Annem'in Resmiye Halası ile Hatıraları
Son yazıdan sonra araya yakın bir akrabamızın vefatı, bizim dün bütün günü farklı bir sebeple hastanede geçirmemize sebep olan bir olay girince yazı yazmak ve araştırmak için sadece iş saatlerimi kullanabildim. Yemek yapmaya çok zaman kalmadı, ben de ne yazsam diye düşünürken önceki yorumlarda yaşlıların hayatlarının okuyucuların ilgisini çektiğini okudum.
Birkaç ay önce annem ve ablamla annemin halası (sitede de adı arada anılan) Resmiye hala hakkında konuşuyorduk. Annem ev ve yemekle ilgili pek çok şeyi ondan öğrenmiş. Ablam onunla ilgili bu hatıraları kaleme almaya karar vermişti. İşte ben bu hikayelerin unutulmaması için yayınlamaya karar verdim. Hikaye biraz uzun ama benim gibi eskileri dinlemekten hoşlanıyorsanız muhtemelen seversiniz.
Ayşe Kıyıklık'ın kaleminden Annem'in Resmiye Halası ile Hatıraları
Annem, ortaokulu Kayseri'nin Tomarza ilçesindeki Resmiye Hala'sının yanında okumuş. Resmiye Hala'sı çocuğu olmayan, ikinci eşi ve onun çocukları ile birlikte yaşayan tam bir çerkez hanımefendisi. O kadar ince ve zarif bir hanım ki... Annem'in onunla pek çok güzel hatırası var. Hepsi de çok değerli. Bir gün konuşurken "Hadi anne bunları yazalım" dedik. Bu fikir hepimizin çok hoşuna gitti. Ve işte böylece annemin hatıralarını yazma maceramız başladı.
Resmiye Hala'dan benim hatırladıklarım; her sene Kayseri'ye yaptığımız ziyaretlerden kalma. Önceleri, halamız daha dinç iken 1 gecelik kalışlarımızdan ve daha sonrakiler de birkaç saatlik uğramalardan...
Önce benim çocuk gözümle halamızın evini anlatayım. Yaşlı ama bakımlı bir hanımefendi. Asla kendini bırakmamış, evi ve kendi üstü her daim tertipli ve temiz.
Evi bizim köylerde pek olmayan avlulu bir evdi. Kapının arkasında uzun tahta bir sopa vardı. Bu kapının kilidiydi. Geceleri böyle kilitlerlerdi. Duvarda ise ucu kancalı, demir bir çubuk monte edilmişti. Gündüzleri bu kanca kapıya takılarak kapı açık tutulurdu. Avludan girince sağ taraftaydı evi. Kapısı epey yüksekteydi. Evin altı ahırdı. Kapıdan girişte tam karşıda mutfak vardı. Mutfak L şeklindeydi. Ama ters bir L. L' nin kısa ucu dip tarafta kalırdı. Bu kısım onun kileriydi. Mutfağında kullandığı elbeziler hep kendi el emeğiydi. Mutfağından gül reçeli ve gül şerbeti eksik olmazdı.
Kapının sol tarafında misafir odası vardı. Bu odada bize şerbet ikram ettiği süslü bardaklarının durduğu dolabı vardı. Karşılıklı iki somya, bir masa ve sandalyeler. Kapının sağ tarafında ise kendi odası vardı. Yataklarının ve eşyalarının durduğu bir dolabı ve duvara dayalı bir yatağı. Yatak örtüsü müthiş muntazamdı. Yatağın kenarlarında beyaz, gül desenli örtüler seriliydi. Duvara yaslı, ince, çok uzun olmayan bir değnek dururdu. Ne olduğunu anneme sordum, yatağını örterken uzanamadığı yerleri bu değnek ile düzeltirmiş. Yatağının olduğu odada cam kenarında bir de somya vardı. Somyanın üzerindeki beyaz örtü ve yastıklarda el işi nakış desenleri. Hepsini gençken kendi yapmış. Kendi odasında bir de eğimli, taş bir bölüm vardı. Burası banyo yapmak için kullanılırmış.
Benim zihnimde şöyle kalmış, misafir odası eniştenin çalışma ve okuma odasıydı. Ziyaretlerimizde, babamla enişte bu odada oturur ve konuşurlardı. Halamın odası ise kendi çalışma ve kuran okuma odasıydı. Biz de annemle, halamla bu odada otururduk. Enişte, babamla dini konularda konuşmayı çok severdi. Hatta sene içinde babam gelecek diye aklına takılan, babamla konuşmak istediği konuları unutmamak için yazar ve o gelince de uzun uzun sohbet ederlerdi.
