
cuma günü amerika'ya; ablamı ve yeğenimi görmeye gidiyorum. eğer önümüzdeki haftaya kadar yazamazsam diye herkesin kurban bayramını şimdiden kutluyorum...
« December 2003 | Main | February 2004 »

cuma günü amerika'ya; ablamı ve yeğenimi görmeye gidiyorum. eğer önümüzdeki haftaya kadar yazamazsam diye herkesin kurban bayramını şimdiden kutluyorum...
delicious. ingiltere'de yayınlanan bir yemek dergisi. derginin iki önemli özelliği var. birincisi içeriğinin ülkenin en ünlü aşçılarının (Jamie Oliver, Rick Stein, Antony Worrall Thompson, Ainsley Harriott, Gordon Ramsay, v.b.) tariflerinden ve makalelerinden oluşması. ikincisi de kullanılan fotoğraflara çok önem vermeleri. delicious.'ın sitesinde türkiye'den abone olmak için link yok ama delicious@galleon.co.uk adresine mail gönderip abone olabiliyorsunuz.
[fotoğraf:delicious. şubat sayısı]
dün kardeşimle cheesecake'e gereken malzemeleri bulmak için epey uğraştık. neyseki bir marketten krema peynirini diğerinden de labne peynirini bulduk da ben de tarifi deneyebildim. tarif tilbe düğencioğlu'na ait.
cheesecake'in malzemeleri: 2 paket burçak bisküvi, 125 gr yumuşak margarin, 1 tutam tarçın, 3 kutu krema peyniri (her biri 200 gr, soft cheese diye geçiyor. türkiye'de en çok pınar beyaz biliniyor), 3 kutu labne peyniri, 3 su bardağı toz şeker, 3 yumurta, 1 paket vanilya, 1 paket meyveli sos. yumurta ve şekeri çırpın. içine krema peynirlerini, labne peynirlerini ve vanilyayı ekleyip mikserin en yüksek hızında birkaç dakika daha karıştırmaya devam edin. bisküvileri mutfak robotunda ufalayıp tarçınla karıştırın ve margarinle yoğurun. yuvarlak bir kek kalıbını yağlayıp bisküvileri dibine döşeyin. elinizle iyice bastırıp düzleyin. peynirli karışımı üzerine döküp önceden ısıtılmış 180-200C fırına yerleştirin. fırının altına bir tepsi yerleştirmenizde yarar var çünkü pişme esnasında yağı damlayabiliyor. 40-45 dakika pişirin. pişince buzdolabına yerleştirin. 1 saat sonra kelepçeli kalıptan çıkarıp, önceden hazırlayıp soğuttuğunuz meyveli sosu üzerine sürün ve tekrar buzdolabına koyun. (alttaki kalıbı çıkarmayın, bu kalıbın üzerinde servis yaparsanız daha iyi oluyor) en az iki saat (en iyisi bir gece) buzdolabında bekletin.
cumartesi günü bir de mail grubundan mine özgür'ün gönderdiği amber reçelini yaptım (ben turunç marmelatı diyordum ama bu ismi daha güzel). reçel için gerekenler: 1 portakal, 1 limon, 1 greyfurt, 8 bardak su, 1.750 kg. toz şeker
portakal, limon ve greyfurtu yıkayın, sivri ve siyah kısımlarını kesin, kabuklarını soymayın. kuşbaşı doğrayın, bu arada çıkan çekirdekleri atın. bir kaba bu parçaları ve 1 bardak suyu koyup blendırla hepsini iyice ufalayın. bunları pişireceğiniz tencereye alıp 7 bardak suyu ekleyin, kapağını kapatıp oda sıcaklığında 4-5 saat bekletin. (ara sıra tahta kaşıkla karıştırın) 40-45 dakika pişirin (oluşan köpükleri kaşıkla alın). sonra şekeri ekleyin, bir saat de şekerle pişirip jöle kıvamına gelince altını kapatın. hafif ılıkken kavanoza boşaltın.
