsin...
allah kabul etsin.
Posted by: jack daniels | February 07, 2008 at 01:42 PM
Hatice eşinin kaleme aldığı hac anılarınızı,kimini gülümseyerek kimini de gözlerim dolarak okudum.Bazı zorluklar yaşamışsınız ama önemli olan tüm zorluklarla mücadele ederek ibadetinizi yerine getirmeniz.Tekrar Allah haccınızı kabul etsin demek istiyorum.Bu arada enişte biraz sinirli galiba,yada hac da biraz gerilmiş.Neyse ki sağ salim döndünüz,lütfen bize de dua edin ki bizlere de nasip olsun.
Posted by: NİLÜFER | February 07, 2008 at 02:06 PM
kardeşim allah haccınızı mebrur mubarek eylesin, bize de nasip etsin.. çok içten ve duru yazmışsın.. atlanan bölümlerden dolayı anlaşılmayan kısımlar var ama duygular çok guzel geçiyor..hele bir bebekle nasıl olabilecegini oğluşumu kucagımda hayal ettim sayende.. kimbilir belki..
hem yemek tarifleri hemde böylesi notlar.. güzel iş, devamını ve hacda düşünülen kitaplarıda temenni ederiz..
Posted by: arzu burcu | February 07, 2008 at 02:12 PM
hac değil umre yaptım 2 kez. çok meşakkatli değildi tabi. hele ,ilki çok sakindi. 2. de iyiydi. allahım haccıda nasip et. anlatımınızın başından itibaren bahsettiğiniz yerleri hayal dünyamda biiir bir gezdim. bi hac provası oldu sayenizde. ALLAH KABUL EYLESİN, TEKRARINI DA NASİP ETSİN İNŞALLAH.
Posted by: rengarenk ( Nazlı ) | February 07, 2008 at 02:30 PM
şu an ikindi ezanı okunmakta.. ve ben tam da bu sırada, bu satırlarda yazan her türlü dua ve temennilere yürekten "amin" diyorum..
Yüce Yaradan sizlerin ve tüm inananların haccını makbul eylesin..
Posted by: ayseaksu | February 07, 2008 at 03:28 PM
Hatice'ciğim harika bir fikir olmuş bu gezileri yazmanız. Hele ki hacc'da yaşadığınız bu kıymetli anları paylaşmanız eminim pek çok kişiye fikir verecektir. Allah razı olsun sizden.
Posted by: Zeynep | February 07, 2008 at 04:06 PM
Allah razi olsun kardesim. Gozlerim yasli, bizlere de nasip olsun gunahlarimizi dokmek diye dua ediyorum.
Posted by: nesli buzcu | February 07, 2008 at 04:18 PM
sn.kerem bey bu sene bende hacda rai bash'daki asil 23 binasında kaldım (en üstkatta teras vardı babası küçük kızına cep tlf.vermiş atıyordu oynarken) .otelde zaman zaman annesinin ismi hatice kızının adı ayşe olan
bir aile vardı cesaret edipde siz port.ağ.hatice hn.mısınız?diye soramadım o aile siz miydiniz? selamlar ALLAH haccınızı kabul etsin
Posted by: yavuz yılmaz | February 07, 2008 at 05:24 PM
kutsal topraklardaki ziyaretiz zorlu geçsede güzel bir anı haccınız mübarek olsun güzel hatıra olmuş siz anlattıkça ben burda okudukça çok duygulandım ALLAHcc bizleride çagırır inşallah
Posted by: nesrinT | February 07, 2008 at 08:33 PM
iste bekledigim yazi. tek solukta okudum hepsini. kimi yerde duygulandim gözlerim yasardi,kimi yerdede kendimi tutamayip güldüm(özellikle "seytanla 2. raund" kismina). bir yandanda esinizin dualarina ve temennilerine "amin" dedim ictenlikle. Rabbim bizlerede nasip etsin Peygamberimizin huzuruna cikabilmeyi, O`nun ayakbastagi yerlere yüz sürebilmeyi ve 7 kötü huyumuzdan gercekten kurtulabilmeyi...(AMIN) Allah ibadetinizi kabul etsin insallah.
Posted by: meryem&alânur | February 08, 2008 at 12:14 AM
HATICE HACCINIZI MEVLAM KABUL ETSIN INSAALLAH.OKURKEN GOZYASLARIMI TUTAMADIM...
RABBIM BIZLEREDE NASIP ETSIN INSAALLAH...
SELAMLAR
Posted by: gurbet | February 08, 2008 at 05:11 AM
Sevgili Tulun ailesi,cok sicak ve ictenlikle yazilan anilarinizi okuyunca kendimi oralara gitmis gibi hissettim.Nekadar guzel iyisiyle guzeliyle herseyi dogru durust birsekilde yazmissiniz.Satirlarinizdanda sevgili esinizin cok olaylari ikna edici bir kisilige sahip oldugunu anlayabildim.Sagolun, varolun.Allah gonullerinizi payidar etsin.Amerikalardan bu duygulari paylasmak cok hos.
