Previous month:
February 2004
Next month:
April 2004

March 2004

fındıklı ve tarçınlı kurabiye

fındıklı ve tarçınlı kurabiye

dün mutfağı tam anlamıyla laboratuvara çevirdim. hem asya'nın maille gönderdiği hem de yorumlarla gelen birkaç tarçınlı ve fındıklı kurabiye tarifi vardı. bunlara birkaç ekleme yaparak benzer bir fındıklı ve tarçınlı kurabiye pişirdim.

malzemeler:

hamur için:
  • 1 paket tereyağı/margarin, eritilmiş
  • 3 yemek kaşığı pudra şekeri
  • 1 su bardağı fındık, dövülmüş
  • 1 yumurta
  • 2 yemek kaşığı yoğurt
  • 4-4,5 su bardağı un (aldığı kadar)
  • 1 paketten biraz az kabartma tozu
üzerlerine:
  • 15-20 adet bütün fındık
  • 2-3 yemek kaşığı pudra şekeri
  • 1 yemek kaşığı tarçın

hazırlanması:
1. 1 paket eritilmiş tereyağı veya margarini, 3 yemek kaşığı pudra şekeri, 1 su bardağı dövülmüş fındık, 1 yumurta ve 2 yemek kaşığı yoğurt ile karıştırın.

2. unu ve kabartma tozunu bu karışıma azar azar ekleyin. tüm malzemeyi iyice yoğurup özleşmelerini sağlayın.

3. hamurdan küçük parçalar alıp kurabiye şekli verin ve bunları yağlanmamış tepsiye dizin. üzerlerine birer fındık yerleştirin.

4. önceden ısıtılmış 175C fırında pişirin. bu arada üzerine dökeceğiniz pudra şekeri ve tarçını karıştırın. kurabiyeleri fırından çıkarır çıkarmaz bu karışıma bulayın. (bunu yaparken isterseniz fındıklarını ayırıp buladıktan sonra tekrar yerleştirebilirsiniz, böylece fındıklarınız belli olur.)

5. ılık servis yapın.

1 tepsi kurabiye

not: annemin kurabiyeyi tattıktan sonra ilk sözü: " hatice bir cafe açsak çayla birlikte sırf bu kurabiyeyi satarak bile para kazanabiliriz." oldu...


taze fesleğenli ve kekikli sandviç

fesleğenli ve kekikli sandviç

bizim yemek kültürümüzde otlar sadece kurutularak kullanılıyorlar. bu yüzden geçen gün marketten aldığım taze fesleğen ve kekikle birşeyler yapmaya çalıştığımı gören annem muhtemelen "garip yemek deneylerimden" birini yaptığımı düşünmüştür. ama benim eski deneylerimin aksine bu sandviç çok lezzetli oldu. bu aralar okuduğum yemek kitabında bir malzemeyi kullanmaya başlamadan önce mutlaka tatmanız gerektiği ve gereken eklemeleri düşünerek küçük deneylere girişmenizin önemi anlatılıyordu. ben de taze iken bu kadar acı (ama bir o kadar da güzel kokulu) olabileceğini düşünmediğim kekiği tattıktan sonra acılığı gitsin diye fesleğenle ve bir parça sarımsakla birlikte zeytinyağında beklettim. deneyim yazarın haklılığını kanıtlar neticedeydi.

malzemeler:

  • 2-3 yaprak taze fesleğen
  • 1-2 dal taze kekik
  • 1 diş sarımsak
  • 2-3 tatlı kaşığı zeytinyağı
  • büyük bir dilim kepekli baget ekmek
  • 2 ince dilim beyaz peynir
  • yarım sap taze soğan
  • yarım sivribiber
  • yarım dolmalık kırmızı biber
  • 3 siyah zeytin

hazırlanması:

  1. sarımsağı dövün (veya ince ince doğrayın). fesleğen ve kekikle birlikte bir kaseye alıp üzerlerine zeytinyağı dökün. ara sıra karıştırarak birkaç dakika bekletin.
  2. kepekli ekmeği kızartın. içine iki ince dilim beyaz peyniri koyup arasıra doğranmış taze soğanı, biberleri ve zeytinleri yerleşitin. bunların üzerine fesleğen ve kekikli karışımı yerleştirin.
  3. ekmeğin üzerine iyice bastırıp servis yapın... 1 kişilik

Bahçıvan kebabı

bahçıvan kebabı

menünün ana yemeği bahçıvan kebabı. bu tarifteki havuç ve patatesleri kızartmak yerine isterseniz haşlayarak da kullanabilirsiniz. ama kızartılınca daha lezzetli oluyor...

