« October 2006 | Main | December 2006 »

12 posts from November 2006

29/11/2006

Krem Peynirli Kurabiyeler

Kasim_son_kurabiye

Geçen hafta takip ettiğim bloglardan birinde (Wise Craft) krem peynirli kurabiyelerin fotoğrafını gördüm. Tarifini bulabilmek için verilen linkleri takip ettiğimde karşıma aynı kurabiyenin başka fotoğrafları, tadlarının ne kadar güzel olduğuna dair yorumlar çıktı  ama bir türlü tarifi bulamıyordum. Sonunda internetten kaldırılan sayfalardan birinde buldum. Allah'tan bulmuşum çünkü biz kurabiyelerin tadını ailece çok sevdik.

Krem Peynirli Kurabiyeler:

Martha Stewart Baking Book'tan. Bardak ölçüsü amerikan cup, tatlı kaşığı teaspoon ölçüsü ile verilmiştir. Eğer varsa ekmek makinanızın cup ve teaspoon ölçülerini bu tarifte kullanabilirsiniz. Tarifi uzun uzun anlatınca biraz karışık gözükebilir ama aslında yapımı çok kolay.

Malzemeler:

  • 110gr krem peynir, oda sıcaklığında
  • yarım su bardağı toz şeker
  • 1/4 tatlı kaşığı  + 1 çimdik tuz
  • 2 yumurtanın sarısı
  • 1,5 tatlı kaşığı yoğurt
  • 1/8 tatlı kaşığı vanilya
  • 1 su bardağı margarin, oda sıcaklığında (eğer tereyağı kullanıyorsanız hamura tuz eklemeyin)
  • 2 su bardağı un

Hazırlanması:

  1. Mikserde krem peyniri 3 dakika çırpın. (varsa mikserin hamur ucunu kullanın.) Dörtte bir su bardağı şekeri ve 1 çimdik tuzu ekleyip 3 dakika daha çırpın. 1 yumurtanın sarısını, yoğurdu ve vanilyayı ekleyip karıştırın. Bir kaba alıp yarım saat buzdolabında bekletin.
  2. Fırını 175 dereceye ayarlayın. Mikserde yağı ve kalan dörtte bir su bardağı toz şekeri 1-2 dakika karıştırın. Kalan dörtte bir tatlı kaşığı tuzu ve yumurta sarısını ekleyin. Unu yavaş yavaş karışıma ekleyin.
  3. Karışımdan bir silme yemek kaşığı kadar hamur alıp yuvarlayın. Yağlı kağıt serili tepsiye yerleştirip ortasına unlanmış bir tahta kaşığın arkası veya parmağınızla bastırın. Hepsini tamamlayıp 10 dakika pişirin. Fırından çıkartıp tekrar ortalarına bastırın. 7-9 dakika daha pişirin. Küçük bir tatlı kaşığı ile kurabiyelerin ortasına birer tatlı kaşığı krem peynirli karışımdan dökün. Tekrar fırına verip 7-8 dakika (karışım katılaşana kadar) pişirin. Fırından çıkartıp soğutun, aralarına yağlı kağıt sererek hava almayan bir kaba yerleştirip buzdolabında en az 4 saat dinlendirin.

27/11/2006

Terbiyeli Kış Çorbası, Çökertme Kebabı, Garnitürlü Pilav, Çikolata Soslu Yalancı Tavuk Göğsü

Terbiyeli_kis_corbasi

Cokertme_kebabi

Cikolatali_tavuk_gogsu

Cumaertesi'nin bu haftaki yazısı burada. Çökertme kebabı tarifi gazetenin basılı halinde de okuyabileceğiniz gibi sevgili Yelda'ya ait. Ben fotoğrafı çekerken bile tatmamak için zor dayandım, forumda paylaştığın için buradan da teşekkür ederim Yelda! Tatlı ise bizim evin klasik tatlılarından birinin çikolatalı hali, ev halkı bu tarifi yazmamda ısrar edince gazeteye de onu ekledim...

Garnitürlü pilav

 

Malzemeler: 2 yemek kaşığı tereyağı, 2 su bardağı pirinç, 3 su bardağı kaynamış su, tuz, 2 adet havuç (kazınmış ve küp küp doğranmış), 1-2 adet patates (soyulmuş ve küp küp doğranmış), yarım su bardağı konserve bezelye.

Yapılışı: Havuçları ve patatesleri haşlayın. Tereyağını fazla derin olmayan teflon tencerede eritin. Pirinçleri ilave edip birkaç dakika kavurun. Kaynamış suyu ve tuzunu ekleyip önce harlı, sonra orta hararetli ateşte pirinçlerin suyu çekmesini sağlayın. Pirinçler suyu bir miktar çekince sebzeleri ekleyin. Tencereyle kapak arasına kağıt havlu sererek pilavı demlenmeye bırakın. Daha kolay olmasını isterseniz konserve garnitür kullanabilirsiniz.

 


 

Çökertme kebabı

 

Malzemeler: Yarım kg bonfile, 5 adet patates, 50 gr tereyağı, 200 gr yoğurt, 1 demet roka, 4 diş sarımsak, kırmızıbiber, karabiber, kimyon, nane, sıvı yağ.