Avlunun sonunda ise o çok sevdiğimiz bahçesi vardı. Evine gidince hemen oraya gitmek isterdik. Kabak, salatalık, domates, çeşitli sebzeler ve gül ekmişti. Şerbeti ve reçelleri de bu güllerle yapardı. O bize yemek hazırlarken bizim de salata malzemesi toplamamazı isterdi. Bunlarla salatayı yapardı. Sebzelerin topraktaki hallerini ilk gördüğümüz yerdi burası. Kabağın çok güzel bir çiçeği olduğunu, bu çiçeğin sabahın ilk saatlerinde diri olup öğleden sonra sönükleştiğini burada öğrendim. Sabah ezanından sonra topladığı kabak çiçekleri ile dolma yaparmış halamız.
Enişte ticaretle uğraşırdı. Tam bilemiyorum ne işiydi ama Tomarza'nın çarşısında küçük bir dükkanı vardı. Tomarza'dan çıkıp köye giderken annem gösterirdi yerini. Ve kendi orta okulunu.
Enişte, halamdan önce vefat etti. Avluda kendi evlerinin karşısında kullanılmayan küçük bir ev daha vardı. Annem bu evin önceden ne için kullanıldığını söylemişti. Şimdi hatırlayamıyorum. Hala, eşinin vefatından sonra bu eve taşındı. Sanıyorum o da bu evde çok uzun kalmadı. Bir süre sonra da kendisi vefat etti.
Ama biz, bu son derece zarif ve becerikli halamızı iç unutmadık. Annemizin tam büyüme çağında, anne babasından ayrı, hiç çocuğu olmamış bu yaşlı halası ile ilgili anıları bizim için de çok değerli.
Şimdi başlayalım yazmaya...
Evde erzak eksildiğinde
Halamız başımdan iki evlilik geçmiş, hiç çocuğu olmamış, ilk eşi vefat edince bizim tanıdığımız enişte ile evlenmiş bir hanımdı. İki eşine de evde bir şey eksik olsa bile bunu kesinlikle direk söylemezmiş. "Hacı Bey, file ister misin?" diyerek bunu dolaylı ve nazik bir biçimde ifade edermiş. Enişte de bunun üzerine durumu anlar "Tabi Resmiye Hanım, ver" diyerek fileyi alırmış.
Bu güzel anı, o yaşlı ve köylü insanların aralarındaki nezaket ve mesafenin derecesini göstermek için küçük bir örnek... Birbirlerine hitap tarzları ve isteklerini ifade etmedeki güzel yöntemleri... Şimdiki karı-koca ilişkilerini düşününce onlardan öğrenecek ne çok şeyimiz var.
Erkek eve gelmekte geciktiyse
Enişte işi olup eve gelmekte geciktiyse halamız kesinlikle yatağını bozup yatmazmış. Bu enişteye karşı saygısızlık olur düşüncesiyle somyaya uzanır, o gelince yatağı açarmış.
Annem de halamızdan öğrendiği bu güzellikleri mutlaka uygulardı. Benim de annemden hatırladığım bir anı var. Bir gün babam eve geç gelecekmiş. Annem de bu sırada ütü yaparken gece yarısı olmuş ve babam gelmiş. Annemi ayakta görünce çok hoşuna gitmiş ve onu beklediği için teşekkür etmiş.
İşte bunlar evlilikte eşlerin birbirine saygısını göstermede ufak ama önemli detaylar.

bu değerli hatıralardan bana da hisse çıkarma şansını verdiğin için teşekkür ederim.
Posted by: hatice a. | 19/07/2008 at 15:40
çok doğru canım yazınız çok güzel 6 senelik evliyim ve herşey karşılıklı bu dünyada sevgi emek ister emeksiz bişe olmaz hoşgörü çok önemli.
Posted by: tülay | 04/07/2008 at 15:22
ülker hanım
bundan siz hoşlanmamış olabilirsiniz eleştirmektede özgürsünüz fakat bi insanın mutahasip(mutaasıp değil!!!) kişiliğinin ortaya çıkması sizi neden bu kadar rahatsız etti,buda ayrı bir tartışma konusu..siz bunu eleştirmeye özgür olduğunuz kadar ayşe hanımda mutahasıp kişiliğini sunmakta özgür..ayrıca burda şimdiki zamanın kötülüğünden ziyade eskiye olan özlem anlatılmakta!!anlayış farkı olsa gerek..sırf o dizleri buraya aktarabilmek için gereksiz bir çıkış olmuş...
