« August 2003 | Main | October 2003 »

52 posts from September 2003

30/09/2003

haluvfab: anneannemin un helvası

haluvfab annem dün lezzet dergisinin yeni sayısındaki helva tariflerini görünce anneannemin un helvası'ndan yaptı. helva'nın çerkezce ismi haluvfab. annem, çocukken haluvfabı ekmekle birlikte öğle yemeği niyetine yediklerini, helva için gereken sütü taşırken helkeleri (süt kovası) nasıl devirdiğini anlattı... helva için gerekenler: 2 bardak un, 2.5 bardak şeker, 2.5 bardak ılık süt, 1 paket tereyağı (veya margarin). tereyağını tencerede eritip unu ilave edin. un hafif pembemsi olana kadar kavurun. süt ile şekeri ayrı bir kapta karıştırın. ateşteki una ekleyin. hafif ateşte un sütü çekene kadar sürekli karıştırın. tencerenin kapağını kapatıp 5 dk. dinlendirin. helvaya kaşıkla şekil verip servis tabağına dizin. üzerini hindistan cevizi/fındık ile süsleyin.

29/09/2003

nar ağacıiki sene önce diktiğimiz nar ağacımız ilk meyvesini veriyor. önümüzdeki ay taze nar ile bir sürü yeni tarif deneyebileceğim demektir....








bademli kurabiye

bademli kurabiye hafta sonu evdeki minimum malzeme ile ortaya çıkan bir tarif bu. esas kurabiye tarifi için pudra şekeri, bir paket magarin, vs. gerekiyordu ama bizde onlar olmayınca (ya da daha az olunca) ben kendi kendime bir kurabiye denedim. kurabiye için gerekenler; 1 poşetten biraz az kek karışımı, 125 gr margarin, 1 yumurta, yarım su bardağı badem, 1 poşet şekerli vanilin, 1 su bardağından biraz fazla toz şeker. üzerlerine: 15-20 badem

yarım su bardağı bademi kaynar su dolu bir kabın içine koyup yumuşamalarını sağlayın. bu arada margarin ve şekeri mikserle karıştırın. yumuşayan bademlerin kabuklarını soyup dövün. şeker ve margarin karışımına bademleri ve yumurtayı ekleyip iyice çırpın. vanilyayı ekleyin. kek karışımını azar azar ekleyin. bu arada hamuru devamlı yoğurun (un az gelirse ekleyin). hamuru yarım saat dinlendirin. hamurdan iri ceviz büyüklüğünde parçalar koparıp kurabiye şekli verin, yağlanmış tepsiye dizin ve üzerlerine birer bademi dik olarak batırın. önceden ısıtılmış 175 C fırında üzerleri pembeleşene kadar (yaklaşık 15 dk.) pişirin.

27/09/2003

bruschetta

Bruschetta.jpgbruschetta; italyanların brunchlarda veya pikniklerde sundukları bir aperatif. uzun pazar kahvaltıları için ideal gözüküyor... tarifin pek çok versiyonu var ama bizim mutfağımıza en yakın görüneni peynirli ve domatesli olan. bruschetta için gerekenler; 5 domates; soyulmuş, yarım daire şeklinde kesilmiş, 5-6 diş sarımsak; ufak ufak doğranmış, bir ufak kalıp peynir (beyaz veya mozzarella), zeytinyağı, tuz, karabiber, nane yaprağı. [tarifde sirke de var ama ben sevmediğim için kullanmayı düşünmüyorum.] domateslere tuz ve karabiber serpin. ekmekleri kızartın. kızaran ekmeklerin üzerine sarımsak serpin ve bir dilim peynir koyun, biraz tuz dökün. en üste iki dilim domates yerleştirin. zeytinyağı (+ dilerseniz birkaç damla sirke) dökün. nane yaprağı ile süsleyin.
(foto:fine cooking)

25/09/2003

sauyer bisküvili pasta

pasta için gerekenler; 250 gr sauyer bisküvisi, 1 lt. süt, 1 yumurta, 2 yemek kaşığı tereyağı, 3 yemek kaşığı un, 1 su bardağı şeker, 1 paket vanilya. sütün 250 gramı ve bisküviler hariç diğer tüm malzemeyi karıştırarak pişirip muhallebi yapın ve soğumaya bırakın. ayırdığınız süte bisküvilerin yarısını batırıp tepsiye dizin. üstüne muhallebinin yarısını dökün. dilediğiniz meyveyi muhallebinin üzerine dizin (muz, şeftali, çilek, kayısı). kalan bisküvileri de süte batırıp meyvelerin üzerine dizin. muhallebinin kalanını bisküvilerin üzerine düzgünce dökün. servis yapana kadar buzdolabında bekletin. servis yapacağınız zaman üzerini hindistan cevizi ve meyve dilimleri ile süsleyin.

annemin salatası

bu salata biraz enteresan çünkü içinde vişne suyu var. 6 kişilik salata hazırlamak için gerekenler; 3-4 domates, 3-4 salatalık, 6-7 sivribiber, 1/2 demet maydanoz, 1/2 demet dereotu, 6-7 yeşil soğan, 1 yemek kaşığı kuru nane, 2 tatlı kaşığı sumak, 1 çay bardağ vişne suyu. üzerine: tuz, limon suyu, zeytinyağı. yapmanız gereken tüm malzemeleri çok ince doğrayıp karıştırmak...





zeytinyağlı biber dolması

annem misafirleri geleceği zaman dolma içini bir gün önceden hazırlıyor, ama dün tencerenin altını kapatmak yerine iyice kısınca hafif yanmış pilavlar. o kadar üzüldü ki. "anne birşey olmaz, nasılsa biberin içine girecek" dedim ama o akşam boyunca "of! çok üzüldüm, ziyan oldu o kadar pilav" dedi. ben de bu sayede yeni bir şey öğrenmiş oldum; dolma içi pişirirken tencerenin başından ayrılma...

zeytinyağlı biber dolması için gerekenler; 1 kg. dolmalık biber, 2 tane soyulmuş domates, 2 su bardağı pirinç, 8-10 kuru soğan, 1 yemek kaşığı kuş üzümü, 1 yemek kaşığı dolmalık fıstık, 2 tatlı kaşığı nane, 2 tatlı kaşığı karabiber, yarım demet maydanoz, 1 tatlı kaşığı limon tuzu veya yarım limonun suyu, 1 tatlı kaşığı tarçın, 2 kesme şeker, 1 çay bardağı kaynamış su, yarım su bardağı zeytinyağı, tuz. soğan ve fıstığı, fıstıklar pembeleşene kadar yarım su bardağı yağda kavurun. pirinci ayıklayıp suyunu süzün ve tencereye ekleyin. pirinçler tane tane olunca maydanoz hariç diğer tüm malzemeleri ekleyin. kısık ateşte suyunu çekene kadar pişirin. doğranmış maydanozu ekleyin, bir kez karıştırıp soğumaya bırakın. dolmalık biberleri yıkayıp, içlerini çıkarın. hazırladığınız içi dolmaların üzerinde biraz boşluk kalacak biçimde doldurun. üzerlerine bir dilim domates kapatın. dolmaları fazla derin olmayan bir tencereye tek sıra halinde dizin. yarılarına kadar gelecek biçimde kaynamış su ekleyin. orta harlı (annemle harlı/hararetli tartışması yaptık ama o harlıda ısrar etti) ateşte pirinçler yumuşayana kadar pişirin. soğutup servis tabağına alın, limon dilimleri ve maydanoz ile süsleyin...