cuma günü tuzlu tarif düşünürken ayşegül'ün aklına arkadaşı betül'ün yaptığı çubuklar geldi. betül'e telefon edip tarifini aldık. cumartesi akşamı bu tarifi denedim. çubukları yapmak için; yarım paket margarin (125 gr), 1 yumurtanın sarısı (beyazını üzerlerine süreceksiniz), 1 paket kabatma tozu, 1 çay bardağı sıvıyağ (100 ml), 3 çorba kaşığı pudra şekeri, 4 çorba kaşığı yoğurt, bir tatlı kaşığı tuz, bir çay bardağı susam, un ve 1 tatlı kaşığı mahlep gerekiyor. mahlep mutlaka şart yoksa esas tadı yakalayamıyorsunuz. susam hariç tüm malzemeleri karıştırıp yumuşak bir hamur yapın. hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar koparıp düzleyin ve çubuk şekli verin. çubuğu ortasından kıvırıp iki kat haline getirin ve uçlarını tutup sarın. yağlanmış tepsiye dizip üzerlerine yumurtanın akını ve susamı sürün. önceden ısıtılmış 170C fırında pişirin.
haftasonu evdeki dergileri ve birkaç siteyi karıştırıp amerikan ölçüleri ile bir karşılaştırma yapmaya çalıştım. eğer eksik kalan bir şey varsa sonradan ekleyebilirim.
cumartesi günü üniversiteden diğer arkadaşlarımla beraber bizi ağırlayan vildan'a teşekkür etmek için hazırladığım paket. hediye seçmeyi pek başaramadığım için benim sevdiğim (onun da seveceğini düşündüğüm) şeylerden birer tane de vildan için aldım. paketin içindekiler; keri smith'in living out loud kitabı, 4 tane winnie the pooh kalemi, bir poşet tayvan'dan gelmiş yeşil çay, bir poşet almanya'dan gelmiş goran tea, bir poşet elma çayı, dünya konferansı için hazırlanan kitap ayraçları ve starbucks after coffee mints. kitap ve kalemler dışındakileri tabanına pottery barn kids kataloğundan limonata içen çocukların fotoğrafını yapıştırdığım metal bir kutuya yerleştirdim, kitap ve kalemleri de teşekkür kartıyla beraber ayrıca paketledim...
sofra dergisinin eski sayılarından birinde papatya kurabiyesi tarifi görmüştüm. ama tarifin malzemeler kısmı ile anlatışı birbirini tutmadığı için ben bildiğim bir kurabiye tarifine biraz kakao ekleyerek yaptım bu sefer. kurabiyeyi yapmak için 5 su bardağı un, 1 su bardağı toz şeker, 1 paket margarin (250 gr, erimemiş) 2 yumurtanın sarısı, yarım su bardağı sıvıyağ, yarım su bardağı yoğurt, 1 çay kaşığı kabartma tozu, üzerine sürmek için yumurtaların beyazı gerekiyor. önce un ile margarini birbirine iyice yedirin. tamamen karıştırdıktan sonra unu avucunuzun içinde ufalayın. kalan malzemeleri karıştırıp iyice yoğurun. hamurdan biraz ayırıp (ne kadarının kakaolu olacağı size kalmış) kakao ile karıştırın. hamurlardan fındık büyüklüğünde parçalar koparıp papatya şeklinde dizin. her bir papatya için 6 veya 7 parça yeterli olacaktır. yağlanmamış (hamur yeterince yağlı) fırın tepsisine dizin. üzerlerine yumurta akı sürüp önceden ısıtılmış 200C fırında pişirin. yukarıda saydığım malzemeler bu hamura tam yetti. tarifin tek zaman alan kısmı parçaları yuvarlamak ama o da sonuca değiyor...
tarif ayşegül'e ait. bir paket büyük kalem makarnayı tuzlu suda haşlayın, suyunu süzüp soğutun. yarım kg. yoğurt, 2 yumurta, yarım çay bardağı yağ ve tuzu çırpın. makarnayı geniş bir borcama dökün. üzerine 125 gr. margarini küçük küpler halinde kesip koyun. yoğurtlu harcın hepsini makarnanın üzerine dökün. en üste rendelenmiş kaşar serpin. 200C'de üzeri kızarana kadar pişirin.
teyzemin geçen hafta verdiği tarifler arasında çok güzel bir kurabiye tarifi vardı. bu haftaki son tarif de o olacak. kurabiyeler için 250 gr yumuşak margarin, 1 çay bardağı sıvıyağ, 1 çay bardağı sirke, 3 yemek kaşığı toz şeker, 1 tatlı kaşığı tuz, 1 paket kabartma tozu ve un gerekiyor. tüm malzemelerle hamuru yapıp, biraz kalınca açıyorsunuz. daha sonra kurabiye kalıplarıyla şekiller çıkarıyor ve bunları yağlanmış tepsiye diziyorsunuz. üzerlerine yumurta sarısı sürüp susam serpiyor ve 175C'de pişiriyorsunuz.... ellerine sağlık teyzeciğim!
