Main | September 2003 »

21 posts from August 2003

30/08/2003

balkonda akşam yemeği

öğleden sonra annem ve babamla birlikte yeni arabamızı beylikdüzünden teslim aldıktan sonra ben yemek yapmak için evin yolunu tuttum, bizimkiler de fuara uğramaya gitti. akşam yedi gibi evde olunca en hızlı hangi yemeği yapabilirim diye düşünmeye başladım. neyse ki yeni aldığım kitap sayesinde 1,5 saate 2 yemek (semizotu diblesi ve fırında patates ve domates pizzası) ve 1 hamurişi(köy bisküvisi) yaptım. sofrayı hazırlamak için biraz geç kaldım ama babam fotoğrafta görünenden daha da güzel olduğunu söyledi:) hım bir de babama göre şimdiye kadar edindiğim en yararlı alışkanlık iyi yemek yapmakmış...


not: annemin cuma günü yaptığı çerkez böreğinin tarifini öğrenip yazmalıyım...

28/08/2003

kandil simidi

Bugün regaip kandiliymiş (üç ayların başladığı gece). akşama ne yapacağımı düşünmeme gerek kalmadı;

kandil simidi

5,5 su bardağı un, 125 gr. margarin, 1 çay bardağı sıvı yağ, 1 tatlı kaşığı mahlep, 1 çay bardağı süt, 7 çay kaşığı pudra şekeri, 1,5 çay kasığı tuz, 1 tatlı kaşığı kabartma tozu, 1 yumurta

unu derin bir kaba koyup margarini una yediriniz. sıvı yağ, süt, 1 yumurta akı, mahlep, kabartma tozu, şeker ve tuz ilave edip karıştırarak bir hamur yapınız. 1,5 ceviz büyüklüğünde parçalar alıp tahta üzerinde 2 cm. çapında silindir şekli veriniz. iki ucunu birleştirip halka yaparak yağlanmış tepsiye bir parmak aralıklı yerleştiriniz. üzerine yumurta sarısı sürüp arzuya göre çörek otu ve susam serpiniz. orta hararetli fırında pembe renkte pişiriniz.

tarifin kaynağı.

cam güzelleri

liatris.jpg Gomphrena_haageana.jpg
mutfağın camının önüne saksılar yerleştirip kelebekleri çeken çiçekler dikmeyi hayal ediyorum. liatris, gomphrena ve echinacea benim en beğendiklerim. harika değiller mi?

[fotoğraflar: martha stewart]

kahvaltı sofrası

bu sabah biraz daha erken kalkıp kahvaltıyı hazırlamaya vakit bulabildim. saatin sabahın yedisi olduğunu gözönüne alırsak fena bir sofra sayılmaz...










sonbahar çorbası & biber salçası

annem dün dışarıda olduğu için yemek yapmakla beni görevlendirdi. ama eve varmak 2 saatimi alınca çok kısa sürede yapabileceğim bir tarif aramaya başladım. hazır yeni kitaplarım gelmişken onlardan birşeyler denemeyi tercih ettim ve mevsimlerle gelen lezzetler kitabından sonbahar çorbası'nı yaptım. t. inaltong harika bir yemek kitabı hazırlamış. her mevsime göre farklı farklı yemek, tatlı ve salata tarifleri sunmuş. kitabın en sevdiğim özelliği tariflerdeki tüm malzemeler evde olmasa da elinizin altındakilerle fasrklı lezzetler ortaya çıkarabileceğinizi belirtmesi. benim çorbam da zaten evde kerevis vs. olmadığı için tariftekinden farklı oldu, ama çok lezzetliydi. tarifin benim uyguladığım alternatif versiyonu;

2 yarım halka halinde doğranmış soğan, 2 kuşbaşı doğranmış patates, 3 diş sarımsak, 1 tatlı kaşığı biber salçası, 1/4 su bardağı tel şehriye, 2 çorba kaşığı doğranmış maydanoz, 1 havuç, 2 doğranmış kırmızı biber, 1 doğranmış çarliston biber, 2-3 tutam kuru defne yaprağı, 2 çorba kaşığı zeytinyağı, su, tuz, öğütülmüş karabiber

büyük bir tencereye 8-10 su bardağı suyu, zeytinyağını, defne yapraklarını ve az suyla ezilmiş salçayı koyun. su kaynarken, bütün sebzeleri doğrayın ve tencereye koyun. kısık ateşte sebzelerin yumuşamasını bekleyin. sebzelerin pişmesine yakın şehriyeyi, tuzu ve karabiberi koyun. 10 dk. sonra ateşten alıp maydanozlarla süsleyin.

