2!
iyi ki doğdun meryem! sayende teyze olmanın ne kadar harika bir duygu olduğunu anladım.
seni çok seven teyzen...
ilüstrasyon: Christine Miller
« June 2004 | Main | August 2004 »
iyi ki doğdun meryem! sayende teyze olmanın ne kadar harika bir duygu olduğunu anladım.
seni çok seven teyzen...
ilüstrasyon: Christine Miller
anneme son zamanlarda siteye yazdığım tarifleri söyledikçe "siteyi kurabiye cennetine çevirdin" diyor. öyle olsa bile ben temmuz ayının dördüncü ve son kurabiyesini yazmaya kararlıyım. tarif sibel süslü'ye ait. bu tarifi geçen hafta misafirler için yapmıştım ama hem az hem de çok güzel olduğu için misafirlere kalmadan bitti. hem tarifi verdiğin hem de bana loru sevdirdiğin için teşekkürler sibel!
malzemeler:
hazırlanması:
1. 2 kaşık margarin ile 1 bardak pudra şekeri iyice ezin. 1 yumurtanın beyazını ekleyin.
2. içine ufalanmış 250 gr lor peynirini ekleyin, hepsini iyice ezerek karıştırın. un,vanilya ve kabartma tozunu ekleyip yoğurun.
3. yuvarlak kurabiyeler yapıp yağlanmış tepsiye dizin, üzerlerine yumurta sarısı sürün. 175 derecede yaklaşık 25 dakika pişirin.
zarf böreği tarifini iki hafta önce internette farklı bir arama yaparken buldum. ama tarifi yazmadığım için ben biraz tahmin yürüterek yaptım. aynı akşam annemlerle telefonda konuşurken siteye yazmak için birşey yapmadığıma dair söz verdiğim için böreğin fotoğrafını çekmedim. geçen cumartesi gelen teyzemler için de yine aynı böreği hazırlayınca bu defa annemler mutlaka fotoğrafını çekip siteye eklememi söyledi...
malzemeler:
hazırlanması:
1. tavuk göğsünü haşlayıp, didikleyin. derin bir kapta tavuk etini, dövülmüş cevizi, tuzu, pul biberi ve kimyonu karıştırın.
2. ayrı bir kapta sütü, sıvıyağı ve yumurta sarısını karıştırın. yufkalardan birini masaya yayın. üzerine fırça yardımıyla sütlü karışımdan sürün. ikinci yufkayı birincinin üzerine muntazam biçimde yayın ve yine sütlü karışımdan sürün. üçüncü yufka için de aynı işlemi uygulayın. üç yufkanın iki ucunu ortada birleştirin. üste gelen kenarlara süt,yağ ve yumurta karışımını sürün. kısa kenarları da aynı şekilde birleştirin. böylece bir kare elde edin.
3.karenin dört kenarına tavuklu iç koyun. dört ucu ortada birleştirin. elde ettiğiniz üçgenlerin üzerlerine ve kenarlara (kenarlar açılmasın diye) yumurta sarısı sürün. çörek otu serpin ve bir bıçak ile üçgenlerin arasını hafifçe kesin. böreği yağlanmış tepsiye alıp önceden ısınmış 200C fırında pişirin.
not: bu tarif ile büyük 4 börek elde ediliyor. ben kahvaltı için tarifi iki katına çıkararak yaptım...
cuma sabahı ablamla ertesi gün kahvaltıya gelecek olan teyzemler için ne hazırlayacağımızı konuşuyorduk. ablam ayşe tüter'in kitabında gördüğü kahveli kurabiye yapmamı önerdi. biz kitaptaki tarifte yeralan damla çikolataları eklememeyi uygun bulduk. ilave olarak kabartma tozu ekledim. (bir de malzemeler gram ile verildiği için ben göz kararı yapmayı uygun buldum) akşam kurabiye hamurunu yaptıktan sonra 1 saat buzdolabında bekletmem gerektiğini fark ettim. ama çok geç olduğu için ben hamuru yapıp bir gece beklettim dolapta. neyse ki hamura hiçbir şey olmadı.
malzemeler:
hazırlanması:
1. tereyağını çatalla ezin. unu, kahveyi, vanilyayı ve kabartma tozunu ekleyip yoğurun. (un az gelirse ilave edin.)
