kıbın

21 Mayıs 2005, 2 milyondan fazla Kafkasyalının yurtlarından sürülmelerinin 141. yıl dönümü. Genelde her 21 Mayıs tarihinde atalarıma ait bir tarifi yazmaya gayret ediyorum. Geçen sene bugün şıpsı paste tarifi yazmıştım. Bugün de annemin, babamın halası Nemide haladan tarifini alarak yaptığı bizde mentaz (metaz) diye bilinen ama çoğunlukla kıbın diye anılan tarifi yazacağım. Tarifin yapılış şekli haluj'a çok benziyor, sadece iç malzeme bunda kıymalı.
Büyük sürgün sırasında hayatlarını kaybeden yüzlerce erkeği, kadını ve çocuğu rahmetle anıyorum...
hamur malzemeleri:
- 3 su bardağı un
- 1 tatlı kaşığı tuz
- ılık su
hazırlanması:
Malzemelerle mantı hamuru gibi sertçe bir hamur yoğurun. üzerini temiz bir bezle örtüp 15 dakika dinlendirin. Bu arada kıymalı içi hazırlayın.
iç malzemeleri:
- 500gr orta yağlı kıyma
- 3 orta boy kuru soğan
- 1 diş sarımsak
- 1 tatlı kaşığı karabiber
- 1 tatlı kaşığı tuz
hazırlanması:
Soğanları mutfak robotundan geçirip mümkün olduğunca ince doğranmalarını sağlayın. Çiğ kıymayı, soğan, sarımsak, tuz ve karabiber ile karıştırıp kıymalı içi hazırlayın.

Hamuru 4 parçaya ayırıp her parçadan 3 şerit elde edin. Şeritlerden iki santimlik küçük parçalar kesin. Bunları unlu zeminde işaret parmağınızla bastırarak düzleştirin.

Bu küçük parçaları hafif unlu zeminde merdane ile yaklaşık bir çay tabağı büyüklüğünde, mantı hamurundan biraz kalınca açın.

Her bir hamurun ortasına bir tatlı kaşığı kıymalı içten koyun.


hamurları yukarıdaki fotoğraftaki şekiller gibi veya bir ravioli kalıbı kullanarak kapatın. Kenarları mutlaka çok sıkı kapatın, haşlama esnasında açılmasın. (Biz ilk fotoğraftaki hamurları Marcela isimli okuyucumun gönderdiği fotoğraftaki empanadaslar gibi kapattık.)

Hamurları tuzlu kaynar suda haşlayın. Kıbınlar suyun yüzüne çıktıktan yaklaşık 5 dakika sonra tencereden çıkarın. (Piştiklerinden emin olmak için bir tanesi alıp, ikiye keresek bakın.)
Hepsini geniş bir tabağa alıp yağda kızdırılmış pul biber ve yoğurt ile servis yapın.
sevgılı hatıce abla bende o soykırım torunlarındanım bu tarıfı gorunce cok sevındım bızımde geleneksel yemeklerımızın artık herkesın bılmesınden dolayı.bızde kazakıstana surgun edılmıs turklerdenız.
Posted by: semra | 17/05/2008 at 21:24
Burdan öncelikle size ellerinize sağlık demek istiyorum ve Tüm Çerkez kardeşlerime sevgi ve saygılarımı göndermek istiyorum.Bende Kabardey'im Bizde psihalıve deniyo bizdede yufka gibi açılıp bardakla kesiliyo.Çok severim bende bu yemeği.
Posted by: Aybike | 05/03/2008 at 19:57
cecenler evet cok mücadele verdi ve vermeye devam ediyorlar allah yardimcilari olsun kardeslerimizin bende bir cecen olarak bazi degerlerimizin kaybedilmesinden yana cok sikayetciyim mesela bu yemegi yogurtla yemek gibi yogurt bu yemegin lezzetini aslinda bozuyor arkadaslar yogutla degilde üzerine sadece kirmizi biberli veya pulbiberli yag gezdirip yigebilirsiniz yada haslanilan hamur suyundan sos hazirlayip ona batirarak yigebilirsiniz bu sos sadece hamur suyu ve sarimsakdan ibarettir üzerine yag gezdirip yigebilirsiniz AFIYET OLSUN
Posted by: hicran kayaöz | 07/02/2008 at 14:41
kazak bir arkadaşım buna benzer bir mantıyı tavuk suyuna haşlıyor,ne kadar lezzetli olduğunu anlatamam.mutlaka deneyin.
Posted by: gökçen | 25/05/2007 at 01:12
Bende Ahısklalıyım bizde buna hingal derler şimdi saat geç oldu ama sabaha kadar burda olduğuma göre olsaydıda yeseydik hiç de fena olmazdı.
Posted by: Ali ihsan | 09/03/2007 at 00:24
bu tarifi annemden biliyorum üzerine yapılan sarımsaklı ve salçalı sosla süper oluyo ama bence küçük küçük açıp uğraşmak yerine mantı gibi yufka açılıp bardakla yuvarlaklara ayrılabilir
saygılar...