dün kitabı karıştırırken(mutfakta zen kitabı da olabilir) domates salçasının sağlıksız olduğunu en iyisinin evdebiber salçası yapmak olduğunu okudum. akşam dönerken markete uğrayıp 2 kilo kadar kırmızı biber aldım. aslında salçanın tarifi çok daha basit gözüküyor ama benim gibi fırında elinizi yakma riskiniz çok yüksek, o yüzden azami dikkat gerekiyor. 2 kilo kırmızı biberin saplarını ve çekirdeklerini çıkarıp yıkıyorsunuz. büyük bir tencerenin yarısına kadar su doldurup aldığı kadar biberi tencerede kabukları yumuşayıncaya kadar haşlıyorsunuz. yumuşayan biberleri tel süzgeçle çıkarıp ikinci partiyi koyuyor, bu arada da haşlananların kabuklarını soyuyorsunuz. (biberler çok sıcak olduğu için soymak biraz zahmetli olabilir) ikinci parti içinde aynı işlemi uygulayıp, soyulmuş biberleri kapaklı blendırdan salça haline gelene kadar geçiriyorsunuz. salçayı ısıya dayanıklı bir kaba yerleştirip 1-2 tatlı kaşığı tuz atıyor, ve 200C'de fırında tüm suyunu çekene kadar (arasıra karıştırarak) pişiriyorsunuz. (eliniz yanabilir dikkatli olun).soğuyunca bir kavanoza koyup küflenmemesi için üzerini kapatacak kadar zeytinyağı ilave ediyorsunuz. (salçayı buzdolabında saklamanızda yarar var)

27/08/2003

tarçınlı kek ve vertika

vertika

dün akşam babamı markete uğramaya ikna edemediğim için evdeki malzemelerle birşeyler yapmaya çalıştım. annemin klasik 7 yumurtalı kek tarifini biraz değiştirip tarçınlı kek pişirdim. bir de marianna yerasimos'un osmanlı mutfağı kitabı'ndaki (sf:105) vertika tarifini yaptım. vertika aslında osmanlılar'ın kanepe'ye verdiği isimmiş. işe geç kalınca resimlerini çekmeyi unutum, artık akşama kalırlarsa yarın siteye yerleştiririm. Allah'tan dünkü kurabiyelerin resmini sabahtan çekmişim, akşam şirkettekilere ikram edince bir tane bile kalmadı.

tarçınlı kek

tarçınlı kek: 7 yumurta,6 fincan şeker,7 fincan un, 2-3 fincan sıvıyağ, 1 paket kabartma tozu, 1 tatlı kaşığı toz tarçın, 1 çay bardağı dövülmüş ceviz. yumurta, şeker, yağ, tarçın ve cevizi iyice karıştırın. üzerine unu ekleyip, bir iki defa daha karıştırdıktan sonra kabartma tozunu ekleyin. yavaşça karıştırın. sıvıyağ ile yağlanmış kek kalıbına dökün, 175C'de pişirin. pişip pişmediğini anlamak için ben bıçak kullandım. bazıları kürdan kullanıyorlarmış...

not: bu tarifte tarçın ve ceviz yerine limon kabuğu rendesi de kullanabilirsiniz.

update: resimleri ekledim.