Posted by: mine | 17/06/2008 at 18:02
Hatice Hanım merhaba;
Sitenizi yaklaşık üç senedir takip ediyorum.Öyle güzel tariflerinizi anlatmışsınız ki yemekler kusursuz oluyor.
Çalıştığım zamanlarda yemek yapmakta kısıtlı zamanım olduğu için sadece pratik yemekler yapabiliyordum.Şimdi kızım oldu.(adımız bölümüne kızımla ikimizin ismini girdim:)).Artık evdeyim. Güzel yemek yapabilmek için zamanım var:)Ve siteniz sayesinde her sofra ziyafete dönüşüyor.
Bunun için size teşekkür etmek istedim...
Şule
Posted by: şule&ipek | 17/06/2008 at 17:49
merhabalar,portakal ağacını beğeniyle takip ediyorum.harika tariflerini hep deniyorum.arkadaşlar sizleri yeni açmış olduğum bloğumu ziyaret etmenizi bekliyorum. dantel ve elişleriyle dopdolu bir site.kendi yapmış olduğum elemeklerim ve hepsi birbirinden değişik farklı örnekler.ziyaret ettiğinize pişman olmassınız:)sevgiyle kalın...
zuhalce.blogspot.com
Posted by: zuhal | 14/06/2008 at 22:49
Sevgili Hatice Hanım,
İnternetten bir yemek tarifi ararken siteniz ile tesadüfen tanıştım.
Aslında hepimizin ailelerinde Resmiye halalar var ve Türk toplumu olarak bizi ayakta bu değerlerimiz tutuyor. Yükselen değerlerin farklılaştığı günümüzde bize bu yiğit Anadolu kadınını, güzel Türkçeniz ve içten anlatımınızla tanıttığınız için teşekkür ederim.İçimde sıcacık duygular uyandırdınız.
Posted by: Deren | 14/06/2008 at 22:05
acaba rahmetli resmiye halayımı tebrik etsek ayşe ablanızımı yoksa bunları bizimle paylaştığınız için sizimi?çok hoş anılar sitenizi tesadüfen keşfettim çok beyendim artık sık sık siteye uğrayıp bir bakarım ne var ne yok.
Posted by: SEMRA | 14/06/2008 at 00:58
annemin patatesli pilav yemeklerine bayılıyorum annemin o yemeklerini çok seviyorum onun yemekleri gibisi yok
Posted by: dursun | 12/06/2008 at 17:22
benim adım dursun 11 yaşındayım annemin yemeklerini çok seviyorum annem yemeklerin hergün değişik çeşitlerini çok seviyorum bunda anneminde bir sırı var heralde öyle sanıyorum
Posted by: dursun | 12/06/2008 at 17:16
Ben ve çevremdeki bir çok arkadaşım sitenizi uzun süreden beri takip edenlerdeniz.Annenizin Resmiye Halası'nın anılarını bizimle paylaşmanız da hoş olmuş!
Posted by: Emine | 10/06/2008 at 13:49
Hatice hn
ilk defa sitenizdeki bir yazıyı okurken çok sıkıldım, anlaşılmaz bir ağırlık çöktü....
yemek tarifleriniz ve onları sunma biçiminiz çok hoş ve bence yazarken bunun dışına çıkmamalısınız çünkü bunun dışına çıkınca içinizdeki mutaasıp kişilik dışarı çıkıyor galiba, eski eskide kaldı, çocuğunuza sunduğunuz pekçok şey bugüne ait, sevgininse zamanı yoktur dün bugün daima.... bakış açınızı değiştirebilirseniz çok beğendiğiniz geçmiş birden cehennem olu beğenmediğiniz şimdiki zaman ise belki de hiç de fena değilmiş....
Yeniliklerden, yenilerdeki güzelliklerden bahsedelim zor da olsa ki hayata ayak uydurabilelim ve medeni ve cesur ve saygın insanlar olarak kalabilelim...
Posted by: ülker | 09/06/2008 at 23:36
Selam!Uzun süredir sessiz sessiz obsessif bir şekilde her gün 10 kere sitenize bakıyorum.
