« January 2006 | Main | March 2006 »

10 posts from February 2006

28/02/2006

Top Top Köfte

Top_top_kofte

Pazar günkü kahvaltı için neler hazırlayabilirim diye forumdaki "Kahvaltı - Brunch Menüleri" başlığını incelerken Meri'nin köfte önerisini fark ettim. İlk başta misket köfte yapmayı düşünsem de annem sonradan domates ve biber yatağında köfte yapmamı önerdi.

Köftenin en önemli püf noktalarından biri bekleme süresi. Ne kadar çok beklerse o kadar lezzetli oluyor. Eğer akşam yemeğine yapacaksanız mümkünse harcı 1-2 saat bekletin, benim gibi pazar sabahı için yapıyorsanız cumartesi gecesinden yapıp 1 gece bekletmenizi tavsiye ederim. (ben harcı 1-2 saat beklettikten sonra yuvarladım, gece boyunca bu halde beklettim. Böylece ertesi sabah tekrar yuvarlamakla uğraşmamış oluyorsunuz.)

Top Top Köfte

Köfte Harcı:

  • 750gr kıyma
  • 1 adet yumurta
  • 1 diş sarımsak
  • 2 yemek kaşığı zeytinyağı
  • 2 dilim ekmek içi
  • yarım çay bardağı süt
  • 1 çay kaşığı kabartma tozu*
  • 1 tatlı kaşığı karabiber
  • tuz

*kabartma tozu köftelerin yumuşak olmasını sağlıyor.

Kızartmak için :

  • 1,5 su bardağı ayçiçek yağı

Ayrıca:

  • 5 adet domates, soyulmuş ve küp küp doğranmış
  • 7-8 sivribiber, çekirdekleri çıkarılmış ve doğranmış
  • 1 diş sarımsak, doğranmış
  • 2 yemek kaşığı zeytinyağı
  • 1 tatlı kaşığı karabiber
  • tuz

Hazırlanması:

  1. Ekmek içlerini süt ile ıslatın. Köfte harcı için verilen malzemelerin hepsini karıştırıp iyice yoğurun. Yoğurduktan sonra üzerini streçleyerek  en az 1-2 saat (en iyisi 1 gece) buzdolabında bekletin.
  2. Ertesi gün harçtan cevizden küçük fındıktan büyük parçalar alıp yuvarlayın.
  3. 1,5 su bardağı yağı kızdırın. Köftelerinizi 2 parti halinde kızartın. Kızarttığınız köfteleri kağıt havlu üzerine alıp yağını süzdürün.
  4. Bu arada 2 yemek kaşığı zeytinyağını tavaya alın. Domatesleri, biberleri ve sarımsağı ilave edin. Domates ezilene kadar (15-20 dk.) pişirin. Tuzunu ve karabiberini ekleyin.  Servis yapacağınız zaman tabağa alın. Üzerine köfteleri koyarak sunun.

Kınama

İnternetteki yemek günlüklerinin onca emek ve özveri ile hazırladıkları bilgileri izinsiz kullanan Kanaltürk'e ait Eurotürk sitesini kınıyor, böyle bir ayıbın duyurulmasını sağlayan Mine'ye ve tepkilerini mail, telefon ve hatta canlı yayın ile belli eden tüm okuyuculara teşekkürlerimi sunuyorum. Eurotürk sitesine gönderdiğim mailler geri döndüğü, aradığım telefonlar devamlı meşgul çıktığı için buraya yazmayı uygun buldum; her ne kadar tariflerin çoğunu tepkiler üzerine silseler de sitede hala duran  "Islak kek, Özbek Pilavı, Portakallı Tatlı ve Mayalı Poğaça" gibi Portakal Ağacı'ndan alınma materyallerin silinmesini bekliyorum.

26/02/2006

Maaile Kahvaltı

Maaile_kahvalti

Yemek yapma sürem çoğunlukla cumartesi-pazar günleri ile sınırlı kaldığı için pazar sabahı kahvaltıya misafir geliyor olması benim açımdan bulunmaz fırsat oluyor. Bu pazar da ablamlar ve teyzemler ile kahvaltı yapacağımızı öğrenince cumartesi öğleden sonrasını mutfakta geçirdim.

