Previous month:
August 2005
Next month:
October 2005

September 2005

Pazar Araştırması, Hafta 2

Kavak_inciri

Çarşamba günü  işten çıkınca ablam ve yeğenimle birlikte pazara gittik. Akşam saati olduğu için çok fazla sebze kalmamıştı ama neyse ki annemin devamlı alışveriş yaptığı meyve tezgahları doluydu. Bu hafta yine ilk önce incirin fotoğrafını ekledim ama bu geçen haftakilerden farklı bir tür: kavak inciri. Kavak incirinin adını ilk defa 2 sene önce mutfaktazen yemek grubunda duymuştum. Bu incirle çok güzel reçel yapıldığını hatırlıyordum ama bir türlü aradığım tarifi internette bulamadım.

Tarifi ararken Mehmet Yaşin'in bir yazısından Reşat Ekrem Koçu'nun Anadolu Kavağı'ndan bahsederken bu inciri andığını, '46 yılında pek çok incir ağacının kesildiğini, farklı sitelerden de sadece İstanbul'da yetiştiğini ve Boğaziçi'nde sonbaharın habercisi olduğunu öğrendim. Tarifi arayıp dururken sonunda bahsettiğim tarifi siteye aktardığımı fark ettim. Benim incirleri dün gece şekere yatırdım.

Armut

Armut artık pazarda sıklıkla görünmeye başladı. Nerede gördüğümü hatırlamadığım bir tarifte tatlı lor peyniri gibi bir peynirle fırınlandığını hatırlıyorum. Eğer tarifi bulabilirsem öyle deneyeceğim.

Erik

Can eriği, mürdüm eriği derken erik de son ayına giriyor. Benim aldıklarım Eylül ayında olgunlaşan farklı bir tür. (Sanırım stanley diye geçiyor) Dışı siyaha çalan mor, görünüşü kocaman bir misket topunu andırıyor, içi sapsarı ve tadı harika.

Elma

Eylül ayının başında YE etkinliği için elma ararken bir türlü güzel elma bulamamış mecburen marketten almıştım. Bu hafta pazar tezgahları rengarenk elmalarla doluydu. Benim en sevdiğim amasya elmaları daha gelmemiş ama bu kırmızı elmalar da çok güzeldi.

Pazardan bu meyvelerin dışında karnabahar, pırasa, ıspanak ve turşuluk sebzeler  aldım (böylece kaya tuzunun da pazarda satıldığını öğrendim!). Pazara gelenler herhalde en çok karnabahar almışlar, her tezgahta ancak 1-2 tane kalmıştı çünkü.

Yeğenim pazar gezimizden çok hoşlandı, arabasının içinde oluşu ve ısrarları sonucu alınmış haşlanmış mısır sanırım bu memnuniyette büyük rol oynadılar. Pazar dönüşü arabada oturacağı yer konusunda biraz ısrar etse de sonunda normal bir koltukta seyahat etmeyi kabul etti.


Fırında Beşamel Soslu Sebze

Veggie_1

Pazar günü dolaptaki patlıcanlar ve kabaklarla nasıl bir yemek yapabileceğimi düşünüp, tarif ararken Gourmet dergisinin Mayıs '99 sayısında güzel bir tarif buldum. Tarifteki pek çok malzemeyi evdeki malzemelere göre uyarladım (konserve domates yerine taze domates, taze adaçayı ve kekik yerine kuru nane, yabancıları kullandığı kırmızı biber yerine benim pazardan aldığım dolmalık kırmızı biberler, margarin yerine tereyağı, parmesan yerine çerkez peyniri, bir de çiğ krema olmadığı için yerine koyulaştırılmış süt), sebzeleri bizim fırın tepsisine göre dizdim ve tarife gelen yorumlardan da faydalanarak yemeği pişirdim. Annem ve babam fırının kapağını açınca biraz endişeli baksalar da yemeği tattıktan sonra lezzetli olduğunu söylediler. (Babam yemeğin ne kadar lezzetli olduğunu anlatmak için "o kadar garip sebze yemekleri yaptıktan sonra böyle güzel bir şey pişirdiğine inanmıyorum" dedi.)