Öyle çok becerikli, güzel yemekler yapabilen biri değilim ki mesela sizin göklere kadar kabaran kek tarifleriniz ben yapınca pide misali kendilerini yayıyorlar ama olsun yılmıyorum!
Çok tebrik ediyorum sizi,ticari kaygısı olmayan, içten, süper bir site olmuş...
Ve benim için en önemlisi resminizi gördüm benim kafamdaki bir çok tabuyu yıktınız! Tebrikler!!!
Posted by: aleaf | 09/06/2008 at 17:24
Eskilerin saygisini su gunlerde uygulayamayiz diye birsey yok bence.Aynisi olmasada hafif degisik versiyonu ile yine hayatimiza aktarabiliriz.Bunu benim kendi ablamdan goruyorum.Yaklasik 28 yildir evliler ve hala esi kalkmadan onun kahvaltisini hazirliyor ve giyecegi kiyafetleri ise gec kalmasin diye yataga atiyor o banyo yaparken.Yeri geldiginde ayakkabisinin tozunu dahi aliyor.Enistem yapamiyor degil, sadece kendini hos hissediyor esi yaptiginda.Ayrica elimde kalmiyor ve zorlanmadan yapiyorum diyor.Ablam calisan bir hanim oldugunda da hala yapardi.Su anda emekli ve evini cekip ceken bir hanim.Cocuklari ve ailesi onu cani gonulden sever.Herkesin ihtiyacina yetisir eder.Bu arada aile bireyleri onun bu emeklerini karsiliksiz birakmazlar.Dogum gununden tutun evlilik gunlerinin hatirlanmasina sevgililer gunune kadar hep hatirlaniyor.Demekki sevgiler bazi hareketlerle hala gunumuze aktarilabiliyor.Umarim hepimiz eslerinin mutlu oldugu hanimlardan olabiliriz belki degisik sekillerde.Onlarin bir Allah razi olsun sozunu alabiliriz.Ne mutlu o kisilerde esleri surekli Allah razi olsun diyenlere.....
Posted by: zerrin | 06/06/2008 at 10:09
Bir suredir siteni eskisi gibi izlemiyordum. Turbanlı resimlerin, evliliginle baslayan bir farklı gidisat vardı. Birakilan yorumlarda artik, farkli bir yasam tarzina isaret eden dini motifli cumleler gorur olmustuk. Muhtemelen (ben oyle dusundum) turbanli resimlerin seni farkli gruplarin gozdesi yapti. Ve muhtemelen benim gibi baskalari da vardi, bundan hoslanmayan ve artik izlemeyen. Mail gruplarimizda artik az referans verilir olmustu. Ne de olsa, siyaseten bolunduk. Bir dolu olaylar yasadik ulkece...Artik turbanlilar ve basini ortmeyenler eskisi gibi bakamaz olduk birbirimize. Bugun bakinca tekrar ve bu anilari okuyunca, "oysa ne kadar ortak hayatlarimiz var" diye dusundum. Bugun gruplara ayriliyoruz, ayrilmaya zorlaniyoruz ama o evlerde ben de yasadim, benim de oyle aile buyuklerim oldu, gulun, gul serbetinin kokusunu, alti ahir olan evi, o tahta kapiyi ve arkasindaki sopasini, o avlunun serinligini ve cali supurgesiyle supuruldukten sonraki temiz halini, islatilinca gelen serinlik kokusunu, o evlerin icini, onlari temiz ve duzenli tutmanin ne kadar buyuk titizlik ve caba istedigini, ve fakat yapilabildigini, iclerinin kendine has kokusunu...hepsini hepsini biliyorum.
Posted by: Erden | 04/06/2008 at 20:30
hatice
nerdesin? bu aralar çok yoğun olmalısın sanırım. uzun zamandır siten yenilenmedi.
Posted by: ÖZCAN | 02/06/2008 at 01:49
Hatice, tamam calisiyosun anladikta..... Biktik ayni tariflerden/ fotograflardan, yenisini acele bekliyoruz. Sevgiler, Tahsin
Posted by: tahsin | 01/06/2008 at 12:23
MERHABA HATİCE HANIM
RESMİYE HALANIZI ANLATIMINIZA BAYILDIM ABLANIZ ÇOK GÜZEL ANLATMIŞ KİTAP YAZMA BİR NİYETİ VARMI ANLATIM ÇOK GÜZELDİ KENDİMİ ÇALIŞKUŞU ROMANINI OKURMUŞ GİBİ HİSSETTİM
RESMİYE HANIMA ALLAH RAHMET EYLESİN
SEVGİLER
Posted by: AYŞE | 01/06/2008 at 12:14
Nerelerdesin Hatice? Meraklanmaya başladık artık.
