Pazar Araştırması, Hafta 2

Çarşamba günü işten çıkınca ablam ve yeğenimle birlikte pazara gittik. Akşam saati olduğu için çok fazla sebze kalmamıştı ama neyse ki annemin devamlı alışveriş yaptığı meyve tezgahları doluydu. Bu hafta yine ilk önce incirin fotoğrafını ekledim ama bu geçen haftakilerden farklı bir tür: kavak inciri. Kavak incirinin adını ilk defa 2 sene önce mutfaktazen yemek grubunda duymuştum. Bu incirle çok güzel reçel yapıldığını hatırlıyordum ama bir türlü aradığım tarifi internette bulamadım.
Tarifi ararken Mehmet Yaşin'in bir yazısından Reşat Ekrem Koçu'nun Anadolu Kavağı'ndan bahsederken bu inciri andığını, '46 yılında pek çok incir ağacının kesildiğini, farklı sitelerden de sadece İstanbul'da yetiştiğini ve Boğaziçi'nde sonbaharın habercisi olduğunu öğrendim. Tarifi arayıp dururken sonunda bahsettiğim tarifi siteye aktardığımı fark ettim. Benim incirleri dün gece şekere yatırdım.

Armut artık pazarda sıklıkla görünmeye başladı. Nerede gördüğümü hatırlamadığım bir tarifte tatlı lor peyniri gibi bir peynirle fırınlandığını hatırlıyorum. Eğer tarifi bulabilirsem öyle deneyeceğim.

Can eriği, mürdüm eriği derken erik de son ayına giriyor. Benim aldıklarım Eylül ayında olgunlaşan farklı bir tür. (Sanırım stanley diye geçiyor) Dışı siyaha çalan mor, görünüşü kocaman bir misket topunu andırıyor, içi sapsarı ve tadı harika.

Eylül ayının başında YE etkinliği için elma ararken bir türlü güzel elma bulamamış mecburen marketten almıştım. Bu hafta pazar tezgahları rengarenk elmalarla doluydu. Benim en sevdiğim amasya elmaları daha gelmemiş ama bu kırmızı elmalar da çok güzeldi.
Pazardan bu meyvelerin dışında karnabahar, pırasa, ıspanak ve turşuluk sebzeler aldım (böylece kaya tuzunun da pazarda satıldığını öğrendim!). Pazara gelenler herhalde en çok karnabahar almışlar, her tezgahta ancak 1-2 tane kalmıştı çünkü.
Yeğenim pazar gezimizden çok hoşlandı, arabasının içinde oluşu ve ısrarları sonucu alınmış haşlanmış mısır sanırım bu memnuniyette büyük rol oynadılar. Pazar dönüşü arabada oturacağı yer konusunda biraz ısrar etse de sonunda normal bir koltukta seyahat etmeyi kabul etti.
herkese selamlar,
bu ortamda adımın geçtiğini gördüm. Tuzla'da 4 yılönce organiğe yakın çok güzel dometesler yetiştiriken zehirli varillerin hışmına uğradım. Ondan sonra uğraşımı doğal ve lezzetli dometes toğumu bulma ve kormua üzerinde yoğunlaştırdım. bu yıl 5 çeşit seçme domates düzeyine ulaştım. hedefim 2009 baharında 2000- 3000 ide yetiştirip eşe dosta dağıtmak. benden fide almak isteyenler maraba@ttmail.com adresime Nisan sonuna kadar mesaj göndersin.
not: 1940-50'lili yıllarda Rize Çayeli'de geleneksel olarak üretilen kırmızı patlıcan (!!!) tohumuna ulaştım, peşindeyim. Sağolsun teyzem.
amatör sebzecilerin dikkatine
anadoluhisarı / süleyman Kanburoğlu
Posted by: süleyman kanburoğlu | 10/12/2008 at 00:07
ne diyecegim ben portakal agacı ve kivi agacı almak istiyorum nereden alabilirim acaba birtüllü bulamadım nereden alacagımı ben istanbul bayram paşada oturuyorum bana en yakın nereden alabilirim acaba bana yardımcı olurmusunuz
Posted by: BURHAN GULER | 14/04/2008 at 15:54
ben kuynak yemeginin tarifini ögrenmek istiyorum gonderirseniz sevinirim
Posted by: serkan karaagaç | 02/08/2006 at 09:48
ben tam bir pasta tutkunuyum ama artık kendim yapmak istiyorum sanırım beceriksizim bana yardımcı olurmusun daha amotörce pasta çeşitlerinden başlayabilirim mesala benide listene ekleyebilirmisiniz iyi çalışmalarr...
Posted by: nazlı | 11/10/2005 at 13:42
siteni tesadüfen keşfettim bitki yetiştirme ile ilgili bişeyler ararken çok hoşuma gittiği için epey bi inceledim tarzın hoşuma gitti. 4 yıl sonra açmayı planladığım cafem için güzel tarifler buldum bunun için teşekkürler ,ayrıca sanırım bende bir site yapmaya karar verdim :)
Posted by: özlem | 08/10/2005 at 11:13
Hatice hanım sitenizi yoğunluğum nedeni ile ara ara takip ediyorum ancak her girişimde bıraktığım yerden devam ederek bakıyorum tariflere. 5 yıllık evliyim ve hiç yemek yapmasını bilmiyorum. E tabi bu durum kayınvalidem tarafından hiçte hoş karşılanmıyor :)) yemek yapmayı nasıl öğrenirim sizce yetenek gerekirmi bu iş için :) benide listenize eklerseniz sevinirim.
Posted by: sevil | 05/10/2005 at 17:21
Hatice hanım sitenizi yoğunluğum nedeni ile ara ara takip ediyorum ancak her girişimde bıraktığım yerden devam ederek bakıyorum tariflere. 5 yıllık evliyim ve hiç yemek yapmasını bilmiyorum. E tabi bu durum kayınvalidem tarafından hiçte hoş karşılanmıyor :)) yemek yapmayı nasıl öğrenirim sizce yetenek gerekirmi bu iş için :) benide listenize eklerseniz sevinirim.
Posted by: sevil | 05/10/2005 at 17:20
Sevgili hatice,hayatı bu kadar canlı ve renkli kıldığın için ve bu genç yaşında bizlere bu konuda örnek olduğun için teşekkürler.Bende senin gibi yemek yapmaktan,yemekten ve sunmaktan çok hoşlanıyorum.Senin sitenden de son zamanlarda sıkça faydalanıyorum.Eline,yüreğine sağlık.
Posted by: handan | 05/10/2005 at 11:39
Hatice
fotograf cekmeyi ogreten bir websiten var mi? Yoksa su cektigin harika resimlere link koyarak aciklama yapsan olur mu acaba?
Selamlar
Posted by: Şima | 03/10/2005 at 23:23
Selam sayfanıza tavsiye ile başladım ve enerjinize hayranım, emekli olunca sizin gibi dolu dolu yaşamak istiyorum.Ben karadenizliyim, bizim incir reçelimiz meşhurdur, nasıl yapıldığını bilmem ama bu yaz erdeğe bağlı bir adada incirin pekmezini yedim ve hatta biraz da satın aldım, hiç şekersiz tamamen doğal ve odun ateşinde, özel bir lezzetti, yapılışını seyretmek ayrı bir zevkti ve tüm güzel şeyler gibi çabuk bitti...Reçel gibi insanın içini de baymıyor...
Posted by: sadiye algün | 03/10/2005 at 12:53
sevgili arkadaşlar ben kavak inciri reçelini güzel yaparım. tarifini sizlere de veriyim.
l kilo kavak inciri (incirin üstündeki fazlalık
ucundan kesilip atılır)
750 gr. tozşeker
1 su bardağı su
1 çay kaşığı limon tozu
750 gr. tozşeker 1 su bardağı su ile kaynatılır.
yıkanmış incirler(soyulmayacak) teker teker şuruba atılır.orta karar ısıda kıvamı gelene kadar(hafif suyu koyulaşacak)incirler parlak olucak 1 çay kaşığı limon tuzu 1/2 çay bardağı su ile eritilip kaynıyan reçele katılır 5 dk kaynatıp ateşten alınır.