2. hamura rulo şekli verip streçle sarın. bu şekilde buzdolabında 1 saat bekletin. hamuru 17 parçaya kesin. elinizle hafif yassılaştırıp yağlanmış tepsiye dizin.
3. önceden ısınmış fırında 15-20 dakika pişirin.
aslında barbunya tarifini eskiden yazmışım ama annem o kadar güzel sunum yapmıştı ki ben de yeniden yazma ihtiyacı hissettim...
malzemeler:
hazırlanması:
1. soğanı ve biberi zeytinyağı ile kavurun. havuçları küp küp doğrayıp, tencereye ilave edin.
2. domatesleri ekleyip, ezilene kadar pişirin.
3. barbunyayı ekleyip 5 dakika karıştırın. sonra suyu ve tuzu ilave edin. kısık ateşte barbunyalar yumuşayana kadar pişirin.
cuma günü annem telefon'da "hatice eve çabuk gelmeye çalış, senin siteye koyman için iki tarif hazırladım" diyordu. eve vardığımda özene bezene hazırlanmış iki kap fotoğraflarını çekmem için beni bekliyordu. tariflerden ilki benim annemden yazın başından beri yapmasını istediğim börülce idi. muhtemelen egelilerin çok daha değişik börülce tarifleri vardır...
malzemeler:
hazırlanması:
1. börülceleri yıkayıp birkaç dakika haşlayın. haşladıkltan sonra süzgeçle alıp soğuk suyun altından geçirin.
2. börülcelerin uçlarını temizleyin. her birini bütün olarak veya ikiye bölerek tencerenin dibine dizin. soğanları halka halka doğrayarak börülcelerin üzerine yayın. biberleri şertler halinde doğrayıp dizin. domatesleri ve havuçları da (varsa dolmalık biberleri) soyup şeritler halinde kesip tencereye yerleştirin.
3. tencereye zeytinyağını gezdirin. kaynamış suyu ilave edip kaynamaya bırakın. kaynayınca altını kısın ve sebzeler yumuşayana kadar pişirin.
4. sebzeler yumuşayınca tuzu ilave edin. ılık olarak yoğurt ile servis yapın...
teyzem ve kuzenlerimle cumartesi sabahı yaptığımız kahvaltı için hazırladıklarım (pasta börek bana, sofra düzeni ve ev ablama ait)
sabah yedide başladığımı gözönüne alırsak sanırım fena sayılmaz. hem bu sayede geçen hafta yapıp yazmadıklarımla beraber siteye yazacak pek çok tarifim oldu....
not: bana yeniden yazma gücü verdiği için portakal ağacı'nın izmirli okuyucusu sevgi'ye teşekkürler...
kaza ve felaket haberi dinledikçe, akşam yaptığınız kurabiyeyi anlatmanın hiç anlamı kalmıyor...
gazpacho, ispanyolların çok sevdiği bir içecek/çorba. bu tarifin değişik versiyonlarını bana 3 farklı okuyucu göndermişti; ispanya'dan bülent bey, istanbul'dan irem ve chicago'dan alev. ben de dün alev'in tarifi ile christine ingram'ın vegetable and vegetarian cooking isimli kitabındaki gazpacho tarifini harmanlayarak gazpacho yaptım.
malzemeler:
hazırlanması:
1. ekmeği bir kasede üzerini geçecek kadar su ile 5 dakika bekletin. daha sonra çatalın arkası ile suda ezin.
2. sebzeleri soyup doğrayın. tüm malzemeleri blendırdan geçirin.