Yapılışı: Patatesleri soyup rendeleyin, bol suda nişastası gidene kadar yıkayıp suyunu süzdükten sonra kızgın yağda kızartın. Kızaranları kâğıt havlu serili tabağa alıp yağını süzdürün. Bonfileyi ince uzun kesip yağsız tavada kavurun. Ateşten alıp tereyağını ve baharatları ekleyin. Sarımsağı dövüp yoğurtla karıştırın. Servis tabağına önce patatesi, üzerine etleri, onların üzerine de yoğurdu yerleştirin. Roka ile servis yapıyorsanız yoğurdun üzerine arzuya göre kızdırılmış kırmızıbiber dökün. Patatesleri kibrit çöpü gibi rendeleyerek daha güzel bir sunum da elde edebilirsiniz.

 


 

Çikolata soslu yalancı tavuk göğsü

 

Malzemeler: 150 gr. margarin, 1 su bardağı un, 1 kaşık nişasta, 1,5 su bardağı şeker, 1 paket vanilin, 1,5 litre süt, 1 paket çikolata sosu.

Yapılışı: Margarini bir tencerede eritin. Unu ve nişastayı ekleyip unun kokusu çıkana kadar kavurun. Şekeri, vanilini ve 1 litre sütü ekleyerek muhallebi kıvamına gelene kadar pişirin. Pişince ocaktan alıp mikserle soğutun. Dikdörtgen bir borcama yayıp buzdolabına kaldırın. Çikolata sosunu yarım litre süt ile pişirin. Sosu bir miktar ılıtıp borcamdaki tatlınızın üzerine yayın. Dilerseniz hindistancevizi, toz antepfıstığı ve fındık kırıkları ile süsleyerek servis yapın.

24/11/2006

Kasım'ın Son Daveti

Kasim_son_sofra_1

ön not: başta annem ve yengelerim olmak üzere tüm öğretmenlerin günü kutlu olsun!

Bugün 2 senedir görüşemediğim arkadaşlarım bize davetliydiler. Bu defa hem hazırlıklara bir gün öncesinden başlamamdan hem de gelen arkadaşlarımdan ötürü stres olmadan bir sofra hazırlamayı başardım. Sayelerinde çok güzel bir gün geçirdiğim Tesnim'e, Hanzade'ye, Saadet'e ve Ayşe hn.'a bir kez de buradan teşekkür ediyorum. (Tesnim'in akıllı minik oğluna da teşekkür etmeliyim aslında, hiçbir çaba harcamadan beni bu kadar gülümsetebildiği için...)

Arkadaşlarım için hazırladığım menüdekiler:

Kasim_son_pogaca

Banu'nun tarifiyle kaymaklı poğaça

Kasim_son_corek

annemin cevizli çörekleri

Kasim_son_patlican

Ladido'nun tarifiyle yoğurtlu ve tahinli közlenmiş patlıcan salatası

Kasim_son_patates

Vildan'ın tarifiyle patates salatası

Kasim_son_brokoli

Nagis'in tarifiyle düş bahçesi salatası

Kasim_son_kek

Erin'in tarifiyle muzlu minik kekler

Kasim_son_kurabiye

krem peynirli kurabiyeler

18/11/2006

Bulgurlu ve Mercimekli Yaprak Sarma, Açma, Çikolatalı Kolay Kek

Cumaertesi_33

Cumaertesi'nin bu haftaki yazısı:

Küçüklüğümde yaz günlerini özellikle de pazar günlerini iple çekerdim. Çünkü pazar demek, sabahın erken saatlerinde 4-5 araçla yola düşüp ya her zaman gittiğimiz Fatih ormanlarında ya da daha önce hiç geçmediğimiz yollardan gidip varacağımız bir ağaç gölgesinde yapacağımız piknikler demekti benim için. Bütün günü toz toprak içinde oynayarak geçirsek de günün en zevkli kısımları piknik yapacağımız yere karar verip eşyalarımızı indirdikten sonra annelerimizin bize kahvaltı niyetine yememiz için verdikleri poğaçalara, peynir-ekmeklere kavuştuğumuz dakikalardı. Kışları pazarlar, içine ekmek atılmayı bekleyen sıcak süt kokuları ile başlar, anne-babamızın biz sıkılmayalım diye her hafta sonu farklı bir park keşfetme çalışmaları ile devam eder, akşamları ise bir tanıdığın evinde tüm aile dostlarımızla yaptığımız sohbetlerle son bulurdu.

Zamanla biz çocuklar büyüyüp evde kalmayı büyüklüğün göstergesi sanmaya başlayıp, büyüklerin işleri çoğaldıkça pazar günlerimiz eski ruhunu kaybetmeye başladı. Bugün pek çok kişi bir restoranda kahvaltı yapmayı, güneşin doğuşuyla yollara çıkıp piknik yapacak uygun bir ağaç gölgesi aramaya tercih eder hale geldi. Hepimiz güzel hizmet aldığımız, temiz ve düzenli sofralarda bulunmaktan mutluluk duyarız. Ancak bu sofralar bana o toz toprak içinde ailecek yaptığımız pikniklerin ya da akşam vakti çoluk çocuk toplanıp bir tanıdığımızın evinde buluştuğumuzda kurulan sofraların tadını vermiyor.

