Pazar Araştırması, Hafta I
Arşive bakınca yazın hemen hemen tamamını kek/kurabiye yapmakla ya da market raflarında daha önceden duymadığım malzemeleri aramakla geçirdiğimi fark ettim. Eylül ayında -kendimi bildim bileli olduğum gibi- uzun süre ilgilendiğim bu şeylerden sıkılıp yeni keşiflere daldım. Bu aralar pasta yapmak yerine sebzelerle yemek pişirmeyi seviyorum. Akşamları zeytinyağlı fasulye pişiriyorum ya da bebek bekleyen arkadaşlarıma sarma yapıp gönderiyorum. Bir de market rafları yerine semt pazarlarını dolaşmaya merak sardım. Tüm sebze-meyve alışverişini pazardan yapan bir ailede yaşadığım için kendimi şanslı sayıyorum ama kendi başıma gidip yarım saat bile dolaşsam sanki dışarıdaki gerçek dünya ile yeniden iletişim kurmuş gibi oluyorum. Üstelik ne zaman hangi sebze/meyvelerin taze olduğunu, o hafta neleri pişirebileceğimi öğrenmekten keyif alıyorum. Bu yüzden kendi kendime pazara daha çok gidebilmek için bir bahane buldum; mümkünse her hafta (ya da iki haftada bir) yaptığım pazar ziyaretlerindeki keşiflerimi sizlerle paylaşacağım.

Önce eylül meyveleriyle başlayalım. Hem BBC'de hem de Living'de bu ayın meyvesi olarak incir tanıtılıyor. Özellikle siyah incirler bu ay gerçekten de en lezzetli meyveler. Doğrusu yabancı sitelerde incirler yapılan pizzalar, pastalar, pastırma ve salamla yapılmış aperatifler var (hatta ben bile 2 sene önce arkadaşlarıma incirle enterasan bir aperatif yapmıştım) ama ben bu harika meyveyi bu sene birşeye karıştırmamaya kararlıyım.

İkinci meyve; böğürtlen. Ağustos'tan beri Yalova pazarından veya eve giden orman yolundan aldığım böğürtlen muhtemelen son haftalarını yaşıyor. Akşam küçük arkadaşımla tattığım böğürtlenler bir tatlıda kullanılamayacak kadar ekşilerdi. (Zaten istesem de artık kullanamam çünkü sabaha çoğunu bitirmiştik.) Tabaktaki kırmızılı siyahlı görüntüleri beni mutlu etmeye yetiyor, varsın ekşi olsunlar.
Fotoğraftakiler her ne kadar zeytin gibi gözükse de aslında onlar hünnap! Diğer yemek sitelerinde gördüğüm hünnaplardan çok farklılar benim aldıklarım. Benimle beraber alış veriş yapan bir başka hanım "neden bunlar değişik" diye sorunca satıcı "bunlar aşılı" cevabını verdi. Üzerlerindeki gazete küpüründe "bayanların ve sosyete pazarlarının gözdesi! çayını kaynatıp içince zayıflama için bire bir!" yazsa da ben hünnap reçeli yapıp arkadaşlarıma dağıtmayı düşünüyorum.
Son olarak da minik yuvarlak kabaklardan aldım bu hafta. (özel bir isimleri var mı onların?) Muhtemelen bu akşam yemek olarak sofraya gelecekler. Tahminimce çok güzel olacakları için bu akşamki fotoğraf çekimini merakla bekliyorum. (yemekten çok fotoğrafını çekmeyi beklemek biraz garip geliyor aslında)
Bir de fotoğrafını çekmesem de annemin kendi alış verişi sırasında aldığı bamya ve morlu beyazlı patlıcanlar var. Eğer pazarda karşınıza çıkarlarsa mutlaka alın. Onlar da bu ara çok lezzetliler!

o kadar guzel anlatmissinki ....pazar hasretimi giderdim..paylastigin icin tesekkurler..
Posted by: nuran | 22/09/2005 at 11:03