24/09/2003

kandil açması

açma dün kandil simidi tarifini bir türlü bulamadığım için açma yapmaya karar verdim. daha doğrusu kardeşim karar verdi. bütün dergileri önüne serip bir hamurişi tarifi beğenmesini istedim. sonuç: kandil açması. tarif sofra dergisi mart 2001 sayısından.

malzemeler: 2 su bardağı süt, 1 kutu yaş maya, 2 su bardağı sıvıyağ, yarım su bardağı toz şeker (daha az tatlı olmasını isterseniz şekeri azaltabilirsiniz), aldığı kadar un, margarin, bir tutam tuz, üzerine: yumurta sarısı, çörek otu. mayayı, 2 su bardağı sütle eritin, üzerine 2 su bardağı sıvıyağ, yarım su bardağı toz şeker,tuz koyun. unu azar azar ekleyerek yumuşak bir hamur yapın. iyice yoğurun. oda sıcaklığında yarım saat bekletin. hamurdan ceviz büyüklüğünde bezeler koparın. ortasına yaklaşık bir tatlı kaşığı margarini sürün. rulo şeklinde sarın. düz bir zeminde ruloyu bükün. yuvarlak şekil verin. (hamurun uçlarını yuvarlağın altına gelecek şekilde kıvırırsanız açmalar daha güzel olurmuş:: annemin notu) yumurta sarısı sürün ve çörek otu serpin. (fırını önceden 200C'ye ısıtın. ısınınca fırını kapatıp tepsileri içine yerleştirin ve yaklaşık 15 dk. içinde bekletin. sonra tekrar 200C'ye getirip çalıştırın.:: a.n) üzerleri kızarana dek pişirin.

hoş bir kabak yemeği

Hos_bir_kabak

tarif gülriz sururi'nin yeni kitabından... 3 soğanı yarım ay şeklinde doğrayıp geniş bir tencerenin dibine diziyorsunuz. sonra 2 büyük domatesi dilimleyip soğanların üzerine yerleştiriyor, en üste de ortadan ikiye bölünüp 2 parmak kalınlığında kestiğiniz 1 kg kabağı koyuyorsunuz. üzerlerine, tuz, 8 diş sarımsak ve zeytinyağı döküp orta ateşte hiç su eklemeden pişiriyorsunuz. servis yaparken üzerine bol dereotu serpmeyi unutmayın. gerçekten ismi gibi çok hoş bir yemek oldu...

türk kahveli parfe

türk kahveli parfe "gülriz'in mutfağından" kitabı'ndan ilk denediğim tarif bu. tarifin aslı nescafe ile yapılıyor ama ben evde nescafe bulamayınca türk kahvesi ile yaptım. akşam yemeğinin üstüne kahve içmiş gibi oluyorsunuz. malzemeler: 1 paket krem şanti, 6 yumurta, 1 bardak süt, 3 tatlı kaşığı toz şeker, 3 tatlı kaşığı kahve, 2 paket vanilya. kremşantiyi soğuk süt ile çırpıyorsunuz. altı yumurtanın sarılarını önce ayrı bir kapta çırpıyor, şeker, kahve ve vanilyayı ekleyerek tekrar çırpıyorsunuz. yumurta aklarını kar haline gelene kadar çırpıp, tüm malzemeyi karıştırıyorsunuz. derin bir kaba önce naylon döşeyip sonra karışımı boşaltıyorsunuz. dipfrize koyup donduruyorsunuz. ben üstüne hazır çikolata sosu yapıp döktüm. siz isterseniz evde çikolata sosu yapıp da dökebilirsiniz. gülriz sururi sosun sıcakken dökülmesi tavsiye ediyor. yanlız bu durumda elinizi çabuk tutmanız gerekiyor çünkü parfe kısa sürede eriyebilir...

23/09/2003

ev yapımı tarhana

aslında denemediğim tarifleri pek yazmıyorum ama öznur hanım'ın sorduğu ev yapımı tarhanayı ararken siteye de yazmaya karar verdim. tarifler leman cılızoğlu eryılmaz'ın 1977 basımı yemek pişirme kitabı'ndan...

yoğurt tarhanası:
aldığı kadar un, 1 kg. yoğurt, tuz
yoğurdu büyük bir kaba koyup içine unu ekleyin. tuzunu ilave edip ekmek hamurundan biraz katı bir hamur yoğurun. üzerini kapatıp bir gece bekletin. ertesi gün hamuru küçük parçalara bölüp temiz bir bez üzerine koyup kurutun. hafif nemli haldeyken kalbur veya elekten geçirip toz haline getirin. tekrar serin bir yere koyup kışa saklayın.

domatesli tarhana:
1,5 kg yoğurt, 2 kg domates, 3-4 acı sivri biber, 3-4 adet soğan, aldığı kadar un, nane ve maydanoz. soğanları doğrayıp, genişce bir tencereye koyun. içerisine doğranmış biberi, domatesi, nane ve maydanozu ve bir iki bardak suyu ilave ederek kaynatın. tencereyi ateşten alıp soğuyunca içerisine yoğurt ve unu koyup hamur yapın. ağzını kapatıp 3-4 gün mayalanmaya bırakın. bu esnada ara sıra hamuru yoğurun. hamuru küçük parçalara bölüp temiz bir bez üzerine koyup kurutun. hafif nemli haldeyken kalbur veya elekten geçirip toz haline getirin. tekrar bez üzerine koyup kurutun. tamamen kuruyunca torbalara koyup saklayın.

22/09/2003

gülriz'in mutfağından & papermaking

gülriz'in mutfağından papermaking dün iki yeni kitap aldım (bu aralar sürekli yaptığım gibi). biri gülriz sururi'nin yemek kitabı; gülriz'in mutfağından. gülriz sururi'nin kitabında selim ileri'ninkiler gibi hikayeler yok ama bir sürü lezzetli tarif var. bu kitabı epey kullanacakmışım gibi geliyor... ikincisi de yeni alışkanlığım olan kağıt sanatı ile ilgili; new crafts: papermaking. yabancı sitelerdeki el yapımı kağıtları görünce keşke ben de yapsam diyordum epeydir. şimdi kendi kağıtlarımı yapmak için sabırsızlanıyorum. (ama önce babamı kalıp almaya ikna etmem gerekiyor.)

kağıt+iplik=yeni kartlar

paper_design/all_cards paper_design/cards_cherry paper_design/cards_dandelion paper_design/cards_heart paper_design/cards_rose

resimlerin büyük hallerini görmek için üzerlerine tıklayabilirsiniz.

haftasonu= 9 tarif + 1 yanık + ispanya

geçtiğimiz iki gün boyunca, 2 saatlik dışarı çıkmayı ve kardeşimin defterlerini kaplamayı saymazsak sürekli mutfaktaydım. yaklaşık sekiz saatlik mutfak maratonu sonucu ortaya dokuz yemek çıktı.

cumartesi günü annem ve babam geç gelecekleri için onlara birşeyler hazırlamaya başladım. sabah internetten mürdüm eriği ile ilgili bir tarif bulmuştum ama defterimi (ve makinamı) işyerinde unutunca ben de gary rhodes'in yaptığı erik pudingi tarifini denedim. tariften farklı olarak ben hamurum üzerine bademler serpip pişirdim ve soğuduktan sonra da hindistan cevizi döktüm. artık eriğin pişmişini tazesinden daha çok seviyorum. ikinci olarak annemin peynirli poğaçalarından yaptım. poğaça için 3 yumurta (ikisinin sarısını ayırıp sonra üzerlerine süreceksiniz) 1 çay bardağı sıvıyağ, 1 su bardağı yoğurt, 1 paket yumuşak margarin, 1/2 paket kabartma tozu ve aldığı kadar unu karıştırıyorsunuz. (bu terimi ben de sevmiyorum ama yumuşak bir hamur olana kadar un eklemeniz gerekiyor ve her seferinde ölçü değişebiliyor). bu arada peynir ve maydanoz ile iç hazırlıyorsunuz.hamurdan ufak parçalar koparıp yuvarlıyor ve içine hazırladığınız karışımdan bir tatlı kaşığı koyuyorsunuz. hamurun bir ucunu diğerinin üzerine yapıştırıp poğaça şekli veriyor ve yağlanmış tepsiye diziyorsunuz. tüm hamur bittikten sonra üzerlerine yumurta sarısı sürüp çörek otu döküyorsunuz. 200 C'de üzerleri kızarana kadar pişiriyorsunuz. cumartesi akşamının son yiyeceği salata oldu. evdeki dereotu, nane gibi yeşellikler ile, salatalık (turşu & taze), sivri biber ve konserve mısırı karıştırıyorsunuz. limon+ zeytinyağı döküyorsunuz.