Fine Gardening, bahçe dergileri arasında en çok satılanlardan biri. üstelik yayıncısı olan Taunton'un sayfasından türkiyeden bile abone olabiliyorsunuz. bana şimdilik son iki sayısı geldi ve bu gidişle her sayısını saklamam gerekecek...
dün akşam sofra'nın aralık 2001 sayısında ebru karanfilci'nin verdiği tiramisu tarifini denedim.
tiramisu için gerekenler: 1 hazır pandispanya, 1 çay fincanı sıcak su, 2 çorba kaşığı neskafe, 2 çorba kaşığı tozşeker, 1 tatlı kaşığı kakao, 1 tatlı kaşığı türk kahvesi. (ben 2 tatlı kaşığı kakao kullandım)
krema için de 4 su bardağı süt, 1 yumurta, 1 paket (200 gr) labne peyniri, 3 kahve fincanı un, 3 kahve fincanı toz şeker (+ benim eklemediğim 2-3 dövülmüş damla sakızı) gerekiyor.
kremayı yapmak için süt, un, yumurta ve tozşekeri (ve kullanıyorsanız damla sakızlarını) bir tencereye alıp blendırdan geçirin. ateşe koyup sürekli karıştırarak muhallebi kıvamını alana kadar pişirin. 10 dk. soğutun. bu arada sıcak su, ikişer çorba kaşığı neskafe ve toz şekeri karıştırın. ikiye ayırdığınız pandispanyaların iç yüzlerini bununla ıslatın. krema soğuyunca içine bir paket labne peynirini ekleyin, karıştırarak iyice yedirin. kremanın yarısını servis tabağındaki pandispanyanın üzerine kalın bir şekilde sürün. diğer pandispanya katını üzerine kapatın. kalan kremayla pandispanyaları tamamen kaplayın. birkaç dakika soğuduktan sonra süzgeç yardımıyla kakao ve Türk kahvesini serpin. buzdolabında 4-5 saat dinlendirip servis yapın...
[tarifin aslında kakaolu pandispanya kullanılıyor ama sade pandispanya ile daha hafif oluyor...]
kolay bir börek tarifi daha. önce 2 yumurta, 1 bardak süt, yarım bardak su, 1 çay bardağından biraz az sıvıyağ ile sütlü harcınızı hazırlıyorsunuz. sonra ıspanaklı harcı hazrlamak için 1 soğanı doğrayıp 250 gr. kıyma ile kavuruyorsunuz. yarım kilo ıspanağı doğrayıp ayrı bir tencerede haşlıyorsunuz. suyunu süzüp kıymaya ekliyorsunuz. tuz, karabiber ve pulbiberi de katıp iyice karıştırıyorsunuz. 4 yufkayı üstüste koyup altıya bölüyorsunuz. en üstteki yufkanın üzerine sütlü harçtan sürüp her bir üçgenin geniş kısmına bir kaşıktan biraz fazla ıspanaklı harçtan koyuyorsunuz. üçgenleri sarıp, gül şekli veriyor ve yağlanmış tepsiye diziyorsunuz. aynı işlemleri kalan 3 yufka için de yapıp böreklerin üzerine yumurta sarısı sürüyor ve haşhaş serpiyorsunuz. 200C'de pişiriyorsunuz. [fırından çıkar çıkmaz üzerlerini diğer bir fırın tepsisiyle kapatırsanız börekleriniz kurumamış olur...]
birkaç ay önce yemek kitaplarımın birindeki elmalı kek tarifini denemiştim. sonuç: hüsran! o zamandan beri elmalı kek yapmıyordum. ama geçen haftaki elmalı kekten sonra yeniden deneyeceğim galiba.