3. üzerine dileidğiniz miktarda su ilave edip karıştırın. soğutup fesleğen yaprakları ile servis yapın.
ispanyollar bunu kasede, kızartılmış küp küp ekmekler (kruton) ile yemeyi tercih ediyorlarmış...
dün akşam işten çıkınca ablamla birlikte kayınvalidesine gittik. sevil teyze ziyaretimizde bize soğuk çorbasından ikram etti. ben de ne zamandır bu tarifi yapıp siteye eklemek istediğim için hemen fotoğraflarını çektim. soğuk çorba tarifi için gerekenler haşlanmış aşurelik buğday, süt, yoğurt, ceviz, kekik ve pulbiber. aşurelik buğdayı haşladıktan sonra suyunu süzün. tabaklara paylaştırıp üzerlerine süt ve yoğurt ilave edin. en son ceviz ve baharatlarla süsleyip servis yapın. yaz için ideal bir çorba tarifi.
tarif ve fotoğraflar için teşekkürler sevil teyze (ve beyza)
dün gece nigella lawson'ın tarifine göre çikolatalı kek yaptım. bitter çikolatadan hoşlanmayan kardeşim bile keki yediğinde "mmm!" dedi. bana kalırsa güzel olmasının en büyük sırrı kek harcında %70 kakao içeren lindt çikolata kullanmış olmamdı. sos için verilen çikolata miktarı yerine ben kalan 50 g çikolatayı önceden kalan çikolata sosu ile karıştırarak kullandım.
malzemeler:
kekin hazırlanması:
1. margarin ve şekeri mikserle karıştırın. yumurta ve vanilyayı ekleyin.
2. hafif soğumuş çikolatayı yavaşca fazla karıştırmadan ilave edin.
3. unu ve kabartma tozunu ayrı bir yerde karıştırın. kaynar su ile dönüşümlü olarak karışıma ekleyin. (düzgün ama hafif sıvı halde bir karışım olacak)
4. fırını 180C'ye getirin. kek harcını kalıplara paylaştırın. 30-40 dakika pişirin. piştikten sonra tamamen soğumalarını sağlayın.
sosun hazırlanması:
1. çikolataları küçük parçalara kırın. krema ve vanilya ile bir tavada eriyene kadar ısıtın.
2. ara sıra karıştırarak oda sıcaklığında soğutun. keklerin üzerine bir miktar koyup, bir kaşığın arkası ile sosu yayın.
geçen gün marketten aldıklarımın arasında bir paket de irmik vardı. dün akşam paketin üzerindeki tarife göre irmik helvası yaptım. daha doğrusu irmik helvası yapma macerası yaşadım. yüksek ateşte kavurduğum irmiklere kaynamış suyu dökünce irmik ocağın her yanına sıçramaya başladı. neyseki durumu kontrol altına aldım da maceram hüsranla sonuçlanmamış oldu.
malzemeler:
hazırlanması:
1. geniş ve derin bir tencerede 250 gr yağı eritin. 500 gr irmiği ve 50 gr fıstığı tencereye alın. orta ateşte fıstıklar pembeleşene kadar kavurun.
2. fıstıklar pembeleşince 4,5 su bardağı kaynar suyu azar azar (ve dikkatlice) tencereye ekleyin. 1-2 dakika karıştırın.
3. en son 3,5 su bardağı toz şekeri ekleyin. karıştırarak suyu tamamen çekmesini sağlayın.
4. altını kapatıp, 15-20 dakika dinlendirdikten sonra üzerlerini hindistan ceviziyle süsleyerek servis yapın.
not: tarif p*iyale paketinden alınma.
çapı ~ 30 cm
geçen hafta, ipek'in yorumlarda gönderdiği tarifi bulabilmek için epey uğraşmış ama bir türlü bulamamıştım. yorumlar için ayrı sayfa yaparken bu tarifi görünce hemen not aldım. dün gece bu tarifi ve living dergisinin temmuz 2004 sayısından bulduğum limonata tarifini denedim. limonatanın tadı aynı biz küçükken dışarıda satılan limonatalara benziyordu. öyle ki minik yeğenim bile ekşiliğine aldırmadan suluğuna koyduğumuz limonatayı severek içti.
bu sabah, ablama yaptıklarımı gösterince "hatice, ödev yaparmışcasına çalışıyorsun, ertesi gün finalin olsa bu kadar uğraşmazdın herhalde!" dedi...
tırtıl kurabiye:
malzemeler:
hazırlanması:
1. un ve kabartma tozu hariç kalan malzemeleri karıştırın. karışıma bir miktar un ve bir paket kabartma tozu ekleyin. unu azar azar ilave ederek elinize yapışmayan bir hamur elde edin. hamuru 2-3 dakika yoğurun.
