meryem 3 yaşında!

Doğum günün kutlu olsun teyzesinin şekerparesi!
« June 2005 | Main | August 2005 »

Doğum günün kutlu olsun teyzesinin şekerparesi!

Önümüzdeki 10 gün boyunca tatilde olacağım. Bu yüzden biriken tariflerin hepsini bugün yayınlıyorum. Şimdiden hoşçakalın, dönüşte görüşmek üzere...
Ev pidesi:
Yazlıkta kaldığımız zamanlar tarif bulmak çok kolay olmadığı için genelde vanilya veya kabartma tozu paketlerinin arkasındaki tarifleri deniyorum. Bu tarifi de birkaç hafta önce Dr.Oetker'in bir paketinde bulmuştum. Aslında tarife göre büyük bir pide yapılıyordu ama ben tek kişilik porsiyonları tercih ettim.
Malzemeler:
Hazırlanması:
Ratatouille:
Ratatouille, Provence mutfağına özgü tam bir yaz yemeği. Tüm sebzeleri ayrı ayrı közleyip en son servis yapmadan önce karıştırıyorsunuz. Çok hafif olduğu için özellikle et yemeklerinin yanına çok yakışıyor. Ama isterseniz geniş bir kasede bir dilim köy ekmeği ile de servis yapabilirsiniz. Tarif M.S Living Ağustos 2004 sayısından.
Malzemeler:
Hazırlanması:
Hindistan cevizli Kartopu:
Bu tarif de tarçınlı mayalı kek tarifini gönderen Gülsüm'e ait. Kremalı ve bol hindistancevizli olduğu için konuklar tarafından birer ikişer alınıp hemen tüketildi, "çok güzel ama kalorili değil di mi?" diye soranlara "hiç olur mu, içinde sadece krema, hindistan cevizi, süttozu ve şeker var!" denildi.
Malzemeler:
Hazırlanması:
Çay kurabiyesi:
Bu da bir Dr. Oetker tarifi. İsmi gibi çayın yanına çok güzel giden bir kurabiye.
Malzemeler:
Hazırlanması:

Cumartesi sabahı, Yalova pazarına gidip meyveler alındı, bahçeye inince güller daha da çok açsınlar diye budanıp, vazoya konuldu. Yumurtalı ekmekler anneanne usulü pişirildi, bir bardak çay ve buz kalıplarının altındaki meyvelerle ikram edildi.

Akşam, Cumhuriyet meydanındaki Ünsal Balık'ta yeğene cips diye kalamar yedirildi. Balık çorbasının içindeki havuç ve dereotu not edildi, evde denemeye karar verildi.

Fazla belli etmeden yemek fotoğrafları çekilmeye çalışıldı. Balığın ardından gelen havuçlu sıcak helva da yapılacaklar listesine alındı.

Pazar günü, "anne Hatice ablayı bize götürelim, bizim bilgisayardan işlerini kolaylıkla yapar!" diyerek bonus puan kazanan dayı kızıyla bol bol oynandı. Anne yapımı pilav ve köftenin yanına ratatouille yapıldı. 8 yaşındaki kuzenle "keşke her gün tatil olsa" hayalleri kuruldu...
Portakal Ağacı, 15 Ağustos tarihinde ilk yemek etkinliğine ev sahipliği yapmanın mutluluğunu yaşıyor!
Dilek'in ve Zinnur'un girişimleriyle ortaya çıkan yemek günlerinde amaç daha önce de belirttiğimiz gibi yeni sitelerle ve yeni lezzetlerle tanışabilmek. Yabancı yemek günlükleri arasında "Is my blog burning?" ile başlayan bu etkinlikler sayesinde hem daha önce keşfetme fırsatı bulamadığınız site sahipleri ile tanışıyor hem de belirtilen konu ile ilgili birbirinden güzel fotoğraflı tariflere ulaşıyorsunuz.
Ağustos ayı için benim seçtiğim tema; Şeftalili lezzetler. Şeftaliyi seçmemin iki nedeni var; birincisi bu ay en lezzetlilerini bumak mümkün, ikincisi de benim en sevdiğim meyvelerden biri. Doğrusu başta şeftalili tatlılar olarak düşünmüştüm ama Anadolu'da meyvelerle yapılan farklı yemekleri düşününce tatlılar ile sınırlandırmamayı tercih ettim.
Yapmanız gereken verilen tarihe kadar deneyeceğiniz şeftalili tariflerinizi 15 Ağustos tarihinde sitenize ekleyip (daha önce değil) tarifinizin olduğu internet adresini haticeozdemir@gmail.com adresine göndermeniz. 15 Ağustos tarihinden itibaren 2 gün boyunca gönderilen site adreslerini özet halinde portakalagaci.com adresinde görebilecek, bu etkinliğe katılan sitelere yine bu özetten ulaşabileceksiniz.
Etkinliğe katılmak için özellikle bir yemek sitesine sahip olmanız gerekmiyor, isteyen her blog sahibi bu etkinliğe dahil olabilir. (böylece onların da mutfak serüvenlerine göz atmış olmak çok daha keyifli olacaktır.)
Umarım pek çok site sahibi bu etkinliğe katılır, bizler de yepyeni yazarlarla ve lezzetlerle tanışma imkanı buluruz!
konu hakkındaki yorumlarınızı buraya yazabilirsiniz.