Posted by: hilal | 01/06/2008 at 01:56
çok güzel ,eski insanlar çok akıllıymış gerçektende bizlerden çok daha iyi biliyorlarmış nasıl davranacaklarını:)
Posted by: elcince | 31/05/2008 at 14:53
hatice manolyalar soldu sen nerdesin?
Posted by: Süreyya Uzunca | 30/05/2008 at 23:59
hatice hanım yorumumu neden yayınlamıyorsunuz. ama sizin okuduğunuzu bildiğim için.yayınlamasanızda olur. bu bir yemek sitesi ama kaç zamandır tarif yok
Posted by: esra | 30/05/2008 at 10:18
Sevgi, şefkat ve anlayış dünyadaki tüm canlıların ihtiyaç duyduğu yegane şeyler.Evlilik ise sevginin güvenle harmanlanıp, karşılıklı itimatla mühürlenmesi demek.Böyle olunca benliğimizdeki o "banane"leri bırakıp sevdiğimizi zevkle şımartmanın, ilgilenip üzerine titremenin nesi zor? Yazınız diğer yazılarınız gibi derin ve anlamlı..Daha öncede yazmıştım.Bloglar içerisinde yeriniz farklı benim için.Mutfağa girip harikalar yaratmayı sayenizde başardım.En önemlisi kendimi keşfetmemde ilk adımı sayenizde attım.Çok teşekkür ederim, pek çok insana bu anlamda ilham verdiğinizi düşünüyorum.Vakit bulup benim bloguma bir göz atıp yorum bırakırsanız çok sevinirim yorumlarınız benim için çok kıymetli Hatice hanım.:)
Posted by: zehra | 30/05/2008 at 00:01
Hatice nerelerdesin yaaaa :(
Posted by: NEŞE | 29/05/2008 at 13:04
haticecim selamlar...
resmiye halanın hayatını ezberledik artık başka birşeyler yazsan artık... zaman bir hayli geçtide...
Posted by: bilge | 29/05/2008 at 10:39
hayallerimdeki ev sanki bende o evi gezmis gibi oldum dogrusu
Posted by: gülendam | 29/05/2008 at 02:59
hatice hanım bunlar güzel şeylerde uzun zamandır bir tarif göremedik.
Posted by: esra | 28/05/2008 at 15:05
artık ben sayfanın yenilenmesini istiyorum her gün aynı şeyleri görüyorum lütfen
Posted by: gülten | 28/05/2008 at 13:25
hatice hanım merhaba .. her sabah bıkmadan usanmadan sayfanızı inceliyorum. sanırım işlerinizin yoğunluğundan olsa gerek fazla vakit ayıramıyorsunuzdur. artık sayfayı yenilemenin vakti gelmedimi :))) ne dersiniz ?
sevgiler..
Posted by: Arzu | 28/05/2008 at 08:49
Resmiye halanızın ruhu şad mekanı cennet olsun. Bana kendi ninemi hatırlattı yazdıklarınız. Ama şu var ki, artık günümüzde kadın-erkek ilişkileri çok farklı. Ben bir hastanede doktor olarak çalışıyorum. Eşim de öyle. Bazı zamanlar ameliyattan sabaha karşı dönüyor. İsterdim onu beklemek ama bu çoğu zaman yoğun çalışma temposu içinde mümkün olmuyor. Ama ev hanımı olmuş dahi olsam, seven bir kocanın, eşinin yorulmamasını düşünen bir kocanın, yatak bozulmuş bozulmamış çok da umurunda olacağını sanmıyorum. Ayrıca şunu da eklemek iterim ki, insanların kadın erkek ilişkilerinde birbirlerine karşı açık davranması gerektiğini savunuyorum. Yani evin eksiğini kocaya dillendirmemenin ne çeşit bir saygı olduğunu idrak edemiyorum. Açıkçası etmek de istemiyorum.