çikolatalı kekpazar sabahı için gene üç tarif vardı. bu sefer mutfakta zen kitabından kahvaltılık pirinç , kala-afiyet kitabından lalanga ve annemin kek tarifini biraz değiştirip çikolatalı kek yaptım. (annem halasının lalanga'dan yaptığını ama onun bişi dediğini anlattı. gerçi kitapta pişi denilen biraz farklı hazırlanan bir tarif daha var belki halanın tarif de o'dur.) bişi annemin yaptığı şelameyi andırıyordu. bişi için 1 yumurta, 2 bardak un, 1 çay kaşığı karbonat ve bir tutam tuzu karıştırıyor, boza kıvamına gelene kadar su ekliyorsunuz. sonra bu karışım kaşıkla kızgın yağa akıtarak kızartıyorsunuz. hamurların içinin pişmesi için arada çatalla delmek gerekiyor ama biz de bu 1 yanığa yol açtı, bu yüzden dikkatli olmak gerekiyor. çkolatalı kek için önce 2 kaşık tereyağını benmari usulü eritiyor ardından 9-10 madlen çikolatayı yağa ekleyip biraz yumuşamalarını sağlıyorsunuz. sonra 5 yumurta, 4 fincan şeker, 5 fincan un, erimiş yağ + çikolatalar ile 1 pğaket kabartma tozunu karıştırıyosunuz. yağlanmış kalıba dökmeden önce 2 madleni ufak ufak kırıp karışıma ekliyor ve son kez karıştıyorsunuz. 175C'de yaklaşık 45 dk. pişiriyorsunuz. soğuduktan sonra üzerine pudra şekeri serpebilirsiniz.

tapa; resim: fine cookingakşamki tarifler sabahkilere oranla daha çok beğenildi. bu defa annemin yabancı mutfak yasağını delip ispanyol yemekleri hazırladım. fine cooking dergisinin 46. sayısındaki "A Casual Menu from Northeast Spain" başlıklı yazıdaki üç tarifi denedim. ilki tapa denilen ve sotelenmiş mantarla yapılan bir garnitür. tapa için 4 yemek kaşığı zeytinyağı, 1 paket kültür mantarı (4'e bölünmüş), 1/4 su bardağı doğranmış maydanoz, 2 yemek kaşığı doğranmış sarımsak (yoksa bunlara kıyılmış mı denir?) 1 veya 2 çay kaşığı tuz gerekiyor. önce mantarları 1o dk. soğuk suda bekletip suyunu süzüyorsunuz. kapaklı bir teflon tavayı ısıtıp mantarları ekliyor ve kapağı kapatıp yaklaşık 20 dk. (tencere mantar suyu ile doluyor) kısık ateşte pişiriyorsunuz. sonra kapağını açıp ısıyı yükseltiyor ve mantarların suların çekmelerini sağlıyorsunuz. sularını çekince 1 yemek kaşığı zeytinyağı, maydanoz ve sarımsağı ekleyip 3-4 dakika pişiriyorsunuz. servis tabağına alıp kalan 3 yemek kaşığı yağı döküp sıcak servis yapıyorsunuz.

fırında otlu tavuk, resim:finecookingsırada fırında limonlu otlu tavuk var. 1 baş sarımsağı havanda dövüyorsunuz. bir tutam tuz + 2 yemek kaşığı zeytin yağı ekleyip tekrar iyice dövüp bu karışımı yıkanmış 4 tavuk budun üzerine ve derisinin altına sürüyorsunuz. butları 2 saat buzdolabında bekletmenizi söylüyor ama ben 45 dk. beklettim.fırını 220C'ye ısıtıp her bir tavuk için 4 büyük limon dilimi veya her biri için 4'er orta boy dilim koyuyorsunuz. dilimierin üzerine taze otları (adaçayı, biberiye,kekik diyor tarifte ama ben evdeki nane, maydanoz ve dereotunu kullandım) yerleştiriyorsunuz. en üste de birer butu koyup tuz ve karabiber serpiyor, fırında yaklaşık bir saat pişiriyorsunuz.



escalivada, resim:fine cookinghaftasonunun son tarifi kızarmış ekmekli escalivada. escalivada için 2 patlıcan, 2 kırmızı biber, 2-3 yemek kaşığı zeytinyağı ve 1 baş doğranmış sarımsak gerekiyor. biber ve patlıcanları közleyip, kabuklarını soyuyor ve ince ince doğruyorsunuz. sonra sarımsak ve zeytinyağı ile karıştırıp, kızartlıp üzerlerine bir domates halkası konmuş ekmelerin üzerine yerleştirerek servis yapıyorsunuz. escalivada'yı yapmaya son anda karar vermiştim ama bizimkiler çok beğendiler...

not: ispanya yemeklerinin resimleri fine cooking dergisine ait...



19/09/2003

girls girl_p flowers_ppainting_p
öğlen işyerinde elektirikler kesilince dün akşam yaptığım mektup kartları için zarflar hazırladım. geçen sene tasarım okullarının gönderdikleri katalogların sayfaları zarf yapmaya çok elverişliymiş. bu sene gene mi katalog istesem acaba?

resimleri tıklayarak büyük hallerini görebilirsiniz...


posta kutusu

mektup kartları
dün akşam hiçbir şey pişirmedim ama ilk mektup kartlarımı yaptım. amazon'dan aldığım kitabın gelmesini bekleyemedim ve kendi kendime denemeye başladım. ben en çok şehir haritasını iki tarafa yapıştırıp yolların kesiştiği noktaya post-it ile "follow your dream" yazdığım kartı sevdim. gece tüm kartları yapıp bitirdikten sonra aklıma saate bakmak geldi; 02:18. geceyarısına kadar bunlarla uğraştığımı görünce aklıma how much joy can you spend kitabında okuduğum cümle geldi;
then you happen to look up and notice that three hours passed and what you created is pretty damn great. and that's when you know bliss.

18/09/2003

şeftali tatlısı

şeftali tatlısı
dün akşam bulabildiğim en basit tarif olan şeftali tatlısını yaptım. ama çok geç saatte hazırladığım için henüz tatmaya fırsatım olmadı... annem haftaya kendi misafirleri için de hazırlamamı istedi, sınavı geçtim demek ki... tatlıyı yapmak için 1 kilo şeftaliyi ikiye bölüp çekirdeklerini çıkarıyor ve çekirdek yuvalarını kesiyorsunuz. daha sonra şeftalileri fırın kabına dizip üzerlerine 1,5 su bardağı toz şekeri gezdiriyorsunuz. çekirdek yuvalarını badem veya fındık ile doldurup fırın kabına 1,5 su bardağı suyu boşaltıyorsunuz. kabın üzerini alüminyum folyo ile kapatıp önceden ısıtılmış 200C fırında şeftaliler iyice yumuşayana kadar pişiriyorsunuz. (bizim fırında yaklaşık 45 dk. sürdü bu işlem) sonra kabı fırında çıkarıp buzdolabına koyuyor ve 4-5 saat sonra servis yapıyorsunuz...

resmin büyük hali için üzerine tıklayabilirsiniz...

17/09/2003

tarçınlı mumlar ve kitaplar

mum.jpg tasarım konusuna merak sarmaya başlayınca bir sürü ev dekorasyonu dergisi alıp gördüğüm aksesuarların aynısını kendi kendime yapmaya çalışırdım. ilk denemelerim tarçın ve kuru yaprak sarılı mumlardı. bugün bu konuda daha büyük adımlar atabilmek için uğraşıyorum ve işyerindeki masamın üzerinde duran mumlar bakınca o günkü hevesim aklıma geliyor.

evdeki çalışma masamda ne kadar okulla ilgili kitap varsa boşaltıp kendime bir home office yaptım. çekmeceler şimdi etamin ipleri, boyalar, fırçalar, fotoğraf filmleri, bahçe kitapları ve kağıtlarla dolu. ileride ne yapmak istediğime henüz daha karar verememiş olsam da tüm bunları içinde barındıran birşeyler yapmayı istiyorum. bugün üç yeni kitap daha aldım. card book diğeri making handbags, sonuncusu da kala-afiyet; bozcaada yemekleri üzerine bir kitap. bu günlerde how much joy can you stand adlı kitabı okuyorum. korkularınızla yüzleşip hayalleri gerçekleştirme rehber kitap yazıyor kapağında. sevdiğiniz işleri yapmanızla ilgili çok güzel öğütleri var. babam "hayallerinin gerçekleşmesi noktasında en büyük engel olarak beni görüyorsun herhalde" diyor gülerek ama eğer bu yolda birkaç adım atabilirsem en büyük desteği o'ndan ve ailemden alacağımı biliyorum. bugünlük bu kadar hayal yeter sanırım.