Temmuz ayını sanırım pasta yapmakla geçirdim. Son günlerde işlerden yazacak zaman kalmadığı için 5-6 tarif birikti. Bunlardan pasta olanlarını bir arada yazmaya karar verdim. Bir hafta sonra tatile gidince fırınsız kalacağımdan önümüzdeki günlerde yeni salata ve zeytinyağlı tarifleri ile uğraşıyor olacağım.
Erikli pasta
Geçen aylarda Mine'nin ve Dilek'in sitelerindeki pastalara (ve Neşe'nin gönderdiği tariflere) özenip Mode torten kitabı ile birlikte bir de Torten-Hits kitabını almıştım. Aslında sırf Torten-Hits'i alsam yetermiş. Geçen hafta yaptığım toblerone pasta her iki kitapta da yer alıyordu. Erikli pastanın tarifini de aynı kitapta görünce çok sevmiş, haftasonu köylü pazarından bunun için erik almıştım. Pastayı çarşamba akşamı denedim, bir gece de buzdolabında beklettim. Dün tadına baktığımızda pasta sevmez annem bile bu pastayı çok beğendi. (Fazla meyve yemeyen kardeşime de küsme tehditlerim sayesinde bir parça tattırdım.)
not:ben kremayı 200ml kullandım, bu durumda unu da 1,5-2 yemek kaşığı kullanmak daha iyi oluyor.
Hazırlanması:
Tarçınlı mayalı kek

Geçen hafta Amerika'daki arkadaşları ablamı ziyaret ettiğinde aklıma kardeşimle yaptığımız yolculuk geldi. 1,5 yıl önce ikimiz de daha fazla hasretliğe dayanamadığımızda Amerika yollarını tutmuştuk. O zamanlar ablamın geri döneceğine dair hiç umudum yoktu ama çok şükür döndüler, bana da orada tanıma fırsatı bulduğum güzel arkadaşlarından üçüne yaptığım keki İstanbul'da ikram etme fırsatı doğdu.
Tarçınlı mayalı kek'in tarifini Gülsüm göndermişti. Gülsüm'lerin bu keki yapacağımdan hiç haberleri yoktu ama ben keki kestikten birkaç dakika sonra sevgili annesi aradı. Ona da söylediğim gibi mayalı ve tarçınlı keki ben çok sevdim. Tarifi gönderdiğin için teşekkürler Gülsüm!
Malzemeler:
Hazırlanması:

Çikolatalı & kabaklı pasta
chocolate&zucchini cake

Geçen hafta Jenny'nin bahçesindeki kabaklarla ilgili yazısında yorumlardan biri epicurious sitesinden bir tarifi önermişti. Tarif aslında kulağa biraz garip geliyor çünkü 2 kabağı rendeleyip bir kek karışımına ilave ediyorsunuz. Ama çok güzel ve aynı ıslak kek gibi olduğunu okuyunca hafta sonu gelen ablamlar için denemeye karar verdim. Annem ve ben hariç kimse kabak kullandığımı bilmediği için kekim afiyetle yendi, buzdolabından gizli gizli aşıranlar oldu. İkramın en zevkli tarafı da kek bittikten sonra ıslak kek tadını veren gizli maddeyi söylemek oldu:)
Malzemeler:
* bu karışımı tarife başlamadan yarım saat önce hazırlayın, beklesin.
Hazırlanması:
Krokantlı pasta:
Krokantlı pastayı da 2 hafta önce limonlu cheesecake ile birlikte yapmıştım. Tarif için forumda Dentista'nın paylaştığı pastayı esas aldım. Ben krokant için fındık kullandım, araya da krokant serpip, pandispanyayı sütlü nescafe ile ıslattım. Kolayca hazırlanan, değişik ve lezzetli bir pasta oldu. Çikolata seven kuzenlerim pastayı da çok sevdiler. Bana da küçükken aldığımız krokantları hatırlattı. Tarif için teşekkürler Dentista!
Malzemeler:
Hazırlanması:

Geçen hafta Modetorten kitabında Raffael-torte tarifini görmüş, annemin misafirlerine bu pastayı yapmaya karar vermiştim. Sabahtan tarif için gerekli tüm malzemelerimi hazırladım, geriye sadece akşam işten dönerken markete uğrayıp Raffaello çikolatalarından almak kaldı. Ama akşam markete uğradığımda bu çikolataları bulamadım. Ben de onun yerine beyaz toblerone ile choco crossies çikolatalarından aldım. Gece vakti kek pişirmek zor olacağı için hazır pandispanya kullandım. Tarifi de biraz değiştirince raffael pasta, toblerone pasta oldu.
Annemin arkadaşları pastanın kremasını yazdırmam için çok ısrar ettiler (siteyi okusunlar diye kabul etmedim) , keki de benim pişirdiğimi sananlar oldu. Bize küçük bir dilim kalmıştı ama bence de hindistan cevizli, bademli çikolatalı krema ile altına dizdiğim taze kayısılar çok güzel bir ikili oldular.
Tobleronlu pasta
Malzemeler:
*krema (double cream/schlagsahne) marketlerin süt reyonlarında bulunuyor.
Hazırlanması:

Dün annemin arkadaşları bize, bugün de Amerika'daki arkadaşlarından üç tanesi ablama davetliydi. Geçen hafta teyzemlerde olduğu gibi gene kalabalık bir grup ile ve ne zamandır görmediğim arkadaşlarımla güzel birkaç saat geçirdik.
Annem sofrayı salata ağırlıklı hazırladı. Ben de bir gece önceden pastayı ve kurabiyeleri yaptım.
Annemin menüsü:
Ablam da kendi arkadaşları için hazırlıklar yapmıştı. Dün bizim misafirlerimiz gittikten sonra ben de ablam için tarçınlı ve mayalı kek pişirdim.
Ablamın menüsü:
Cumartesi günü gelecek misafirlerimiz için 2 çeşit pasta hazırladım. İlk pasta B.A.E'de yaşayan sevgili Yelena'nın gönderdiği cheesecake tarifiydi. Yelena tarifinde karışımı 22 cmlik bir kalıba yaymamı önermişti. Ancak o an elimin altındaki kalıp 26 cmlik idi. Ben de daha kalın dursun diye üzerine foodtv sitesindeki bir tariften not ettiğim limonlu cheesecake kremasını hazırladım. İlk kez bir cheesecake tarifim aile arasında bu kadar beğenildi!
Limonlu cheesecake:
Cheesecake Malzemeleri:
*Tarifin malzeme listesinde geçen koyulaştırılmış tatlandırılmış sütü (sweetened condensed milk) ben yurt dışından almıştım ama belki Türkiye'de de bulunuyordur.
Hazırlanması:
Ortaokul yıllarımdan beni beni tanıyan biri bugün karşılaştığımızda "hayırdır hiç sesin çıkmıyor?" dedi. Ona göre İstanbul'un havasından dolayı kimsede konuşacak hal yokmuş bugünlerde. Aslında bu sabah hafta sonumu, gördüklerimi, beni susturmak için çabalayan dayımın sonuçsuz kalan girişimlerini, Yelena'nın tarifiyle yaptığım pastayı anlatmayı istiyordum. Baktım söyleyecek söz bulanmıyorum fotoğraflarla idare etmeye kadar verdim. Ama şimdi konuşmaya mecburum çünkü Dilek yazmam için beni seçmiş! Aslında mim'deki sorulara 2 yıl boyunca değişik ortamlarda cevap verdim ama kendi sitemde yazınca sanki Dilek gibi ben de bir sürü şey hatırlayacakmışım gibi hissediyorum. Bakalım ne kadar doğru.
Ilk mutfak maceran neydi? Neler hatirliyorsun?
5 yaşıma kadar kaldığımız Ankara, Keçiören'den aklımda hiç mutfak macerası kalmamış. Ankara'dan kalanlar mutfakla ilgili olmasa da yemekle ilgili. Annemin ablamla beni yemek zamanı balkona çıkartıp bir yandan ağzımıza kaşıkları uzatırken diğer yandan komşularla sohbet edişi, A.O.Ç'ye her gidişimizde yediğimiz süt kokulu dondurmalar ve kocaman davul fırınımız kalmış aklımda. İstanbul'a geldiğimizde başlıyor benim maceralarım. Sarılı, turunculu fayanslarla döşeli mutfağımızda annem ya turuncu masanın ya da sarı fırının başında olurdu. (Aynı fayansları 20 yıl sonra geçen ay D.bakır'daki bir dükkanda görünce çok şaşırdım!) Biz de devamlı onun ayağının altında dolaşıp dururduk. En sevdiğim şey annem elmalı kurabiye yaparken yanındaki sandalyede oturup hamuru şekilden şekile sokmaktı. Anneme "n'olur benimkileri de pişir!" diye yalvarırdım. Benim pişirdiğim kurabiyemsi şeyler hep balkon camının önündeki kuşlara sunulurdu. (Portakal ağacı'nın logosundaki kuş & küçük kız da o günleri anlatıyor zaten) Fındıkzade'deki elmalı kurabiyelerin ve annemin sıcak sütün içine attığı ekmeklerin tadı bence herşeyden daha güzeldi.
Yemek yapma stilini en cok etkileyen kimdi?
Annem'den hem yemek yapma stilini hem de mutfağı sevmeyi öğrendiğimi düşünüyorum. Yanında iki küçük kızla birlikte pazara gitmesi gerektiği zamanlarda bile bunu eğlenceli bir hale getirmeye çalışırdı. Her ikimize de birer minik sepet aldığını, limonları sepetlerimizde taşımamıza izin verdiğinde çok mutlu olduğumuzu hatırlıyorum. Anneannemden az malzemeyle çok lezzetli yemekler yapılabileceğini, sevdiklerin için sabah erkenden kalkıp mutfakta birşeyler pişirmenin onları çok mutlu edeceğini, büyükbabamdan misafirlere karşı hep elibol olmam gerektiğini (5 kişilik misafir grubuna 20 tane pide alıp gelmişti), babamın halasından misafir habersiz gelmişse bile mutfağa dalıp velibah pişirmenin o kişiye verdiğin değeri gösterdiğini, yengemden ve halamdan köyde ateşte pişen her şeyin daha lezzetli olduğunu, diğer yengelerimden misafirperverliğin önemini, babamdan ise erkeklerin de yemekten anladığını öğrendim. Annemin mutfak alışkanlıklarında ortaokulu yanında okuduğu halasının çok büyük katkıları olmuş. Ondan bize kadar gelen çok değerli bilgileri var. Teyzemden de değişik tarifleri denemek için açık olmayı ve yeğenlerine bildiğin herşeyi aktarmanın değerini öğrendim.
Teyze gezmelerini de unutmamak lazım! Onların mutfaklarını keşfetmek benim için en eğlenceli aktivitelerden biriydi. Yan apartmanımızdaki komşularımızdan birinin fotoğrafımı çekmek isteyince buzdolabının önündeki tabureye çıkıp poz verdiğim günler çok uzak ama çok tatlı bir anı benim için! Lise yıllarında ise en çok yemek dergilerinden etkilendim. 2000-2002 yılları arasındaki her Sofra sayısını biriktirmek için çabalayıp durmuştum.
Yemege ve yemek dünyasina olan ilgini kanitlayan bir resmin var mi? Bize göstermek ister misin?
Yemek dünyasıyla ilgili küçüklükten kalan tek fotoğrafımda ablamla birlikte önümüzde meyve suyu şişeleri ile duruyoruz. Doğrusu keşke 6 yaşlarımda iken Konya'da annemleri kaybedince ilk bulduğum simitçinin yanına oturup onları beklediğim zaman bir fotoğrafımı çekselermiş. Aylar önce bir yazı için, ocağın başında tencereyi karıştırırken çekilmiş bir fotoğrafım var sadece...
Mutfakta kendisine karsi fobin olan birsey var mi? Yaparken seni/avuclarini terleten bir yemek mesela?
Halen daha her mutfağa girişimde endişeleniyorum. Kesinlikle bir şeyler ters gidecek diye korkuyorum. Ama bu aralar en çok yumurta aklarının sonradan ilave edildiği keklerden çekiniyorum.
Mutfakta hangi yardimcini vazgecilmez buluyorsun? Alipta cok gereksiz buldugun nedir mutfakta?
Karıştırma kabı, mikser ve spatula; benim için çok kıymetli. Bulamazsam
hep sorun çıkıyor çünkü. Gereksiz alet de un ve margarini birbirine
yedirmek için aldığım alet. İtiraf ediyorum sırf şirin diye aldım!
Bir kac garip belki de komik yemek cesidi söyle, senin cok sevdigin ama senden baska kimsenin sevmeyecegini düsündügün bir yemek.
Değişik içecekleri seviyorum, gazpacho'yu bizim ailede sadece ben içmiştim örneğin ya da bir lokantaya gittiğimizde eğer menüde varsa ahududulu meyve suyu istiyorum. Bir de ailemin bir türlü sevemediği cheesecake'ler var, bazen evde sadece ben yiyorum. Aslında kardeşim değişik yemek çeşidi konusunda benden daha uzman. Biraz önce Mine'yi okurken hatırladım. Ortaokulda yatılı kaldığım zamanlarda en iyi arkadaşlarım Esra ve Soulafah ile her sabah kantine gidip simit ve cips alırdık. Simitleri kesip içlerini cipsle doldurup yerdik! Cips yemeyeli yıllar oluyor...
Hangi 3 malzemeden veya yemekten vazgecemezsin?
herhangi bir çorba, zeytinyağlı bir yemek ve bir sütlü tatlı ile yaşayabilirim sanırım.
Üc kisa soru daha
En cok sevdigin dondurma cesidi...
Kakaolu, sade, çilekli, fıstıklı
Asla yemegi düsünmedigin sey...
Limonlu sahanda yumurta (kardeşimin favorisi!), içmeyi düşünmediğim şey ise boza!
Özel bir yemegin/ spesiyalin var mi?
Spesyalim mi bilmiyorum ama pasta ve kurabiye yapmayı çok seviyorum. Bir de ana yemekler hala annemin sorumluluğunda olduğu için diğer türlere fazla dalmıyorum. Ama ana yemek yap deseler muhtemelen oturup saatlerce yaprak sararım.
Seni sobeleyen ebeleyen asci:
Dilek!
Sobeledigin Ebeledigin 3 asci:
Annesiyle ilişkisini benimkine benzettiğim için Kim, muhteşem pastalar yaptığını bildiğim için Gülşen ve hikayesini merak ettiğim için Zeynep