Fırında Beşamel Soslu Sebze:


Malzemeler:

  • 2 büyük soğan
  • 1 diş sarımsak
  • yarım bardak zeytinyağı
  • 4 orta boy domates, soyulup doğranmış
  • 1 tatlı kaşığı kuru nane (ya da varsa taze kekik+adaçayı)
  • 2 büyük patlıcan
  • 4 büyük kabak
  • 3 dolmalık kırmızı biber
  • 2 yemek kaşığı tereyağı
  • 3 yemek kaşığı un
  • 1 su bardağı süt
  • 1 su bardağı krema
  • 3 büyük yumurta
  • 2 bardak parmesan peyniri (veya çerkez peyniri gibi sert bir peynir)
  • tuz
  • karabiber

Hazırlanması:

  1. Patlıcanları alacalı soyun. Patlıcan, kabak ve dolmalık biberleri halka halka doğrayın. Yarım su bardağından 2 kaşık eksik zeytinyağını üzerlerine gezdirin. Hepsini folyo serilmiş 2 tepsiye alın, tepsileri fırının üstten ve alttan üçüncü sıralarına koyup 230C'de 20 dakika közleyin. (10 dakika sonunda tepsilerin yerlerini değiştirip közlemeye devam edin.)
  2. Sebzeler közlenirken soğanları yemeklik doğrayın. Geniş bir tavaya soğanı, 2 yemek kaşığı zeytinyağını ve biraz tuzu koyun. Tavanın kapağını kapatıp ara sıra karıştırarak kısık ateşte 15 dakika pişirin. 15 dakika sonunda doğradığınız sarımsağı ilave edip kapağı kaldırarak soğanın saldığı tüm suyu çekmesini sağlayın. Domatesleri ekleyip kısık ateşte yoğun bir domatesli sos elde edene kadar pişirmeye devam edin. Piştikten sonra ılınmaya bırakın.
  3. Sebzelerinizi bu arada fırından çıkartıp kağıt havlu serilmiş mutfak tepsilerinin üzerine alın. (sebzelerin sulu olmamaları lazım)
  4. Domatesli sosunuz ılınırken beşamel sosu hazırlayın. Tereyağını tavada eritin. Unu ilave edip 3 dakika boyunca karıştırın. Sütü ve kremayı ekleyip devamlı karıştırarak kaynamasını sağlayın. Kaynayınca altını kısıp 2 dakika daha karıştırın. Daha sonra 5 dakika ılınmasını sağlayın. 5 dakika sonunda yumurtaları, peynirin üçte ikisini, tuzu ve karabiberi ekleyip karıştırın.
  5. Fırını 200C'ye getirin. Fırın kabınızı yağlayıp patlıcanları kabınıza dizin. Üzerlerine çok az tuz, karabiber serpin. Patlıcanların üzerine domates sosunu yayın. Domates sosunun üzerine beşamel sosun üçte ikisini yayın. Beşamel sosun üzerine kabakları ve biberleri dizin. Kalan beşamel sosu üzerlerine dökün ve ayırdığınız peyniri beşamel sosun üzerine serpin. Yemeğinizi ısınmış fırında 35 dakika pişirin, servis yapmadan önce 10 dakika oda sıcaklığında bekletin.

not: 1. Eğer daha küçük bir kabın içinde yapacaksanız izleyeceğiniz sıra 1/2 patlıcan + 1/2 domates sosu + 1/3 beşamel sosu + 1/2 kabak + 1/2 biber, malzemeleriniz bitene kadar bu sırayla devam edeceksiniz.

2. Yurt dışındakiler eğer krema yerine evde koyulaştırılmış süt (evaporated milk) varsa 1/2 bardak koyulaştırılmış süt ekleyin, beşamel sosunuzu da kaynamasına fırsat vermeden ateşten alın.


Şeker Çantalar

Orange_tree_bag

Sebze yemeklerim yazılmayı bekliyorlar ama  ben bugün size odamın en sevdiğim köşesini göstermeyi tercih ediyorum. Ablamın evlenmeden önce kendi odası için aldığı rafın üstünde baktıkça gülümsememi sağlayan objeler duruyor. Camilla Engman'dan aldığım örgü oyuncak, Monica Calvo'dan aldığım bir çizim, sevdiğim -ama artık eskisi kadar görüşemediğimiz için üzüldüğüm- bir arkadaşımın etaminle işlediği minik bir yastık, Adige cumhuriyetinden gelen tahtadan yapılmış kadın ve babamın son gezisinden getirdiği matruşkalar. Dün bunların yanına bir de sevgili Banu'nun yapıp gönderdiği harika çanta eklendi. Banu geçen hafta bana bir çanta göndermek istediğini söyleyince çok sevinmiştim. Yabancı elişi sitesi yazarlarının en kıskandığım yönlerinden biri devamlı yaptıkları harika şeyleri kendi aralarında takas etmeleriydi. Hatta geçen aylarda birbirlerine yolladıkları çantaları görüp içimden "keşke!" demiştim.