Bu yüzden ne zaman arkadaşlarımızdan veya akrabalarımızdan bize gelmek isteyenler olsa o zamanları hatırlayıp mutluluk duyuyorum. Geçen hafta sonu teyzemler bize geleceklerini haber verince aynı sevinçle, etrafında buluşacağımız bir sofra hazırladım. Pazar günleri kurulan sofralar genelde kahvaltı, öğlen yemeği, ikindi çayı karışımı oldukları için hepsini kapsayan bir menü hazırlamaya gayret ettim. İlk olarak anneannemin bulgurlu ve mercimekli yaprak sarmasından hazırladım, kolay bir çikolatalı kek ve tepsi böreği pişirdim, ertesi gün de minik köfteler hazırlayıp sofrayı kurdum. Teyzemin getirdiği açmalar, annemin yaptığı elmalı turta da eklenince benim istediğim gibi olmayacak diye stres yaşadığım soframız güzel bir hal almayı başarmıştı. Sofradan geriye kalan ise ne yemeklerin tadı ne hazırlık stresi idi, hepimiz sadece hep beraber aynı duygu ve düşünceleri paylaşabildiğimiz, fikirlerine saygı duyduğumuz insanlarla bir arada olmanın ne kadar büyük bir nimet olduğunu konuşuyorduk.

Bulgurlu ve mercimekli yaprak sarma

Malzemeler: Yarım kg asma yaprağı (küçüklerinden)

İç malzeme: 1,5 su bardağı yeşil mercimek, haşlanmış (yarı pişmiş), suyu süzülmüş, 1 su bardağı ince (köftelik) bulgur, yıkanmış, 3 kuru soğan, yemeklik doğranmış, 1 yemek kaşığı domates salçası, yarım yemek kaşığı biber salçası, 1 tatlı kaşığı karabiber, 1 yemek kaşığı nane, 8-10 dal maydanoz, 1 çay bardağı sızma zeytinyağı, 1 tatlı kaşığı tuz

Yapılışı: Yaprakları iyice yıkayın. İç malzemeyi karıştırın. Yaprağın büyüklüğüne göre içten bir tatlı kaşığı koyup etli dolma gibi küçük ve yuvarlak şekilde sarın. Hepsini, altına yaprak serilmiş tencereye koyun. (zeytinyağlı gibi dizmeyip gelişigüzel koyun). En son, üzerine 1-2 yemek kaşığı zeytinyağı gezdirip yaprakla kapatın (üstte kalanlar kurumasın diye). Yaprakların üzerine tabak kapatıp 1 su bardağı kaynar suda eritilmiş 1 tatlı kaşığı salçayı üzerlerine dökün.

Yaprakların hizasına gelecek kadar (yüze yüz) kaynamış su ekleyin. Orta ateşte pişirin, sıcak servis yapın.

Açma

Malzemeler: 1 kg un, 1 paket maya (42 gr), 1 su bardağı ılık süt, 2 yemek kaşığı toz şeker, 1 tatlı kaşığı tuz, 4 adet yumurta (sarılarını ayırın, üzerlerine süreceksiniz), 1 tatlı kaşığı mahlep, yeterince susam.

Yapılışı: Mayayı, ılık sütte şekerle eritin. Unu geniş bir kaba dökün. Ortasını havuz gibi açarak susam hariç kalan malzemeleri ilave edin.

Gerekirse ılık su ekleyip yumuşak bir hamur yoğurun, yarım saat mayalandırın. Hamuru dörde bölün, her bir bezeyi rulo haline getirin. Ruloları 3-4 parçaya ayırın.

Saç örgüsü gibi kıvırarak simit şekli verin. Yağlanmış tepsiye dizerek üzerlerine yumurta sarısı sürün, susam serperek tekrar yarım saat mayalandırın. 180 0C derecede üzerleri kızarana kadar pişirin (hemen piştikleri için dikkatli olun).

Çikolatalı kolay kek

Malzemeler: 2 su bardağı toz şeker, 120 gr bitter çikolata, 113 gr tereyağı, 2 su bardağı un, 2 tatlı kaşığı karbonat, 1 tatlı kaşığı kabartma tozu, 1 tatlı kaşığı deniz tuzu (veya tuz), 1 su bardağı süt, 1 tatlı kaşığı elma sirkesi, 2 yumurta, 1 tatlı kaşığı vanilya

Yapılışı: Fırını 200 0C dereceye ayarlayın. En alt gözüne bir tepsi yerleştirin (kek pişerken fırına damlamasını engellemek için). Şeker, çikolata, tereyağı ve 1 bardak suyu bir tavaya koyun. Ara sıra karıştırarak orta ateşte tüm karışım eriyip özleşene dek pişirin. Ocaktan alıp 15-20 dakika soğutun.

Bu arada unu, karbonatı, kabartma tozunu ve tuzu birlikte eleyin. Küçük bir kapta süt ve sirkeyi karıştırın. Kek kalıbını yağlayıp unlayın.

Çikolatalı karışım ılınınca sütlü karışımı ve yumurtaları ekleyin. Unlu karışımı birkaç seferde aşırı karıştırmamaya özen göstererek ilave edin. Karışım pürüzsüz bir hal alınca vanilyayı ekleyip bir kez daha karıştırın. Karışımı kalıba dökün. Isınmış fırının orta gözünde 30-35 dakika pişirin.

