« July 2004 | Main | September 2004 »

17 posts from August 2004

27/08/2004

yağmur

yagmur

26/08/2004

biberiyeli ve parmesanlı focaccia

foccacio2

salı akşamı yabancı dergilerden birinden bir kurabiye tarifi denedim. ama kurabiye fotoğraftakinden çok farklı olunca ben de limonlu kek yaptım. dün gece de Emeril Lagasse'nin otlu ve parmesanlı focaccia (italyan ekmeği) tarifini denedim. neyseki bu defa yanımda tom jaine'nin making bread at home kitabı vardı. böylece amerikan ölçülerini çevirmem kolay oldu. lagasse ekmeğin üzerine karışık taze otlar serpmiş, jaine ise sade bırakmıştı. ben de önceden bir başka tariften hatırladığım gibi kuru biberiye serptim. tarifin en önemli noktası mayalanan hamurun 3 saat bekletilmesi. bu yüzden benim ekmeğim ancak geceyarısı bitti. ama sabah herkesten güzel yorumlar aldı. eğer sizin ekmeğinizin üzerinin daha kızarık olmasını isterseniz pişerken üzerine su serpebilir veya rahmetli anneannemin yaptığı gibi hamurun üzerine elinizle su sürebilirsiniz.

malzemeler:

  • 1,5 su bardağı ılık su
  • 1 paket yaş maya (42g)
  • 1 yemek kaşığı toz şeker
  • 4 su bardağı un
  • 2 tatlı kaşığı tuz
  • zeytinyağı
  • 1/4 su bardağı parmesan peyniri
  • biberiye
  • taze çekilmiş karabiber

hazırlanması:

1. mayayı ve 1 yemek kaşığı toz şekeri ılık suda eritin. 4 su bardağı unu ve 2 tatlı kaşığı tuzu geniş bir kapta karıştırın. ortasını havuz gibi açıp eriyen mayayı dökün. bir yandan azar azar (hamur kıvama gelene kadar) zeytinyağı ekleyip yaklaşık 10 dakika yoğurun.

2. kabın üzerini streçleyip oda sıcaklığında 3 saat bekletin.

3. 3 saat sonunda 2-3 dakika daha yoğurun ve yağlı kağıt serili (veya yağlanmış) bir fırın tepsisine hamuru yayın. bir elinizin parmak uçlarıyla hamura bastırın. (parmaklarınız hamurun altındaki tepsiye ulaşmalı)

4. hamurun üzerine zeytinyağını, parmesan peynirini, biberiyeyi ve karabiberi serpip önceden ısıtılmış 200C fırında 20-25 dakika pişirin. fırının kapağı aralık olacak şekilde soğutun.


e-dünya

edunya2


internetin gözde siteleri, dünya gazetesi, 25 ağustos 2004. (resmin büyük hali için üzerine tıklayabilirsiniz...)

24/08/2004

fırında köfte ve patates

fırında köfte ve patates

bu tarifi aslında geçen hafta annem yaptığında bir kağıda yazmıştım. ama odamdaki kağıtlar arasında kaybolunca siteye aktaramamıştım. bu sabah bir yandan annemi tekrar anlatması için nasıl ikna edeceğimi düşünüp bir yandan da çekmecelerimi karıştırırken yazdığım kağıt karşıma çıktı. bu akşam dergilerimi, kitaplarımı ve not kağıtlarımı düzenlersem böyle birkaç tarif daha bulabilirim herhalde...

malzemeler:

  1. köfte harcı:
    • yarım kg kıyma
    • 2 dilim bayat ekmek içi, ıslatılmış ve sıkılmış
    • 1 tatlı kaşığı taze çekilmiş karabiber
    • yarım demet maydanoz, doğranmış
    • 2 yemek kaşığı sızma zeytinyağı
    • 1 diş sarımsak, dövülmüş
    • yarım tatlı kaşığı tuz
    • 2 yemek kaşığı süt
    • 1 tatlı kaşığı kekik
    • 1 yumurta
  2. diğer malzemeler:
    • yarım çay bardağı zeytinyağı
    • 5 patates
    • 1 çay kaşığı karabiber
    • 1 çay kaşığı tuz
    • 6-7 sivribiber
    • 3 domates
    • yarım çay bardağı kaynar su

hazırlanması:

1. köfte için gereken tüm malzemeleri yoğurup harç yapın. bu harcı bir gece buzdolabında bekletin.