teyzeler, dayılar, kuzenler, arkadaşlar, durup poz veren kelebekler, ıslanmış güller, çalılar ve çiçekler arasında etraflarına bakmadan uçup duran arılar, ya güzel olmazsa diye endişeyle yapıp güzel sözler alan pastalar, poğaçalar, kurabiyeler, iyi bir kitap, akşam serinliği; güzel bir hafta sonu için ideal unsurlar...
Dün annemin arkadaş grubu ile birlikte teyzeme gittik. Teyzem, kalabalık olacağımızı tahmin edip 3 masa hazırlamıştı. Doğrusu ben tabakları hazırlarken yiyeceklerin 20 kişiye yetmeyeceğini düşünüp telaşlanmıştım ama herşey fazlasıyla yetti. Annem kol böreği yapıp götürdü. Emine teyzenin de getirdiği zeytinli ekmek ile birlikte 3 harika sofra kurulmuş oldu.
Menüdekiler:
Vişneli Pasta:
Vişneli puding:
Hazırlanması:
Revani:
Hazırlanması:
* fotoğrafların üzerine tıklarsanız büyük boyutlarını görebilirsiniz...

Dün teyzemin kızı Elif, bu taraflarda işi olduğu için bizim ofise uğradı. Ben de onu oyalayacak birşeyler ararken teyzemin tarifini isterse bilgisayara geçirebileceğini söyledim. Börekleri yapıp tarifini anlatan bir teyzeniz + bu tarifi sizin için bilgisayara geçiren bir kuzeniniz olunca yemek sitesi hazırlamak çok daha kolay oluyormuş!
Peynirli Bohça Böreği
Malzemeler:
Hamur malzemeleri:
İç Malzeme:
Üzerine:
Hazırlanması:
Aşağıdaki fotoğraftaki papatya da teyzemin dün bahçesinden toplayıp gönderdiği demetin içindeydi. İsterseniz fotoğrafın üzerine tıklayıp daha da büyük boyutunu görebilirsiniz. Tarif ve papatyalar için teşekkürler teyze + Elif!
Hafta sonu bir yandan bahçede fotoğraf çekerken bir yandan da siteye
yazacaklarımı toparlamaya çalışıyordum. Bugün yağmur altında işe gelip ardından Ankara'dan arayan yeğenimin kuzenlerimle nasıl oynadığını dinleyince bütün hevesimi yitirdim. Daha bir gün önce anneniz, babanız, dayınız, yengeniz ve tatlı kuzeniniz ile birlikte bir sofrada oturup sohbet ederken hemen ertesinde iş başına dönmek sanırım pek bana göre değil.
Ablam Ankara'ya, kardeşim de arkadaşlarıyla Trabzon'a
gidince biz de annemle ve babamla birlikte yollara düştük. Babamı hafta sonları en mutlu eden şey, bahçesiyle uğraşmak . Gecenin bir yarısı varsak bile saatlerce ağaçlarla ve bitkilerle uğraşabilir. Doğrusu ben sabah güneş doğarken kameramla dışarı çıkıp sabah güneşinde çiçekleri ve kelebekleri fotoğraflamayı tercih ediyorum.
Bu defa diğer kuzenim Betül ile kelebeklerin peşinden epey bir koştuk
ama hiç biri 5 dakika yerinde durmadı. Ben de kameramı henüz açmayan manolya ağacına çevirdim. Ben diğer çiçekleri çekerken bizim manolya da güneş ile birlikte uyanmış hatta arılar tarafından ziyaret edilmişti. Manolya ağacını diktiğimiz günlerde ablam Amerika'da yaşıyordu, o yüzden adı "Ayşe'nin ağacı" kalmıştı aile arasında. Manolya muhteşem bir çiçek ama doğrusu üzerinde tül gibi duran çiçekleri ile gülibrişim'i daha çok seviyorum. Geçen haftayı sadece işlerle geçirince hafta sonu fotoğraf çekme fırsatı bulmak çok keyifliydi.
Bir tek cuma günü harika yemeklerin fotoğraflarını çekme fırsatını buldum. Türkiye Çocuklara Yeniden Özgürlük Vakfı birkaç hafta önce gönderdikleri e-posta ile yaptıkları kurs sonucu çıkaracakları yemek kitabı için gönüllü olarak fotoğraf çekip çekemeyeceğimi sormuşlardı. Cuma günü öğle arasında gidip fotoğraf
çekimleri yaptım, nefis yemeklerin fotoğrafını çekip acele acele de olsa tatlarına bakmak çok güzeldi! Bu arada haftalar önce fotoğrafını eklediğim teyzemin bohça böreğinin tarifini de nihayet bulabildim. Onu da yarın yazmaya çalışacağım. Bu arada yine yağmur başladı...
* fotoğrafların üzerine tıklarsanız büyük boyutlarını görebilirsiniz.
** yorumlara ön-onay sistemi getirdim, her yorum tarafımdan onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.
test
iletişim adresi:
hatice@portakalagaci.com
Son Yorumlar