26/08/2003

tahinli kurabiye

tahinli_kurabiye.jpg

lise son veya üniversite birinci sınıftaydım. annem, rahmetli anneannemin hastalığından dolayı sürekli ankara'ya gitmek zorundaydı. işe giden ablama ve babama yemek pişirmekle de beni görevlendirmişti. o zamana kadar anneme arasıra mutfakta yardımcı olmak dışında doğru dürüst yemek pişirmeyen ben sofra dergileri alıyor, bulduğum en ilginç (garip mi demeliyim yoksa) tarifleri yapmakla uğraşıyor, aslında ne kadar güzel yemek yapabileceğimi ispatlamaya çalışıyordum. zavallı ablam ve babam yerelması çorbasını, fırında saatlerce pişmekten lime lime olmuş maydanozlu etleri denemeye hatta aç kalmamak için yemeye mecbur kalıyorlardı. galiba annemin "bizim bilmediğimiz yemekleri pişirme" ısrarları benim de farklı tarifleri deneme merakım o zamanlar başlamıştı. neyseki ben annemin yokluğunda deneye (ve sık sık) yanıla yemek pişirmeyi, daha da önemlisi aileden birinin denemediği tariflere yaklaşmamayı öğrendim. ama arasıra da olsa vanilin paketlerinin arkasında gördüğüm tarifleri yapmaktan kendimi alıkoyamıyorum. dün de gene böyle bir tarifi denedim; tahinli kurabiye. bizim evde pişen hamurişinin lezzet gurmesi erkek kardeşimdir. bu sabah kurabiyelerden birini yedikten sonra ; 4 parmağını dudaklarında birleştirip "mükemmel" dedi. demek ki tarifi rahat rahat günlüğüme yazabilirim...

1 su bardağı toz şeker ve 1 su bardağı tahini iyice karıştırın. üzerine 200 gr. oda sıcaklığında yumuşatılmış margarin, 1 yumurtanın sarısı, 1 poşet şekerli vanilin ekleyin. 3,5-4 su bardağı unu eleyip sert bir hamur yapın. ceviz büyüklüğünde toplar yapıp yassılaştırın, önce yumurta akına sonra dövülmüş cevize(1 çay bardağı) batırın. 175 derece ısıtılmış fırında 15-25 dk pişirin. (ben 20 dk sonra dereceyi 100'e getirip bir süre de öyle pişirdim.)

25/08/2003

Mevsimlerle Gelen Lezzetler

Tijen İnaltong'u internet sitesi sayesinde (hatta google'da oburcuk keilmesini arattırırken) keşfettim. Çok samimi ve içten bir anlatımı var. O da benim çok sevdiğim; hikayeli yemek tariflerini içeren kitaplar yazıyor. bugün pandora'dan Mevsimlerle Gelen Lezzetler ve Mutfakta Zen kitaplarını aldım. yarın olsa da kitaplarım gelse diye sabırsızlıkla bekliyorum...

kızılcıklı erik reçeli

Hafta sonu babamın halası Nemide Hala bizimle birlikte yazlığa geldi. 65 yaşındaki bu çerkez kadını ile aramda 43 yaş olmasına rağmen çok güzel sohbet ettik. Nemide Halam dün Yalova'da küçük bir köy pazarında dolaşırken bana kızılcıklı erik reçelini nasıl yapıldığını tarif etti; 5-6 kilo eriği yıkayıp ikiye kes, sonra da çekirdeklerini çıkart. Tencerede ağır ağır kendi suyu ile pişirerek yumuşat. Yumuşayan erikleri ince delikli süzgeçten ezerek geçir. sadece kabukları kalsın. Aynısını azıcık kızılcık için de yap. sonra üzerlerine şeker ve su ekle kaynat. Benim gibi şehir çocukları ölçüsü olmayan tariflerde kalakalıyoruz. Ben de ısrarla halama "kaç kilo şeker, ne kadar su koyacağım?" diye sordum ama sadece "sen istediğin mayhoşluğa göre karar ver" cevabını alabildim. neyseki eriğin kilosu için kesin bir rakam söylemişti.

bir de hala reçel yapımıyla ilgili ilginç bir ipucu verdi, vişne veya şeftali reçeli yaptıktan sonra kullanılan meyve oranında tencereye aspirin atılırmış. (1kg meyve=1 aspirin) Aspirin hem şifa olurmuş hem de reçeller bozulmazmış...

16.09.03:: benim yaptığım reçel için tıklayın

23/08/2003

kaygana

Sabah şerbet yapmakla uğraşırken kahvaltı için hiçbir şey yapmadığımı farkettim. M.Yerasimos'un Osmanlı mutfağı kitabından kahvaltıya uygun bir tarif ararken yumurtalı yemekler bölümünden kayganayı buldum. Kaygana aslında bildiğimiz krep. Yalnız Osmanlılar krepin binbir türlüsünü yapmışlar. Hatta hala Karadenizde yapılan hamsili bir çeşidi var. Ben ballı ve cevizli olanını tercih ettim.

Malzemeler: 6 yumurta, 2 kaşık un, 4 kaşık süt (veya su), tuz. kızartmak için; tereyağ (veya sıvıyağ) içine; bal, ceviz, peynir, aklınıza ne gelirse....