Posted by: fatma | 27/05/2008 at 22:43
Hatice Hanım,size Kayseri'den yazıyorum.Halanızla ilgili hatıralarınızı okuyunca Kayserili olarak çok mutlu oldum.Annem ve yaşıtları hep geçmişi anlatırlar.Mahalle fırınında pişen ekmeklerin kokusunu,geçmişte yaşanan olayları dillerinden düşürmezler.Yaşadığınız zamandan geçmişe uzanır keşke o dilimde yaşasaydım dersiniz.Bizler bu gibi anıları dinleyerek büyüdük halada dinliyoruz.Çalışmalarınızda başarılar diliyorum.
Posted by: ayşe öz | 27/05/2008 at 15:58
Çok güzel...Öyle bir anlatmışsınız ki halanızın evini,sanki gidip gezmiş gibi oldum.Hala duruyor mu o ev?Gitmek ve görmek isterdim:)
Posted by: Sümeyye | 18/05/2008 at 15:16
Ben de kayseride yasayan Cerkez uvey anneannemden cok sey ogrendim.
Herseyden once estetik ve zarefetin hayati hic de zorlastirmayan aslinda cok guzellestiren bir sey oldugunu.
Oysa ne kendi ailemde, ne de baba tarafinda bunlari hic gormedim.Luzumsuz sanilirdi her tur incelik, hatta asagilanirdi.
Simdi cok sukrediyorum uvey anneannemi tanimis oldugum icin.
Posted by: asli | 18/05/2008 at 11:35
S.a Hatice hanım gerçekten çok hoştu yazınız. Bende çok severim eski insanların hikayelerini. Hatta yaşlı birini gördüğümde kim bilir nerede doğdu nerede büyüdü neler yaşadı diye içimden bir ahh çekerek düşünürüm :) Bencede sevgiden önce saygı geliyor. Mesela eşime ismiyle hitap edemem saolsun oda öyle. Bu bir mesafe değil saygı bence. Eşim geldiğinde çok meşkül olsam bile onu kızımla kapıda güleryüzle karşılamak isterim. belki bazı arkadaşlar neden uyumak için eşimi bekleyeyim vs. diyebilirler ama bunlar eşinizin yüzünde tebessüm ettirecek güzel davranışlar diye düşünüyorum. (hiç bir eş hanımından ilgisizlik duymak istemez) fiemanillah
Posted by: nesibe rumeysa | 18/05/2008 at 11:07
yaaaaa haticeeee beniii ağlattın...
çok güzel anlatmışsın..yazı okurken beniii çok uzak diyarlara götürdü,bir çok şeyii hatırlattı bana çok sağol canım..
sevgili halanada Allah Rahmet etsin..mekanı cennet olsun inşallah..
www.sultansofrasi-leyla.blogspot.com
Posted by: leyla | 18/05/2008 at 09:04
Aslinda yazicak cok sey var , cok kotu bi devirde yasiyoruz kimsenin kimseye saygisi kalmamis , bende eski zamanlarda yasamak cok isterdim , hatta hic yasamamak isterdim ...
Posted by: fatma erva | 18/05/2008 at 02:36
Merhaba Hatice hanım,ben mayıs ayında etkinlik evsahipliği yapacağım.daha önce 2 kere size mail yazmama rağmen cevap alamadım.etkinlik bölümünde mayıs ayı bölümündeki derya adının linki benim eski siteme gidiyor.daha öncede belirttiğim gibi artık yeni adresim www.deryadanlezzetler.com etkinliği bu adresimde yapacağım.bu link adresini değiştirirseniz sevinirim.bir de en güzel salata yarışmasına katıldım.tarifim birinci olduğu için porselen demlik çay etkinliğinde evsahipliği yapma hakkı kazandım.mayısın 25 inde bitiyor.bulgur etkinliği ise zaten 26 sında başlıyor.bilgi vermek istedim.cevabınızı bekliyorum.