Posted by: zerrin | February 08, 2008 at 06:29 AM
Sevgili Portakal Agaci ailesi,
Sitenizle yaklasik 5 ay once tanistim.Sizinle tanismama vesile olan Munih'teki ablam Sengul'e; degisik,leziz ve pratik sunumlariyla can simidim olan Hatice'ye ve yorumlariyla katkida bulunan portakal agaci ailesine cook tesekkur ediyorum...
Hac anilarinizi okurken tekrar o duygulari yasamis oldum sayenizde,Allah razi olsun.Gercekten yaptiginiz cesaret isteyen bir is ama eminim ki Allah yardimciniz olmustur...Tum mesakket ve zaman zaman yasanan sikintilarina karsin yasanilasi harika duygulardi.Ozellikle gencken gitmenin tarifi imkansiz...Gidecek arkadaslara tavsiyem; bilincli gidilmesi,henuz sagligimizi kaybetmemisken ve mumkunse genc yasta gidilmesi...Hacc'in bi baslangic oldugunu kutsal mekanlarin havasini teneffus edince anladim...Allah tum isteyenlere de nasip etsin insallah, bizlere de tekrarini...Rabbim haccimizi kabul ve mebrur eylesin...
Gurbette dost sicakligini aratmiyorsunuz,Allah sizlerden razi olsun...Yureginize ve kaleminize saglik...Danimarka'dan selamlar...
Firdevs
Posted by: Firdevs | February 08, 2008 at 10:39 AM
sevgili tülün ailesi;bu kıymetli anlarınızı kaleme aldığınız ve bizlerle paylaştığınız için gerçekten sağolun.Yüce rabbim ibadetlerinizi kabul ve makbul eylesin,bizlerede inşaalah bu duyguları yaşamak nasip olur
Posted by: vesile | February 08, 2008 at 01:10 PM
Hatice, cok guzel hatiralar. Ben de gittigim yerlerden not tutmayi severim, sonralari o gunleri bir tebessum ile hatirlamaya, bazen de analiz yapmaya ve o gunleri tekrardan yasamaya yardimci oluyor hatiralar. Hele, gittigin yer hacc ise. Esinin ellerine saglik. Paylastigin icin de Allah razi olsun.
Posted by: elvira | February 08, 2008 at 01:32 PM
Pegamber efendimiz ( sallalahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu:
"Sen kabe' yi ziyaret niyetiyle evinden çıktığın andan itibaren devenin her ayağını yere koymasında ve kaldırmasında Allah sana bir sevap yazar ve bir günahını yok eder.
Tavaftan sonra iki rekat namaz kılman , ismail ( aleyhisselamın) oğullarından bir köle azad etmen gibidir. safa ve merve arasında say etmen yetmiş köle azad etmek gibidir. Arefe akşamı vakfene gelince , Allah'ın rahmeti dünya semasına iner ve Allah sizinle meleklere karşı iftihar edip:
"Kullarım bana her uzak yoldan , cennetimi umarak,perişan vaziyette geldiler, şayet günahınız kumların sayısınca veya yağmur damlaları kadar, yahut deniz köpüğü kadar da olsa, onu muhakkak bağışladım. Kullarım! Siz ve şefaat dilekleriniz arafattan, bağışlanmış olarak ininiz" der.
Şeytan taşlamana gelince attığın her taştan dolayı, bir büyük günahın bağışlanır.Kurbanlığın rabbinin katında senin için saklanır.Başını tıraş etmene gelince, tıraş ettiğin her kıl için sana bir sevap verilir ve bir hatan silinir.
Bundan sonra kabe'yi tavafına gelince, onu günahından kurtulmuş olarak tavaf edersin. Sana bir melek gelir, ellerini iki omuzunun arasına koyarak: " ileride istediğini yap geçmiş günahların bağışlandı" der (taberani, bezzar)
Allah haccınızı kabul etsin
Posted by: Hakikat | February 08, 2008 at 04:36 PM
Allah kabul eylesin haccınızı.yazıyı okurken çok etkilendim.haccın önemi,aile olmanın önemi ve erkeklerin tezcanlılığı hepsinin göstergesi olmuş bu yazı.
Allah bizede nasip eylesin
Posted by: hacew | February 08, 2008 at 05:00 PM
Sevgili Hatice
Bu yıl ben de ailemle birlikte hac farizamı yerine getirdim. Belki oralarda karşılaştık bilemiyorum. Eşinin yazdıklarını okuyunca hem anılarım gözlerimin önüne geldi, hem de çok duygulandım. Böyle kıymetli birşeyi bizimle paylaştığın için Allah razı olsun. Allah tekrarını nasip etsin hepimize. Haccımız mebrur olsun inşaallah..