Posted by: Tuğba | 13/11/2006 at 15:39
MERHABA ben bir çerkez kızı olarak kıbının ustasıyım Geleneksel yemeklerimizi herzaman yapıyoruz bizim erkekler"bir hafta yöresel yemeklerden yemezsek çerkezliğimiz bozulur"diyorlar okadar düşkünler çerkez yemeklerine ve bizede sık,sık kıbın,ahçin,tolen yapmak düşüyor.sağlıcakla kalın saygılarımla NASİP
Posted by: nasip | 30/05/2006 at 23:52
Merhaba,
ye#9'un logosunda da bunların resmi var ya, annem bloguma bakarken görmüş, irem bunların adı neydi... neydi... diye düşünüp duruyordu. Çerkes bir tanıdığımız vardı, çerkes yemeklerini ondan öğrenmiştik. bunu da, ama adını unutmuştuk bütün arşivinizi aradıktan sonra en sonunda sonuca ulaştım :) gerçi bu kadar çok isme sahip olduğu için hala şüpheliyim acaba onların kullandığıyla aynı mıydı diye...
Ellerinize sağlık..
Posted by: irem | 08/04/2006 at 00:38
Bugün parmağımdan dolayı,eşim hiç bişey yapmamı istediği(anlayacağın tembellik yapıyorum) için sadece bilgisayarın başında senin siteni inceliyorum.Ve inceledikçe enteresan şeyler buluyorum.Ben bugün itibariyle daha 37 günlük evliyim ve eşim çerkez ve kökenleri kafkasyaya dayanıyor,geçenlerde hataya gittiğimizde kayınvalidem bana matazı öğretti ve ilk onunla denedim ve ilk denememin gayet iyi olduğunu söyledi,şimdi burda görünce hoşuma gitti.Hatice,bi gününü bildiğin çerkez yemeklerine ayırırsan bana çok büyük bi iyilik yapmış olursun çünki ben hiç çerkez yemeği bilmiyorum.Şimdiden sağolasın
Posted by: arzu | 27/02/2006 at 17:28
Merhaba hatice hanım, tarif çok güzel, biraz önce haluj un tarifinide yazdim yemek defterime yalnız çok düşünmeme rağmen bu hamurları nasıl kapattığınızı anlayamadım bir türlü , detaylı bir şekilde mümkünse fotoğrafını çekerek tarif edebilirseniz çok memnun olacağım. Tarifleriniz bizim evde çok beğeniliyor, ellerinize sağlık, hoşcakalın...
Posted by: özlem koçak | 17/01/2006 at 22:40
bu yemeği her gördüğümde bayılıyorum ama pişirmeye eriniyorum lütfen biri pişirip ışınlasın.annem biz küçükken çok yapardı içinede zeytin tanesi koyardı bir tane koça yemekte 1 tene zeytin bulana kadar abimle yerdik.yanlız içine annem patetes koyardı.
Posted by: canan44 | 13/11/2005 at 17:41
merhabalar ilkkez bu siteye giriyorum ve çok güzel bir site ben bilmediğim tarifleri öğrenmeyi denemeyi çok severim.ben çerkesim ve bu tarife bizde psije halüj deniyor.herkese selamlar hoşçakalın..
Posted by: neslihan | 16/10/2005 at 12:33
Selam Hatice,
Ben yillar once babaannemin bize yaptigi ve adina metaz dedigi misir unundan yapilan ve icine sogan ve ceviz karisimini koyarak pisirdigi yiyecegin tarifini aramaktayim. Anladigim kadariyla senin ailende sana bu bilgileri verecek birileri var.
Cok tesekkurler,
Neslihan
Posted by: Neslihan | 14/10/2005 at 21:33
selam
Ben de baba tarafından kumuk (Dağıstan) anne tarafından çerkesim ve çanakkaleliyim.Biz ne geçmişi ne de kökenimizi unuttuk.Yeni evliyim değişik yemek tarifleri ararken kendimi bu sitede buldum ve iyi ki bulmuşum.Gerçekten tarifler harika.Kurze ve kıbını biz çoğunlukla ıspanaklı ve yumurtalı yaparız.Bi kere de öyle denemeni tavsiye ederim.Gerçekten çok lezzeli olur.