Derin bir kaba unu eledim, bir yandan tel ile çırparak yumurtaları ekledim. süt ve tuzu da ilave edip, iyice çırptım. Teflon tavada çok az yağ kızartıp bir kepçe bulamaçı tavaya yaydım. kaygananın her iki tarfını da kızarttım. tüm malzemeye aynı işlemi uyguladıktan sonra oralarına bal ve dövülmüş ceviz yerleştirdim. Bizimkilerde krep pek yenmediği için ilk başta garip karşıladılar ama neyse ki tadını beğenip hepsini bitirdiler....

şeftali şerbeti

cuma akşamı bir tatlı yapmak için m. yerasimos'un kitabını karıştırırken karşıma şeftali şerbeti çıktı. evdeki bir türlü yenmeyen şeftatileri değerlendirmenin en iyi yolu şerbet yapmaktı. hem selim ileri'nin oburcuk kitaplarındaki şerbet tariflerini okudukça şerbet yapma hevesim de iyice artmıştı. tarif 3 kg. şeftali için ama ben (babamın aman o kadar şeftaliyi ziyan etme uyarıları ile) daha az kullandım. gereken tüm malzeme; 3kg. şeftali, 3 bardak şeker, 4 bardak su, 3 limonun suyu

Şeftalileri akşamdan soyup, küp küp doğruyorsunuz. Doğranmış küpleri geniş bir kaseye doldurup, 1 su bardağı şeker ve 2 limon suyu ekliyorsunuz. Şeftaliler bu gece serin bir yerde dinlenecekler. Kasenin ağzını kapatmayı da unutmayın. Ertesi sabah şekerlenmiş şeftalileri güzelce yoğuruyor, erimeyenler varsa eziyorsunuz.

1 litre suya kalan şekeri katıp, bir iki taşım kaynatıyor ve limonun suyunu ekliyorsunuz. Beş on dakika daha kaynatıp, soğumaya bırakıyosunuz. Şurup soğuyunca içine ezilmiş şeftalileri katıp 2-3 saat dinlendiriyorsunuz. Sonra süzerek şişelere aktarıyorsunuz. Selim İleri kitabında şişelerin mumlandığını anlatmış ama kilitli cam şişe de işe yarıyor. İyice soğuduktan sonra biraz su ile karıştırarak servis yapıyorsunuz...

22/08/2003

kabuklu canlılar

martha stewart kids dergisi, çocukların evde iyi vakit geçirmelerini sağlamak için deniz kabuklarından oyuncak hayvanlar yapmayı anlatmış. ama bence bu sevimli yaratıklar mutfak raflarını süslemek için de ideal. gerekenler; deniz kabukları, oyun hamuru, boncuklar, uhu, ve sulu boya. hayal gücünüzü ve elinizdeki malzemelerle küçüklerin eğlenceli vakit geçirmesini sağlayıp, mutfağınız için de minik misafirlere sahip olabilirsiniz. (küçük ipucu; evde kimse yokken yapıp, "yeğenimin hediyesi" de diyebilirsiniz.)

[fotoğraf: martha stewart]

cevizli cimcime

Cevizli_cimcime

Bunu daha denemedim ama ismine bayıldım. Tarif dr oetker'den;

Malzemeler:
1,5 çay bardağı Dr. Oetker Pudra Şekeri
100 g margarin
1 yumurta
1 çay bardağı yoğurt
2,5 su bardağı un
1 poşet Dr. Oetker Hamur Kabartma Tozu
1 su bardağı kuru üzüm
1 su bardağı öğütülmüş ceviz

Hazırlanışı:
Pudra şekeri, margarin ve yumurtayı mikserin hamur karıştırıcı uçları ile iyice çırpın. Yoğurt, un ve hamur kabartma tozunu ekleyip 3-4 dakika daha çırpın. Kuru üzüm ve cevizi ilave edip iyice karıştırın. Hamurdan kaşıkla ceviz büyüklüğünde parçalar alın ve ikinci bir kaşık yardımı ile yağlanmış tepsiye koyun. Hamurun tamamını bu şekilde tepsiye aldıktan sonra pişirin.

Turbo fırın: 175°C (önceden ısıtılmış)

Dr oetker sen çok yaşa!

dr oetker benim gibi hamuru mayalamakla uğraşmayı sevmeyenler için bir ürün çıkarmış; mayalı un. artık teyzemin mayalı poğaçalarını kolayca yapabilirim. bir de oklava/merdane ile açılmış hamur diye bir ürün çıkarsalar ne harika olur!