Posted by: deryadanlezzetler | 18/05/2008 at 01:17
SEVGİLİ HATİCE SEN ALLAHIN İZNİYLE NEKADAR MÜBAREK BİR KULMUŞSUNKİ ANNENİN HALASINI BURADA ANARAK SENİ VE AİLENİ HİÇ TANIMIYAN İNSANLARIN AĞZINDAN VEFAT ETMİŞLERİNE BİR SÜRÜ HAYIR DUASI ALMAYI NASİP ETTİ RABBİM VE HALA EDİYORLARDA... BU YÜCE YARADANIMIZIN ÇOK GÜZEL BİR LÜTFU İNSANLARIN AMACI NEOLURSA ONUN UĞRUNA ATTIĞI HER ADIM ONU EMELİNE ULAŞTIRIR Kİ SEN SANIRIM BUNU ÇOKTA TASARLIYARAK YAPMIYORSUN AMA AMELİN NİYETİN GÜZEL OLUNCA NETİCESİDE BÖYLE MUHTEŞEM OLUYOR
UZUN LAFIN KISASI YAZINI SANKİ YAŞANILANLAR HAYALMİŞ GİBİ FARKLI BİR ALEME GİDEREK OKUDUM ABLANIN DÜŞÜNCESİ ÇOK İNCE..VE AKABİNDEKİ BİR KAÇ MESAJDA ''RAHMET EYLESİN''LERİ OKUYUNCA ALLAH HAKİKATEN RAHMET EYLESİN NE ŞANSLI BİR RAHMETLİYMİŞ DEDİM
BUTÜR NASİHAT TADINDAKİ ŞEYLERE ÇOK İHTİYACIMIZ VAR BİLSEKTE UNUTUYORUZ HATIRLATMANIZ BİZLERİ ÇOK MUTLU EDİCEKTİR
SELAMLAR
Posted by: aNnEcİk | 18/05/2008 at 00:29
Sevgili Hatice,
Başınız sağolsun! Hastaneyle ilgili olay önemli değildir, umarım. Geçmiş olsun!
Yaşanan olayları yazıya dökmek çok iyi fikir, gerçekten de... Büyüklerimizin beğendiğimiz yönlerini benimsediğimizi düşünürsek, hayatımızı yönlendirecek bir çok hal, tavır, davranış ebedileşmiş olur böylece! Nur içinde yatsınlar!
Bu arada benim eşim de Çerkes. Çok saygılı biri, ailesi de öyle!
Posted by: Sezer | 18/05/2008 at 00:01
merhaba hatice, yazıyı zevkle, zaman zaman da duygulanarak okudum.bizden 1-2 kuşak öncesinde yaşayan büyüklerimizin hayatı şu anki kadar rahat olmasa da huzurla doluymuş.bizler aman şu eşyayı alayım daha rahat edeyim,biraz daha lüks yaşayayım derken huzurumuzdan kaybediyoruz.o insanların hayatına baktığımızda evleri olabildiğince sade, çoğunlukla zaruri ihtiyaçlarla döşenmiş olmasına rağmen bambaşka bir huzura sahiptiler.eşler arasında şimdiki gibi sen ben kavgası yoktu, kendilerine düşen sorumlulukları fıtratlarına uygun şekilde sevgiyle ,saygıyla ve tüm dogallıgıyla yerine getiriyorlardı.gerçekten de onların hayatlarından öğreneceğimiz çok şey var.ayrıca bende yaşlı insanlarla sohbet etmeyi,yaşantılarına tanıklık etmeyi çok seviyorum.hayatın güzel yönlerini hatırlattıgınız için sana ve ablana teşekkür ediyorum.
Posted by: hatice | 18/05/2008 at 00:01
Ayşecim, bu hatıraladan öğreneceğimiz ne kadar çok şeyimiz var. Devamını bekliyoruz, öğreneceklerimiz için... Ayrıca bu güzel gün için teşekkür ederek, yavrularımıza anlatacağımız bir güzel hatırayı bize yaşattığın için çooook teşekkürler...
Posted by: Rumeysa | 17/05/2008 at 21:21
Seviyorum boyle eski hikayeleri. Teyzemler biraraya geldiklerinde de anlatirlar. Aslinda boyle yazmak, kayda almak lazim.
Allah rahmet eylesin, nur icinde yatsin halaniz insallah.
Posted by: fulya | 17/05/2008 at 19:56
Sevgili hatice, guzel hatiralari paylastigin icin cok tesekkurler...gercekten gunumuzde boyle saygili insanlari bulmak bir mesele. Ben de cerkezim ve saygi bizde cok onemli bir kavramdir. Hatta bazen anlatilanlar dinlendiginde bazilarinin "yok artik, daha neler" dediklerine sahit olmusumdur.Guzel ve saygin bir evliligin en onemli yapitasi olan olgu saygidir bence. Once saygi sonra sevgi...ben de sizlere ve bu platformda duygularini paylasan; paylasmayan ve sadece okuyan tum okurlara sevgi ve saygilarimi sunuyorum....