Posted by: Aysun Kaya | 10/09/2005 at 10:57
Haticeeee, öldüm ben :) ya bi türlü düzgün kapatamadım, ne zor şeymiş bu. Gerçi pişerken açılmadılar ama, çok da düzgün olmadılar. Neyse, hiç olmazsa merakımı giderdim. Şimdi fırında "muhallebili Kurabiye"pişiyor. Annem de dalga geçiyor sanki hiç kilomuz yok gibi diye :)
Posted by: Bahar | 16/08/2005 at 17:15
Hatice Hanım'ın tarifini ve ardından gelen yorumları okudum. Yemek pişirmeye meraklı, soyunda Çerkeslik olan bir erkeğim. Kıbın benim de televizyondan ilgimi çekti.Az önce Google'dan arattım kıbın'ı ve bu siteye denk geldim. Bana kalırsa Hatice Hanım'ın verdiği tarif ile -ki o tarif çeşitli Çerkes kavimlerince kurzuniş/kurzunuş gibi isimler de verilen yiyeceği andırıyor ve "bizim kabile" onu sarımsaklı bir sosa (dövülmüş sarımsak üzerine hamurun pişme suyundan konur, üzerine kızdırılmış kırmızıbiberli yağ gezdirilir) batırarak yer- National Geographic'in "meşhur ettiği" kıbın, pişirme teknikleri bakımından farklı yiyecekler sanki. Televizyonda gördüğümüz kıbın açıkça fırında pişiriliyor gibi duruyor; hatta bu esnada biçimsiz çatlamasın diye olmalı üzerine küçük bir kesik yapıyorlar + şeklinde. Haşlama usulünde böyle bir kesik yapılmaz; yapılırsa, hamur haşlanırken rezil olur zaten. Hatice Hanım'ın mentaz'ı, benim bildiğim ismiyle kurzuniş ve Anadolu'da Çerkeslerin bulunduğu yörelerde Çerkes olmayanlarca da bilinen versiyonlar ise esas olarak suda haşlanıyor. Ve yine bizim bilegeldiğimiz versiyonlar yoğurt, kırmızı biberli yağ, bir tür özel sarımsak sosu gibi tatlandırıcılar eşliğinde yeniyor. Televizyonda gördüğümüz kıbın'da böyle bir sos da yok gibi duruyor. Bizleri, sözünü ettiğimiz çeşitlemeler ile kıbın adlı yiyeceği aynılaştırmaya iten şey sanırım o hemen dikkatimizi çeken katlama şekli. (O katlamanın da iki ayrı türü vardır, biri kenardan biri ortadan yapılır. Burada katlama işini öğrenmeye meraklı insanlar olduğunu görüyorum ama yazıyla anlatarak olacak şey değil pek. Aslında çok kolaydır. Cesaretinizi toplayıp başlayınca bir-iki bozuk üründen sonra, mükemmel yaparsınız. Ama dedim ya, bir kez görmek lazım nasıl yapıldığını. Bunun için de kısa bir video dosyası yeterli olur; göstermek isteniyorsa. Neyse, konu dağılmasın.) Fakat şunu söylemeliyim ki büyücek mantı türü yiyecekleri bu şekilde katlamak Çin'den Rusya içlerine kadar çok geniş bir coğrafyada hayli yaygın. Ben de tesadüfler neticesi öğrendim bunun böyle olduğunu. Bu tesadüflerin ilkinde "Aaa, Çinliler bizim Çerkes yemeğini biliyormuş" gibi hayli benmerkezci bir tepki vermiştim! Durum bu değildi tabii. Sanıyorum o katlama şekli iç doldurulan bazı hamurlu yiyeceklerin açılmaması için aklın yolu oluyor. Sonuçta diyeceğim şudur: Bana öyle gelir ki, bu kıbın, bizim burada söz ettiğimiz Kafkasya kökenli haşlama hamur işi ailesinden farklı bir pişirme tekniğiyle yapılıyor. Öyleyse lezzeti de farklı olmalı. Hal böyleyse, bunların ayrı yemekler olarak sınıflandırılması doğru olabilir.
Posted by: Deniz Öğüt | 09/06/2005 at 04:03
Merhaba
Öncelikle Kafkasya'da ve tüm dünyada mazlum olarak hayatını kaybeden kardeşlerimize Rabbi Rahimden rahmet diliyorum.Biz Suriye Halep-Elbeyli den çok uzun seneler önce Sivas'a yerleşmiş,42 köyden oluşan Elbeyli olarak anılan Türkmen-Yörük kökenliyiz.Biz de buna Hingel diyoruz.Genelde patatesli yapıyor üzerine kızdırılmış bol tereyağı dökülüyor.Mantıdan oldukça büyük kareler kesiliyor,kapatma şeklimiz aynı.Ben küçük bir kızken öğrendiğim için mi bilmem kapatma da zorlanmıyorum.Kıymalı yapılırsa 'etli hingel'deniyor.Annenin ve senin eline,yüreğine sağlık.