Kaynak: Amanda Hesser, Cooking for Mr. Latte

17/11/2006

Minik Alman Pastaları

Arkadas_pasta

Annem bundan 20 yıl önce Alman pastasıyla meşhur olan arkadaşı  Remziye teyzenin tarifini ablama yazdırmış. Geçen hafta da bu tarifin yazılı olduğu kağıdı bulunca arkadaşlarım için yapıp getirmişti. Bugün nihayet tarifi alacak vakit bulunca bilgisayara aktarabildim. Bu pastanın özellikle hamuru çok güzel oluyor. Annem bizim için kakaolu krema ile hazırlamıştı ama aynı kremayı kakaosuz olarak beyaz da hazırlayabilirsiniz.

Minik Alman Pastaları:

20 adet

Malzemeler:

  • 1kg un
  • 125gr margarin (yumuşak)
  • 1 su bardağı süt
  • 3 yumurta
  • 1 çay bardağı şeker
  • 30gr yaş maya (veya 2 tatlı kaşığı kuru maya)
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • yarım su bardağı ılık su

Hazırlanması:

  1. Ilık su, süt, maya, şeker ve tuzu karıştırarak 1 saat bekletin.
  2. Diğer malzemeleri katıp iyice yoğurun. Hamur 2 katına çıkana kadar mayalanması için bekleyin.
  3. Hamuru merdane ile 1 parmak kalınlığında açıp (hamur çok ince olmasın) su bardağı ile daireler kesin. Kestiğiniz hamurları yağlanmış tepsiye dizip yarım saat tepside mayalandırın.
  4. 200C kızgın fırında üzeri kızarana kadar pişirin. Fırından çıkartıp soğuttuktan sonra ekmek bıçağı ile ortasını kesin ve krema torbası ile (krema torbası yoksa buzdolabı poşetinin ucunu kesip kullanabilirsiniz) kremasını doldurun.
  5. Üzerine elekle pudra şekeri eleyin.

not: artan hamur parçalarıyla açma veya paskalya yapabilirsiniz...

Kakaolu krema:

Malzemeler:

  • 1lt süt
  • 1/2lt. su
  • 1 su bardağı un
  • 500gr toz şeker
  • 3 yemek kaşığı kakao
  • 125gr margarin
  • 2 yumurta

Hazırlanması:

  1. Yumurta, un, şeker ve kakaoyu iyice karıştırın. Süt ve suyu ilave ederek ateşin üzerinde karıştırarak pişirin. İneceğine yakın yağını ekleyip iyice karıştırın. Üzeri kurumasın diye ara sıra karıştırarak soğutun.

not: annem yumurtayı eklemeden yapmış, bir de sıcakken krema akışkan olabilirmiş ama soğuyunca tam kıvamını yakalıyormuş...

15/11/2006

Arkadaşlarımla Öğlen Daveti

Arkadas_sofra

Son birkaç gündür tüm işlerimi bitirmeden yeni yazı yazmama kararı aldığım için bilgisayardan uzak durmaya çalıştım. Ama baktım işler bitmiyor, sayfa da eskiyor bugün bekleyen yazılardan birini eklemye karar verdim. Geçen hafta sonuna iki davet sıkıştırmayı başardım. İlki cuma günü gelen lise arkadaşlarım için, ikincisi de pazar günü gelen teyzemler için hazırladığım sofralar oldu. Lise arkadaşlarımla uzun zamandır görüşemiyorduk, Allah'tan bizim sınıfın Amerika'daki çoğunluğundan olan Beyza bir süreliğine Türkiye'ye geldi de biz de buluşabilmek için planlar yapabildik. Beyza'nın annesi, benim annem, kayınvalidem ve miniklerle beraber kocaman bir grup olup akşama kadar hiç bitmesini istemediğim saatler geçirdik. Cuma sabahı hazırlıklara başlayıp 2 gibi bitirmeyi başardım. Son anda hazırlık yapma alışkanlığım bende epey stres yapıyor ama bu aralar bundan bir türlü vazgeçemiyorum.

Menümüz:

Arkadas_salata

  • Beyza'nın getirdiği karnabahar salatası

Arkadas_borek

  • annemin getirdiği ıspanaklı ve peynirli börekler

Arkadas_pasta

  • yine annemin yaptığı Alman pastaları

11/11/2006

Badem Çorbası, Tencere Kebabı, İç Pilav, Ayva Tatlısı

C_22

fotoğrafın büyük hali için üzerine tıklayabilirsiniz...

Gönderdiğim metinde de vardı ama yazıda emeği geçenlere buradan da teşekkürlerimi sunuyorum. Badem Çorbasını tam sevdiğim gibi yapmamı sağlayan Banu Gökşin'e, tencere kebabını yumuşak pişirebilmemi sağlayan Leman Cılızoğlu’na ve ayva tatlısını daha güzel yapabilmemi sağlayan Nilo'ya çok teşekkür ederim.