2. fırın kabına yarım çay bardağı zeytinyağını dökün. patatesleri soyup daire şeklinde kesin. üzerlerine karabiber ve tuz serpip harmanlayın ve tepsiye yayın.

3. sivri biberleri ikiye bölün. içlerini çıkartıp patateslerin üzerine yerleştirin. domatesleri soyun ve biberlerin üzerine rendeleyin.

4. en üste cevizden biraz büyük şekil verdiğiniz köfteleri dizin. yarım çay bardağı kaynar suyu fırın kabına gezdirin. kabın üzerini folyo ile kapatıp 250C fırında patatesler yumuşayana kadar pişirin.

23/08/2004

hanımeli böreği

hanımeli

geçen ay teyzemlerle yaptığımız kahvaltıyı anlattığım yazının fotoğrafında köşede duran ama benim anmadığım bir börek vardı. böreği kahvaltı için teyzem yapıp getirmişti. bugün nihayet siteye yazmak için bu böreğin tarifini aldım.

malzemeler:

  • 4 yufka
  • 1 paketten az margarin
  • yarım çay bardağı dolmalık fıstık
  • sıvıyağ
  • 1 kuru soğan
  • 250g kıyma
  • tuz
  • karabiber
  • yarım çay bardağı kuş üzümü
  • tarçın
  • maydanoz
  • 1 yumurtanın sarısı

hazırlanması:

1. dolmalık fıstığı bir tavada sıvıyağ ile kavurun. yemeklik doğranmış soğanı ve kıymayı ekleyip kavurmaya devam edin. ateşten alıp tuz, kara biber, tarçın, kuş üzümü ve maydanoz ile karıştırın.

2. margarini eritin. 2 yufkayı yağlayıp üst üste koyun ve 12 eşit paçaya bölün. parçaların geniş kısımlarına kıymalı içten koyup sigara böreğinden irice sarın. diğer 2 yufka için de aynı işlemi uygulayın.

3. böreklerin üzerine yumurta sarısı sürüp önceden ısıtılmış 200C fırında üzerleri kızarana kadar pişirin.

20/08/2004

haşhaşlı çörek

hashasli_ekmek

dün gece evdeki herkes kendi köşesine çekildikten sonra ne zamandır uzak kaldığım mutfağa ve fırının başına geri döndüm. önceden yapmaya niyetlendiğim bir tarif için tereyağını erittim. ama tarifin ilerleyen bölümlerinde hamuru 3 saat bekletin yazdığını fark edince durakladım. saat 11'di ve ben hamuru o kadar bekletemezdim. elimde kalan erimiş tereyağını başka bir tarifte kullanabilmek için tüm tarifleri karıştırdım. sonunda haşhaşlı çörek tarifinde karar kıldım. haşhaş ezmesini geçen ay kardeşimle yalova'da dolaşırken küçük bir yufkacı dükkanından almıştım. o günden beri de buzdolabında bekleyip duruyordu. iyi ki de beklemiş çörek olmayı. dergideki tarifin aslında margarin kullanılıyordu ama tereyağı kullanmayı tercih ettim.

malzemeler:

  • 1 paket (42g) yaş maya ( veya 1,5 yemek kaşığı toz maya)
  • 1,5 su bardağı ılık süt
  • 1 çay kaşığı toz şeker
  • aldığı kadar un
  • yarım su bardağından biraz fazla eritilmiş tereyağı
  • 1/3 su bardağı zeytinyağı
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • 1 su bardağı haşhaş ezmezi
  • 1 yumurtanın sarısı
  • üzerine haşhaş veya çörek otu

hazırlanması:

1. ılık sütte şekeri ve mayayı eritin.

2. bir miktar unu ve tuzu geniş bir kaba alın. ortasını havuz biçiminde açarak erimiş tereyağını, zeytinyağını ve süt karışımını unun ortasına dökün. azar azar un ekleyerek elinize yapışmayacak bir hamur elde edin.

3. hamuru yaklaşık 20 dakika yoğurun. hamura disk şekli verip üzerini temiz bir bezle örtün ve kabarması için 1 saat bekleyin.

hashasli_ekmek3

4. hamurunuz masanın üzerinde mayalanırken kitabınızı ve çayınızı alıp karşısına geçin. belki o an duymak isteyeceğiniz bir cümle sizi bekliyor olabilir. "başarı, başkaları pes etse bile çabalamaya devam etmektir."