Posted by: Semanur | 08/06/2005 at 09:56
merhaba,
bu yemegi gecen sene discovery channel`da dunyadaki kultur cesitliligini gosteren kisa kisa belgesel dizilerinin birinde rastlamistim.
cok farkli kulturler dillerinden yasayislarindan bahsediyordu.
kafkaslarin konu oldugu bolumde kafkasya`li bir kadin bu yemegi annesinden ogrendigini ve kulturlerinde cok onemli yeri oldugunu anlatti hatirladigim kadariyla.yapilisinda 2 fark vardi: icine kusbasi cig et koyarak yapti ve firinda pogaca gibi pisirdi ama sekli tamamen ayniydi , kivrimlarindan hatirladim resimleri gorunce :)
Posted by: emine | 02/06/2005 at 11:06
Kıbın adı ile yapmış bulunduğunuz yemek hala amasya,tokat,çorum bölgelerinde dağınık olarak bulunan muhacir diye bilinen kafkas göçmenleri tarafından yapılıyor.adı "hingal" diye geçiyor.Ben de baba tarafından bir kafkas halkı olan misket türklerindenim .o sebeple biliyorum.
Posted by: handan | 31/05/2005 at 18:46
Merhabalar
sitenize herhafta girip bakıyorum çok güzel tebrik ederim. Cerkezlerin diğer ülkere nazaran mutfagı pek zengin değildir ama lezzetlidir.
kıbın için hamurun tamamını açıp bardakla yuvarlaklar kesip içlerini koyduktan sonra kıvırmak daha kolay bence. en iyi günlere
Posted by: zuli | 25/05/2005 at 15:03
Burhan bey, kıbını ve empanadası suda, fırında veya buharda pişirebilirsiniz. Değişik yapılış şekilleri mevcut.
Posted by: Hatice | 25/05/2005 at 09:42
kıbın tarifi hakkında bir ikileme düştüm ; national geograpy kanalında kıbın türklerinden bahsedilen bir teaser(tanıtım) da kıbın tarifi veriyorlar .tamam şekil itibarıyla çok benziyor ama oradaki tarifte haşlamak yok fırında poğaça gibi direkt pişiriliyo. bu farklılık nedendir? iki farklı yapılış mı,yoksa isim karmaşasımı
Posted by: burhan | 25/05/2005 at 02:25
Arkadaslar ben de yeni farkina vardim.Bu kibin tarifini ne cok bekleyenler varmis.Ya bu bizim bildigimiz manti.Bu tarifi arayanlar manti tarifinidemi bilmiyorlar.Benim de bir Rus arkadasim Kazakistan asilli bana üc katli tencere hediye etti.Ben bazen böyle irice yapip buharda pisiriyorum.Gercekten lezzetli oluyor.Zaten mantiyi sevmeyen yoktur
SEVGILER...
Posted by: seyma | 24/05/2005 at 20:33
dogrusunu soylemek gerekirse ben kafkas turklerine bu kadar agir iskenceler yapildigini bilmiyordum bile bir cok turke iskence yapildi bir zamanlar ama biz nicin bunu butun dunyaya duyurmuyoruz ermeniler haksiz olmalarina ragmen neredeyse butun dunyayi yalanlarini inandirdilar ama biz malesef dogrularimizi bile anlatamiyoruz. umarim bu bir baslargic olur bizim icin aciniza yurekten katiliyor ve bu uzucu gunun daha genis kitlelere duyurulmasini temenni ediyorum.
bu arada siteniz cok guzel takip ettigim tek yemek sitesi normalde bu tur sitelerden cok hoslanmam ama sizin ki baska
Posted by: fatma | 24/05/2005 at 20:19
Bu arada ben geçen pazar akşam yemeği için uzun zamandır yapmak isteyipde yapamadığım haluj'u yaptım:) Yani kıbın. Haluj'la kıbın aynı şey değil mi Hatice? Haluj'da patates vardı. Kıbın'da da kıyma. Ama Çok denememe rağmen ne yaptımsa akıl erdiremedim nasıl örüyorsunuz ya :( Yazıcıdan çıktısını almıştım. Kardeşime de hep anlatıyorum bu siteyi. Dedim bu site sahibi sülalecek çok maharetli. Annesi örmüş bunları dedim. Nasıl yapmış dedi durdu zaten:)
Benim yaptıklarımın çoğu açıldı:( Halbuki o kadar da iyi kapattığma inanmıştım. Yalnız çok zor piştiler Hatice'cim. Acaba hamuru kalın mı açtım dersin? Birde ben oklavayla yufka büyüklüğünde açıp su bardağıyla kalıplar çıkararak içine malzemeyi koydum öyle kapadım. Bana çok büyük oldular gibi geldi. Ama çok beğenildi:) Uğraştığıma değdi yani. Son olarak sana mesaj yazmayı düşünmüştüm. Annenden rica ediyorum. Şu Haluj yemeğini bi kere daha yapar mı diye. Bir de baktım yapmışlar bile:))) Vallahi çok sevindim ya. Allah razı olsun inşallah. Ellerinize sağlık.
Kıymalısını merak ediyorum. Eminim o daha güzel olur.
Hoşçakalın.