[fotoğraf: dr oetker]

pancar salatası

işte bu salatayı ortaya çıkaran kişinin hayal gücü çok sınırlıymış. padişah salatasını hazırlayan olsa ne adlar bulurdu buna da kim bilir. belki "kadife güzeli" derdi. pancar bana hep kadifeyi hatırlatıyor çünkü...

malzemeleri:
1 kg patates, 3 havuç, dereotu, taze soğan, süzme yoğurt, mayonez, pancar, limon, sarımsak.

yapılışı:
patatesleri haşlayıp, rendeleyin. havuçları küplere bölüp yağda kavurun. (küpe bölme kısmını ben ekledim) patates, taze soğan, maydanoz, dereotu, mayonez, yoğurt, sarımsak, limon ve tuzu karıştırın. Geniş çukur bir kabın dibine jelatin yerleştirin. en alta pancarları rendeleyin. onun üzerine havuçlerı, onun da üzerine biraz önce yaptığınız karışımı rendeleyin. kabınızı ters çevirip, jelatinden kurtardınız mı rengarenk bir tepeye sahip olacaksınız. (adı gökkuşağı tepesi de olabilirmiş değil mi?)

padişah salatası

teyzelerin yemeklere isim koyma potansiyeline hayranım. aslında yemek tarifi alırken neden o adın verildiğini de sorsam iyi olacak. mesela insan bir salataya neden padişah salatası der? çok zengin malzemesi olduğu için olabilir mi? neyse ben tarife geçeyim.

padişah salatasını malzemeleri:
1 su bardağı düdük makarna, 1 salatalık, 1 havuç, 1 kereviz, 1 avuç bezelye, 2-3 yaprak maydonoz, 2-3 yaprak dereotu, 1 diş sarımsak, 3 çorba kaşığı mayonez, 2 su bardağı yoğurt, 3 adet salatalık turşusu,tuz

yapılışı:yoğurt,mayonez,dövülmüş sarımsak ve tuzu karıştırın. kereviz, havuç ve bezelyeyi biraz haşladıktan sonra soğutun. küp küp kesin. makarnayı da haşlayın. salatalığı ve turşusunu aynı şekilde küplere bölün. hepsini çukur bir kapta karıştırıp servis yapın.

böğürtlenli kurabiye

bogurtlenli_kurabiye.jpg

bu kurabiyeyi diğerlerinden ayıran en büyük özelliği o harika görüntüsü. lezzeti diğer kurabiyelerden çok farklı değil ama görünüşleri harika. hem mayalı poğaçadan da daha kolay.

malzemesi:
1 yumuşak margarin
3 yemek kaşığı pudra şekeri
1 kabartma tozu
1 vanilya
1 limon veya portakal kabuğu rendesi
1 yumurta(sarısı içine, beyazı dışına)
aldığı kadar un
dövülmüş fındık
böğürtlen veya vişne marmelatı

yapılışı:Marmelat dışındaki tüm malzemeleri karıştırıp hamur yapıyoruz. Kurabiye şekli verdiğimiz hamur parçalarının ortasını parmağımızla oyup, önce yumurta akına sonra fındığa batırıyoruz. 175-180C'de pişirdikten sonra ortalarına marmelatı yerleştiriyoruz. sonra da karşısınıa geçip hayran hayran eserimizi seyrediyoruz.

mayalı poğaça

mayali_pogaca.jpg
Şimdiye kadar tek seferde en çok yediğim hamurişi herhalde mayalı poğaçadır. Çok zor gözükmüyor bakalım belki bu akşam deneyebilirsem sonucu pazartesiye yazarım. malzemesi: 2 bardak ılık süt 1 bardak ılık su 1 bardak sıvıyağ 5 yemek kaşığı şeker 1 tatlı kaşığı tuz 1 paket yuva maya

yapılışı: Elinize yapışmayacak yumuşaklıkta bir hamur yapıp, 10 dk. mayalandırın. Siz bu arada maydanozlu peyniriçini hazırlayıp masanızı sıvıyağ ile yağlayın (sonradan temizlemesi zahmetli ama bu zahmete değiyor). Hamuru 5 parçaya bölün. Hamurumuzdan bir parça alıp 30 cm çapında açın. (Allah annelerimize göz kararı diye bir meleke vermiş, ama ben 30cm pek hayal edemiyorum doğrusu)Açtığınız hamuru 8'e bölün.Hamurların uçlarına peynir harcınızdan yerleştirip sigara böreği gibi sarın. Bu işlemeleri diğer 4 parça hamur için de uygulayın. Pişmeden önce kabarmaları için 45dk. daha bekletin. Üzerlerine yumurta sarısı sürüp 160C'deki fırına sürün. (Bu tariften 2 tepsi çıkıyor)