5. hamur tamamen kabarınca 2-3 dakika daha yoğurun. hamuru ikiye bölün. parçalardan birini dikdörtgen bir fırın tepsisinin üzerinde elinizle açın.

6. zeytinyağı ile yumuşattığınız haşhaş ezmesinin yarısını hamurun üzerine yayın ve irice sarıp rulo yapın. rulonun uçlarını simit gibi birleştirin.

7. kalan hamur için de aynı işlemleri yaptıktan sonra her ikisini de bir tepsiye yerleştirin. üzerlerine yumurta sarısı sürüp çörek otu serpin.

8. önceden ısıtılmış 200C fırında pişirin.

hashasli_ekmek2

9. çok geç olduğu için yiyemeseniz bile bu çöreği ertesi sabah kahvaltı sofrasının en başına koymayı ihmal etmeyin....

(not: tarif; sofra kasım 2001 sayısından alınma.)

19/08/2004

kabak dolması

kabak dolması

annem, geçen akşam ablamlar bizi ziyarete gelecekler diye kabak dolması hazırladı. ben de siteye bu tarifi eklemediğimi hatırladığım için yemeğin fotoğrafını çektim. bunun gibi fotoğrafını çektiğim ama akşam eve dönünce annemden tarifini almayı unuttuğum birkaç yemek var. bu akşam unutmazsam imambayıldı, patatesli fırında köfte ve hanımeli tariflerini annemden ve teyzemden isteyeceğim...

malzemeler:

  • 1kg dolmalık kabak
  • 350g veya 500g kıyma
  • 2 orta boy kuru soğan
  • 1 çay bardağı pirinç
  • yarım çay bardağı sızma zeytinyağı
  • 1 çay bardağı doğranmış maydanoz
  • tuz
  • 1 tatlı kaşığı karabiber
  • 1 yemek kaşığı domates salçası
  • 2 domates
  • suyu için: 1 su bardağı kaynamış su + 1 tatlı kaşığı domates salçası
  • üzerine: sarımsaklı yoğurt + dereotu

hazırlanması:

1. kabaklar ve domatesler dışında kalan malzemeleri karıştırarak dolmalık iç hazırlayın.

2. domateslerin kabuklarını soyup yarım daireler şeklinde doğrayın.

3. kabakların kabuklarını kazıyıp içlerini oyun. 2 parmak genişliğinde, halka şeklinde kesin.

4. halkalara hazırladığınız içi doldurup tepsiye dizin. üzerlerine domates kapatın. 1 su bardağı kaynamış suyu ve 1 tatlı kaşığı domates salçasını karıştırıp dolmaların üzerine gezdirin. kabaklar yumuşayana kadar, fazla hararetli olmayan ateşte pişirin.

5. pişince tabaklara alıp sarımsaklı yoğurt ve dereotu ile servis yapın.

madeline & hünkar beğendisi

madeline

geçen hafta porto riko'da yaşayan madeline'dan bir email aldım. madeline, porto riko'da aşçılık okuyor ve eşi türk. yaşadığı şehirdeki bir gazete okulundaki öğrencilerden bir yemek yapmalarını isteyince o da portakal ağacı'nın ingilizce versiyonunda bulunan hünkar beğendi tarifini biraz değiştirip uygulamış. tebrikler madeline!

not: hünkar beğendiyi ingilizceye madeline'ın eltisi olan betül akın çevirmişti. bu yüzden betül'e de teşekkür etmeliyim...

18/08/2004

adatepe

adatepe

adatepe sokakları o kadar boştu ki sanki köy ahalisi aslında sizin orada bulunmanızdan rahatsız olmuşta evlerine kapanmış hissine kapılıyordunuz. geçen senenin aksine bu defa köye giden yolun başındaki küçük kahvede durmak yerine meydandaki yeri tercih etmiştik. ama oradaki hizmetten memnun kalmayınca kardeşimi zar zor ikna edip sokakları dolaşmaya, seslerin geldiği tarafa doğru yol almaya koyulduk.

dog2

bu küçük gezimiz boyunca bize köyün siyah beyaz köpeği eşlik etti. sokakları dolaşmayı bitirip meydana tekrar vardığımızda ise başka bir kafileye rehberlik yapmak üzere yeni gelen turistlerin yanına yöneldi...

museum

neyseki gezinin bir bölümünde annemleri adatepe zeytinyağı müzesini ziyaret etmeye ikna ettim. bu sayede geçmişten bugüne zeytinyağının yapım öyküsünü bir parça öğrenmiş oldum...

17/08/2004

3 salata tarifi

taze_soganli_patates_salata

tatilde iken good food dergisinde bulduğum tariflerle yaptığım salataların ilki taze soğanlı patates salatası. asıl tarife uymak isterseniz salataya kırmızı, yeşil biberler ve taze nane de ekleyebilirsiniz.

malzemeler:

  • 750g patates
  • 5 yemek kaşığı sızma zeytinyağı
  • 4 limonun suyu
  • 1 tatlı kaşığı sumak
  • 40g doğranmış maydanoz
  • 6 taze soğan, verev doğranmış

hazırlanması:

1. patatesleri haşlayın. bu arada zeytinyağı, limon suyu ve sumağı karıştırıp salata sosunu hazırlayın. isteğinize göre tuz ve karabiber ekleyin.

2. patatesler pişince kabuklarını soyup küp küp doğrayın. sosun yarısını üzerlerine döküp yavaşca karıştırın. soğumaya bırakın. soğuduktan sonra sosun kalanı ve diğer malzemelerle karıştırıp servis yapın.

biberli_nohut_salatasi


ikinci tarif değişik bir nohut salatasına ait. bu tarife de rezene ekleyebiliyorsunuz. ben tarifteki taze fasulye olmadığı için sivri biberleri haşlamadan kullandım. her iki salatanın en büyük özelliği ise sosları. eğer salatayı hemen servis yapmayacaksanız sosunun eklemeden buzdolabında birkaç saat bekletebilirsiniz.

malzemeler:

  • 200g taze fasulye
  • 400g haşlanmış nohut
  • 1 kereviz sapı, doğranmış
  • 1 diş sarımsak
  • 1 limonun suyu
  • 2 yemek kaşığı sızma zeytinyağı
  • 3 yemek kaşığı doğranmış maydanoz

hazırlanması:


1. fasulyeleri 2-3 dakika haşlayın. sıcak suyunu süzüp soğuk suyun altından geçirin.

2. nohut, kereviz ve fasulyeleri karıştırıp servis zamanına kadar buzdolabında bekletin.

3. servisten önce sarımsak, zeytinyağı, limon suyu, maydanoz, tuz ve karabiber ekleyin.

horiatiki

sonuncu tarif bir yunan salatası olan horiatiki'ye ait. normalde salatalarda peynir sevmeyen ailem bile kahvaltı menümde olan bu salatayı çok beğendiler.

malzemeler:

  • 1 kırmızı soğan
  • 1 tatlı kaşığı kekik
  • 2 yemek kaşığı sirke, isteğe bağlı
  • 8 yemek kaşığı sızma zeytinyağı
  • 4 orta boy domates
  • 1 salatalık
  • 2 avuç kalamata zeytini, çekirdekleri çıkarılmış
  • 200g beyaz peynir

hazırlanması:

1. soğanı halka halka doğrayıp bir kaba alın. üzerine kekiği serpin. zeytinyağını ve sirkeyi soğanların üzerine gezdirip kabı streçleyin ve bu halde 1-2 saat bekletin.

2. domatesleri büyük parçalara bölün. salatalıkları kalın dilimlere kesin. peynir hariç hepsini salata kasesine alıp iyice karıştırın.

3. peyniri kabaca ufalayıp salataya ekleyin. peynirleri ezmeyecek biçimde özen göstererek tüm malzemeyi karıştırın.

16/08/2004

vanilyalı kekler

vanilyalı kekler

aslında tatilde siteye yazılmayı bekleyen 3-4 adet salata tarifim birikti ama bugün istanbul'daki yağmuru izledikçe kek tarifi yazmanın daha uygun olacağını düşündüm. bu kekleri dün sabah, kendi kendime sitemin birinci yılını kutlamak için yaptım. tarif living dergisinden alınma. bu yüzden bardak boyutları yine büyük olmalı.

malzemeler:

  • 1+1/2 su bardağı un
  • 1 tatlı kaşığı kabartma tozu
  • 1/2 tatlı kaşığı tuz
  • 8 yemek kaşığı margarin, oda sıcaklığında
  • 1 su bardağı toz şeker
  • 3 yumurta
  • 1+1/2 tatlı kaşığı vanilya
  • 3/4 su bardağı süt

hazırlanması:

1. Fırını 175C'ye getirin. varsa metal cupcake kalıplarının içine kağıtları yerleştirin. metal kalıp yoksa bir tepsiye yağlı kağıt serip üzerine kağıt kalıpları dizin.

2. bir kapta un, kabartma tozu ve tuzu karıştırın. ayrı bir kapta mikser yardımıyla margarin ve şekeri karıştırın. karıştırmaya devam ederek yumurtaları teker teker ekleyin. vanilyayı ilave edin.

3. un karışımını ve sütü dönüşümlü olarak kaba ekleyin. bu arada devamlı karışımı çırpın (un ile başlayıp un ile bitirmelisiniz.)

4. karışımı kalıplara paylaştırın. yaklaşık 20 dakika pişirin. fırın telinin üzerinde soğutun.

not: isterseniz keklerin üzerine krema da sürebilirsiniz. bunun için 12 yemek kaşığı margarini, 3 + 2/3 su bardağı pudra şekerini çırpın. krema çok yoğun olursa 1-2 yemek kaşığı süt ekleyin.

15/08/2004

portakal ağacı 1 yaşında!

portakal ağacı 1 yaşında!

geçen sene 15 Ağustos'ta bir kurabiye tarifi ile başladı bu site. o günlerden bugüne portakal ağacı 350'ye yakın tarif içeren ve günlük binlerce hit alan bir site haline geldi.

sitenin bu hale gelmesinde en az benim kadar çabası olan anneme, babama, ablama, kardeşime, teyzeme, dayılarıma, yengelerime, arkadaşlarıma ve hergün bıkmadan portakal ağacı'nı ziyaret edip yorum yazan, mail gönderen, gruba üye olan, sessiz kalsa da tarifleri deneyip mutlu olan tüm okuyuculara; hayatımın en güzel bölümlerinden biri olduğunuz için sonsuz teşekkürler...

illustrasyon:allison reuling

11/08/2004

bozcaada ve izmir

ruzgar_gulu

pazartesi günü kardeşimle birlikte bozcaada'ya giden bir tura katıldık. ayazma'da kardeşim sahile inince ben de onu beklediğim çay bahçesinden ablamı aramaya karar verdim. meğer benim feribotta olduğum dakikalarda siteye bozcaada'daki rengigül pansiyon ile ilgili yorumlar gelmiş. turun asıl programında rüzgar güllerini ve bozcaada kalesini ziyaret vardı aslında ama biz rüzgar güllerinden sonra guruptan ayrılıp bozcaada sokaklarında rengigül'ü aramaya koyulduk. bize tarif edilen sokağı bulmaya çalışırken bir kapının üzerinde ümit hamlacıbaşı yazdığını farkettim. ümit hanım kala afiyet isimli yemek kitabının yazarı. kendisiyle aynı mail guruplarına üyeydim ve ben onun ada ile ilgili gönderdiği mailleri okumaktan çok keyif alıyordum. birkaç gün önce tijen hanım'a gönderdiğim mailde bozcaada'ya gideceğimi söylemiş ve "kimbilir belki ümit hanım'la karşılaşırım" demiştim. bu yüzden arka arkaya gelen tesadüfler beni çok mutlu etti. o sırada yoldan geçen ümit hanım bizi kapıda görünce fotoğraf çektiğimizi sanmış. yardımcı olmaya çalışınca birbirimizi bulmuş olduk. kendisiyle ayak üstü ama çok keyifli bir sohbet yaptık.

sakizli_enginar

Kabak_cicegi

ümit hanım'dan ayrılınca rengigül'e gittik ama yemek servisleri olmadığını öğrenince farklı bir yer aramaya başladım. sonunda küçük ama güzel gözüken lodos'ta durmaya karar verdik. lodos'ta sakızlı enginarı ve kabak çiçeği dolmasını denedim. bir ara tarifini bulup evde denemem gerekenler listesine girdi sakızlı enginar.

kizarmis_dondurma

turun ayrılma saati yaklaşınca çınaraltı'na yöneldik. bir kızarmış dondurmayı paylaştıktan sonra kardeşim annemler için bozcaada'nın meşhur üzümlerinden aldı. ben de kendime domates reçeli aldım. otobüsteki teyzeleri daha hiç denemediğim reçelin güzel olduğuna ikna etmeye çalıştım. onlarla yöresel yemek sohbeti yaptım. teyzeler yöresel tatlara benden çok daha fazla meraklıydılar. bu yüzden akşam dokuzda eve dönerken otobüsü ezine'de durdurup bir peynirciye girdiler. biz de onlarla birlikte biraz peynir alıp geldik.

dünkü rotamız ise izmir yönüneydi. işleri dolayısıyla bir günlüğüne izmir'e gidecek olan babamı bir önceki akşam beni de götürmesine ikna ettim. izmir benim 5-10 yıl gördüğüm izmir'den çok daha farklıydı ve çok güzeldi. melda'nın tavsiyesi üzerine güzelbahçe'ye gittik. hatta giderken yolu şaşırıp turkuaz'ın yanından geçtik. güzelbahçe'den alsancak'a döndükten sonra portakal ağacı'nın izmirli okuyucusu burçak seçil ile buluştuk. burçak seçil ile birlikte reyhan pastanesine gidip istanbul'da bulamayacağım sakızlı ve karadutlu dondurmalarından yedik. burçak seçil ile 15-20 dakikalık sohbetimiz sırasında bu sitenin bana en büyük faydasının böyle insanlarla tanışmam olduğuna karar verdim. burçak seçil hem ev sahipliğin hem de misafirperverliğin için çok teşekkürler!

yarın istanbul'a geri dönüyorum ama 3 seneden beri en güzel tatili yaptığımı söylemeliyim...

(not: biriken tüm yorumlara ve maillere cuma gününden sonra cevap yazmaya başlayacağım...)

10/08/2004

izmir

birazdan izmir'e dogru yola cikacagiz. izmirli okuyucular isterlerse bugun bir yerde toplanabiliriz...

08/08/2004

ege'nin lezzet durakları

zeytinbagi

güre'de kaldığımız bu küçük evde birkaç tatlı ve salata yapmak umuduyla getirdiğim mikserim ve baharatlarım ilk günkü denememizden sonra yerlerinden çıkmamaya karar verdiler. çünkü bu evin minik mutfağı ve elektirikli ocağı patatesli patlıcan yemeği girişimimizi bir kaç saatte ancak pişirebildi. biz de benim geçen hafta kaybolantatlar grubu'nun gezi notlarından okuduğum yerleri keşfe çıkmayı daha yerinde bulduk.

ilk durak; zeytinbağı. asıl planımız tijen inaltong ile orada bir kahvaltı yapmaktı. planlarımız uymayınca maalesef gerçekleştiremedik bunu. ama portakal ağacı okuyucularından sayın sezgi demir de zeytinbağı'nı tavsiye eden bir mail gönderince gitmeye karar verdik. aktör tuncel kurtiz ve kimya mühendisi eşi menend kurtiz'in çamlıbel köyü'nde kurdukları bu butik otel aşağıdaki gürültülü şehir hayatından çok daha sessiz ve sakin bir ortam vaad ediyor. menend hanım'da uzun yıllar özel sektör'de çalışması dolayısıyla yaşadığı istanbul'un karmaşasından kaçmak için buraya geldiklerini anlattı bize. zeytinbağı tam bir aile işletmesi. bizim sadece yemek bölümüne şahit olduğumuz otelin mutfağını menend hanım'ın kardeşi erhan şeker ve annesi ayten hanım yönetiyor. otelin arkasındaki bahçede adaçayları, kekikler, rokalar, domatesler, enginarlar yetişiyor. yemekler de mümkün olduğunca bahçede yetişenler ile hazırlanıyor. zeytinbağı'nda çok güzel ve daha önce hiç tatmadığımız lezzetler ile tanıştık geçen akşam. bunlardan ilki kabak çiçeği dolması. rahmetli anneannemin de eskiden yaptığı bir yemekmiş bu. taç yaprakları henüz açık olduğu için sabahın erken saatlerinde toplanan çiçekler yıkanıyor ve içlerine dolma içi konuluyor. pişince minyatür dolmalar elde ediyorsunuz. ardından karnıyarık yemeğinin uzun bamyalarla yapılmış versiyonu. benim gibi mink bamyalara alışkın biri için oldukça enteresan bir yemekti bu. menüdeki bir diğer yemekte arasına sanırım ıspanak ve benzeri otların doldurulduğu çupra balığıydı. ayrıca yemeğin sonunda otelin kendi üretimi sabunları ve reçelleri sattığı dükkanı gezerken menend hanım bize akasya reçeli'ni hediye etti. ege'nin leziz zeytinyağlılarını, lorlu böreklerini ve tatlılarını nezih bir sunumla denemek isteyenlere zeytinbağı ideal bir mekan.