Puf_pupogaca

Önce Hilay'ın forumda verdiği tarifle puf puf poğaçalardan yaptım. Forumda denildiği gibi gerçekten çok bereketli bir hamur oldu ve 3 tepsi poğaça çıktı! Ben iki tepsiyi peynirli+maydanozlu iç ile, bir tepsiyi de zeytin ezmeli + dereotlu + cevizli (3yk zeytin ezmesi, 1 demet dereotu, 1sb dövülmüş ceviz, 1tk tuz) iç ile hazırladım.

Kofte_lahana

Poğaçalar pişerken bir yandan da köfte harcını hazırladım. Harç bir gece pişmeden bekledi, ertesi gün kızartılıp ayrıca pişen domates ve biberlerin üzerinde servis yapıldı. Annem bir yandan benim yaptığım köfteleri kızartıp patates salatası hazırlarken diğer yandan birkaç gün önce sarıp derin dondurucuya kaldırdığı lahana sarmasını pişirdi.

Fruit_n_cake

Annemin önceden hazırladığı bir diğer yiyecek de ıspanaklı gözleme oldu. Cumartesi gecesinden katlayıp kaldırdığı gözlemeleri pazar sabahı pişirdi. Ben de poğaçaları ve köfteleri tamamlayınca "hiç tatlı bir şey yok" diye düşünüp aynı akşam çikolatalı ve cevizli bir kek yaptım. Allah'tan son anda kurabiye yapmaktan vazgeçip kek yapmışım çünkü

Mantar_kurabiye22

ablam çok şirin bir sepetin içine yerleştirdiği harika mantar kurabiyelerinden getirdi.

not: fotoğrafların üzerine tıklarsanız büyük boyutlarını görebilirsiniz....

23/02/2006

Cevizli Ekmek

Cevizli_ekmek_1

Ankara'dan İstanbul'a geldiğimiz ilk yıl Fındıkzade'deki Aras apartmanına taşınmıştık. Ankara ile ilgili 5 yaş öncesi dönemimdeki en net hatıram nasıl Keçiören'de evimizin yanındaki tepe ise Fındıkzade'yle ilgili en belirgin hatıram da minik mutfağımızdaki sarı fırınımız ve annemin bize sütlü ekmek hazırlamasıdır. Tabaktaki sütün içine ekmekleri atıp üzerine de biraz şeker serpince hayatta tadabileceğim en lezzetli şeye sahipmişim gibi hissederdim. Daha büyük mutfaklar ya da daha pahalı yiyecekler asla ablamla masanın kenarına oturup yediğimiz o sütlü ekmeğin yerini tutamıyor benim için.

Artık günler birşeylere yetişme telaşı ile geçiyor. Çocukken sanki günler çok daha uzun sürerdi ya da bitmek bilmeyen enerjimiz sayesinde küçük mutluluklarımızı yerine getirmek için bu kadar üşenmezdik. İşe yetişme telaşıyla sofraya oturamadığım sabahlarda genelde yanıma bir dilim ekmek alıp çıkıyorum. Son 2 gündür de bana cevizli ekmek eşlik ediyor. Her seferinde de "iyi ki çorbanın pişmesini beklerken televizyon seyretmek yerine ekmek yapmışım" diyorum...

Cevizli_ekmek_2


Cevizli Ekmek

Tarif Sofra'nın Aralık 2000 sayısından, un miktarı bana biraz fazla geldiği için aşağıdaki sıvıyağ miktarını biraz arttırdım, üzümü de eklemedim. Dilerseniz unu azaltıp sonradan gerek kalırsa ilave edebilirsiniz. Bir de 40 dakikanın sonunda sanki benim ekmeğimin dışı kuru gibiydi. Bundan dolayı fırından çıkınca üzerine temiz bir ıslak bez kapattım, yumuşacık oldu.