İç pilav

Malzemeler: 2 kâse pirinç, 2 yemek kaşığı tereyağı, 3 kâse kaynamış su, 1,5 tatlı kaşığı tuz, 2 yemek kaşığı dolmalık fıstık, 2 yemek kaşığı kuş üzümü, 2 yemek kaşığı antep fıstığı.

Yapılışı:

Pirinci yıkayıp ayıklayıp bir süre kaynamış suda bekletin.

Dolmalık fıstıkları pilav tenceresine alıp hafif pembe renkte kavurun. Kavrulunca ocağı kapatıp tencerenin hafif soğumasını sağlayın. Soğuyunca ocağı açıp yağı ilave edin. Pirinçleri sularını süzerek tencereye ekleyin. Birkaç dakika kavurduktan sonra kaynamış suyu ekleyin. Tuzunu atın, kapağını kapatıp suyunu hafif çekmesini sağlayın.

Suyunu bir miktar çekince kuş üzümlerini ve antep fıstıklarını ekleyin. Kapağı kapatıp ateşi kısarak pirinçlerin suyu tamamen çekmelerini sağlayın. Pişince kapakla tencere arasına bir kâğıt havlu sererek pilavı dinlendirin.

İpucu: Bu pilava aslında iç badem de ekleyebilirsiniz; ancak ben badem çorbasıyla servis yapacağım için eklemedim. Ayrıca kaynamış su yerine et suyu kullanırsanız daha lezzetli olur.


Badem çorbası

Malzemeler: 3 yemek kaşığı un, 3 yemek kaşığı file badem, 1 yemek kaşığı tereyağı ve sıvı yağ, 1 su bardağı süt veya krema, 1 litre kaynamış et suyu veya su. 1. sos için: Taze fesleğen, zeytinyağı. 2. sos: 1 yk tereyağı, 1 tatlı kaşığı pul biber.

1 yemek kaşığı tereyağını çorba tenceresinde eritin. Unu ekleyip hafif pembe bir renk alana kadar kavurun. Bademi ilave edip bir iki kez karıştırın. Suyu ekleyip tel çırpıcı ile hızlıca karıştırarak kaynatın. Kaynayınca altını kısın.

Eğer süt kullanıyorsanız ılık sütü yavaşça çorbaya ilave edin. Krema kullanıyorsanız kremayı bir kâseye koyun. Çorbadan bir iki kaşık alıp kremayı ılıtın. Bu karışımı yavaşça çorbaya ekleyin. Birinci sosu hazırlamak için fesleğeni robotta incecik kıyın, üzerine biraz zeytinyağı ekleyin. İkinci sos için tereyağını kızdırın, pul biber ilavesiyle 1-2 kez karıştırın.

Çorbayı kâselere alın, üzerlerine soslardan gezdirip servis yapın.

İpucu: Eğer et suyunuz yoksa iki küp et bulyon da kullanabilirsiniz.


Tencere kebabı

Malzemeler: 750 gr kuzu kuşbaşı et, 3 adet kuru soğan, 2 yemek kaşığı tereyağı veya zeytinyağı, 4 adet iri patates, 1 yemek kaşığı domates salçası veya 2 adet domates, kabuğu soyulmuş ve fındık büyüklüğünde doğranmış, tuz, karabiber.

Eti, soğanı ve yağı derin bir tencereye alın.

Orta hararetli ateşte soğanlar sararıp etler de kendi bıraktıkları suyu çekene kadar kavurun.

Sonra sulandırılmış salçayı veya domatesleri ilave edip tekrar 1-2 kez karıştırın.

Etlerin üzerine çıkacak kadar kaynamış su ilave edip etler yumuşayana kadar pişirin.

Patatesleri soyup kuşbaşı doğrayın. Yağda hafif kızartın. Kebabın inmesine 20 dakika kala etlerin üzerine koyup 1-2 defa kaynatın.

Servis tabağına alıp maydanozlarla süsleyin.

İpucu: Salçayı ilave etmeden önce etlerin bıraktıkları suyu çektiğinden emin olun, böylece yemeğinizin suyu daha berrak olur. Patatesleri kızartırken tam pişirmemeye dikkat edin, tencere eklendikten sonra pişeceklerini de hesaba katıp yarı pişmiş olmalarını sağlayın.


Ayva tatlısı

Malzemeler: 2 kg ayva, 5 çorba kepçesi toz şeker, 4 çorba kepçesi su, 7-8 karanfil, kaymak, toz antepfıstığı.

Ayvaları yıkayıp çekirdek yuvalarını bıçakla iyice oyun. Çıkan çekirdekleri yıkamadan doğal jöleleri ile bir kâsede muhafaza edin.

Fırın tepsisine ayvaları soymadan kabuğu üstte kalacak şekilde (kaplumbağa gibi) dizin. Üzerlerine 5 kepçe toz şeker, 4 kepçe su gezdirin. Aralarına birkaç karanfil serpin. 8-10 ayva çekirdeğini (piştikten sonra çıkarmak üzere) serpiştirin.

Fırını 250 C’ye getirin. Şerbet kaynamaya başlayıp ayvaların rengi bordoya dönünce ısıyı 150 C’ye düşürün. Bu halde yaklaşık 2-3 saat arada şerbeti ayvaların üzerine dökerek yavaş yavaş pişirin. Soğuyunca kaymak ve toz antepfıstığı ile servis yapın.