peynirli çubuklar

babamın yemeklerimi beğendiğinde söylediği ilk şey; "bu tarif ablana da anlat" olur. peynirli çubuklardan sonra da aynısını söyledi. demek ki güzel olmuşlar.

tarifi kabartma tozu paketinin arkasında buldum. 1 çay bardağı sıvıyağ, 1,5 çay bardağı yoğurt, 1 çay bardağı rendelenmiş beyaz peynir, 1 orta boy rendelenmiş soğan, 1 tatlı kaşığı tuz, 1 tatlı kaşığı kırmızı biber ve 2,5-3 su bardağı un karıştırılıyor ve yumuşak bir hamur elde ediliyor. hamur yarım saat buzdolabında bekletildikten sonra 0,5 santim kalınlığında açılıyor. 10 cm uzunluğunda ve 1 cm eninde çubuklar kesiliyor. (ben açmadan elimle şekil verdim ama açsaydım daha güzel olurlardı herhalde) bu çubuklar yağlanmış tepsiye konuyor ve 175C fırında 20-25 dk. pişiriliyor. annem normalde hamurla soğanın karıştırılmasından hoşlanmıyor. bu defa ben içinde soğan olduğunu söyleyene kadar anasonlu zannederek severek yedi...

16/09/2003

elma ve nane çayı

elma ve nane çayı :: jane clarke :: bbc dün internette bbc'nin sayfalarını dolaşırken elma ve nane çayı tarifini buldum. kızılcıklı elma tatlısı'nın yanında servis yapmak için ideal. gereken malzemeler; 3 yemek kaşığı taze nane, 1 limon kabuğu rendesi, 2 demlik poşeti seylan çayı, 1 limonun suyu, 570 ml kaynamış su, 400 ml tatlandırılmamış elma suyu (ben iki elmayı rendeleyip sularını bir kaba süzdüm), 20 buz kalıbı, 4 nane yaprağı, limon dilimleri.

önce porselen bir demliğe biraz sıcak su doldurup boşaltıyorsunuz. sonra 3 yemek kaşığı naneyi, çay poşetlerini ve limon kabuğu rendesini demliğe koyup üzerine 570 ml. kaynar suyu ekliyor ve 20 dk. demlenmeye bırakıyorsunuz. 20 dk sonra demlenen çayı bir sürahiye süzüyor, üzerine elma ve limon suyu ile 10 buz kalıbını ekliyorsunuz. kalan buzları 4 bardağa paylaştırıyor, bardaklara doldurduğunuz çayları nane yaprakları ve limon dilimleri ile süslüyorsunuz.

kızılcık & elma

alice'in elmalı kızılcık tatlısı :: tijen inaltong :: mevsimlerle gelen lezzetlerdün akşam reçel yapımı için aldığım kızılcıkların arta kalanı ile mevsimlerle gelen lezzetler kitabındaki alice'in elmalı kızılcık tatlısından yaptım. bu kitabın en sevdiğim yanı, çok basit bir tarif ile harika bir yemek elde edebilmeniz. dünkü tatlıda da böyle oldu. annem ilk başta yaptıklarıma bakarak "bizim yemek kültürümüze aykırı şeyleri pişirme" uyarısında bulundu ama tatlı piştikten sonra tadınca çok beğendi. geocities'den ulaşamayacak olursanız elmalı kızılcık tatlısı'nın tarifi şöyle;

2 ½ su bardağı çekirdeği çıkarılmış kızılcık
3-4 soyulup ince dilimlenmiş elma
½ su bardağı dövülmüş ceviz
1 1/4 su bardağı esmerşeker
2 yumurta
1 su bardağı un
125 gr. eritilmiş tereyağı

Fırınınızı 175˚C’de ısıtın. Kızılcık, elma, ceviz ve ½ su bardağı şekeri karıştırıp yağlanmış yayvan bir kalıba yayın. Yumurtaları çırpma teliyle iyice çırpıp içine geri kalan şekeri koyup iyice çırpın. Bu karışıma un ve tereyağını koyup karıştırın ve meyve karışımının üzerine döküp 40-50 dakika pişirin.

[tarifte yok ama ben servis yaparken üzerlerine hindistan cevizi serptim. ]

15/09/2003

yeni isim

sitenin yeni adresi portakalagaci.com

zaman kapsülü

extra/zaman_kapsulu cumartesi günü, şimdi amerika'da olan yeğenimin eşyalarına bakarken o'na büyüdüğü zaman hediye edebileceğim bir zaman kapsülü hazırlamaya karar verdim. bunun için bir kutuya benim en sevdiğim ayakkabılarını, pantalonunu, sabununu koydum. yanına da cumartesinin gazetesini kurdale ile bağlayıp yerleştirdim. böylece yeğenim yirmi-yirmi beş yaşına gelince bebekken ne giydiğini, o zamanlar dünyanın neler ile uğraştığını bilecek... (küflenmemeleri için dört tane de naftalin koydum kutuya.) çok basit bir şey belki ama benim çok hoşuma gitti.

resmin büyük hali için üzerine tıklayabilirsiniz....

kış hazırlıkları; bölüm:2

pazar günü babamla birlikte inebolu pazarı'na gittik. babam yalova pazarı kadar güzel olmadığını bir daha kesinlikle gelmeyeceğini söyledi ama ben reçel yapmak için gereken herşeyi toplayıp geldim. ilk önce nemide hala'nın anlattığı kızılcıklı erik reçeli'ni yapmaya başladım. 1 kg. ufak mürdüm eriği ve 350 gr kızılcığı yıkayıp ikiye böldüm. çekirdekleriniçıkarıp ayrı ayrı tencerelerde 3-4 dakika haşladım. (erikleri epeyce büyük bir tencere haşlayın, kızılcıklar için ufak bir tencere yetiyor). halanın dediği gibi orta boy bir tencerenin üstüne bir tel süzgeç yerleştirdim ve eriklerle kızılcıkların sadece kabukları + biraz posaları kalana kadar süzdüm. (posaları eklemiyorsunuz) sonra tencereye 4 su bardağı şeker döküp 1, 1-5 saat iyice reçel kıvamına gelene kadar pişirdim. bir de hiç su eklemedim. ben az yaptığım için limon koymadım ama çok yapınca 2-3 damla limon koymak gerekiyormuş... bu arada meyveleri haşladığım suları birleştirip 2 su bardağı şeker ekleyerek şerbet yaptım. soğukken tadı çok güzel oluyor...

ikinci olarak böğürtlen reçeli yaptım ama bu sabah evden çıkarken hala ocağın üstünde olduğu için resmi yarına kaldı. bir kilo böğürtleni iyice yıkayıp, suyunu süzdürüyorsunuz. sonra bir tencereye alıyor, üzerine 5 su bardağı şeker döküp bir gece bu halde bekletiorsunuz. ertesi sabah hiç karıştırmadan kısık ateşte bir saat pişiriyorsunuz. ateşten almaya yakın gene 2-3 damla limon döküyor, soğutup kavanozlara boşaltıyorsunuz.

not: her iki reçelin de pişirilmesi esnasında üzerinde oluşan köpükleri kaşıkla almak gerekiyor...

kış hazırlıkları; bölüm:1

bu haftasonunun en önemli özelliği kışa hazırlık faaliyetleri ile geçmesiydi. iki gün içerisinde 2 turşu ve 2 reçel yaptım. cumartesi günü turşu günüydü. bir kavanoz fasulye turşusu ve 1 kavanoz karışık turşu yaptım. ama bu arada anneme belki 20 soru sormuşumdur. fasulye turşusu için 1 kg. fasulyeyi temizleyip kaynar suda 5 dk. haşladım. sudan çıkarıp soğumaya bıraktım, bu arada 2 yemek kaşığı kaya tuzunu, 1/2 su bardağı sirkeyi, 5-6 dövülmüş sarımsağı karıştırıp, fasulyelerin haşlandığı suya ekledim bu suyu soğumaya bırakmakta fayda varmış). fasulyeleri kavanoza doldurup, üzerine de suyu boşalttım. en üste de bir mermer parçası koydum. şimdilik güzel kokuyorlar... karışık turşu daha kolay oldu çünkü annem sorularıma dayanamayıp bana yardım etmeye karar verdi. bunun için 1 kg. sivri biberi yıkayıp uçlarını çok az kestim. (aslında iğne ile delme gerekiyormuş.) 3 havuçu soyup kaynar suya batırıp çıkardım ve doğradım. sonra biberlerle havuçları aralarına soyulmuş sarımsak serperek kavanoza yerleştirdim. en üste de 1 demet maydanoz kapadım. suyu için 3 yemek kaşığı kaya tuzu ile 1/4 şişe sirkeyi havuçların haşlandığı suda erittim. suyu gene soğutup kavanoza boşalttım. (kavanozun üzerinde biraz boşluk bırakmak gerekiyor). kavanozun üzerine gene bir taş koyup kapağı açık biçimde bir süre beklettim....