önce 4-5 elmayı soyup küp küp doğruyorsunuz. geniş bir kek kalıbını yağlayıp, içine biraz toz şeker serpiyor ve elmaları kalıbın içine yayıyorsunuz. bir avuç doğranmış kuru incir, bir avuç doğranmış kuru kayısı, bir avuç ceviz ve biraz tarçını karıştırıp elmaların üzerine döküyorsunuz. ayrı bir kapta keki hazırlamaya başlıyorsunuz. bunun için 5 yumurta, 5 kahve fincanı un, 5 kahve fincanı şeker, 1 paket kabartma tozu, 1 paket vanilyayı mikserle karıştırıyorsunuz. karışımı meyvelerin üzerine döküyorsunuz. bir yemek kaşığını kekin birkaç yerine batırıp meyvelerin kekin arasına geçmesini sağlıyorsunuz. 175C'de pişiriyorsunuz...
galiba bu haftayı teyzemin tarifleri haftası ilan etmem gerekecek çünkü geçen cuma bana bir hafta yetecek kadar tarif verdi. benim bu tarifler arasından en çok sevdiğim tarifi bugün yazacağım; sultan lokumu. bu tarifi uygulamak için; 1 kg. süt, 1 paket (250 gr) margarin, 2 su bardağı şeker, 1 paket vanilya, 2 su bardağı + 2 yemek kaşığı un, ceviz ve tarçın gerekiyor. önce unla yağı kavurun. şekeri ekleyip kavurmaya devam edin. sütü azar azar ekleyin, çırparak pişirin. oldukça yoğun bir muhallebi kıvamına gelip pişince ocaktan indirin. hemen vanilyayı ekleyip 10 dk. çırpın. buzdolabında en az 2-3 saat bekletin. soğuyunca her birinden ceviz büyüklüğünde parçalar alın, içine ceviz + tarçın karışımından koyup kapatın ve yuvarlayın. lokumları hindistan cevizi serpilmiş tepsiye dizin. her tarafının hindistan cevizine bulanmasını sağlayıp, kürdan batırın. servis edene kadar buzdolabında saklayın...
teyzem salata konusunda uzman olmuş. dün ona gittiğimde üç farklı salata çeşidi ile tanıştım. ilki tavuk salatası. yapımı çok basit gözüküyor.önce 2 bütün tavuk göğsünü tuzla haşlayıp didikliyorsunuz. 3 kırmızı biberi közleyip, soyuyor, biraz soğuyunca da doğrayıp tavuğa ekliyorsunuz. gerisi 5-10 doğranmış kornişon turşu, dereotu, maydanoz, limon ve yağ.
ikinci salata közlenmiş patlıcan salatası. 2 kg. patlıcan, 4 orta boy domates ve 4 kırmızıbiberi fırın telinin üzerine yerleştiriyorsunuz. teli ızgara bölümüne, altındaki sıraya da bir fırın tepsisi koyuyorsunuz. (sebzeler közlenirken suları damlayabilir) sebzeleri arada çevirerek ızgara ayarındaki 250C'de közliyorsunuz. közlenince hepsini soyup doğruyor ve sularını süzüyorsunuz. bunları 3 diş doğranmış sarımsak, yeşil soğan, maydanoz, dereotu, limon ve yağ ile karıştırıyorsunuz.
sonuncusu da pirinç salatası. 2 su bardağı pirinci 2 su bardağı suyla pişiriyorsunuz. pişince kevgire döküp sularının tamamen gitmesini sağlıyorsunuz. bu arada 2 havucu pişirmeden rendeleyip pirince ekliyorsunuz. kornişon turşu, dereotu ve maydanozu da ekleyip salatalık dilimleri ile süslüyorsunuz...
annemin bazı tariflerini o kadar benimsemişim ki sanki hiç anlatmasa da kendi kendime yapabilirmişim gibi geliyor. ama anlatmaya başlayınca da durumun göründüğü gibi olmadığı ortaya çıkıyor. köfteli ve nohutlu çorba tarifi de bu kategoridekilerden. annem dün tarifi yazdırmaya başlayınca o kadar çok ayrıntı söyledi ki ben kendi başıma bunların hiç birini düşünemezdim herhalde.