08/11/2006

Galeta Unlu Poğaça

Galete_pogaca

Birkaç saat önce annem telefonda, Ankara'da okuyan kardeşime gönderdiği kurabiyeleri ve poğaçaları anlatırken "anne, ben de bugün peynirli poğaçalarını düşünmüştüm, ama hiç yapacak halimAnne_pogaca2 yoktu!" deme gafletinde bulundum. Gaflet diyorum çünkü anneciğim telefonu kapatana kadar neden kendisine öğlen söylemediğimi, böylece bana da poğaçalardan getirebileceğini söyledi durdu (yazları çok yakın olsak da kışları maalesef evlerimiz çok uzak). Ben her ne kadar artık iyi olduğumu, istersem yapacağımı söylesem de sanırım içi bir türlü rahatlamadı. Ben de onun içi ferahlasın diye gece gece poğaçalarından yaptım.

Şimdi bir fincan çay ve anne kokan poğaçalarım hazır olduğuna göre bana tarifini verdiği galeta unlu poğaçalarına geçebilirim. Aslında bu tarifi ilk geçen sene yapmıştı ama o zamanlar fotoğrafını çekmemiştim. Geçen hafta tekrar yapınca ilk çektiklerimden biri de onlar oldu.

 

Galeta unlu poğaça

Malzemeler:

  • 1 paket tereyağı /margarin, oda sıcaklığında
  • 2 yumurta, 1 tanesinin akını ayırın
  • 2 yemek kaşığı yoğurt
  • yarım çay bardağı sıvıyağ
  • 1 çay kaşığı kabartma tozu
  • 1 çay kaşığı karbonat
  • aldığı kadar un
  • iç malzemesi:
  • 5-6 patates
  • 1tatlı kaşığı karabiber
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • 6-7 dal maydanoz
  • arzuya göre beyaz peynir
  • üzerine:
  • 3 yemek kaşığı galeta unu
  • yumurta akı

Hazırlanması:

  1. Patatesleri haşlayıp soyun. Hepsini ezdikten sonra diğer iç malzemelerle karıştırın.
  2. Hamur malzemelerini yoğurup kulap memesi yumuşaklığında bir hamur elde edin.
  3. Hamurdan yumurta büyüklüğünde parçalar alıp avcunuzda düzeltin, içine 1 tatlı kaşığı patatesli içten koyup yuvarlak şekil verin.
  4. Kapattığın tarafı alta gelecek şekilde tutun, önce üzerine fırçayla yumurta akı sürün, galeta ununa batırın ve yağlanmamış tepsiye dizin.
  5. 190C'de üzeri pembeleşene kadar pişirin. (üzeri kızarmıyor ancak pembeleşip kuruyunca piştiğini anlıyorsunuz.)

05/11/2006

Çilekli ve Fındıklı Pasta

Pasta_2

Cuma günü misafirlerin gelmesine çok az bir süre kala pasta yapmaya karar verdim. Aslında torten hits kitabında gördüğüm portakallı ve king top çikolatalı (yurtdışında rafaello) bir sunumu deneyecektim ama aklıma geçen sene yapıp sunumunu sevdiğim bir pasta geldi. O zamanlar yaptığım pastanın etrafındaki ruloları kendim hazırlamış, sonradan Melda'nın benzer bir pasta için hazır rulo keklerden kullandığını görüp epey hayıflanmıştım. Cuma günü de Torten hits'teki sunumla bahsettiğim pastayı birleştirmeye karar verdim.

Markette sadece çilekli rulo pasta olunca ondan aldım. "Portakalla çilek birbirine belki yakışmaz ama bu mevsimde kremayı süslemek için çileği nereden bulacağım?" diye düşünürken daha önceden aldığımız minik çilekli yoğurtları farkettim. Bir paket yoğurdu Emine hanım'dan öğrendiğim kremayla karıştırdım. Üstünü süslemek için king topları çıkardığımda paketin üzerinde yazan "fındıklı ve çikolatalı" yazısından hareketle de pastanın arasına ve üzerine fındık kırıkları serptim. Sonuçta kısa süre içinde anlık fikirlerle ortaya çıksa da "bunu sen mi yaptın!" yorumları alan güzel bir pasta oldu.

Çilekli ve Fındıklı Pasta

Ben genelde kolayıma geldiği için creme ole ve krem şanti ile krema hazırlıyorum. Creme ole bulunduğunuz yerde yoksa bildiğiniz veya sitede bulunan herhangi bir pasta kremasını da kullanabilirsiniz. Pandispanya da hazır satılmıyorsa evde kendiniz pişirebilirsiniz.

Malzemeler:

Hazırlanması:

  1. Creme ole, krem şanti ve sütü çırpın. Yoğurdu ekleyip çırpmaya devam edin. Karışımı buzdolabına kaldırıp bir süre soğutun. Rulo keki dilimleyip bir kek kalıbının etrafına dizin. Hazır kekin bir katını kek kalıbına yerleştirin. Kremanın yarısını kekin üzerine yapıp üstüne fındık kırıkları serpin.
  2. Pasta2_1

    İkinci katı üzerine kapatıp kalan kremayı yayın. Tekrar fındık kırıklarından serpin, çikolataları pastanın üzerine dizin. Servis zamanına kadar buzdolabında bekletin.
  3. Servis yapacağınız zaman önce bıçakla pastanın kenarlarını gevşetin ardından pastayı kalıptan çıkartıp tabağa alın. (ben kalıptan çıkartmamı kolaylaştıracağını düşünüp kek kalıbının tabanına önce kağıt sermiştim...)

04/11/2006

Levrek Tava, Patates Topları, Roka Salatası

Levrekk

Cumaertesi'nin bu haftaki yazısı: Kız çocuklarının yemek yapma zevkini annelerinden aldıkları söylenir. Bir anne çocuklarının mutfağa dahil olmasına, yemek yaparken kendisine eşlik etmesine ne kadar izin verirse çocuklardaki mutfak sevgisi de aynı oranda artar.

Muhtemelen 20 sene önce bu gerçeğin farkında olan annem ne zaman minik mutfağına geçse ilkokul çağlarında olan ablamla beni de mutfak masasına oturtur, kendisine yalandan da olsa yardım etmemize (ya da ortalığı karıştırmamıza) izin verirdi. Her ne kadar yaptığım kurabiyeleri yemek için ısrar etsem de çoğunlukla benim ürünlerim camdaki kuşlara yem olurdu.

Ortaokul-lise çağlarına geldiğimde artık yenebilecek yemekler pişirebiliyordum; ama o dönemlerin -ben her şeyi annemden iyi yapabilirim edasıyla- kitapları ve dergileri karıştırıp ismini ailecek duymadığımız yemekleri ailem üzerinde test ediyordum. Allah’tan ailem bu yemekleri yememezlik etmiyordu ve fazla üzmeyecek bir ses tonuyla, “Çok güzel olmuş; ama bir daha bundan yapma istersen.” demekten de geri durmuyorlardı.

Liseden sonra artık oldukça güzel yemekler yapabiliyor olsam da çekindiğim yemek türleri hâlâ mevcuttu. Bunların başında da balık yemekleri geliyordu. Balıkları hem ayırt etmesi hem de uygun pişirme şeklini bulması epey zordu. Ben doğruyu bulana kadar çinakopları palamut diye pişirmiş, ‘prenses usulü’ pişireceğim diye inat ettiğim palamutlar da daha çok kara prense benzemişti. Kuşlara yem olan kurabiyelerim gibi palamutlarım da mecburen balık çorbası haline gelmişlerdi. Normalde başarısızlığa düştüğüm halde vazgeçmediğim tek konu herhalde yemek yapmaktır. (Sanırım bir zaruret olması da etkili bunda. Güzel yemek yapabilmemin bir yetenek olduğunu söyleyenlere genelde kendi durumumu örnek veriyorum. Bugün ben ailemin ve arkadaşlarımın beğeneceği yemekleri yapabiliyorsam bu bol deneme yanılmaya ama en önemlisi de yanıldığım zamanlarda bıkmadan usanmadan bana doğrusunu gösterme çabasında olanlara bağlıdır.)

Balıkta da özellikle levrekli tarifleri deneyip güzel sonuçlar aldıkça bu konuda güvenim arttı. Şimdi ne zaman güzel ve hızlı bir misafir yemeği düşünsem aklıma balık yemekleri geliyor. Bu yüzden ilk yazıma da bir balık menüsü ile başlıyorum. Eğer menüde öncelikle çorba ikram etmeyi düşünüyorsanız tarhana, mercimek veya balık çorbası iyi birer alternatif olabilir.

Levrek tava

Eğer buharda pişmiş sebzeleri sevmiyorsanız levrek tavayı sadece soğan, maydanoz ikilisiyle ya da yağda sotelenmiş uzun, ince kesilmiş sebzelerle de servis yapabilirsiniz.

Malzemeler:

  • 2 adet levrek (fileto olarak hazırlanmış, derisi ve kılçıkları çıkarılmış)
  • Yarım limon suyu
  • tuz, karabiber
  • 5 yemek kaşığı zeytinyağı, 3-4 kırmızı soğan
  • 1 paket brokoli, dallarına ayrılmış
  • 1 paket Brüksel lahanası, sapları kesilmiş
  • 1 paket kültür mantarı veya karnabahar
  • 3-4 havuç, soyulmuş ve halka halka doğranmış.

Hazırlanması:

  1. Brokoli, Brüksel lahanası, mantar ve havucu yıkayıp buharda pişirin.
  2. Levrekleri yıkayıp kurulayın. Limon suyu, tuz ve karabiberi karıştırıp balıkların her iki yanına sürün. Bu halde 10 dakika kadar bekletin.
  3. Bu arada soğanları halka halka kesip tuzla ovun. Sudan geçirip servis tabaklarına dizin.
  4. Geniş bir tavayı ısıtın. Yağı ilave edin. Balıkları tavaya alıp arada sallayarak her iki tarafını dörder dakika kadar pişirin.
  5. Pişince tavadan çıkartıp kâğıt havlu üzerine alın. Yağı süzülünce soğanların üzerine yerleştirin. Etrafına buharda pişmiş sebzelerden dizin, limon dilimleriyle servis yapın.