ikinci durağımız ayvalık güler pastanesi. güler pastanesi'nin lor tatlısının ve sakızlı kurabiyesi'nin ününü duyduğum için sadece bunları denemekle yetindik. lor tatlısı şerbetine rağmen hafif ve güzel bir tatlıydı. sakızlı kurabiye'de ise benim geçen ay yaptığımdan daha az sakız tadı hissediliyordu ve daha fazla pişirilmişti. gelecek sefere ben de öyle deneyeceğim. güler pastanesinden çıktıktan sonra cunda adasına gittik ama orada aklımda bir isim kalmadığı ve diğer taraflardaki kadar iyi rehberlik yapamadığım için edremit'e dönmeye karar verdik. edremit'te neyseki ismini aldığımız bir yer vardı: cumhuriyet lokantası. biz sokaklar arasında büyük bir lokanta ararken beldiye binasının yanındaki küçük dükkanın aradığımız yer olduğunu anladık. hem güler pastanesi hem de cumhuriyet lokantası anneme göre eski kayseri dükkanlarını yansıtıyordu. cumhuriyet lokantası'nda zeytinbağı'ndaki gibi zeytinyağlılar yoktu ama onların salatalarında kullanılan malzemeler aynı tazelikteydi. edremit taraflarına gelecek olanlara cumhuriyet'i rahatlıkla tavsiye edebilirim.

bugünkü planım ise akçay pazarı'na gidip kabak çiçekleri, upuzun bamyalar satın almak ve akçay'daki istasyon lokantası'nı bulabilmek...

not: fotoğraf, zeytinbagi.com'dan alınmıştır.

04/08/2004

yaz meyveleri tartı

fruit_tart

ağustos portakal ağacı'nda sebze & salata ayı ama geçen ayki kahvaltı menüsünün son tarifi olan yaz meyveleri tartını atlamamak için bu ay ilk ona yer vermeye karar verdim. tarif living dergisinin temmuz 2004 sayısındaki artful tarts başlıklı yazıdan. asıl tarifte yazar böğürtlen, incir, yaban mersini ve kızılcık kullanmıştı. ben tart hamuru ve kremasına sadık kalarak meyveleri elimin altındakilerle değiştirdim. tarifle ilgili önemli ayrıntı ise kullanılan su bardağının büyük boy olması. tarif biraz uzun ama hamuru önceden hazırlarsanız yapımı çok kolay oluyor.

hamur malzemeleri:

  • 2,5 su bardağı un
  • 1/4 su bardağı toz şeker
  • 1/4 tatlı kaşığı tuz
  • 225 gr margarin, küçük küçük kesilmiş
  • 2 yumurtanın sarısı, hafif çırpılmış
  • 2 veya 4 yemek kaşığı krema

hamurun hazırlanması:

1. un, şeker ve tuzu mutfak robotunda karıştırın. küçük parçalar halindeki margarini ekleyip 10 saniye daha karıştırın.

2. robot çalışır vaziyette iken çırpılmış yumurta sarılarını ekleyin. yavaş yavaş kremayı ekleyin. en fazla 30 saniye daha karıştırın.