Orange_tree_bag2

Artık ne kadar içten dilemişsem sevgili Banu'nun el yapımı çantalarından birine kavuştum. Çantanın için fotoğrafta görülen beyaz üstüne portakal desenli kumaşla dışı ise kot kumaşla kaplı. Portakal ağacını ve piknik örtüsünü süet tarzı bir kumaş ile çalışmış. Çantanın iç gözünden ise fotoğrafın kenarından görülen şeker çıktı, yeğenim bize gelince şekeri görmesin diye dua ediyorum bu arada. Ben onun kadar maharetli olmasam da umarım Banu benim onun için yapacağım elişimi beğenir. Sevgili Banu, çanta ve şeker için tekrar çok teşekkür ederim! (Banu'nun web sitesi kısa bir süre sonra açılacak ama sorularınız olursa kendisine candybags@gmail.com adresinden ulaşabilirsiniz.)


iki renkli kurabiye
satranç/damal?/baton kurabiye

Checkerboard_cookies_1

Hafta sonunu 3 farklı sebze yemeği ve sadece 1 hamurişi yaparak geçirdim. Dün akşam bir ara kendimi durdurmama yardımcı olması için kardeşime " bana "abla sakın kek yapma"  der misin? " diye sorduğumda "niye? yap tabii ama havuçlu ve cevizli olsun!" cevabını verdi. Yine de kendime eylül ayını sebzeye ayırdığımı hatırlatıp kek yapmadım. Belki perşembe günü sabrımın ödülü olarak -her ne kadar evde bu konuda beni sadece kardeşim desteklese de- bir kek yapabilirim.

Cumartesi akşamından pazar sabahı kahvaltı için ne yapacağımı düşünürken Burcu'nun sitesinde gittiği pastahanede fotoğrafladığı kurabiyeleri gördüm. Fotoğraftaki kurabiyeleri birkaç ay önce Williams-Sonoma'nın sitesinde görmüştüm. Ama o sitedeki kurabiyeler çok yağlı gözüktükleri için başka yerlere bakmaya başladım.  M.S Living'de benzer bir tarif vardı ama 1 paket margarin kullanılarak 48 kurabiye elde ediliyordu. Sonradan Canadian Living'de aradığım tarifi buldum. 1 paket tereyağı ile 86 kurabiye yapıldığı için bu tarifte karar kıldım.

Sonuçta kurabiyeyi her tadan çok beğendi, yeğenim akşam uğradığında "gene kuyabiye!" diye peşimden ayrılmadı.

İki renkli kurabiye

Malzemeler:

  • 1 paket kakao, 50 ya da 100 gr (arzuya göre)
  • 1 paket tereyağı (250gr), oda sıcaklığında
  • 2 bardak (500ml) toz şeker
  • 3 yumurta
  • 2 yemek kaşığı (25 ml) vanilya
  • 4 bardak (1lt) un
  • 1 tatlı kaşığı (5 ml) karbonat
  • 1 tatlı kaşığı tuz

not: aslı tarifte benmari usulü eritilmiş 125 gr bitter çikolata kullanılıyor.

Hazırlanması:

  1. Şekeri ve tereyağını krema kıvamına gelene kadar çırpın. Yumurtaların 2 tanesini teker teker ekleyip vanilyayı da ilave ederek çırpmaya devam edin.
  2. Ayrı bir kabın içinde unu, karbonatı ve tuzu karıştırın. Yumurtalı karışıma 3 seferde ekleyin. Eğer un çok az geldiyse azar azar un ekleyin.
  3. Hamuru ikiye bölüp yarısına kakao karıştırın.  Sade hamuru 2 yağlı kağıt arasına koyup merdane ile açın. Kakaolu hamur içinde aynı işlemi yapın.  Hamurları yarım saat buzdolabında bekletin.
  4. Checkerboard_cookies_2