salata zamanı!

haftasonunun iki salatası; biri kahvaltı için yapılan patates salatası, diğeri akşam annemler için hazırladığım meyve salatası. patates salatası için 9-10 patatesi haşlıyor, dereotu, havuç, taze soğan, doğranmış siyah zeytin ile karıştırıyorsunuz. üzerine; limon, tuz, zeytinyağı, varsa sumak, yoksa kırmızıbiber. meyve salatasının tüm olayı görüntüsü. 1 şeftali, 1 armut, 2 mürdüm eriği ve 1 incir. şeftali dilimlerini köşelere yerleştiriyor, aralarına sırayla erik ve armut diziyorsunuz. en ortaya inciri koyup etrafına kalan şeftalileri serpiyorsunuz...

12/09/2003

peynirli maydanozlu ekmekler

bugünün son tarifi bu. sabah kahvaltı için eskiden ablamın yaptığı peynirli maydanozlu ekmeklerden yaptım. yapılışı çok basit. dilediğiniz kadar peyniri ve maydanozu bir kasede karıştırıp, bir yumurtanın akını ekliyorsunuz. daha sonra bu karışımı üzerine zeytinyağı sürdüğünüz ekmeklerin üzerine yerleştiriyor, 250C fırında peynirler iyice eriyene kadar pişiriyorsunuz. harika oluyor!

not: kaç gündür makinamı iş yerinde unuttuğum için, fotoğraf çekemiyorum. hepsini hafta sonu çekip, pazartesi günü siteye yerleştireceğim...

incir reçeli

nihayet incir reçeli tarifi bulabildim. tarif mail grubundaki olcay aktan'dan;

anneannemin yaptığı bir tarif var, şimdi de annem yapıyor:Kavak incirinden,olgunlarından yapılıyor. Bir kilo incire 900gr. kadar şeker dökülüyor ve buzdolabında bir gece bekletiliyor, incir suyunu salıyor. Eğer olgun incir değilse suyunu salmıyor,o zaman sulandırmak gerekir. Ertesi gün kaynatılıyor, koyulaşınca altı kapatılıyor. Gene bir gece bekletiliyor,incir içindeki suyu salıyor ve gene kaynatılıyor. Bu işlem iki-üç defa tekrarlanıyor, suyunun kıvamı bekleyince bozulmayana kadar, en son seansta limonu sıkılıyor. Eğer incirler çok pişti ama, hala sulu pişirince dağılıyor diyorsanız, incirleri delikli kaşıkla çıkarıp öyle kaynatın, bazen gerekiyor. Zahmetli gibi göründü ama yaparken öyle olmuyor. Ama sonuç muhteşem. Şekerleme gibi oluyor. Tatlı sevmeme rağmen muhakkak bir iki tane her sene yiyorum. Afiyet olsun!

ayşegül'ün ekler pastası

ayşegül dün harika bir pasta yapıp gelmiş. aslında pasta daha çok profiterole benziyor ama o "hayır, bu ekler pasta. eğer sosunu daha çok dökseydik profiterol olurdu!" diye ısrar etti. hamurunun nasıl yapıldığını hatırlamayınca kendisine çok takıldığımdan olsa gerek bu sabah bütün tarifi kardeşine yazdırıp getirmiş.

ayşegül'ün ekler pastasının tarifi:

ek hamuru  için gerekenler:
2 bardak su
1/2 paket margarin
4 yumurta
6 çorba kaşığı un

krema için gerekenler:
2 yumurta
2 çorba kaşığı un
1/2 su bardağı toz şeker
1/2 lt. süt
biraz margarin(çeyrek paket kadar)
1 paket vanilya

sos için gerekenler:
1 paket kare bitter çikolata
2 çorba kaşığı su

yapılışı: bir tencerede suyu kaynatın. içine yağı koyarak eritin. ateşten alın ve unu eleyip, yavaş yavaş ilave ederek karıştırın. biraz pişince yumurtaları tek tek ekleyerek karıştırın. hamuru tepsiye tatlı kaşığıyla tek tek beze halinde dökün. 200C kızgın fırına koyun. hamurlar kabarıp pembeleşince fırını kapatın. (burası tarifin can alıcı noktası)fırın soğuyana kadar kapağını sakın açmayın. krema için; yumurta, un, şeker ve sütü karıştırarak muhallebi yapın. margarin ve vanilyayı ekleyerek iyice çırpın. soğuyunca topları bir kenarından keserek, muhallebiyi içine sürün. sos için; bir kaba su koyun. diğer bir kaba sos malzemelerini koyun. ocağın altını yakın. çikolatalı kabı suyun içine oturtun. benmari usulü eritin. eğer sos ağır gelirse muhallebinin arta kalanını çikolata sosu ile karıştırabilirsiniz. bu sosu topların üzerine döküp, servis yapın.

annemin sebzeleri

annemin harika sebze yemeklerinden ikisi; bamya ve barbunya. bizim evde bamya temizlenirken sapları gövdeye zarar vermemeye özen gösterilerek, sanki bir meyvenin kabuğunu soyuyormuşcasına kesilir. ben bamyanın saplarını herkesin kestiğini sanırdım. ama bazıları sapı ile birlikte pişiriyormuş. annemin dün akşam bana yazdırdığı bamya tarifi;

gerekenler: 1/2 kg. bamya, temizlenmiş, ayıklanmış
4 domates, kabuğu soyulmuş, küp küp doğranmış
2 baş kuru soğan, doğranmış
1 çay bardağından biraz az zeytinyağı
1 limonun suyu
1 yemek kaşığı sirke
2,3 adet acı sivri biber
1 litre kaynamış su
tuz

yapılışı: soğanı ve biberi zeytinyağı ile kavurun. domatesleri ekleyip, ezilene kadar pişirin. 1 litre kaynamış suyu ilave edin. limon ve sirkeyi ekleyin. ardından bamyaları koyup kısık ateşte pişirin. pişmesine yakın  tuzunu ilave edin.

barbunyanın tarifi bamyaya çok benziyor.

onun için gerekenler: 1 kg. barbunya
4 domates, kabuğu soyulmuş, küp küp doğranmış
2 baş kuru soğan, doğranmış
1 çay bardağı zeytinyağı
2 havuç
2,3 adet acı sivri biber
750 ml kaynamış su
tuz

yapılışı: soğanı ve biberi zeytinyağı ile kavurun. domatesleri ekleyip, ezilene kadar pişirin. bamyadan en büyük farkı barbunyayı sudan önce eklemeniz. barbunyayı eklyeip 5 dakika karıştırın. sonra suyu ve tuzu ilave edin.