çorbayı hazırlamaya nohutlardan başlıyorsunuz. bir su bardağı nohutu bir gece önceden ıslatıp ertesi gün pişiriyor ve kabuklarını soyup bir köşede bekletiyorsunuz. köfteleri hazırlamak için; yarım kg. kıyma, yarım su bardağı köftelik bulgur, bir tatlı kaşığı karabiber, bir tatlı kaşığı pulbiber, bir tatlı kaşığı tuz, bir yumurta, iki yemek kaşığı zeytinyağı gerekiyor. tüm malzemeleri kıymayla karıştırıp on dakika yoğuruyorsunuz. fındık büyüklüğünde yuvarlayıp kıyılmış maydanozun üzerine yerleştiriyorsunuz.
sıra pişirmede. bir baş soğanı doğrayıp yarım çay bardağı sıvı yağda öldürüyorsunuz. bir kaşık domates salçası veya yarım kaşık biber salçası ekleyip bir miktar kavuruyorsunuz. bir buçuk litre kaynamış su , yarım tatlı kaşığı tuz ile köfteleri ve nohutları da ekleyip tahta bir kaşıkla bir kez karıştırıyorsunuz. on beş dakika (köfteler pişene kadar) pişiriyorsunuz.
annem köftelerin pişip pişmediğini anlamak için bir köfteyi ortadan ikiye bölüp iç kısmına bakmamı, eğer içi pembe değilse pişmiş olacağını not ettirdi. bir de köfteleri hazırlayıp kapaklı bir kap içine veya buzdolabı poşetine yerleştirip buzlukta muhafaza edebileceğimi, aynı şekilde buzlukta bir miktar haşlanmış nohut olursa ihtiyacım olunca kullanabileceğimi aşçının notu diye eklememi söyledi...
aslında şu anda rakamlar, veritabanları, vs. ile uğraşıyor olmam lazım ama ben küçük bir ara verip bayramda büyükbabama nasıl bir tatlı yapabilirim diye düşünüyorum... büyükbabam hafif tatlıları çok seviyor ve ben ne zaman Ankara'ya gitsem bana krem şantili pastalardan yaptırıyor. bon apétit dergisinin ocak 2003 sayısındaki italyan pudingi tarifini görünce de aklıma hemen o geldi. bu puding 2002'nin en güzel tarifleri bölümünde yer almış. belki bu bayram büyükbabam için yapabilirim. ama önce evde denememde fayda var...
puding için gerekenler; 2 yemek kaşığı su, 2 çay kaşığı jelatin, 1 su bardağı krema, 7 yemek kaşığı toz şeker, 3/4 çay kaşığı vanilya esansı, 2 su bardağı küp küp kesilmiş tropikal meyve (kivi, muz, vs.), 2 su bardağı buttermilk. (buttermilk de gene bizde olmayan birşey. bunu yerine yoğurt kullanabilir veya 1 yemek kaşığı sirke veya limon suyu+1 kaptan 1 yemek kaşığı eksik sütü karıştırıp, odada 10 dakika bekletip kendiniz hazırlayabilirsiniz.)
2 yemek kaşığı suyu küçük bir kaba dökün. üzerine jelatini serpin. 10 dak. bekletin. krema ve şekeri orta boy bir tavaya koyun. orta ateşte şeker eriyip karışım ısınana kadar karıştırarak pişirin. (kaynamasın). ocaktan alın, jelatinli karışımla jelatin tamamen çözülene kadar karıştırın. oda sıcaklığında 45 dak. bekletin. yoğurdu (buttermilk) ve vanilyayı kremaya ekleyin. karışımı süzgeçten geçirin. 6 muhallebi kabına 3/4'ünü kaplayacak şekilde paylaştırın. buzdolabında 6 saat ya da 1 gün bekletin.
ertesi gün keskin bir bıçağı pudinglerin kenarlarında gezdirin (gevşemeleri için). her birini teker teker 30-45 sn. boyunca 2cm derinliğindeki sıcak suda tutup hızla tabağa ters çevirerek koyun. üzerlerini meyvelerle süsleyin.