Posted by: Esra | 17/05/2008 at 19:34
Çok güzel bir yazı olmuş. Elinize, yüreğinize sağlık. Eskilerden ne kaldı ki zaten di mi. Ne güzel bize hatırlatmış oldunuz. Tşk.ler size
Posted by: Nur | 17/05/2008 at 19:15
yazınızı mütebessüm bir halde okudum ve halanızın evini adeta görmüş gibi hayal ettim evet bizlerin büyüklerimizen öğreneceği çooooooook şey var evliliklerin ilk günden son güne kadar saygı ile geçmesi için çok şey öğrenmeliyiz. Bende rahmetli anneannemin nezaketinden birşey aktarmak istiyorum.Anneanneciğim bırakın büyükleri,eşim bile onun bulunduğu odaya girse hürmetle ayağa kalkardı.Başta halanızı ve anneanneciğimi başta olmak üzere ahirete intikal etmiş olan yakınlarımızı rahmet ve dua ile anıyorum.
Posted by: sümeyra | 17/05/2008 at 16:45
Merhaba,
Birkac yildir takip etsemde ilk defa yazabiliyorum. 3 yil olcak Agustosta evleneli. Yazinizi okurken hála bazi davranislari yapiyo olmak tebessúm ettirdi beni. Esime toplum icinde bilhassa ismiyle degilde 'Hasan bey' diye cagirip, illaki o gelmeden, yada músadesini almadan yatagi bozmamak órnekleri gibi. Hollandadan size sevgilerimi sunuyorum..
Yemek yapmaya vaktinizin azalmis olmasi úzúcú, yazilariniz kadar lezzetli tariflerinizide çok ózledim(k) çunki.
Esen kalin,
Ayse Dilek
Posted by: Ayse Dilek | 17/05/2008 at 16:41
zevkle okudum haticeciğim.devamını bekliyorum.
Posted by: jale | 17/05/2008 at 16:30
çoook güzel olmuş elinize sağlık bu anıların devamı gelirse heyecanla okuyacağız ah o eskiler ne zerafet ne incelik değilmi..esra İ.
Posted by: esrafatıma | 17/05/2008 at 16:14
HATİCE HN.SİTENİZİ BEĞENEREK TAKİP EDİYORUM.
BU GÜZEL ANILARI BİZİMLE PAYLAŞTIĞINIZ İÇİN TEŞKR EDİYOR,DEVAMINI BEKLİYORUZ.
BENİM GİBİ YENİ EVLİLERE ÖRNEK TEŞKİL EDECEKDİR.
ŞÜPHENİZ OLMASIN:))
Posted by: FATOŞ | 17/05/2008 at 12:35
Hatice Hanım inanın okurken tüylerim diken diken oldu.Çok özlemişim böyle güzel anıları.Annenize selamlar.Resmiye Halanız da nur içinde yatsın inşaalah.Yüzümüzü sabahın bu erken saatinde böyle tebessümle doldurduğunuz için de ayrıca teşekkürler.
Posted by: şengül | 17/05/2008 at 09:35
Merhaba Hatice hn
Yazınızda kendi annemin teyzelerini, annanemi gördüm. Geçmişte insalar arasındaki ilişki muhteşem bir saygıdan, sevgiden ibaretmiş hakketen. Tabii bazı yörelerde demek daha doğru olur. Benim memleketim Antalya. Anlatıklarınız pek yabancı gelmedi. Ayrıca bende eskileri dinlemekten son derece hoşlanan birisiyim. Annemin anlattıklarını bile oturup yazıyorum... O kadar kulağa küpe olması gereken durumlar var ki! Evliliklerde bir ömür boyu devam ettirilmesi gereken saygının yeri ifade edilemez kadar büyük. Saygı asla yitirilmemeli.
Zamanla, hatta zaman zaman sevginin bitmesi, zedelenmesi, donması mutlak mümkün olacaktır. Böyle dönemlerde/durumlarda saygının yerleşik olduğu birlikteliklerde insanlar birbiriniz sevmiyor olsada asla kırmaz, sarsmaz incitmezler inancındayım. SAYGI ÇOK ÖNEMLİ.
Yazınız için teşekkürler, inanın yazılar/yorumlar daha çok hoşuma gitmeye başladı. Yeri gelmişken KIRMIZI MİNDER de çok hoşuma gitti, yeni bölümleri sürekli takip ediyorum. Dekorasyondan çok hoşlanırım.
Posted by: fatma güven yegin | 17/05/2008 at 09:11