3. hamura elinizle disk şekli verin. (bu arada un az gelmişse ekleyebilirsiniz) streçle kapatıp en az 1 saat en fazla 2 gün buzdolabında bekletin.

not: isterseniz bu halde buzluğa koyup 1 ay saklayabilirsiniz.

tart kreması malzemeleri:

  • 1/4 su bardağı toz şeker
  • 3 yemek kaşığı un
  • 1 tutam tuz
  • 1 su bardağı buttermilk (1 su bardağı ılık süt+1,5 yemek kaşığı limon suyu)
  • 2 yumurtanın sarısı
  • 1 paket vanilya
  • 1 yemek kaşığı limon kabuğu rendesi
  • 2 yemek kaşığı taze limon suyu

tart kremasının hazırlanması:

1. önce buutermilk'i hazırlamak için 1 su bardağı ılık süte ile 1,5 yemek kaşığı limon suyunu ekleyip bir köşeye koyun. (bunu mümkünse bir süre önceden yapın.)

2. şeker, un ve tuzu karıştırıp bir kenara alın.

3. limonlu süt karışımını ve yumurta sarılarını bir tavaya alın. yavaş yavaş şekerli karışımı ekleyin. orta harlı ateşte karıştırarak yaklaşık 4 dakika pişirin. pişince vanilya, limon kabuğu ve 2 yemek kaşığı limon suyunu ekleyin.

4. tavayı buzdolu bir kabın içine oturtun. ara sıra karıştırarak soğutun.

tart malzemeleri:

  • 1/2 su bardağı krema
  • 2-3 şeftali
  • 6-7 kayısı
  • ufak bir salkım üzüm
  • üzerine sürmek için kayısı reçeli

tartın hazırlanması:

1. tart hamurun unlu bir yüzeyde yaklaşık 5-6 mm kalınlıkta açın. hamuru elinizle bastırarak 22 cm (9 inch)lik kare bir tart kalıbına kenarları da kaplayacak biçimde yayın. buzdolabında 30 dakika bekletin.

2. fırını 190C'ye (375F) getirin. tartın tabanını çatalla delin.

3. tartın üzerine yağlı kağıt serin. yağlı kağıdın üzerine kuru fasulyeler yerleştirin. (tart kabarmasın diye) bu halde 15-17 dakika pişirin. yağlı kağıdı ve fasulyeleri kaldırın, pişirmeye 20 dakika daha devam edin. pişince soğumaya bırakın. soğuyunca dilerseniz kalıptan çıkarın.

4. kremayı çırpın. yavaş yavaş tart kremasına ilave edin. karışımı tartın üzerine yayın. meyveleri dilimleyip üzerine dizin. bu halde buzdolabında soğutun.

5. soğuduktan sonra fırça yardımıyla meyvelerin üzerine kayısı reçeli sürün.

03/08/2004

birkaç gün yazı yazmamanın kötü taraflarından biri bir türlü bilgisayarın başına geçip tek bir tuşa basma isteğinizin uyanmamasıdır herhalde. en azından benim için durum böyle. bunun sebebi ne siteden sıkılmamla ne de hasta olmamla alakalı. (yine de merak edip sorduğunuz için teşekkürler). ilk kez bu sene yıllık iznimi sonuna kadar kullanmaya ve bilgisayara fazla yaklaşmamaya karar verdim. hem bu sayede portakal ağacı'nı da daha çok özleyip yeni tarifler deneyebilmek için zaman kazanmış oldum.

bu arada yaptıklarım:

  • 5-12 ağustos tarihleri arasında yapacağımız edremit gezisi'ne hazırlanmak
  • anneme göstermeden mutfak malzemelerini valizlere koymak
  • dizüstü bilgisayarı edremit'e götürüp oradan siteye yazma planları yapmak
  • 3 yeni tarif deneyip fotoğraflarını çekmek
  • portakal ağacı okuyucularına hazırladığım bir sürpriz için yarın sabah yapacağım görüşmeyi düşünüp heyecanlanmak
  • annemle yeni servis tabakları ve bardaklar almak -annemin gösterdiğim bir tabakla ilgili "hayır yaptıklarını buna koyarsan fotoğrafta iyi çıkmaz" yorumu yapması-
  • 2-3 hafta sonrası için planladığım portakal ağacı ankara toplantısı ile ilgili yer düşünmek

eğer listede bahsettiğim tarihler arası edremit-ayvalık taraflarında olacaklar varsa belki ufak çaplı bir toplantı yapabiliriz. size uygun olan günü haticeozdemir@hotmail.com adresine gönderebilirsiniz. bahsettiğim tarifleri de yarın siteye yazacağım, ilginiz için tekrar teşekkürler...