(fotoğraf : bon apétit ocak 2003 : jacqueline hopkins)
(buttermilk alternatifi: ruki.org)
istanbul'da kar yağıyor. dışarıda yağan karı seyrederken ms living dergisinin aralık sayısında gördüğüm içine marshmallowlar atılmış sıcak çikolatalardan hazırlamak istiyorum. ama tarifte verilen malzemeleri burada bulabilir miyim pek bilmiyorum. amerika'dakiler (ablam, sue, devrim) belki bir fikir verebilirler diye (ya da ileride bahsedilen malzemeler buraya da gelirse o zaman yaparım diye) tarifi yazacağım. gereken malzemeler; 2 yaprak jelatin, 1,5 bardak toz şeker, 1/8 çay kaşığı tuz, 1 çay kaşığı vanilya esansı, 2/3 bardak mısır şurubu ve püskürtme bitkisel yağ spreyi. yağ spreyi yerine belki fırça ile yağlayabilirim ama mısır şurubu yerine ne kullanabilirim bilmiyorum (belki şekerli su?)
1. önce 30x43 cmlik bir borcama sonra da üzerine sereceğiniz yağlı kağıda sprey püskürtün. 1/3 bardak soğuk suyu geniş bir kaba dökün. jelatin parçalarını serpin. 5 dakika yumuşasınlar.
2. şekeri, şurubu, tuzu ve 1/3 bardak suyu orta boy bir tencereyte koyun. üzerini kapatıp kaynatın. kaynayınca kapağı açıp arada karıştırarak yaklaşık 5 dakika yumuşak şeker kıvamına gelinceye kadar pişirin. (şeker termometreniz varsa 114 C'ye kadar)
3. jelatin karışımını mixerle düşük hızda karıştırın. kabın kenarından karıştırmaya devam ederek şurubu ekleyin. hızı yükseğe getirerek beyaz, yoğun bir karışım elde edene kadar (yaklaşık 12 dk.) karıştırın. vanilyayı ekleyin ve 30 sn. daha karıştırın.
4. karışımı hazırladığınız borcama serin. üzerini spatula ile düzleyin. üzeri açık olarak oda sıcaklığında 3 saat veya bir gece boyu bekletin.
5.kar şeklindeki kurabiye kalıplarını yapışmamaları için spreyle yağlayın. marshmallowdan şekiller kesin. bunları hemen kullanın ya da hava geçirmeyen bir kapta bir haftaya kadar saklayın.
marshmallowları sıcak çikolataların içine atın...
(fotoğraf: ms living december 2003)
ilk elmalı kurabiye denememin sonuçları. annem ilk denemeyi kendi başıma yapmamam için ısrar ediyordu. galiba hamuru yeterince yoğurmayacağımdan ve gerekli kalınlıkta açamayacağımdan endişe ediyordu. ama neyseki ben ikinci bezeyi açarken yetişti de doğru kalınlığı öğrenmiş oldum.
kurabiye hamuru için 1 bardak yoğurt, 1 bardak toz şeker, 1 paket margarin (250 gr, eritilmiş), 1 yumurta, 1 paketten 1 çay kaşığı az kabartma tozu ve un gerekiyor. önce un hariç tüm malzemeleri karıştırıyor sonra kıvamı buluncaya kadar unu azar azar eliyorsunuz. kıvamı tutunca iyice yoğuruyorsunuz. bu kurabiye hamurunun çok fazla yoğurulması gerekiyormuş. yoğurduktan sonra üzerini örtüp içini hazırlamaya başlıyorsunuz. bir tavaya 3 elmayı rendeleyip, 2 yemek kaşığı toz şeker ve 1 yemek kaşığı tarçın ilave ederek pişiriyorsunuz. pişince yarım su bardağından biraz az dövülmüş ceviz ekliyorsunuz.
hamuru üç bezeye ayırıp her bir bezeyi orta boy pizza hamuru genişliğinde açıyorsunuz. (hamur ne çok ince ne de çok kalın olsun) herbirini 8 eşit üçgene bölüp geniş taraflarına 1 tatlı kaşığı kadar elmalı içten koyuyorsunuz. üçgenleri sarıp kıvrılan kenarları üste gelecek şekilde tepsiye diziyor ve üstlerine birşey sürmeden 170C'de hafif pembeleşene kadar pişiriyorsunuz. biraz soğuyunca üzerlerine pudra şekeri serpiyorsunuz... (pişerken kenarları hemen kahverengi olmaya başlarsa 150C'ye getirip öyle pişirin...)