Malzemeler:

  • 1,5 su bardağı ılık su
  • 40gr yaş maya
  • 3 su bardağı kepek unu
  • 1,5 su bardağı beyaz un
  • 2 çay kaşığı tuz
  • 1 su bardağı iri dövülmüş ceviz
  • 1/4 su bardağı kuru üzüm
  • 2 çorba kaşığı sıvıyağ
  • susam

Hazırlanması:

  1. Mayayı 1,5 su bardağı suyun içinde eritin.
  2. 3 su bardağı kepek unu, beyaz un ve tuzu ayrı bir kapta karıştırın. 1 su bardağı iri dövülmüş cevizi ve çeyrek su bardağı üzümü kuruüzümü ilave edin. Mayalı suyu ve 2 çorba kaşığı sıvıyağı ekleyin.
  3. Malzemeleri elinizle karıştırıp, yoğurun. Hamuru ılık bir yerde yarım saat bekletin. Yarım saatin sonunda hamuru tekrar yoğurun. Hamura yuvarlak form verin. Üzerine bolca susam serpin. (susam serpecekseniz önceden hamurun üzerini yağlayıp sonra susam serpmekte fayda var)
  4. Hafifçe yağlanmış bir tepsiye yerleştirin. Önceden ısıtılmış 180C fırında 40-50 dak. pişirin.

22/02/2006

Mahluta Çorbası

Mahluta_corbasi

Dün akşam Arabesque kitabını karıştırırken rastladım bu çorbaya. Daha önce kestaneli tavuk tarifini denediğim kitapta Claudia Roden, 3 farklı ülkenin harika fotoğraflarla süslenmiş tariflerini toplamış, her yemeğin o ülkedeki yerini ve öyküsünü de tarife geçmeden kısaca açıklamış.

Mahluta da kitapta Lübnan'a ait bir çorba olarak anılmış ama bugün internette biraz araştırınca Antakya taraflarında da aynı isimle yapıldığını, mahlutanın arapça karışım demek olduğunu ve birkaç yıl önce bir hazır çorba markasının mahluta çorbasını piyasaya sunduğunu öğrendim. Mahluta çorbasının yapımı çok kolay. Size önerim çorbayı bir akşam önceden yapacaksanız soğanları ertesi gün karamelize etmeniz ve benim yaptığım gibi çorbanın pişmesi için beklemeniz gereken sürede basit bir cevizli ekmek pişirmeniz.

Mahluta Çorbası
Malzemeler:

  • 2 kuru soğan, doğranmış
  • 2 yemek kaşığı zeytinyağı
  • 1,75 litre tavuk suyu*
  • 200gr kırmızı mercimek, ayıklanmış ve yıkanmış
  • 100gr pirinç, ayıklanmış ve yıkanmış
  • karabiber
  • 2 tatlı kaşığı toz kişniş
  • tuz
  • 1 tatlı kaşığı kimyon
  • 2 limon

*yazar 2 tavuk bulyon kullanarak yapmayı önermiş, dilerseniz kendi yaptığınız tavuk suyunu bir miktar su ile karıştırarak da kullanabilirsiniz.

Hazırlanması:

  1. Soğanları yağda kavurun. Tavanın kapağını kapatıp ara sıra karıştırarak soğanların yumuşamasını sağlayın. Daha sonra ateşin altını açıp sık sık karıştırarak karamelize olmalarını sağlayın. Soğanları kağıt havlu üzerine koyup bir kenara alın.
  2. Suyu kaynatıp içine mercimeği ve pirinçleri atın. Karabiber ve kişnişi ekleyip mercimekler iyice ezilene kadar -35 veya 45 dakika- pişirin.
  3. Çorbanın tadını kontrol ederek tuzunu ilave edin. (tavuk suyundan dolayı daha az tuz kullanacaksınız)
  4. Koyuluğunu ayarlamak için gerekirse bir miktar daha kaynar su ekleyin.
  5. Kaselere alıp üzerine kimyon serperek soğan ve limon dilimleri eşliğinde servis yapın.

20/02/2006

En Çok Sevdiğiniz Öğün Hangisi?

kahvaltı

Öğünler arasında benim favorim kahvaltı. Özellikle de pazar sabahları günün ilk ışıklarıyla mutfağa girip annemler için hazırladığım kahvaltıları çok seviyorum (kardeşim bu sene dershanesi dolayısıyla katılamıyor bize). Hem çok fazla birşey yapmanıza gerek kalmıyor, hem de sohbet sofradaki yiyeceklerden çok daha önemli rol oynuyor.

elma patates

Dün sabah da hamur işi yapmama gerek olmadığını görüp mutfaktaki ufak tefek malzemelerle sofrayı hazırladım. Minik taze patatesleri elma dilimleri halinde fırınladım.

yumurta dolması

Yumurta sarılarını mayonez ve karabiber ile karıştırdım. (sağlıksız deyip yememezlik etmesinler diye annemle babama içinde mayonez olduğunu söylemedim. Bu arada anlamasınlar diye az mayonez koyunca hayalinizdeki krema şeklini veremiyormuşsunuz...)

en sevdiğim yiyecek!