Posted by: aytül | 03/10/2005 at 11:57
sevgili banu
ilgilendiğin içim sağol ben pendikte oturuyorum tuzla bana daha yakın adres konusunda yardımcı olursan sevinirim
sevgiler
Posted by: gonul topcu | 02/10/2005 at 12:36
sevgili gönül
tuzla'da ne yazık ki tam adresle ilgili bir bilgim yok.Ben kendisine telefonla ulaşıyorum.
Ama en yakın zamanda kendisi de bizi bahçesinde konuk etmeyi istiyor.ama eğer istersen açık adres alabilirim.
Posted by: banu | 01/10/2005 at 22:42
sevgili banu
acaba tuzladaki yeri konusunda bir bilgin varmı
bilgilendirirsen sevinirim.
Posted by: gonul topcu | 01/10/2005 at 21:24
arkadaslar, acaba bu kavak inciri dedigimiz incir karadeniz'de yetisen patlican inciri mi? cevabiniz icin simdiden tesekkurler.
Posted by: isil | 01/10/2005 at 19:00
Sevgili Hatice'ye de bahsetmiştim..
eger doğal sebzeleri,onların kokularını tadlarını özleyen varsa birşey paylaşmak istiyorum.
Süleyman Kanburoğlu adındaki bey tuzla'da kendine bir bahçe oluşturmuş
ve zamanla ekilme alanını genişletmiş.
kendisi tamamen hormonsuz sebzeler üretiyor.
organik tarım değil.içme suyuyla sulama yapıp çok çok az miktarda (mecbur kalmadıkça kullanmıyor) tarım ilacına başvuruyor..
ilk kez geçen hafta biz de bir paket aldık.
içinden çıkanlar öyle harika görünüyordu ki!
gerçekten yemeğe kıyamayız diye düşündük..
o domateslerin kokusu,tadı inanılmazdı!
Bostancı-Kızıltoprak arasında oturan site okurları faydalanmak isterlerse kendisiyle bağlantı kurabiliriz..
Sevgili Hatice bu güzergahta oturmadığı için kendisine ellerimle bu paketlerden götüreceğim!
Posted by: banu | 01/10/2005 at 14:59
Amerika'dakiler, siz Türkiye'ye dönün diye yapıyorum bunları:) Bir zamanlar ablası Amerika'da yaşamış biri olarak "sevdiklerini yurt dışına gönderenler" derneği bile kurabilirim, geride kalanlar gidenlerin ardından çok üzülüyorlar çünkü.
Posted by: Hatice | 01/10/2005 at 10:40
Merhaba. Başka bir şey istesem olacakmış herhalde.Dün incirleri görünce canım çok istemişti.Ama şehir dışında olan eşimin bu gece gelirken bir küçük kasa kavak inciri getireceğini nerden bilebilirdim ki...Şimdi sıra reçel yapmakta :)
Posted by: Aşkın | 01/10/2005 at 09:15
evet ya Haticecim ne guzel anlatimin var beni yani nerdeyse giptadan cikarip kiskancliga surukleyecek durumdasin ama iyi ki varsin sayende sevdik mutfagi .. Ya evet simdi nerden bulcam ben oyle dogal meyvalari Allahin amarikasinda bulsanda ayni tadda degil ki hic birsey burdaaa .. ah hatice ahh hamileykende senin yuzunde ne aslar erdim suralarda ahhh . yinee hala mudaviminim
Posted by: aybala | 01/10/2005 at 06:29
Merhaba herkese.Haticecim fotograflarinla ve anlatimlarinla hasret gideriyorum.Burada yasayamadigim ama Bursada iken cok severek yaptigim pazar alisverisleri en cok ozlediklerim arasinda.Bu arada Amerikadayim.Dusunuyorum da ne buyuk bir nimete sahibiz.Yuregine saglik.....
Posted by: esra | 01/10/2005 at 02:22
Ya Hatice, bu kadar guzel meyveleri/sebzeleri bulamayan ama bilgisayarini acinca bu guzel goruntulerle karsilasan hamileler icin de bir cozumun var mi? Sevgiler.