annem bizim zorla yiyeceğimizi bildiği sebze yemeklerine birer ikişer acı kırmızı biber koyarak yememizi sağlıyor. bu minik biberlerin acısı adeta yemeğin tadını bastırıyor ve siz sebzenin tadının pek farkına varamıyorsunuz. ben de dün evdeki kabaklarla birşeyler pişirmem gerekince aynı yöntemi kullandım. yemeği yapmak için önce bir soğan ile 250 gr. kıymayı yağda kavuruyorsunuz. sonra küp şeklinde doğranmış dört küçük boy domatesi ekliyor, onlar da hafif ezilince soyup dörde böldüğünüz 5 kabağı ekliyorsunuz. sıra kurutulmuş acı biberlerde. üç küçük doğranmış biber bu yemeğe yetiyor. en son biraz da su ve tuz ilavesiyle yemeği pişiriyorsunuz. tabaklara koyunca yemeği dereotu ve tane karabiberle süslüyorsunuz...
fotoğrafta mercimek çorbası gibi gözüken bu çorbanın içinde aslında lahana, pırasa, havuç ve patates var. kış sebzeleri çorbası için bir soğan, dört patates, iki lahana yaprağı, üç havuç, iki pırasa, üç yemek kaşığı yağ, bir buçuk / iki litre su, bir yemek kaşığı un ve tuz gerekiyor. önce tüm sebzeleri yıkayıp küçük küpler halinde doğruyorsunuz. soğanı yağla hafifçe kavurup unu ekliyorsunuz. bir iki kez karıştırıp patates dışındaki sebzeleri katıyorsunuz. sebzeler hafif ölünce kaynamış suyu ilave ediyorsunuz. biraz yumuşadıkları zaman patatesi ve tuzu ekliyorsunuz. kaynayınca el blendırından geçirip nane ile servis yapıyorsunuz...
akşam evde edible gifts kitabıma bakarken benzer bir chocolate truffles tarifine rastladım. yalnız burada yazar sütlü, beyaz ve bitter çikolata kullanıp, çikolataları kremayla karıştırmadan önce benmari usulü eritmiş. galiba ben de önce eriteceğim çünkü katı çikolata ile karıştırmak zor gözüküyor... erittim. yeni bir başlık açmamak için sonucu burada göstereceğim.
sonuç çok güzel oldu. ama çikolataları eritip ekleyince çok çabuk katılaşıyorlarmış. bir gece boyunca buzdolabında bekletince bir gün boyu da şekil verilebilecek kıvama gelmeleri için bekledim...
yabancı sitelerden birinde gördüğüm bir tarif: chocolate truffles. hafif çikolatalı tatlı diye çevrilebilir belki. pastanelerde satılan çikolata kürelerinin evde yapılmış hali aslında. gereken malzemeler 400 gr. iyi kalite bitter çikolata, 200 ml. krema, 40 gr tereyağı ve üzerlerini süslemek için hindistan cevizi, pötibör kırıkları, pudra şekeri, kakao, vs.
çikolata kürelerini bir gün önceden hazırlamanız gerekiyor. 400 gr çikolatayı genişce bir kaba ufak ufak kırın. tereyağını ayrı bir yerde minik küplere bölün. kremayı küçük bir tavada ısıtın. kaynamaya başlayınca çikolataların üzerine boşaltın. bir kaşık yardımıyla karıştırarak pürüzsüz bir hal almalarını sağlayın. en son tereyağını ekleyip iyice karıştırın. kabın üzerini plastik bir kapakla kapatıp buzdolabına koyun. ertesi gün karışımınız sertleşmiş olacaktır. bir kaşık yardımıyla karışımdan biraz alın ve elinizle top şekli verin ve dilediğiniz malzemeye batırın. karışım yumuşarsa tekrar buzdolabına koyup yarım saat daha bekletebilirsiniz. tüm karışımdan toplar yaptıktan sonra bunları hava geçirebilen bir kaba yerleştirip buzdolabında saklayın...
(fotoğraf:foodpix)
iletişim adresi:
hatice@portakalagaci.com
Son Yorumlar