11/09/2003

fishs eddy

fishs_eddy.jpgfishs eddy; iki antika koleksiyoncusunun biraraya gelerek kurdukları bir firma. new york'lu stilistlerin tasarladığı tabak ve bardakları satıyorlar. bizim ailedeki herkese göre birşeyleri var gibi gözüküyor. bu bana, bu ablama ve bu da babama...





pazı kavurması & semizotu salatası

pazi_2.jpgannem dün uzun bir aradan sonra pazara gitmeyi başarabilmiş. kaç haftadır evin tadilatları ile uğraşmaktan bir türlü dışarı çıkmaya fırsat bulamıyordu. öğlen iş yerinden aradığımda pazara gideceğini söyleyince; "benim için pazı alır mısın?" dedim. "olur, alırım" dedi ama doğrusu ben pek inanmadım. akşam eve dönünce torbalardan birinde pazı'yı görünce çok sevindim. hem sadece pazı almakla kalmamış benim istediğim ne kadar ot varsa toplayıp gelmiş. taze nane, roka, semizotu, dereotu... insan bir süre uzak kalınca otları bile özleyebiliyormuş demek ki.

annem semizotunu; salatalık, domates, taze soğan ve biber ile karıştırıp salata yaptı. ben, epey bir süre pazı ile ne yapacağımı düşündüm durdum. ilk başta haftasonu bbc'de gördüğüm pazı böreğini yapayım dedim ama hamurun yapımı konusunda kendime pek güvenemediğim için vazgeçtim. sonunda mutfakta zen kitabındaki ot kavurmasını esas alarak pazı kavurması yaptım. yalnız benimkinde daha çok soğan var ve ben patates yerine kıyma ekledim. önce yarım halka halinde doğradığım 3 soğanı ve  4-5 sarımsağı tavada zeytinyağı ile soteledim. ardından 300-350 gr kadar kıymayı ekleyip 3-4 dakika karıştırdım. kıyma pişince doğranmış pazıyı ekledim. pazı yumuşayıp suyunu bırakınca üzerine tuz, taze çekilmiş karabiber ve kırmızı biber döktüm. tabağa alıp üzerine yoğurt döktüm. pazı, ıspanaktan daha lezzetli geldi bana. ya da ben gecenin bir yarısı pişirip yediğim için öyle sandım...

[resim:photodisc]

10/09/2003

minik canlılar & enteresan salatalar




bu sabah (işe gelmeden önce) teyzemin tarifini verdiği cestır'dan yaptım. annemin, yaptığım hamur işlerini etraftaki minik canlılardan korumak için aldığı kapak ile çok sevimli gözüküyorlar... [doğrusunu söylemek gerekirse cestır'lar sırf bu resmi çekebilmek için yapıldı). bir de dün akşam evde yiyecek birşeyler ararken yeni bir salata denedim; adı; güz salatası, çünkü içinde bir sürü turşu var. evde turşu olarak ne varsa (salatalık, biber,vs.) bir kaba doğruyorsunuz. 7-8 siyah zeytini dilimliyor ve 1 havuç rendeliyorsunuz. biraz da maydanoz doğrayıp salatanızın üzerine dilediğiniz baharatları bolca(biberiye,kekik,karabiber, nane...) döküyorsunuz. tuz+limon+yağ karışımını da eklediniz mi salatanız hazır.

annem kapakla birlikte bir de emile henry'den tart kalıbı almış, artık cam tart kalıbını kullanmama gerek kalmadı...

[büyük halleri için resimlerin üzerlerine tıklayabilirsiniz.]

Soganli Fransiz Ekmegi

Aslinda literaturde gecen adi French Herb Bread. Amerika'da yasayinca ekmegi, yogurdu hatta peyniri bile kendiniz yapmaya basliyorsunuz. Alistiginiz damak tadini yakalayabilmek icin. Bu nedenle ben de ekmegimizi kendim yapmaya basladim. Bunun icin 25 lb lik bir un aldik. Un torbasinin arkasinda bir ekmek tarifi vardi. Ilk olarak onu denedim. Cok guzel oldu. Daha sonra tarifi sogan ve maydanozsuz yapmaya basladim gunluk ekmek olarak yemek icin. Ayni hamuru sac orgusu seklinde yapip uzerine yumurta sarisi da surebilirsiniz. O da cok guzel oluyor.

1 su bardagi sut
1/2 su bardagi su
3 tatli kasigi kuru maya
4 tatli kasigi seker
1 tatli kasigi tuz
1/4 su bardagi sivi yag
1 corba kasigi sirke
4 su bardagi un
1/2 su bardagi dogranmis sogan
5 dis sarimsak
1/2 demet maydanoz
2 yemek kasigi margarin

1. Oncelikle ilik sut ve su karisimina maya ve sekeri ekleyerek yaklasik 10 dakika kabarmasini bekliyoruz
2. Daha sonra tuz, sirke, yag ve unu da ekleyip yumusak ele yapismayan bir hamur elde ediyoruz. Hamurun iki katina cikmasi icin yaklasik 1 saat bekliyoruz.

3. Bu arada 2 kasik margarin ile sogan, sarimsak ve maydanozu biraz kavuruyoruz.

4. Kabaran hamuru merdana ile aciyoruz, icini hafif yaglayarak harcimizi koyuyoruz ve rulo seklinde sariyoruz

5. Ters cevirerek yaglanmis firin tepsisine yerlestiriyoruz ve hamurun iki katina cikmasi icin bekliyoruz.

6. 260 derece firinda hamur altin sarisi renk alana dek pisiriyoruz. Firinin bu kadar sicak olmasina sasirmayin. Bu ekmegin ozelligi harli ateste hizla pismesidir. Boylece cok daha lezzetli oluyor.

7. Sicak ekmegin uzerine tereyagi surun ve kiyilmis maydanoz ile susleyin. Afiyet olsun

09/09/2003

kamile hanım'ın kurabiyeleri

bu sabah babam ve amcam yaklaşık yedi saat sürecek bir yolculuğa çıktılar. ben de dün akşam onlar için kurabiye yaptım. tarifi annemin defterinden buldum ama adı geçen kamile hanım ablamın arkadaşının annesi olan teyze mi yoksa başka biri mi tam emin değilim. hamur için, 1 paket margarin (oda sıcaklığında), 1 yumurta, 1 su bardağı pudra şekeri, 1 çay kaşığı kabartma tozu ve un gerekiyor. tüm malzemeleri karıştırıp biraz sertçe bir hamur elde ediyorsunuz. hamurdan parçalar koparıp kurabiye şekli veriyor, yağsız tepsiye dizip üzerlerine yumurtanın akı sürüyorsunuz. son olarak bir de fındık yerleştirip 200C fırında üzerleri kızarana kadar pişiriyorsunuz.

yağmurlu bir istanbul günü için idealler...

08/09/2003

şeftalili tart

hafta sonu tatilinin son tarifi şeftalili tart.

tart hamuru için; 4.5 veya 5 su bardağı un, 250 gr tereyağı, 2 yumurta, 1/2 paket vanilya, 1.5 su bardağı pudra şekeri, 1 limon rendesi. (hamur için selim ileri'nin terzi kız kardeşlerin tartöletlerini anlattığı bölümü esas aldım). unu genişçe bir kaba eleyin. ortasını açıp bıçakla ince ince kıyılmış margarini ekleyin. margarin gözden kaybolana kadar yoğurun. kalan malzemeyi ekleyip, yumuşak bir hamur elde edinceye kadar yoğurun.hamur kabını üzerine ıslak bir bez örtüp bir saat bekletin. hamuru yağlanmış ve unlanmış tart kalıbının tabanını ve kenarlarını kaplayacak şekilde yayın. hamurun üzerine kabarmaması için kesikler yapın. 175C fırında üzeri kızarana dek pişirin. fırından çıkarıp soğutun.

çikolata sosu için; 1 paket çikolata sosunu yarım litre süt ile pişirin. karıştırarak soğutun. soğuyunca yarısını tartın üzerine dökün.

süslemek için; 4 büyük boy şeftaliyi 1,5 su bardağı toz şeker ve 3 su bardağı su ile kaynatın. kaynayınca delikli süzgeç ile alıp soğutun. soğuduktan sonra arada kalan boşluklara üzüm dizin.


jöle için; 1 paket tart jöleyi 2 yemek kaşığı toz şeker ile karıştırın. karışımı 2,5 çay bardağı su ile kaynatıp soğutun. soğuduktan sonra şeftali ve üzümlerin üzerine ortadan başlayarak gezdirin. çikolata sosun kalan yarısını şeftalilerin üzerine gezdirin. tartı soğutup servis yapın.

patlıcanlı pilav ve susamlı tavuk



cumartesi yaptığım yemekler; patlıcan pilavı ve susamlı tavuk. patlıcan pilavı için 4 küçük boy patlıcanı alacalı soyup yağda kızartıyorsunuz. ben tavadan almadan 1-2 dakika önce fesleğen yaprakları koydum. pişen patlıcanları ve fesleğenleri tavadan çıkartıyorsunuz. kızartma yağının çok az kısmını ayrı bir tavaya pilav için koyuyorsunuz. tavaya önceden ıslattığınız 2 kase pirinci döküp birkaç kez karıştırıyorsunuz. bu sırada tuzu ekleyip, 4,5 kase kadar suyu ekliyorsunuz. (su az gelirse biraz daha ekleyebilirsiniz.) pilav pişince patlıcanları ekleyip demlenmeye bırakın. feslepğen yaprakları ve karabiber topları ile süsleyebilirsiniz.

susamlı tavuk daha basit, dilediğiniz kadar tavuk pirzolayı teflon tavaya koyun. kendi suyunu bırakıp, geri bu suyu çekmesini bekleyin. tavadan çıkarıp susamla servis yapın.

minik pizzalar ve kahvaltı salatası

haftasonu kahvaltılar için iki farklı şey yaptım, biri ev pizzası, ikincisi kahvaltı salatası. ikisinin de yapımı çok basit, minik pizzalar için evde pizzanıza koyabileceğiniz ne varsa karıştırıyorsunuz; dilimlenmiş zeytin, doğranmış domates, sivri biber, kaşar peyniri rendesi ve baharatlar. sonra bu karışımı üzerini zeytinyağı ile yağladığınız ekmeklerin üzerine sürüyor ve 180C fırında 5-10 dk. pişiriyorsunuz. pizzanız hazır!

ikinci tarif bir salata, aslında önce yumurtalı ekmek tarifi için kaşar peyniri rendelemiştim ama tarifte yazılı galete ununu evde bulamayınca bende kaşar peynirleri böyle değerlendirmeye karar verdim. rendelenmiş peyniri bir kaseye alıyorsunuz. içine bir salatalık ve bir domates doğruyorsunuz. üzerine tuz, zeytin yağı, kırmızı biber ve kekik serpiyorsunuz. nefis!

bbc tarifleri, fırında erik pudingi

pazar günü, evde tek başıma kalınca televizyon seyretmeye başladım. iyi ki de başlamışım çünkü bbc prime'de gary rhodes'in yemek programı vardı. o pişiriken ben de bir yandan tarifleri yazmaya çalıştım, ilk tarif fırında erik pudingi:

malzemeler:
12 taze kırmızı erik, ikiye bölünmüş ve çekirdeği çıkarılmış
75g toz şeker
tereyağı

üzeri için:
100g tereyağı
100gtoz şeker
1 limon rendesi
1 portakal rendesi
tarçın (isteğe bağlı)
2 çırpılmış yumurta
225g un
2 yemek kaşığı süt
1 yemek kaşığı pudra şekeri

yanına krem şanti veya ev yapımı krema

yapılışı:

1. fırını 180C'ye ısıtın. tereyağını geniş bir tavada eritin. köpürmeye başlayınca erikleri ekleyip 1-2 dakika karıştırın. şekeri ekleyin. bir kaç dakika daha pişirip 4 yemek kaşığı su ekleyin. erikleri borcam'a aktarın. tavada kalan şerbeti üzerlerine dökün. soğumaya bırakın.

2. üzeri için; tereyağını ve şekeri karıştırın. limon ve portakal rendesi ile isterseniz tarçını ekleyin. yumurtaları kaseye kırın ve hepsi eklenene kadar yavaş yavaş karıştırın. unu ve sütü ekleyin.

3. borcamınkenarlarını yağlayın. eriklerin üstüne kaşıkla dökün. pudra şekeri serpin.

4. fırında 55-60 dk. pişirin. bıçakla pişip pişmediğini kontrol edin. pişmediğini düşünüyorsanız 10-15 dk. daha pişirin.

5. Krem şanti veya ev kreması ile servis yapın.

bbc tarifleri, mantar ve fırında yumurtalı pırasa

malzemeler;

225g dilimlenmiş mantar
1 pırasa uzunlamasına ikiye bölünmüş ve ince ince doğranmış
25g tereyağı
1 sarımsak, dövülmüş
tuz, karabiber
200ml yoğun süt kreması
75g rendelenmiş kaşar peyniri
6 yumurta

yapılışı;
1. Fırını 200C'ye ısıtın.

2. Yağın yarısını kızartma tavasında eritin, yağ eriyip köpürmeye başlayınca mantarları ve sarımsağı ekleyin. tamamen pişirmek yerine 1-2 dakika kızgın tavada çevirin. tuz ve karabiber döküp tavadan alın.
 
3. Tavayı kurulayıp yağın diğer yarısını eritin. pırasaları ekleyip mantarlarla aynı şekilde pişirin.  tuz ve karabiber ekleyip süzgece alın.

4. Mantarlar ve pırasalar soğurken bir fırın tepsisini ısınması için fırına koyun. Kremanın yarsısını 6 adet tek kişilik yuvarlak fırın kaplarına paylaştırın. mantarları ve pırasaları karıştırıp, kalıplara paylaştırın. herbirinin üzerine kaşar peyniri rendesi koyup, 1 yumurta kırın. kremanın kalan yarısını da pay edin. kapları ısınmış tepsinin üzerine yerleştirin. 15 dakika pişirin. Bu halde yumurtlar hala rafadan olacaklardır, katı olmalarını isterseniz 3-5 dakika daha pişirin. Kızarmış ekmek ile servis yapın.

bbc tarifleri, pazı böreği

1 yumurtayı, 50 ml zeytinyağını, 50 ml sütü ve tuzu blendırda 1 dakika karıştırın. karışıma aldığı kadar un ekleyip yumuşak bir hamur yapın. hamuru 1 saat buzdolabında bekletin. pazının yapraklarını ayırıp yıkayın. bir tencere suda 1-2 dakika haşlayın. delikli süzgeç ile kaynar sudan çıkarıp buzlu su dolu bir kaseden geçirin. sularını süzün. hamurun yarısını merdane ile açın. yağlanmış tepsiye serin. bu halde buzdolabına geri koyun. pazıyı doğrayın, yumurta, kaşar peyniri rendesi, dövülmüş fındık serpin. karşımı tepsideki hamurun üzerine yayın. geri kalan hamuru da açıp pazının üzerine serin. hamurun üstünü yağlayıp, kaşar peyniri dilimleri serin. 190C fırında 25-30 dk. pişirin.

bbc tarifleri; tavuk garnitürü

malzemeler; 15 arpacık soğanı, 3 ufak kıvırcık marul, 1/2 kg kuşbaşı et, 1 kutu haşlanmış mısır, tuz.

bir tencereye soğuk su doldurup, kaynatın. su kaynayınca arpacık soğanları ekleyip 5 dakika haşlayın. marulları ince ince doğrayın. kuşbaşı etleri tavada zeytinyağı ile kızartın. (alt tarafı tamamen pişmeden tleri çevirmemeye özen gösterin) etleri delikli süzgeç ile alıp yağını süzdürün. tavayı kurulayıp mısırları koyun, biraz su ekleyip 2 dakika çevirin, marulları ekleyip 1-2 defa karıştırın. etleri de ekleyip, tuz serpin.

06/09/2003

Annemin Kol Boregi

Kol Böreği

Kardesim Mutfak Gunlugune benim de bir katkim bulunsun. Annemin en cok sevdigim boregi citir citir Kol Boregi.Resmini de annem bir yaptiginda sen cekersin Hatice.

Hamurun malzemesi
5-6 bardak un
1,5 yemek kasigi kuru maya (Burada sadece kuru maya oldugu icin tarifi bu sekilde verdim siz isterseniz yas maya da kullanabilirsiniz)
1 tatli kasigi seker
Ilik su
tuz

Ic Malzemesi
1/2 kg kiyma
2 veya 3 sogan
tuz, karabiber, maydanoz, pulbiber
Biraz siviyag

Yapilisi

Once ic malzemesi hazirlayalim. Daha sonra 1,5 yemek kasigi mayayi, 1 tatli kasigi toz seker ilavesiye 1 su bardagi ilik suda kabartalim. Diger tarafta un ekleyelim, icine tuz ve kabarmis mayayi da ekleyerek yine ilik suyla kulak memesi yumusakliginda hamur yapalim.

Hamuru hic bekletmeden bezelere ayrilim. Takriben 5 veya 6 beze. Bu arada 250 gr kati yagi da tavada erimis olarak hazir bulunduralim.

Bezelerden oklava yardimiyla yufka acalim. (Cok ince olmayabilir, acabildigimiz kadar). Sonra bu yufkalarin uzerini firca yardimiyla yaglayip bohca seklinde katlayalim ve kare sekline getirelim. Butun yufkalari bu sekilde yaglayip katlayalim ve hepsini tekrar yufka seklinde acip tekrar yaglayalim ve katlayalim. (Ayni islemi iki kere yapmis oluyoruz)

Merdane yardimiyla yaklasik A4 kagit boyunda actigimiz yufkalarimizin icine kiymali harci koyup rulo seklinde saralim ve tepsiye dizelim. Tepsinin boyuna ufak gelirse ruloyu biraz esnetebilirisiniz veya buyuk gelirse sikistirabilirsiniz. Tepsiye koydugumuz boreklerin uzerine yumurta sarisi surup keselim ve 200 C de uzeri pembelesene kadar (25-30 dakika) pisirelim

16.06.06  not: Yufkaların üzerine sadece fırçanın aldığı kadar erimiş tereyağ sürün. Çok fazla olmasın, bir de bohça gibi kapattıktan sonra buzdolabı haricinde biraz soğuk olan bir yerde birkaç dakika bekletince yağ donar, açmak da kolay olur.

05/09/2003

yalancı tavuk göğsü

yalanci_tavuk_gogsu dün akşam elmalı kurabiye yapmayı planlıyordum ama annem beni almaya gelirken pastaneden aynılarını satın alınca ben de farklı ve basit bir şey yapmaya karar verdim. hayal gücü yüksek bir tatlı daha; yalancı! tavuk göğsü. yapımı çok kolay. tüm gerekenler: 150 gr. margarin, 1 su bardağı un, 1 kaşık nişasta, 1,5 su bardağı şeker, 1 paket vanilin, 1 litre süt. orta boy tencerede yağı eritin. un ve nişastayı yağa ekleyip biraz kavurun. sonra kalan malzemeleri de ekleyip yoğun bir kıvama gelinceye kadar karıştırarak pişirin. ateşten alıp mikser ile birkaç dakika karıştırın. geniş bir borcam'a yayıp, buzdolabında soğutun. servis yapacağınız zaman tarçın ile süsleyin. ben ballı brownie'de yaptığım gibi tarçını kağıttan kestiğim bir şeklin üzerinden döktüm... [tatlının üstten görünüşü için tıklayın ]

04/09/2003

tasarımcı kahvesi

eva soloeva solo, danimarkalı bir tasarım firması. cam ve metal kullanarak mutfak gereçleri ve bahçe aksesuarları tasarlıyorlar. termoslar, bardaklar, özellikle kuşlar için yaptıkları yemlikler o kadar güzel ki... şimdilik "keşke türkiye'de olsalardı" diye iç geçirmekten başka bir şey yapamıyorum. siteyi ilk bulduğumda babama [hayal] "işte ben bu firmanın türkiye temsilcisi olmak istiyorum" demiştim. o da bana "başka birilerinin mallarını satmaktansan sen kendin bir şeyler yap, buradaki insanlarla bir şeyler üret" gibi bir cevap vermişti. belki birgün ben de böyle bir stüdyo kurabilirim...[/hayal]

[fotoğraf: eva solo | cafesolo kaffebryggeren]


domates salçası

bir keresinde domates salçası, biber salçasına göre daha sağlıksız diye duymuştum. gene de tarif günlüğümde bulunsun. malzemeler: 5 kg domates, tuz. yapılışı: domatesleri yıkayın. ortadan ikiye bölün. üzerine tuz serpin. 1 gece bekletin. ertesi gün blendırdan geçirin. bez bir torbadan suyunu süzün. torbada kalan domates peltesini tencereye koyun. 1 saat kavurun. iyice katılaşıp kaldıracağınız zaman tuz katın. cam kavanozlara doldurun. kavanozun ağzını kapatıp ters düz edin. serin yerde bekletin.

portakal reçeli

nedenini bilmiyorum ama portakal reçeli deyince aklıma saçları iki yandan örülü küçük kızlar geliyor...

malzemeler: 1 kg. kalın kabuklu portakal, 6 su bardağından biraz fazla tozşeker, 3 su bardağı su, 2 çorba kaşığı limon suyu

1 kg kalın kabuklu portakal alıp, asidi çıkana kadar kabuklarını kazıyın. daha sonra büyükçe bir tencereye su doldurup kaynatın, kaynayan suyun içine portakalları atın. hafifçe yumuşayan portakalları kabukları ile birlikte dilediğiniz boyda kesin. ayrı bir tencereye tozşeker ve suyu koyup orta ısıda karıştırarak şurup haline getirin. koyu renk alan şuruba küçük doğranmış portakalları atın.şurup iyice koyu kıvama gelinceye kadar kaynatın. kıvama gelince limon suyunu katın. reçeli bir taşım daha kaynatın. tencereyi ateşten alıp, üzerindeki köpükleri delikli kepçe ile alıp atın. reçeli soğumaya bırakın. soğuduktan sonra kavanozlara doldurup ağzını sıkıca kapatın. tarifin kaynağı, sofra dergisi; eylül 2000 sayısı

acaba buradaki toz şeker yerine esmer şeker kullanılabilir mi? deneyip görmek lazım belki de...

böğürtlen reçeli

bogurtlen.jpgeylül gelince herkesi reçel yapma telaşı sarıyor. ben henüz ne reçeli yapacağıma karar veremedim ama elimin altında bulunması için bildiğim reçel tariflerimi yazacağım. ilk tarif; böğürtlen reçeli;

gerekenler; 1 kg. böğürtlen, 750 gr toz şeker, 2-3 damla limon suyu. böğürtlenleri bol su ile yıkayıp suyu süzülene kadar süzgeçte bekletin. Bir tencereye koyup, üzerine toz şekeri ilave edin. 1 gece bekletin. ertesi gün kısık ateşte karıştırmadan pişirin. üzerindeki köpüğü tahta kaşık ile temizleyin. ateşten indirdikten sonra 2-3 damla limon suyu ekleyin. ılınana kadar bekleyin. kavanozlara doldurun. iyice soğuduktan sonra kavanozun ağzını sıkıca kapatın. serin bir yerde bekletin.

[fotoğraf: image bank]

03/09/2003

sevimli kekler

cupcake.jpg martha stewart kids dergisinin eylül sayısında çocuklar için hazırlanacak minik kek önerileri var. ben en çok lolipoplu olanları sevdim. vanilyalı minik kekler hazırlayıp, yoğun krem şanti veya şekerler ile süslüyorsunuz.

vanilyalı kek:

1 + 1/2 bardak un
1 çay kaşığı kabartma tozu
1/2 çay kaşığı un
8 yemek kaşığı margarin (oda sıcaklığında)
1 bardak şeker
3 büyük yumurta
1 + 1/2 çay kaşığı vanilin
3/4 bardak süt

1. Fırını 175C'de ısıtıp, kağıt kek kalıplarını hazırlayın.

2. Orta boy bir kasede un, kabartma tozu ve tuzu karıştırın. Ayrı bir kapta yağ ve şekeri mikser ile pürüzsüz bir karışım elde edinceye kadar karıştırın, vanilyayı bu karışıma ekleyin, bir iki çırpın.

3. Yağ ve şeker karışımına süt ve un karışımını ara ara dökün.(un-süt-un-süt-un....)

4. Karışımı kalıpların 3/4'ünü kaplayacak şekilde yağlanmış kalıplara paylaştırın. Keklerin üzeri kızarıncaya kadar (20 dk. kadar) pişirin. Gerekirse arada tepsiyi çevirin.

[fotoğraf: martha stewart kids]

baharatlı yoğurt

dün baharatlı yoğurt yaptım. çok basit bir tarifi var; 1 gün önceden dilediğiniz kadar yoğurdu içerisine kağıt havlu serdiğiniz delikli tel süzgece yerleştiriyorsunuz. süzgecin altına genişce bir kap koyuyrsunuz, böylece yoğurdun tüm suyu gidecek, size de süzme yoğurt kalacak. ertesi gün yoğurtta tatlı kaşığı ile parçalar alıp kapaklı bir kavanoza kat kat yerleştiriyorsunuz. her katın arasına dilediğiniz baharat karışımını döküyorsunuz. (ben, kırmızı biber, nane ve biberiye karışımı yaptım.) tüm katlar tamamlanınca üzerlerini geçecek kadar zeytinyağı döküyorsunuz. bir gece beklettikten sonra baharatlı yoğurdunuz hazır.