Sofraya son olarak da benim en sevdiğim tabağı hazırlayıp yerleştirdim. Kahvaltıdan birkaç saat sonra da kahveyle beraber annemin bu ay üçüncü defa yaptığı harika tatlıyı ikram ettim:

aşure v.3

Yarın kardeşimin sınıfı için yapacağım aşureyi saymazsak bu hafta değişik tarifler deneyeceğim bir etkinlik yok maalesef. Epeydir görüşemediğimiz lise arkadaşlarımı bize davet etmek için ideal bir zaman demektir:)

17/02/2006

Piramit Pasta

Piramit pasta

Dün akşam bütün bir haftanın acısını çıkartmak için mutfağa girdim. Bu defa yeni bir tarif konusunda kesin kararlıydım, tek karar veremediğim ne çeşit bir tarif deneyeceğimdi. En iyisi evde olmayan birşeyi yapıp tüketilmesini hızlandırayım diye düşündüm. Doğrusu tercihimi sağlıklı bir hamur işinden yana kullanmayı düşünüyordum ama her zaman minimum hamur işinin bulunduğu mutfağımız dün bu alanda bir cennetine dönmüştü. Hafta sonu yaptığım havuçlu kekten hâlâ birkaç dilim vardı, bir de annemin misafirleri için yaptığı börekler ve portakallı kurabiye eklenince kesin başka birşey yapmalıyım diye düşünmeye başladım. Ne zamandır denemeyi istediğim bir kremalı sebze çorbası tarifi de ocaktaki turuncu tencereden bana gülümseyen aşure çorbası sayesinde ileride denenecekler listesine döndü.

Yeni birşey denemek için uygun şartları bulamayınca yapılacak tek şey yazılmayı bekleyen bir tarifi seçmek. Ablamın piramit pastası birkaç aydır fotoğraflar klasöründe bekliyordu. Epey kalabalık bir grupla toplandığımız zaman yapmış ve herkes içine kayısı ekleme fikrini çok beğenmişti. Önceden yazmamam bugünü düşünürsek iyi bir kararmış. En azından önümüz cumartesi-pazar, her hafta sonu benim mutfak maceralarım için yeni bir şans demek...

Piramit Pasta

Malzemeler:

  • 500gr pötibör bisküvi
  • 150gr tereyağı
  • 4 yemek kaşığı kakao
  • 1 su bardağı süt
  • yarımşar su bardağı ceviz/ incir/ kayısı
  • 2-3 yemek kaşığı hindistan cevizi

Hazırlanması:

  1. Tereyağını eritip süt ve kakao ile karıştırın.
  2. Bisküvileri kırıp yemişlerle beraber sütlü karışıma ekleyin. Karışımı streçe veya folyoya sarıp piramit şekli verin.
  3. Pastayı buzlukta 2-3 saat bekletin. Donunca hindistan cevizi serpip dilimleyerek servis yapın.

13/02/2006

Pazar Kahvaltısı

Pazar_kahvaltisi_2

Bu hafta sonunu benim standartlarıma göre oldukça maceralı geçirdik. Çalıştığım firmanın iş toplantısı dolayısıyla cuma öğleden sonra Bursa'ya doğru yola çıktık. Uludağ'a zincir ve kar lastiği olmaksızın çıkmayı başarıp Karinna'ya vardığımızda saat 9 olmuştu. Cumartesi sabahı toplantılar bitince arkamızda bembeyaz bir dünyayı geride bırakıp yeniden şehre döndük. Akşam eve vardığımızda ben ertesi sabahki kahvaltıya hazırlık yapmak için hemen mutfağa girdim.