Posted by: Meyveci | 30/09/2005 at 22:33
iyi akşamlar 1 haftadır sizi okuyarak takip ediyordum dayanamadım bende yazayım dedim çok hoş bir site sanki bir anda bir sürü arkadaşım varmışta benim haberim yokmuş gibi geldi.bu meyveleri pek sevmem ama resimlere bakarken neden yutkunduğumu da anlayamadım.. birde şu karadenize has kuymak yemeğinin tarifini sizden bulabilirmiyim?
nihal
Posted by: nihal | 30/09/2005 at 20:18
Selam Hatice,
Pazar gezmeyi ben de cok severim. Biraz alakasız olacak ama, Rosto yapmayı düşündün mü hiç?
Selamlar,
Posted by: aysin | 30/09/2005 at 15:32
haticeciğim dayanamadım ve okulun içindeki şok markete gidip erik aldım.umarım anında bulamayacağım şeyleri canım çekmez birdaha:):)
Posted by: okale | 30/09/2005 at 15:23
pazar gezilerini paylastigin icin tesekkurler resimler meryem hepsi okadar guzelki.yuregine saglik
Posted by: nuran | 30/09/2005 at 15:22
Gülümsemden edemedim, yeğeninin bu halini fotoğraflamak ne iyi bir fikir :) büyüdüğü zaman kendisine baktıkça o da bizim gibi gülümseyecek!
Sevgiler.
Posted by: tuhfe | 30/09/2005 at 14:24
Hatice resimler harika.. (ozellikle de yegenin ki)
Pazar gezisi ile ilgili yorumumu kendi siteme saklıyorum :)))
Sevgiler
Posted by: Begüm Doğantan | 30/09/2005 at 11:46
Merhaba Haticeciim, bunların hepsinide çok severim, fotoğraflarda daha bi harika görünüyor.
Posted by: nazife | 30/09/2005 at 11:37
Merhaba Hatice bugunde benim yasadıgım semtin yakınında kucuk bir pazar kuruluyor ıs cıkısı oraya gidecegim ama dedigin gibi pek bir sey kalmıyor ben gidene kadar onun icin sonucta eksikler icin gene markete gidiliyor. Ama su kavak incirlerinden bulursam bende alıp receli deneyecegim ama bu recel tarifi senin tarif defterinde mi var onu sormak istedim. Bu arada yegenin cok tatlı, Allah bagıslasın. Esra
Posted by: esra | 30/09/2005 at 11:31
Selam Hatice,
Her zaman pazarı tercih etmek güzel ama marketlerde de seçerek alma şansımız daha yüksek. Vaktim olmadığı için marketlerden almak zorunda kalıyorum çoğu zaman.
Bu arada satır arasında verdiğin link'te resim açılmıyor.
sevgiler...
Posted by: defne | 30/09/2005 at 11:12
Pazar gezilerine bayılırım.Ben daha küçük bir yerde yaşadığım için burda çok taze meyve ve sebzelere daha kolay ulaşıyoruz.Mareketlere hiç gerek kalmıyo.Senin tariflerinden yararlanarak aldıklarımızı değerlendiriyoruz.Sevgiler.
Posted by: özlem | 30/09/2005 at 11:06
incir çok güzel gözüküyor ama ben yiyemiyorum:(yani sadece bir tane yiyebilirim bu güzel meyveden bir tane yiyerek doymak mumkunmu :( bu sene eve hiç erik almadığımı şimdi farkettim bulursam bu haftasonu alayım bari.biz meyveyi çok seviyoruz çünkü ayva hariç herşeye bayılırım sevgiler.
Posted by: okale | 30/09/2005 at 10:35
Günaydın.......
Meryem'in yer tercihine bayıldım:)
Hepsi aynı galiba bu çocukların......
Bende her zaman pazarı tercih ederim.Ama malesef vakit olmadığından marketten almak zorunda kalıyoruz.
Kolay gelsin......
Sevgilerimle,
Posted by: ümran gügercin | 30/09/2005 at 10:25