2. hamurun bir kısmını tırtıl uçlu huni biçimindeki krema torbasına koyun. tepsiye parmak uzunluğunda hamurlar sıkın. aynı işlemi kalan hamurlar için de tekrarlayın. önceden ısınmış fırında üzerleri hafif kızarana kadar pişirin.
3. tamamen soğuyunca aralarına reçel sürüp yapıştırın. çikolata sosuna ve ceviz içine bulayıp servis yapın.
not: tarifin için teşekkürler ipek!
limonata:
malzemeler:
hazırlanması:
1. küçük bir tavaya yarım su bardağı toz şekeri ve yarım su bardağı soğuk suyu alın. orta hararetli ateşte devamlı karıştırarak şekerin erimesini sağlayın. şeker eriyince altını kapatın. suyun tamamen soğumasını bekleyin.
2. limonların suyunu, şerbeti ve 1 su bardağı soğuk suyu sürahiye alın. üzerlerine 7-8 buz ilave ederek servis yapın.
dün ablama giderken aklımda 4 yeni tarif vardı. markete uğrayıp tarifler için gereken malzemeleri almaya karar verdim. ama iki tarif için gerekenler markette kalmamıştı. eve gittiğimde bulduğum malzemeleri gerektiren her iki tarif de yapılmış vaziyette beni bekliyordu. mantar kurabiyeyi ablamın komşusu nazender teyze göndermişti. ablam da kendi tarifiyle patatesli börek yapmıştı. mantar kurabiyenin tarifini diğer komşu teyzeye sorduğumuzda sibel'in dün gönderdiği tarifin aynısını verdi.
mantar kurabiye:
malzemeler:
hazırlanması:
1. tüm malzemeleri karıştırıp hamur yapın. hamurdan parçalar koparıp yuvarlayın. (aslında fotoğraftakinden daha küçük yapılıyorlar)
2. ufak bir şişenin kapağını kakaoya batırın. kapağı kurabiyelerin ortasına hafifçe bastırın. (ben bir pastanede kakao yerine çikolata sosuna batırıldığını görmüştüm.)
3. 200C fırında 30-35 dakika pişirin.
patatesli, soğanlı börek:
malzemeler:
hazırlanması:
1. patatesleri ve soğanları rendeleyin. kıyılmış maydanoz ve bahartlarla karıştırın.
2. yufkalardan birini düz bir zemine yayın. üzerini sıvıyağ ile yağlayın. yufkanın her iki ucunu ortada birleştirin.
3. birleşmeye yerine patatesli içten bir miktar yayın. yufkayı rulo şeklinde sarın. sardıktan sonra daire şeklinde kıvırın.
4. aynı işlemi diğer 2 yufka için de yapın. börekleri yağlı kağıt serilmiş tepsiye alın. üzerlerine yumurta sarısı sürüp 200C fırında pişirin.
annemin geçen hafta kendisine misafirliğe gelen teyzeler için hazırladığı menü:
dün akşam işten çıkmadan önce ablam telefon edip akşama komşularının misafirliğe geleceğini haber verdi. sabah aramızda konuşurken living dergisindeki tartı yapacağımı söylediğim için "hadi gelip bahsettiğin tartı yap" dedi. ben yine de yabancı bir tarifi misafirler için denemeyi göze alamayıp güvenilir tariflere yönelmeyi tercih ettim. iki tarifte karar kıldım. biri çikolatalı fransız keki ve portakallı ve haşhaşlı kek tariflerinin sahibi olan candan turhan'a ait olan bir kek tarifiydi. sağolsun candan benim ricamı kabul edip bana 2 yeni tarif göndermişti. (candan bu aydan itibaren maison française dergisinde şirince'deki yaşamını anlatan yazılar yazmaya başladı.) ikinci tarif ise portakal ağacının almanya'daki okuyucularından nükhet hanım'a ait olan kıymalı poğaça tarifiydi. yoldan ablamı arayıp börek için patatesleri haşlamasını ve buzluktaki kıymayı çıkartmasını istedim. böylece epey bir zaman kazanmış oldum.
kekin yapımı oldukça basitti. ben bir yandan kek yapıp bir yandan uykusu gelen 2 yaşındaki yeğenime yemek yapmayı sevdireceğim diye biraz uzun sürdü ama neyseki tam zamanında fırına girdi.
kekten sonra böreği yapmaya başladım. nükhet hanım'ın verdiği tarifi yarım ölçü yapmaya uyguj buldum. (yarım ölçüyle bile 2 tepsiyi doldurduk) tarifteki yaş maya yerine kuru maya kullandığımız için 10-15 dakika mayanın çatlamasını bekledik. (mayayı keki yaparken hazırlasaydık daha kolay olacaktı). asıl tarifte hamurdan büyük parçalar alıp, merdaneyle açmanızı sonra da açtığınız her parçayı sekize bölmenizi söylüyordu. sekize bölünen parçalara da içten koyup sigara böreği gibi sarmanız gerekiyordu. ama bizim zamanımız kalmadığı için hamurdan parçalar koparıp avucumuzda açtık. ortalarına da içten koyup poğaça gibi yuvarladık. poğaçaları misafirler geldikten sonra fırına koyduk, böylece servis yapacağımız zaman sıcak oldular.
ben bunlarla uğraşırken ablam da bir yandan zeytinyağlı bamya yemeği yaptı. bu yemeği de dün bahsettiğim kaselere koyup misafir tabaklarının kenarına yerleştirdik. ilk başta bamyayı koyup koymamakta tereddüt etmiştik ama minik kaselerinde çok şirin durdular. hem de bu sayede 2 saat içinde 3 çeşit yapmayı başarmış olduk...
cevizli ıslak kek:
malzemeler:
hazırlanması:
1. 200 gr. margarini ve 1 + 3/4 su bardağı toz şekeri mikser kabında çırpın. hafif çırpılmış 4 yumurtayı ekleyip çırpın.
2. 400 ml çiğ kremayı ekleyip çırpmaya devam edin. 2.5 su bardağı unu, 1 paket kabartma tozunu, 1 paket vanilyayı ekleyip çırpın. mikseri çıkartın.
3. 1 bardak ince çekilmiş cevizi ekleyin. tahta kaşık veya spatulayla karıştırın.
4. karışımı ayçiçek yağıyla fırçalanmış dikdörtgen borcama dökün.
5. 180-200 dereceye ısıtılmış fırında 40 dk. kadar pişirin. (üstü kızarmış, içi yarı ıslak olacak)
6. fırından çıktığında henüz sıcakken üzerine eşit olarak toz şeker – tarçın karışımı serpin.
7. havadar bir yerde soğumaya bırakın, tam soğuduğunda streç folyoyla ağzını kapatın.
kıymalı poğaça:
malzemeler:
hazırlanması:
1. patatesleri haşlayın ve büyük bir plastik kap içinde püre haline getirin. margarini eritin, ılıdıktan sonra kaba ekleyin.
2. mayayı ılık suyla eritin ve onu da ekleyin. tuzunu da ekleyin. ununu yavaş yavaş katarak yoğurun. mayalandırın. (biz mayalandırma işlemini poğaçaları tepsiye dizdikten sonra yaptık)
3. içi için kıymayı, soğanı, salçayı bir tavaya koyun, tuzunu ekleyin ve kavurun. en son maydanozu koyun.