Img_2771

Patates topları
Balığın yanına en çok yakışanlardan biri patates salatası. Salatanın asıl tarifini veren arkadaşım Zerrin, tereyağı kullanıyor ve yoğurt eklemiyor; ama ben soğuk yapacağım için sitede zeytinyağı ve yoğurt önerisini getiren Deniz’e uydum. Patates toplarını rendelenmiş havuca, kıyılmış dereotuna vb. şeylere de bulayabilirsiniz.

Malzemeler:

  • 8-9 orta boy patates
  • 3 yemek kaşığı zeytinyağı
  • 1 yemek kaşığı süzme yoğurt
  • tuz, pul biber, kekik, çörek otu

Hazırlanması:

  1. Patatesleri haşlayın, kabuklarını soyup ezme aleti ile ezin. Sıcakken zeytinyağı, yoğurt ve tuz ilave edip karıştırın.
  2. Ayrı kaplara pul biberi, kekiği ve çörekotunu koyun. Patatesten parçalar alıp yuvarlayın. Yuvarladığınız topları sırayla kaplardaki otlara bulayın.
  3. Bu işlemi tüm malzeme bitene kadar tekrarlayın.

Img_2774

Roka Salatası

Malzemeler:

  • 1 dal roka
  • 2-3 domates
  • 2 diş sarımsak, kıyılmış dövülmüş
  • 1 yemek kaşığı limon suyu, 3 yemek kaşığı zeytinyağı
  • 1 yemek kaşığı sirke/nar ekşisi
  • tuz
  • 1 yemek kaşığı konserve mısır
  • 2-3 kornişon turşu.

Hazırlanması:

  1. Rokayı temizleyin. Elinizle ufak parçalara bölüp servis tabağına alın.
  2. Domatesleri soyun, kornişonla beraber küp küp doğrayın. Mısırı, domatesi ve kornişonu rokaların üzerine yayın.
  3. Sarımsağı, zeytinyağını, limon suyunu, sirke (veya nar ekşisini) ve tuzu bir kapta karıştırın. Hazırladığınız sosu salatanın üzerine gezdirin.

03/11/2006

3 Kasım Sofrası

Uckasim_sofra

Geçenlerde Meryem ablama "Anne, Hatice'ye misafirliğe gidelim!" deyince ablam da bir gün bana gelmeye karar vermiş. Anneme ve teyzemlere de haber verip yeğenimin fikri sayesinde aylar sonra bizde toplanabildik. Dün kendimi evi toplamaya verip mutfağa sadece e-postalarıma bakmak için girdim. "Nasılsa herkes birşeyler yapıp getirecek, telaş etmeme gerek yok" desem de sabah mutfağa girince minik bir panik havası yaşadım. Allah'tan birkaç saatlik uğraş sonunda 1 börek, 1 kurabiye, 1 pasta ve 3 salata hazırlayıp misafirlerimi karşıladım. Herkesin getirdikleri ile de içime sinen bir sofra hazırlamayı başardık.

3 Kasım Menüsü:

Patlican_borek

  • Vildan'ın tarifiyle Patlıcanlı Kıymalı Börek (evdeki konserve közleniş patlıcanı görünce son anda bu böreği de yapayım dedim, iyiki demişim çünkü bu börek çok sevildi. )

Cevizli_cimcime

Havuclu

Lahana

  • lahana salatası
  • turşulu mantar salatası

Galete_pogaca

  • annemin galeta unlu poğaçaları

Anne_borek

  • annemin kıymalı böreği

Teyze_tatli

  • teyzemin cevizli tatlısı

Abla_kek

  • ablamın çikolatalı keki

Pasta_2

  • yine son dakikalarda uydurduğum çilekli ve fındıklı pastam

02/11/2006

Annemin Daveti

Anne_s_1

Dün İstanbul'u sel götürürken ben koca bir su yığınının ortasında "ben buradan geçebilir miyim, geçemez miyim?" diye düşünüyordum. Birkaç saniyelik tedirginlikten sonra benden tam bekleneceği gibi "başkaları geçiyorsa herhalde geçerim" deyip yoluma devam ettim. Aslında öyle bir günde dışarıya adım atmamak en mantıklı hareketti ama annemin arkadaşlarını ağırlayacağı sofranın fotoğraflarını çekme düşüncesi selden üstün geldi. 50km'lik yolu zar zor aşıp anneme ulaşınca görmeyi özlediğim bir sürü teyzeyle, (annemi 2 gün görmezsem özleyen biri haline geldiğimi söylememe gerek yok zaten) ve tam nefis yemeklerle karşılaştım.

Annemin menüsü:

Anne_s_k

Anne_s_ke

Anne_s_s

Anne_s_z

Ortakoy_1

Akşamın geri kalanını yukarıdaki gibi geçireceğim için erken kalkmak zorunda kalmam biraz kötü olsa da yukarıdaki manzarayı kimselerin olmadığı bir günde görebilmek çok güzeldi. (benim "hava sisli, flash kullanmayı sevmiyorum,  fotoğrafı çekince komik gözüküyoruz!" vb. eleştirilerim yardımcı fotoğrafçı tarafından ciddiye alınmadığı için kameramı alıp yukarıdaki fotoğrafı çekti...)