Posted by: Beytiye | 24/05/2005 at 12:57
:(((( Allah mekanlarını Cennet eylesin inşallah. Düşünemiyorum onların o zamanki acısını. Zaten ne kadar düşünsemde hissetmek, anlamak mümkün değil... Allah yaşatmasın inşallah bir daha böyle acılar... Ruhları huzur içinde olsun. Belki bugün bunların hesabı sorulamıyor. Zaten öleceğini unutmuş bu insanlar. "O GÜN" Nasıl verecekler bakalım bunca insanın hesabını, haklarını nasıl ödeyecekler?
Allah kimseyi vatanından ayırmasın. Kimselere kötü fırsatlar vermesin.
Hepiniz Allah'a emanet olun inşallah...
Posted by: Beytiye | 24/05/2005 at 12:47
ben karaçay türküyüm.kıbın ismini bu yemek için bizimkiler kullanır.zaten discavery de anlatılan topluluk karay türkleri yani karaçaylılar.ayrıca çok hoş bir site hazırlamışsınız. yemek yapmayı internetten öğrenen biri olarak şu sıralar sadece sizin hazırladığınız bu siteden zevk alıyorum.herzaman daha iyi olması dileğiyle
Posted by: devrim | 24/05/2005 at 11:59
hatice'cim,
bilgilendirdigin icin teskkur ederim.
Posted by: busra | 23/05/2005 at 20:50
Ben de kimsenin yerinden yurdundan, dunyadan boyle nedenlerle ayrilmamasini diliyorum Allah'tan. Allah herkese guzel gunleri gostersin, bu dunya baris icinde yasanan bir yer olmaliyken, her sene ilerlemek gerekirken bu konularda gitgide geriye gidip ilkellesiyoruz, duyarsizlasiyoruz.
Sevgiler!!
Tesnim
Posted by: Tesnim METE | 23/05/2005 at 20:25
Arkadaslar merhaba .Ben bir konuda zorlaniyorum.Bana yardimci olurmusunuz lutfen.Sitedeki goruntuler degismis bir harita cikiyor bu haritada bayraklar secilip yazilar yaziliyor bunu nasil yapabilirim lutfen yardimci olurmusunuz.
Posted by: ebru agar | 23/05/2005 at 19:53
Merhaba Hatice,
Kafkasya da olen tum gunahsiz insanlara Allah tan rahmet diliyorum...
Discovery de kisaca gosterdigi sekliyle kibin; koyun etinden yapilan, firinda pisen, pogaca gorunumunde bir yiyecek...Resmi gorunce baya sasirdim farkli cesitleri mi var?
Posted by: Yonca | 23/05/2005 at 17:15
tarihinde buyuk acilar, kayiplar, zorluklar yasamis olan kafkasya halkinin tum olmuslerine Allah'tan rahmet diliyorum.
sevgili hatice, yutkunarak hatirliyorum bu guzellikleri sen yayinladikca... ve sabirsizlaniyorum bunlarin tadini cikarabilecegim gunler icin.
Posted by: hbg | 23/05/2005 at 17:10
haticeciğim
tamam bitanem ben de görebildim logoyu şimdi.çok tatlı maşaallah.çok çok cici , şeker olmuş.:)sen de sevgini bizim gönlümüze ektin , sana olan duamız da onları böyle toplamana benziyor:)
bir'e emanet
muhabbetle canım
Posted by: first_zeynep | 23/05/2005 at 17:09
Çok güzel bir yemek.Çerkez bir arkadışımın evinde yemiştim çok güzeldi.O kızarttı ve yanında da yoğurtlu kereviz salatası ile ikram etti nefisti yapabilirseniz çok güzel bir yemek.Ayrıca haşlanmış patatesle de çok güzel oluyor.
Posted by: Belkıs | 23/05/2005 at 17:05
ben de kıbını kıbın olarak almanya'da karadenizli bir arkadaşımda -annesi çerkez kökenli imiş- tattım. siz mantıyı özlemişsinizdir size bir kıbın yapayımda yiyin dediydi. sarmısaklı yoğurtlu bol kırmızı biberli ve tereyağlı olarak afiyetle yemiştik.ellerine sağlık. sizinde . neyse ayrıca böyle sağduyulu olmanız ve atalarınızı unutmamanız çok güzel bir şey. başarılar. ptuncalp
Posted by: peri tuncalp | 23/05/2005 at 16:39
ellerine sağlık hatice,
ben de arkadaşların bahsettiği gibi bir tv kanalında kısa bir görüntüsünü yakalamıştım. keşke tarifi de olsa diye düşünmüştüm. ancak orada fırında pişiriliyordu. ilginç bir kapatma şekli vardı.tarifin için teşekkürler.
tüm şehitlerimize rahmet diliyorum.
Posted by: yasemin özdemir | 23/05/2005 at 16:26
ellerine sağlık hatice,
ben de arkadaşların bahsettiği gibi bir tv kanalında kısa bir görüntüsünü yakalamıştım. keşke tarifi de olsa diye düşünmüştüm. ancak orada fırında pişiriliyordu. ilginç bir kapatma şekli vardı.tarifin için teşekkürler.
tüm şehitlerimize rahmet diliyorum.
Posted by: yasemin özdemir | 23/05/2005 at 16:21
Geçmişte yaşanan o kötü günler umarım gelecekte hiç tekrarlanmayacak,bizim çocuklarımız hiç ağlamayacak..
Ruhları şad olsun..
Şeker kokulu kızım ve ben..
( neredeyse 3 aylık olduk )
Posted by: Şenay GÜL | 23/05/2005 at 16:15
herkese merhaba;
haticeciğim o asil ve mücahit ruhlu halka ,haktan rahmet diliyorum.ruhları sen ve senin gibi torunları olduğu müddetçe şad olacaktır kesinlikle...
haticeciğim,harika görünüyor.annem de çerkeslerin arasında yetişmiş,köylerinin yarısı çerkesmiş gönende.bunun adına bizde kocakulak derler:)çok seviyorum ben bunu...anneciğinin ,senin ve nemide halanın ellerine sağlık canım...
he haticeciğim ayrıca herkes sayfanın logosundan bahsediyor ama ben göremedim.bu nasıl oluyor acaba?neyden kaynaklanmış olabilir sence?
muhabbetle bitanem
Posted by: first_zeynep | 23/05/2005 at 15:27
bende bütün şehitlerimize cenab-ı allahtan rahmet dilyorum.ben sivas'lıyım,bizim orada bu yemeği muska şeklinde kapatırlar,buna hingel deriz.içini patatesli olarakta yaparız. çok lezzetlidir.afiyet olsun.slm.hatice
Posted by: hatice | 23/05/2005 at 14:58
merhaba portakal agaci mudavimleri,
haticecigim "poffertjes" tarifini, forumda kekler basligina, pankek tarifinin altina yazdim. yeni bir baslik acmak istemedim. pankekin ozel tavasini gostermek amaciyla foto eklemeye calistim fakat biraz zor oldu, o yuzden foto biraz buyukce:(
vakit bulabilirsen istedigin degisikligi yapabilirsin, foto`yu silip ya da kucultmek gibi... hakkini helal et.
sevgi~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~sonsuz
Posted by: tuhfe | 23/05/2005 at 13:57
az once yanlislikla bitirmeden yollamisim pardon.
dedigim gibi bizim metaz dedigimiz bu kibin, mantiya benzeyen, cok leziz ve sunumu guzel bir yemek bence. yaptiklarin harika olmus, kapatmasi biraz zor gercekten, ben babaannem ve halamlarla yaparken, maalesef hep benim yaptiklarimin kenarlari acilirdi. uzun zamandir yapmayi denemedim. bulursam afiyetle yiyorum ama. kayinvalidem, yapip deepfreez' e atiyor. misafiri geldiginde hazir oluyor boylece.
surgunde hayatini kaybeden insanlarimiza da Tanrı' dan rahmet diliyorum. ruhlari sad olsun.
sevgiler
Zeynep Acaroglu
Posted by: zeynep acaroglu-izmir- | 23/05/2005 at 11:43
Günaydın,
Öncelikle tüm Kafkas Halkının başısağolsun.Tüm kaybettiklerimizi Rahmetle anıyorum.
Ellerinize sağlık Haticeciğim.Bende Çorumluyum ama hiç böyle bi tarif görmedim.Galiba biraz uzak kaldım:( Eminim tadı çok güzeldir ama ben tek başıma bunu beceremem gibi geliyor.Galiba daha anne yaşımız gelmedi:)Anneciğinin elleri dert görmesin.
Site başlığına bayıldım.İlk gördüğümde aynı mikyop gibi düşünmüştüm:)Teşekkürler.
Herkese iyi haftalar..........
Sevgilerimle,
Posted by: ümran | 23/05/2005 at 11:28
haticecigim,
dun yaptigim kibinlar harika oldular, ben
kenar kivirma isini kivirana kadar cocuklar da acliktan kivrildilar :) kizim ; anne bu tarif yine portakal agaci`ndan mi? dedi. afiyetle yedik, ellerinize saglik.
"poffertjes" tarifini foruma yazmaya ( turkceye cevirmeye) calisacagim.
Posted by: tuhfe | 23/05/2005 at 11:03
selam hatice,
öncelikle bende sürgünde hayatlarını kaybetmiş tüm kardeşlerimizi rahmetle anıyorum. Ruhları şad olsun..
Vermiş oldugun tarif muhteşem görünüyor fakat sanırım ben bu katlamayı asla beceremem :)) Annenin ve senin ellerine sağlık
Posted by: çimen | 23/05/2005 at 09:51
Ülkelerinden uzakta yaşamlarını yitiren tün Kafkas Halkına rahmetler diliyorum.
Haticecim anneciğinin ellerine sağlık canım. Rahmetlik babaannemde hıngel yapardı içine patates eklerdi üstüne tereyağ ve pul biberle servis yapardı. Şimdi annem yapıyor artık bende öğrensem iyi olur :)
Sitemizin yeni logosuda çok güzel olmuş hayırlı olsun canım
Sevgilerimle
Funda & Mete (20 aylık canım)
Posted by: funda_mete | 23/05/2005 at 09:51
canım. Bütün kafkasların başı sağolsun,sürgünde hayatını kaybedenlere Allah rahmet eylesin. Bir laf vardır; Eden bulur,inleyen ölür,kimsenin ahı kimsede kalmazmış diye. Allah herşeyi görüyor biliyor,O engüzelini bilir,öyle yada böyle cezalarını çekecekler inşallah.
Allah geride kalanlara sağlıklı,huzurlu ömürler versin.
Bu arada kıbın tarifi ve yeni başlık resmi süper olmuş. Bizim Kayseri mantısını andırıyor biraz.
Ellerine sağlık.
Sevgiler...
Posted by: Melike-1 | 23/05/2005 at 09:16
Şeymacım, çok teşekkür ederim. Marifetin çoğu annemde, ben sadece ısrar edip ve fotoğraf çektim:)
Derya, Çorum'da da kafkasyalılar var diye biliyorum. Herhalde onlardan tanınıyor. Kapatması da cidden zor. Ben enterasan şekillerde kapatıyorum ama aslını öğreneceğim (inşallah. Su ile ilgili önerin için de teşekkürler, tatlı kızına da sevgiler.
Büşra hn, tek tek sayamadım ama annemin dediğine göre bu tarifle 6 kişilik kıbın çıkıyormuş.
Gülten hn, Orta Asyalıların buhar tenceresinde yaptıklarını ben de görmüştüm. Bana çinlilerin "dumplings" dedikleri yemeği çağrıştırmıştı.
Gülbuket hn, amin, inşallah.
Nazlı hn, ne güzel Diyarbakır'da bile var demek ki. Sözleriniz için de teşekkür ederim.
Marcela, thanks for your comment! Actually my mom needs no instructions:) I wanted to show the your photo, but she said "no need!".
Demet, dediğin gibi mantının büyüğü aslında. Ama sırf o güzel şekilleri bile anneye yaptırmak için yeterli sebep.
Hande, okuduğum yazıda Wubıhların bu savaştan en çok yara alanlardan olduklarını okumuştum. Allah hepsine rahmet eylesin. Gerçekten bizim dedelerimizin kurtulmuş olması çok büyük bir nimet.
Sema hn, tarifin aslında da yoğurtla servis yapılıyor. Öyle yerseniz daha güzel olur.
Pınar, kurzeyi anneme soracağım. Isırgan otunu hiç duymamıştım, bakalım öyle denemeye ikna edebilecek miyim.
Zeynep hn, çok teşekkür ederim.
Nurbanu, sanırım bu yemeğin onlarca değişik iç malzemesi var. Ama hepsi de çok lezzetli oluyor. Paylaştığın için teşekkür ederim.
Şenay hn, doğrusu annem yaparken çekmeye çalıştım ama çekilecek gibi değildi. Belki videoya alırım.
Ayşegül ve Pandora, bahsettiğiniz kanalda kabın diyordu sanırım. Ben de orada gördükten sonra "biz de yapalım!" diye ısrar etmeye başladım.
Şule hn, kenar kapatmadaki ustalığınızdan dolayı tebrik ederim. Aşırı el alışkanlığı istiyor.
Kevser hn, ben Tayvan'ı gördükten sonra uzak doğu yemeklerini denemeye biraz çekiniyorum açıkcası. Bizim mutfağımıza çok uzak gelmişti bana. Ama inşallah gyoza güzeldir. Kitap olayını da zaman gösterecek.
Hayal perisi, çok teşekkürler.
Mikyop, havuçları sanal topraklara ektim, yeni yeni çıkıyorlar:)
Bet, evet, tecrübeyle sabittir "ben de kapatacağım!" demekle olmuyor:)
Nimi, siteyle ilgili sözlerin ve yemekle ilgili bilgilerin için çok teşekkür ederim. Bu durumda Çorum'dakiler de Dağıstanlı mı acaba?
Nur-Fatma, tebrik ediyorum canım, önemli olan sonunda öğrenebilmiş olman.
Elif, biz de haluju bardakla kesiyoruz ama tarifler aynı olmasın diye annem tek tek yapmayı tercih etti. Hambal ismini ise ilk sizden duydum.
Hatice, umarım yapabilirsin. kapatması zor gelirse de normal poğaça gibi kapatırsın.
Rabia, sağolasın.
Tuhfe, söylediğine pişman olmazsın umarım ama poffertjes tarifini foruma yazar mısın:)
Meral hn, bahsettiğinz gibi ben de toplumların bilgi aktarımlarını görmekten büyük mutluluk duyuyorum. Kafkasya'da ve İtalya'da farklı insanların aynı yemeği yapıyor olmaları müthiş bir olay.
Serpilcim, maalesef onlardan kalmadı...
Zekiye, cuma akşamı:)
Gülistan hn, çok teşekkür ederim, siz de sağolun.
Yıldız, annenizin de ellerine sağlık.
morosur, siteyle ilgili sözleriniz ve şiir için çok teşekkür ederim.
Posted by: Hatice | 23/05/2005 at 08:43
Sevgili Hatice,
Soykirim da olenlere Allah(c.c.) rahmet eylesin. Geride kalanlarada sabir versin. Allah(c.c.) kimselere boyle acilar yasatmasin.
Ayrica tarifi cok begendim. Tatarlarin kasik boregine benziyor. Fakat kapatilisi farkli. Daha onceden bu tip kenar kapatmalar gordum. Fakat orgu seklinde olani bir tulu beceremedim. Onu daha detayli tarif edebilirmisin.
Sevgiler...
Posted by: Emel | 23/05/2005 at 08:36
Merhaba Hatice Hanim, sehitleri anma gununuzde dusuncede sizle beraberim. Size guzel Cerkez sair Ahmet Telli'nin bir siirini hediye ediyorum. Siteniz cok hos. Sevgi ve saygilarimla
BELKİ YİNE GELİRİM
Dudaklarımı kanatırcasına ısırıyorum günlerdir
Her sözcük dilimin ucunda küfre dönüyor çünkü
Bir gök gürlese bari diyorum, bir sağnak patlasa
Bitse bu sessizlik, bu kirli yapışkanlık bitse
Ama bir tufan az mı gelir yoksa yine de
Yırtılan ve parçalanan bir şeyler olmalı mutlaka
Hiç durmadan yırtılan ve parçalanan bir şeyler.
Oysa ne kadar sakin bu sokaklar ve bu kent
Ne kadar dingin görünüyor bana şimdi gökyüzü
Gidenler nerde kaldılar, özledim gülüşlerini
Bir kenti güzelleştiren yalnız onlardı sanki
Onlardı çocuklara ve aşka ölesiye bağlanan
Kadınları güzelleştiren herhalde onlardı
"Tükürsem cinayet sayılır" diyordu birisi
Tükürsek cinayet sayılıyor artık
Ama nerede kaldılar, özledim gülüşlerini onların
Uzun uzun bakıyorum kıvrılan sokaklara
Tek yaprak bile kıpırdamıyor nedense
Ve tek tek söndürüyor ışıklarını varoşlar
Alnımı kırık bir cama yaslıyorum, kanıyor
Kanımın pıhtılarında güllerin serinliği
Ve fakat bir cellat gibi yetişiyor pusudaki
Dilimin ucunda küfre dönüyor her sözcük
Yaşamak neleri öğretiyor, düşünüyorum
Okuduğum bütün kitaplar paramparça
Çıkıp dolaşıyorum akşamüstleri bir başıma
Bir uçtan bir uca yalnızlıklar oluyor kent
Bulvar kahvelerinin önünden geçiyorum
Sarmaşık aydınlar, arabesk hüzünler
Bir gazete sayfasında sereserpe bir yosma
Sesler gittikçe azalıyor, kuşlar azalıyor
Ve ne zaman yolum düşse vurulduğun yere
Kızgın bir halka oluyor boynumda o sokak
Hüznü yalnız atlarımız duyuyor artık
Biz çoktan unutmuşuz böyle şeyleri
Ama içimde bir sırtlanın dalgın duruşu
Ve dilimin ucunda küfre dönüyor her sözcük
İçimde zaptedilmez bir kırma isteği
Dizginlerini koparan bir at sanki bu
Soluk soluğa kalıyorum her sonbahar
Ve sevgilim ne zaman hoşgörülü olsa
Bir yolculuk düşüyor aklıma, gidiyorum
Bütün gençliğim böylece geçip gitti işte
Ama hala bir şeyler var vazgeçemediğim
Hangi duvar yıkılmaz sorular doğruysa
Bir gün gelirsek hangi kent güzelleşmez
Şiirlerim bir dostun vurulduğu yerde yakıldı
Geri almıyorum külleri yangınlar çıksın diye
Devriyeler çıkart şimdi, bütün ışıklarını söndür
Sorduğum hiçbir soruyu geri almıyorum ey sokak
Ve dilimin ucunda küfre dönüyor her sözcük
Dudaklarımı kanatırcasına ısırıyorum günlerdir
Bir gök gürlese bari diyorum bir sağnak patlasa
Bitse bu kirli ve yapışkan sessizlik, hiç gitmesem
Oysa ne kadar sakin sokaklar, bu kent ve bütün yeryüzü
İpince bir su gibi sızıyorum gecenin tenha göğüne
Sessizce çekip gidiyorum şimdi, sessiz ve kimliksiz
Belki yine gelirim, sesime ses veren olursa bir gün...
Ahmet TELLİ
Posted by: morosur | 23/05/2005 at 00:49