4. mayalanan hamurdan parçalar koparıp avucunuzda açıp ortasına içten koyun. hamurun ağzını kapatıp yuvarlayın. veya hamurdan büyük parçalar kopararak merdane ile açın. açtığınız hamuru 8 parçaya bölün. her parçaya kıymalı içten koyun ve sigara böreği gibi sarın.
5. tepsiye dizip üzerlerine yumurta sarısı sürün. isteğe göre üzerlerine susam veya çörek otu koyun.
6. önceden ısıtılmış 200C fırında üzerleri kızarana kadar pişirin.
Not: Kıymalı iç, sıcak olmamalı.
kahvaltının menüsünü yazarken 2 hafta önce fotoğrafını çektiğim ama siteye eklemediğim makarna salatasını hatırladım. cumartesi günü annemin yaptığı salata fotoğraftakine göre daha zengindi bu yüzden onun tarifini yazacağım.
malzemeler:
hazırlanması:
1. makarnaları tuzlu kaynar suda haşlayıp süzün. daha sonra soğuk sudan geçirin. soğuyunca yarım çay bardağı zeytinyağı ile karıştırın.
2. sebzeleri küçük küçük doğrayın. havuçları rendenin ince tarafıyla rendeleyin. hepsini makarnaya ekleyin.
3. en son yoğurdu ve isterseniz (biz kullanmıyoruz) mayonezi ilave edip karıştırın.
cumartesi günü annem, ablam, feyza, kardeşi ve annesi ile geçirdiğimiz kahvaltının menüsü:
not: pizza hamurunu yapmak için ablam soğanlı fransız ekmeği tarifinin aynısını soğan ve maydanoz eklemeden yapıyor. daha sonra üzerine salça ve istediği malzemeleri ekleyip pişiriyor...
bu hafta işten çıktıktan sonra sürekli bir yerlere uğramam gerektiği için (ayrıca sıcak havalardan dolayı) eve gidince birşeyler yapamıyorum. uğramam gereken yerlere giderken de yolumun üzerindeki klimalı alanlardan geçmeye özen gösteriyorum. önceki gün yine böyle bir yerden geçerken bir mağazada 101 cookbooks sitesinin ve cook 1.0 kitabının yazarı heidi'nin kullandığı kaselerin benzerlerine rastladım. ben heidi'nin kullandıklarını çok seviyordum, bu yüzden mağazada renkli kaseler görünce almadan edemedim. aynı gün living ve good food dergilerinin temmuz sayılarını aldım. living dergisinin bu ayki sayısında artful tarts adlı bir bölüm vardı. bu sayfalarda değişik şekillerde ve farklı meyvelerle hazırlanmış tartlara yer verilmişti. dün eve dönerken kare şeklinde metal bir tart kalıbı aldım. eğer başarabilirsem bu akşam bu tartlardan birini pişirmeye çalışacağım...
not: derginin dessert of month bölümünde fındıklı kremayla hazırlanmış profiteroller vardı. tatlının fotoğrafı çok güzel gözüküyordu. tarifte çiğ yumurta kullanıldığı ve okuyucular bunu kullanmaktan çekindiği için ben denersem belki siteye yazmam bu tarifi ama siz isterseniz bir living dergisi alıp 21. sayfadaki tarifi uygulayabilirsiniz...
geçtiğimiz cumartesi üniversiteden arkadaşım feyza ve annesi, ablama kahvaltıya geldiler. kahvaltının sonunda ablam kendi hazırladığı meyveli pastayı ikram etti. benim pastaya tek katkım da kremasını pişirmek oldu. isterseniz aynı tarifi çilek, muz veya kivi gibi meyvelerle de deneyebilirsiniz.
malzemeler:
hazırlanması:
1. 125 gr margarini tencerede kızdırın. 1 su bardağı unu ekleyin ve kokusu gidene kadar kavurun. (1-2 dakika) 750 ml sütü devamlı karıştırarak tencereye ekleyin. süt kaynar kaynamaz 1 su bardağı toz şekeri ve 1 paket vanilyayı ekleyin. muhallebi kıvamına gelene kadar karıştırarak pişirin.