Posted by: Zahide Orman | February 08, 2008 at 05:14 PM
Sevgili Hatice,
Tüm bu yaşadıklarını hayatındaki onca meşguliyete rağmen zaman ayırıp bizimle paylaştığın için çok teşekkürler...Ve tabii eşine de ...İnan bana size öyle çok imrendim ki..İnşallah rabbim bana ve aileme de bu mübarek yerleri görüp hac vazifemizi yapmayı nasip eder.Sevgilerle...
Posted by: ESMA ELİF | February 08, 2008 at 06:35 PM
Sevgili Tülün ailesi, Hac anılarınızı mutluluk gözyaşları içerisinde okudum. Allah haccınızı mübarek etsin. Ne kadar hassas bir gönül ile dile getirmişsiniz ibadetin safhalarını. Rabbim bize de nasip etsin. Dualarınızda eksik etmeyin... Selamlar...
Posted by: ahimsa | February 09, 2008 at 10:41 AM
Bana yine yazmıyacagını biliyor,aglıyarak okudugum oglumun satırlarına iki satır kelam etmek ıstedim.Ben çok çabuk öfkelenen(bu huyundan üzülerek serzenişte)birteyzenizim.Satırlarını okuyunca içimi hem bır endişe aldı hemde nefsinle yaptıgın mücadelendeki başarıbeni ümitlendirdi.Ben senin kadar şanslı degilim,benim Hatice gibi destegim yok.insallah rabbim banada (sana nasip ettigi mustafa beyler gibi)arkadşlar nasip eder.onların ve rabbimin SABUR ismi yoldaşım olur.inşallah rabbim tekrarını nasip eder ve geldikten sonra planladıgın işleri yaparsın(sabah namazından sonra uyumamak,kitap yazmak gibi) Duygularını cok güzel ifade etmissin .ALLAH seni ayse ikbalinden ve sabırlı eşin Hticeden ayırmasın.(laf aramızda galiba Hatice iki kat daha mı fazla sevap kazandı)Üçünüzü de rabbime emanet ederim.
Posted by: Ayse Nuran Zaloglu | February 09, 2008 at 06:11 PM
ALLAH KABUL ETSİN. BU NASIL Bİ HİS BİLMİYORUM AMA SANKİ DAHA ÖNCE ORALARA GİTMİŞİM GİBİ EŞİNİN YAZDIKLARINI SİZİN YAŞADIKLARINIZI OKUDUKÇA HERŞEY GÖZÜMÜN ÖNÜNE GELDİ. ALLAHIM HERKESE VE SONRASINDADA BİZEDE NASİP ETSİN ORALARI GÖRMEYİ. ALAHA EMANET OLUN.
Posted by: Tugba Buyuklu | February 11, 2008 at 11:29 AM
Haccınızı Allah kabul ve müberek eylesin. (İnşaallah)Eşimin vasıtasıyla portakal ağacı ailesi ile tanışalı 2 gün oldu.Samimi duygu ve düşüncelerin paylaşıldığı Aile ortamının tüm ülkemize yayılmasını Rabbimden niyaz ederim.Beni ilgilendiren daha çok hac anıları olmuştur.Okurken değişik duygular içinde gidip geldim.Hayatımda sabah namazımdan sonra uyumama prensibini uygulamaya çalışmaktayım.Bu yüzden aynı duygu ve düşünceleri okuyunca çok hoşuma gitti.Cenab-ı Allah HACC VAZİFESİNİ (İnşaallah ) bizlere ve herkese nasip eder.Selam ve dua ile ...
Posted by: Mustafa Kara | February 11, 2008 at 02:41 PM
Kerem Kardeşim allah kabul etsin inşaalah af edilmiş olarak dönmüşsünüzdür... Hatice sanki kardeşimiz... gözlerim yaşlı londradan size amin diyerek okudum anılarınızı. ben de annemi sizle aynı zamanlarda londradan gönderdim hacca. muhteşem bir duygu inşaalah allah bize de nasip eder...
allah emanet olun....allah dualarınızı kabul etsin...
Posted by: ZERRİN ÖZDEMİR | February 11, 2008 at 07:39 PM
Hayatta yaşanabileçek en büyük mutluluk bu kutlu yolculuk olmalı. Üç kere umre ziyaretim oldu hamdolsun. Yorgunluğum çıkar çıkmaz hemen özlüyorum. ağlıyorum. bazıları başka şeyler için ağladığımı zannediyorlar belki. Şimdi de ağlıyorum işte! Bu sefer Peygamberimi çok özledim. Davetini bekliyorum Ya Resullulallah (sav)! hemde sevdiklerimle birlikte. Allahım senni misafirin olmaktan daha muhteşem bir şey var mı? Allah (cc) Tülün ailesinin haccını mübarek eylesin. Hadi arkadaşlar beklemeyin ilk fırsatta koşun bir tur şirketine, çoluk çocuk gidin ve hayat boyu her anlatışta içinizin kabaracağı çocuklaşacağınız anılarınız oluşsun...selam ile. size kabeden canlı yayın adresi: http://www.kutsaltopraklar.net/multimedya/tv_radyo.htm
Posted by: nur | February 12, 2008 at 07:40 PM