Cestır

Çarşamba gününü teyzemede geçirince altı yeni tarifim oldu; ilki çizgi film gibi bir ismi olan Cestır;

malzemeleri;
1 yumurtanın sarısı
1 kibrit kutusu beyaz peynir
biraz kaşar peynir
yarım çorba kaşığı yoğurt
250 gr margarin (oda sıcaklığında)
1/2 paket kabartma tozu
aldığı kadar un

yapılışı; tüm malzemelerimizi yumuşak bir hamur elde edinceye kadar yoğurup, hamuru merdane ile açıyoruz. çaybardağı ile şekiller çıkarıp önce yumurta akına, sonra da susama batırıyoruz. Yağlanmış tepsiye dizip, 175C'deki fırına atıyoruz...

19/08/2003

teyzemin eritme margarinli simitleri

eritme_margarinli_simit.jpg
dün annemin teyzemden aldığı bir simit tarifini yaptım. yalnız teyzeciğim margarinin yanına (eritme) diye yazmış. ben de türkçe'nin dil oyununa kanarak margarinin eritilmesi gerektiğini düşündüm. meğer tam tersini kastediyormuş. ama doğrusunu söylemem gerekirse bu yöntemle simitler çok daha yumuşak ve lezzetli oldular. kolay malzemeli tarifleri çok seviyorum bu da onlardan. tüm ihtiyacınız olan;

1 paket margarin-250 gr. (eritme)
1 fincan sıvıyağ
1 yumurta
4 yemek kaşığı yoğurt
2,5 çay kaşığı tuz
1 paket kabartma tozu
aldığı kadar un
(çocukken bu cümleye sinir olurdum, nerden bileyim ben ne kadar aldığını diye. sonradan farkettim doğruluğunu)
üzerlerine yumurta sarısı ve susam

önce un ve margarin dışındaki tüm malzemeleri çukurca bir kaba koyuyorsunuz. margarini orta hararetli ocakta eritip daha sıcakken kabın ortasına döküyor ve çırpma teli ile bir iki çırpıyorsunuz. daha sonra unu ilave edip çok yumuşak bir hamur elde ediyorsunuz. (hamur elinize yapışıp kalmasın yeter) sonra halka şekli verek tepsiye diziyor ve üzerlerine susam serpiyorsunuz. bu arada fırını 200C'ye getirmeyi ihmal etmeyin. siz ikinci tepsiyi de doldurana kadar fırın iyice ısınmış olur. 5-10 dakika 200'de üzeri pembeleşene kadar da 175C'de pişiriyorsunuz. daha sıcakken bir fincan çay ile beraber yerseniz daha lezzetli olur...

15/08/2003

kokos kurabiyesi

kokos.jpg

dün akşam vanilin paketinin arkasındaki tarife göre kokos kurabiyesi yaptım. harika oldular! içindekiler;250 gr oda sıcaklığında erimiş margarin, 1 su bardağı pudra şekeri, 1 çay bardağı sıvı yağ, 1 çay bardağı hindistan cevizi, 1 yumurtanın  akı, 5 su bardağı un (un bana biraz fazla geldi, o yüzden hamur olana kadar sıvıyağ koydum)kabartma tozu, şekerli vanilin. tüm yapmanız gereken hepsini karıştırıp kurabiye şekli vermek, sonra yumurtanın akına ve ayrıca hazırladığınız hindistan cevizine batırıp 175C fırında pişirmek.

kurabiye pişerken mutfağa uğramayı unutmayın, çünkü kızaran hindistan cevizleri enfes kokuyor...

not: 15.06.2004-bu tarifte iki ayrı yumurta akı kullanılıyor. biri hamura ekleniyor biri de dışına sürülüyor. yumurta sarılarını ise kullanmıyorsunuz....