2. muhallebiyi bir kaba aktarın ve mikserin en yüksek hızında 10 dakika karıştırın.
3. tamamen soğuyunca hazır kekin bir parçasının iç yüzeyine kremadan sürün. kremanın üzerini tamamen kaplayacak şekilde dövülmüş ceviz içi serpin. diğer parçanın da iç yüzeyine kremadan sürüp bu parçayı cevizin üzerine kapatın.
4. pastanın her tarafını krema ile kaplayın. (kremayı yayarken kekin parçaları zaman zaman kremaya karışabilir.) pastayı ikram etmenize 1 saat kalana kadar bu şekilde buzdolabında bekletin.
5. şeftalileri yıkayın, soyup dilimleyin. dilimleri pastanın üzerine dizin. ortasına üzüm taneleri yerleştirin. üzümlerin ortasına da bir adet kiraz tanesi yerleştirin.
6. yuvarlak çikolataları pastanın etrafına dizip servis yapın.
not: hazır kek yoksa 5 yumurta, 5 kahve fincanı un, 5 kahve fincanı şeker ve 1 paket kabartma tozu ile kendiniz de pişirebilirsiniz.
son zamanlarda boyalı içeceklerin zararlarına dikkat çeken ve içeceklerin evde yapılmasını tavsiye eden pek çok e-mail alıyorum. ben de bugün ev yapımı içecek tüketimine destek olmak için iki tarif yazacağım. ilk tarif dün ablamın yaptığı vişne suyu. eskiden annem vişne suyu yaptı mı yaz tamamen gelmiş demekti...
malzemeler:
hazırlanması:
1. 1 kg vişneyi yıkayıp saplarını koparın. vişneleri geniş ve derin bir tencereye alın. tencereye vişnelerin üzerlerini geçecek kadar su ekleyin. 2 su bardağı toz şekeri de ilave edip orta hararetli ateşte kaynamaya bırakın. (tencerenin kapağı taşma tehlikesine karşı açık olmalı)
2. vişne suyu kaynamaya başlayınca suyun renginin daha kırmızı olması için yarım limon suyunu ekleyin. kaynama işlemini vişneler çatlamaya başlayana kadar sürdürün. soğutup servis yapın.
ablamla üniversitemizin yaz okulu döneminde aynı dersi alırken (management dersiydi sanırım) tenefüs aralarında işletme binasının çaprazındaki kantine gidip birer ice tea alır, manzarada ders saatinin başlamasını beklerdik. ablam benden önce mezun olduktan sonra en çok birlikte geçirdiğimiz bu tenefüsleri özler olmuştum...
benim iki gün önce denediğim buzlu çay tarifini ayşen hanım mutfaktazen mail grubuna göndermişti. onun anlatımını değiştirmeden aktarıyorum.
Sıcaklarda en ferahlatan içeceklerin başında gelir bence ice tea yani soğuk çay. Evde en lezzetlilerini çabuk ve kolayca yapabiliriz.. Ben bir tarafta porselen demlikte siyah çayı 3-5 dakika bırakıyorum ve içine meyva parçaları atıyorum. En sevdiğim karışımlardan biri de çilek , şeftali ve bir kaç karanfil. Sürahinin en az yarısına kadar buzla dolduruyorum ve demi doğrudan buzların üstüne döküyorum . Buzlar eridikten sonra gerektiği kadar su ekliyorum. yarım limonu içine sıkıp , yarım limonu da 4'e bölüp kabuklarıyla içine atıyorum. İstenen şekilde ( şeker , tatlandırıcı , salvia , bal ...) tatlandırdıktan sonra birazbuzdolabında bekliyor ve afiyetle içiliyor .Soğuk çay yaparken püf noktası demin hemen soğutulması . Bu yüzden bol buz kullanmak gerek . Bu yapılmadığında tadı değişiyor ,acılaşıyor .
iletişim adresi:
hatice@portakalagaci.com
Son Yorumlar