malzemeler:

  • 1 kg kuzu kuşbaşı et
  • 2 baş kuru soğan, yemeklik doğranmış
  • 2 yemek kaşığı zeytinyağı
  • 1 yemek kaşığı salça
  • 2 havuç, küp küp doğranmış
  • 2 patates, küp küp doğranmış
  • 3-4 sivribiber, ikiye bölünmüş
  • 3 domates, soyulup dilimlenmiş
  • 1-2 tatlı kaşığı tuz

hazırlanması: 

  1. kuşbaşı etin fazla yağlarını temizleyip yemeklik doğranmış 2 soğan ve 2 yemek kaşığı zeytinyağı ile birlikte tencereye alın. arasıra karıştırarak et bıraktığı suyu çekene kadar pişirin.
  2.  1 yemek kaşığı salçayı bir kase kaynamış suyun içinde sulandırın ve etlerin üzerine dökün. (etlerin kendi sularını çektiklerinden emin olmadan salçayı eklemeyin. aksi taktirde suyu bulanık olur.) 1-2 defa karıştırın. daha sonra etlerin hizasına kadar kaynamış su ekleyin. (yüze yüz)  
  3. bu arada küp şeklinde doğranmış havuçları ve patatesleri yarım kızarmış olacak şekilde yağdan geçirin. kevgirde veya bir kağıt havlunun üzerinde yağlarını süzdürün.  
  4. etleri fırın kabına boşaltın. sebzeleri üzerlerine yayın. üstlerini sivribiber ve domatesle süsleyin. fırın kabının üzerini alümnyum folyoyla kapatın.
  5.  servis yapmaya 10-15 dakika kala önceden ısıtılmış fırına koyun. (böylece yememk hem ısınmış hem de demlenmiş oluyor) 6. pirinç pilavı ile servis yapın. 8 kişilik

Tavuk suyu çorba

tavuk suyu çorba

annem cumartesi günü yaptığımız yemekleri "davet menüsü" başlığı altında birarada yazmamı istemişti ama o zaman bütün bir gün tarif yazmam gerekebilirdi. menüyü anlatmaya bugün çorbayı yazarak başlıyorum...

malzemeler:

  • 1 adet tavuk göğsü
  • 1 adet tavuk but
  • 2 baş kuru soğan
  • 2 yemek kaşığı un
  • 3 diş sarımsak
  • 2 yemek kaşığı tereyağı
  • tuz
  • karabiber

hazırlanması:

  1. tavuk butu derisinden ayırıp göğüs ve 2 baş kuru soğan ile birlikte haşlayın. haşlanmış etleri suyun içinden alıp minik minik doğrayın.
  2. 2 yemek kaşığı unu 2 yemek kaşığı tereyağı ile ayrı bir çorba tenceresine alın. unun kokusu gidene kadar (yaklaşık 3-4 dakika) kavurun.
  3. tavuğu haşladığınız et suyuna bir miktar kaynamış su ilave edin. (toplam 2 litre olacak kadar). bu suyu unun üzerine azar azar ekleyin.
  4. sarımsakları dövün ve doğranmış tavuklarla birlikte tencereye ilave edin. çorbanın suyun kontrol ederek tuzunu ayarlayın. (kontrol etmenizin nedeni tavuk suyunun tuzlu olması). 10 dakika pişirin. bu arada tencerenin ağzını açık tutmaya özen gösterin.
  5. en son servis yaparken üzerine çekilmiş karabiber serpin. not:çorbanın tadı işkembe çorbasına yakın oluyor. 8 kişilik

artizan in the kitchen

kitchen aid artizanyabancı yemek programlarını seyretmeyi seviyorsanız aşçıların kullandığı kitchen aid mikserlerini görmüşsünüzdür. hamur karıştıracakları zaman hemen mutfak tezgahının bir köşesinde duran kocaman kırmızı mikserlerini çıkarırlar. ben de anneme epeydir bu mikserden alalım diyordum ama annem hem türkiye'de olmadığı hem de amerikan voltajları buraya uymadığı için benim bu isteğimi erteliyordu. dün sabah ntv'de jamie oliver olmaya hevesli biri yemek yaparken aynı mikseri kullanınca "anne bu mikserden alalım!" sözlerime annem "bence de hatice!" diyerek karşılık verdi. aynı gün kardeşimle esse'de dolaşırken aynı mikseri görünce anneme doğum günü için alacağımıza kesin karar vermiş oldum. (aslında ikimize birden hediye almış sayılırım) şimdi mutfağın bir köşesinde duran kocaman bir mikserimiz var ve ben ikide birde gidip mikserin tozunu alıyorum...