Katmerli_pogaca

Geçen hafta annemle yemek bloglarından konuşurken bana Şaziye'nin sitesini söyleyince "katmer poğaçasını gördün mü anne?" demiştim. Meğer annem de görüp tarifi defterine yazmış bile. O zamandan pazar günü için bu poğaçayı denemeye karar vermiştik. Ben poğaçayı 2 ölçü ve içine peynir + maydanoz koyarak yaptım. İlk tepsideki poğaçalarım kocaman olunca da ikinci tepsidekileri biraz daha minik bezelerle yapmayı tercih ettim. (tarif için çok teşekkürler Şaziye!) Cumartesi akşamı katmer poğaçalarla beraber bir de annemin favorisi havuçlu kekten yaptım. (tarifi burada)

Fransiz_ekmekleri

Ertesi sabah 7'de fransız ekmeklerini yoğurmaya başladım. Hep beraber sofraya oturacağımız zaman ekmekler de fırından yeni çıkmışlardı.

Peynir_tabagi

Karinna'daki sabah kahvaltısında ezilmiş beyaz peynirleri ayrı ayrı kekik ve pul biber ile sunmaları hoşuma gittiği için kahvaltımızda peynirleri aynı şekilde hazırlamayı teklif ettim. Ben hamur işleriyle uğraşırken annem mutfağın dağılmaması için tüm tedbirleri alıp patates salatasını ve masayı hazırladı. Hepsinden geriye de gülümseyerek hatırlayacağımız 2 günün anısı kaldı...

08/02/2006

Afyon usulü taze fasulye

Bizim evdeki son davetimizden bir gün önce annemle her defasında yaptığımız gibi menüyü gözden geçirdik. Bu gözden geçirmelerde genelde ben masanın kenarına ilişip onun minik not kağıtlarına yazdığı, üzerini çizip yeni yeni yemekler eklediği listeye bakıyor, "ben hangilerini yapacağım? niye ben sadece tatlıları yapıyorum? anne bu liste çok uzun!" gibi cümleler kuruyor, annem de ocağın başında sakin sakin "istediğini yapabilirsin, değiştirmek istediklerin varsa değiştir" türünden cevaplar veriyor. O akşam da aynı cevapları alacağımı bildiğim halde klasik cümlelerimi kurup ardından "çok fazla hamurişi olmuş, böreklerden birini silip fasulye yapalım" dedim. Fikrim neyseki hemen kabul gördü, erkek kardeş marketten fasulye almakla görevlendirildi, ben de Dilek'in sitesinde görüp ne zamandır yapmak istediğim fasulye tarifini aramaya koyuldum. Sonunda Dilek'in ve Başak'ın "Şarköy usulü fasulye" tarifine yazdıkları yorumlar birleşince fotoğraftaki yemek ortaya çıktı. Gerçek Afyon usulüne uygun olup  olmadığından emin değilim ama çok lezzetli olduğundan eminim...

Afyon usulü taze fasulye

Malzemeler:

  • yarım kg taze fasulye
  • 3-4 havuç
  • 2 kuru soğan
  • yarım çay bardağı zeytinyağı
  • 1 kase yoğurt

Hazırlanması:

  1. Fasulyelerin kılçıklarını ayırıp verev doğrayın. 2 litre kaynamış su ile yaklaşık 5 dakika haşlayın. (kapağı açık olmalı)
  2. 2 soğanı yemeklik ve havuçları ise verev doğrayın. Soğanlarla havucu zeytinyağında kavurun.
  3. Fasulyelerin suyunu süzüp tencereye ilave edin. Bir miktar daha kavurup yarım çay bardağı su ile fasulyeler yumuşayana kadar kısık ateşte pişirin.
  4. Tuzunu ekleyip soğuyunca servis tabağına alın. Üzerine yoğurt gezdirip pul biberle süsleyin.

06/02/2006

Yeni Sofralar

Yeni_sofralar

Geçtiğimiz cumartesi günü teyzem, ablam ve annemle beraber yeni bir sofraya misafir oldum. Bu defa kameram yanımda olduğu için hızlıca masanın ve yemeklerin fotoğraflarını çektim. Başka sofraların fotoğrafını çekerken çok rahat olamadığım için bol bol çekim denemesi yapmaya fırsatım olmadı ama neyseki yiyeceklerin güzelliği işimi oldukça kolaylaştırdı. (Bir de tarif isteme konusundaki çekingenliğimi üzerimden atarsam harika olacak.) Cumartesi günkü menü sayesinde artık bir yerine iki yemek ustası anneye sahip olduğum da kesinlik kazanmış oldu...

Cumartesi gününün menüsü: