bu siteye genelde yemekle alakasız konularda ya da üzgün olduğumda birşey yazmamaya çalışıyorum. çünkü üzgün olduğum zamanlarda yazacaklarımı okusanız muhtemelen pesimist bir insan olduğumu düşünürsünüz. ama bugün sitenin en tatlı okuyucularından, portakal ağacı'nın simge isimlerinden biri olan Esma teyze'nin vefatını okuduğumdan beri doğru dürüst yazacak şey bulamıyorum. eskiden bir vefat haberi duyduğumda "Allah rahmet eylesin" deyip geçiyordum. sanki ölüm benim sevdiklerime asla uğramayacakmış gibi geliyordu. belki bu yüzden üniversiteye gireceğim sene anneannemin hastalığını öğrendiğimde pek bir tepki verememiştim.
nasılsa iyileşecekti benim anneannem. benim ailemde hiç ciddi hastalığı olan yoktu ki. hastalığının ne kadar ciddi olduğunu kavrayamadan onun yanında kaldım birkaç gün. yaptığı ama kendisinin doğru dürüst yiyemediği yemekleri yememek için nazlandım, "yavrum, bir yoğurt çorbası yaparsan belki bir iki kaşık yerim" dediğinde o yemeği yemeği ne kadar istediğini ama tabağını bile doğru dürüst bitiremediğini fark edemedim.
şimdi son bir saattir benim canım anneanneme onu ne kadar sevdiğimi gösterebilmiş miyimdir, yoksa çocuk halimle yaptığım gariplikler onu üzmüş müdür, biz onu hep eski haliyle hatırlayalım diye yanına götürülmediğimiz son zamanlarında çok acı çekmiş midir diye düşünüp üzülmekten başka bir şey yapamıyorum.
Allah tüm kaybettiklerimizin mekanlarını cennet eylesin...
Son Yorumlar