    Hamurları dolaptan çıkarıp 2 parmak kalınlığında şeritler kesin. Yağlı kağıt üzerinde 2 vanilyalı şeriti ve 1 kakaolu şeriti birbirlerine yakın ama değmeyecek şekilde yanyana koyun. Kalan bir yumurtayı bir kasede çırpın ve fırça yardımıyla yerleştirdiğiniz şeritlerin üzerlerine ve yanlarına sürün. Şeritleri birbirlerine değmeleri için hafifçe itin. Üst kata 2 kakaolu ve bir vanilyalı şerit yerleştirip onlara da yumurta sürün. Böylece 6 kat yapın. (Uzun şeritlerle uğraşmak zor olduğu için ben uzun şeritleri keserek yaptım)
  5. Kat tamamlanınca bıçak ile bir parmak genişliğinde kalıplar kesip streçe sarın ve hemen buzdolabına kaldırın. Bu işleme tüm şeritler bitene kadar devam edin. Kalıpları yarım saat dolapta bekletin. (İsterseniz bu halde 4 gün bekleyebilirler.)
  6. Checkerboard_cookies_3

    Fırını 180C'ye getirin. Kalıpları yağlı kağıt serilmiş tepsiye dizip ısınmış fırında 12 dakika pişirin. Fırından çıkardıktan sonra 3 dakika tepsinin üzerinde soğutun. Daha sonra telin üzerine alarak tamamen soğumalarını sağlayın.

Etli Kabak Dolması

Etli_kabak_dolmasi

Bugün ablama canımın ne kadar sıkıldığını, siteye de yazacak birşeyim olmadığını anlattığımda bana alışverişe çıkmayı teklif etti. (Böylece alışverişimi yazabilirdim) Ben alışverişe yanaşmayıp başka bir çözüm bulma umuduyla anneme telefon edince sıkıntımı geçirmek için beraber kahve içmeyi ve site için de kabakların fotoğrafını çekmemi önerdi.  Böylece hem siteye ekleyecek birşeylerim oldu hem de düşüncelerim bir süreliğine uzaklaştılar.

Pazardan kabakları alırken ne yapabileceğimi düşünürken ablam Atlanta'da yaşarken arkadaşları Melahat'in bu kabaklarla dolma yaptığından bahsetmişti. Biz de bizim kabaklarla etli dolma yaptık.

Etli_kabak_dolmasi3

Malzemeler:

  • 10 adet kabak (kıbrıs/girit/yayla kabağı)
iç malzeme:
  • 1 çay bardağı pirinç
  • 2 adet iri kuru soğan
  • yarım demet maydanoz
  • 2 tatlı kaşığı nane
  • 1 tatlı kaşığı karabiber
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • yarım çay bardağı sızma zeytinyağı
  • 1 yemek kaşığı domates veya biber salçası
  • 150-200gr kıyma

Hazırlanması:

  1. Pirinçleri yıkayın. Kuru soğanları yemeklik doğrayın. Maydanozları doğrayın. Tüm iç malzemeyi karıştırıp hepsini iyice birbirine yedirin.
  2. İç malzeme kenarda beklerken kabakları yıkayıp üzerlerini çizin. (biz limon kabuğu soyma aletini kullandık, o yoksa çatal kullanabilir veya alacalı soyabilirsiniz.) Kabakların tepelerini şapka şeklinde kesip kenara alın. Bir çay kaşığı yardımıyla kabakların içlerini oyun. Oyduğunuz kabakların içlerine tuz serpin.
  3. Hazırladığınız içi, üzerlerinde yarım santimlik boşluk kalacak şekilde (bir domates dilimi sığmalı) kabaklara doldurun.
  4. Üzerlerine birer dilim domates koyup ayırdığınız kabak tepelerini (şapkaları) üzerlerine kapatın ve boşluk kalmayacak şekilde tencereye dizin.
  5. Yarım yemek kaşığı salçayı biraz kaynamış suda ezip tencereye ekleyin. Tencerenin tabanından 2 patmak yüksekliğe çıkacak kadar kaynamış su ilave edip kısık ateşte yarım saat pişirin.

Etli_kabak_dolmasi2

Dolma içi piştiyse kabaklar da pişmiş demektir. Yemeğinizi tabaklara alıp sarımsaklı yoğurt ve arzuya göre dereotu ile servis yapın.