Previous month:
August 2008
Next month:
October 2008

September 2008

Bayramınız Kutlu Olsun

Cuma sabaha doğru kaybettiğimiz babaannem dolayısıyla bu bayram biraz buruk başlıyor bizler için. Cenaze için köye gidip gelince son iftarları da yazamadım, zaten yazma hevesim de kalmamıştı. Yine de hepinizin Ramazan Bayramı'nı kutluyorum. Daha nice bayramlara sevdiklerinizle kavuşabilmeniz ümidiyle...


Anne Masası

Anne_masasi

Çocukken misafir geleceği zaman hazırladığımız sofralar ikiye ayrılırdı, erkeklerin olduğu baba masası, çocuklarla annelerinin olduğu baba masası. Cuma günü eşi ve çocuklarıyla gelen lise arkadaşım için de iki masa hazırladım. Fotoğraftaki anne masamız.

Anne & baba masalarının iftar menüsü:

  • iftariyelikler
  • mercimekli sebze çorbası
  • sodalı börek
  • soyalı yeşil salata
  • fırında köfte ve patates
  • şehriyeli pilav
  • şambaba tatlısı

not: sürahinin içindeki nane yapraklı ve limon dilimli su...


2008'in ilk iftar daveti

Iftar2008

Nihayet iftar davetlerimiz başladı! Bu yılın ilk iftarında Ayşe İkbal'in anneannesi, babaannesi, dedesi ve büyükbabası misafirimiz oldular. Kendime söz verdiğim üzere menüyü abartmamaya gayret ettim, zaten etsem de yetiştiremeyecekmişim.

Kalan 10 gün için 2 misafir grubunu daha davet ettim, yarın ve haftaya cuma. Bir de salı gününe bir grubu daha alabilirsem bu ramazanı içim rahat tamamlamış olacağım...

 

İlk menümüz:



Yeni Görev Tanımları

Gorev1

Bu aralar işten eve dönünce beni bekleyen direktörümle ya bu köşeyi dağıtıyoruz ya da

Gorev2

bu köşeyi. Hakkında köşesine bir de "oyun arkadaşı" ibaresini eklemeliyim sanırım.

Dün bu yazıyı yazdıktan sonra biraz daha düşündüm bu konuda. Ortaokulu bitirene kadar ne zamanlar annemler arkadaşlarıyla bir araya gelseler, ben çocukları oynatmaktan sorumlu olurdum. Bu görevi keyifle üstlendiğimi hatırlıyorum ama aradan 15 sene geçince ve kendi çocuğum olunca birden bir çocuğu oynatmak görevinde çok zorlandığımı fark ettim. Ayşe İkbal'in oyun oynamasını, oyuncak yumurtasına tuz dökmesini, oyun oynarken olayları kavrayışını fark etmeyi çok seviyorum.

Ama gel sen de oyna dediğinde ilk başlarda kaçacak yer aradığımı fark ettim. Şimdilerde ya ben tekrar oynamaya alıştığımdan ya da  oyuncaklarını ben de sevdiğimden daha kolay zaman geçiriyoruz. (Tost makinesini 2 yaşından önce kullanmayı beceremez belki ama anne istiyor diye aldık. 3 yaş için tavsiye edilen mutfak - ocak seti için ise kendimizi tutma kararı aldık)

Diğer annelerin bu görevi nasıl başarıyla yönettiklerini, 1bebek-çocukların (özellikle 18 aylıkların) nelerle oynamaktan hoşlandıklarını (özellikle sağlığa zararlı olmayanlardan) paylaşmak isterseniz bu acemi anneye çok yardımcı olursunuz...

Bu yazının ilham kaynağı Lisa Mahar'ın evi ve oyuncaklarla ilgili görüşleridir...


Ramazan'a Başlarken...

Ramazan

Bizim evde Ramazan ayı ile ilgili iş bölümü yaptık. Oruç ayının manevi iklimini yaşatma ve yaşattırma görevi babanın, bu ayda sağlıklı beslenme ve diğerlerini besleme görevi annenin sorumluluğu. Aklımın köşesinde bu varken Ramazan'a birkaç gün kala gazetelerde beslenme uzmanlarının bu ay ile ilgili önerilerine rastladım.

Benim gibi son birkaç yıldır sahura kalkmadan oruç tutan, iftarda en güzel yemeğin yapılması gerektiği arka planına sahip biri için beyin fırtınasına davetiye çıkardı bu yazılar.  Sahura kalkılacak, çorba içtikten sonra namaz arası verilecek, bulgurlu, tam buğdaylı, mercimek, nohut vb. bakliyatlı yemekler yapılacak. Haftada bir az yağlı et, geri kalanlarda sebze olacak. En kolayı sonuncusuydu, çünkü bizim eve kırmızı et çok az giriyor, hatta bu aralar giren tek et de balık.

Şimdi menüleri buna göre planlama çabaları içindeyim, kileri bakliyatla doldurduk, kepekli pirinçten umutsuzum ama aldım yine de. İlk menü hazır et hakkımız varken mercimek çorbası, sebzeli bulgur pilavı, yeşil salata ve bonfile. İftardan sonra canlanmak için yeşil çay (o kadar canlandırdı ki gece 1'e kadar yapacak bir işler buldum, bu yüzden melissa çayına terfi edeceğim sanırım)

Sahurda ise süt & bir kase dolusu müsli veya tost + elma.

Benim sağlıklı Ramazan planlarım ne kadar başarılı olacak göreceğiz hep beraber.

Herkese bu vesileyle aile huzurunun arttığı, başkalarının neler yiyeceğini de düşündüğümüz, günlerin çabucak ama dolu dolu geçtiği bir ay diliyorum...