« September 2008 | Main | November 2008 »

12 posts from October 2008

31/10/2008

Tutmaç Çorbası

Tutmac

Dün akşam, eve erken gitmenin hevesiyle ana yemeğin yanına yapmak için forumda tarif ararken buldum bunu. Doğrusu ben arama kutusuna kereviz yazmıştım ama bu çorbayı görünce kerevizden vazgeçtim.

Aslında ben yeşil mercimek hayranı Ayşe İkbal'e yedireceğim diye seviniyordum ama kendisi çorba pişene kadar önüne koyduğum kuru bamya yemeğini jelibon yer gibi yediği için buna yeri kalmadı. (Bu arada bir gün gelip yemek seçmeye başlayacak diye korkuyorum) O bugün deneyecek olsa da biz çok sevdik tadını.

Bu seferki tarif bir diğer Gönül'den. Ben farklı olarak mercimekleri erişteleri eklemeden haşladım, bir de kızım yiyebilsin diye biber eklemedim. Teşekkürler Gönül!

Tutmaç Çorbası:
Malzemeler:

  • 1 su bardağı yeşil mercimek
  • 1 avuç erişte
  • 2 su bardağı yoğurt
  • tuz
  • arzuya göre tereyağı, kırmızı toz biber, nane

Hazırlanması:

  1. Yeşil mercimeği tencereye alıp üzerine su ekleyin. Mercimekler pişmek üzere iken erişteleri ilave edin. 
  2. Erişteler pişince 2 su bardağı yoğurdu bir kapta karıştırın. Çorbanın suyundan yoğurda ekleyip ılıtın. Yoğurdu çorba tenceresine ilave edin.
  3. Tuzunu ayarlayın. Bir tavada yağı eritip biberi kızdırın. En son üzerine bolca nane serpin.

27/10/2008

Palamut Izgara

Palamut

İş dönüşü acıkmış bir küçük hanım için maksimum yarım saatte hazırlanacak, besleyici ve sağlıklı bir yemek arayışının sonucu bu yemek. Balık pişirmeyi son bir yıldır bu kadar çok sevmemin ilk nedeni bu herhalde. İlk kavuşmanın ardından oyun oynayana kadar yemek hazır olmuş oluyor. Tarifi forumdan Gönül hanım vermiş, bendeki tek fark balıkların bütün değil parça parça pişirilmiş olması ve maydanoz sevmeyenler olduğundan dolayı eklenmemesiydi. Yine de sonuç çok lezzetliydi. Tarif için teşekkürler Gönül hanım!

Palamut Izgara:

Malzemeler:

2 adet palamut, temizlenmiş ve yıkanmış
4-5 domates
2 adet kuru soğan
2 adet sivri biber
2 adet limon
maydanoz
tuz

Hazırlanması:

  1. Domateslerin bir kısmını rendeleyin ve yıkanmış, tuzlanmış palamutların arasına rendelenmiş domatesleri yerleştirin.
  2. Bunları yağlanmış fırın tepsisine dizin. Palamutların üzerini halka halka doğranmış soğan, domates, biber, maydanoz, biber ve limon ile döşeyin.
  3. Fırının ızgara bölümünde pişirin.

Blogspot'lara Erişim

Sansurehayir1bv3 Blogspot'lara erişimin engellenmesini, kişisel düşüncelere yasak konulmasını protesto ediyoruz.

Okumak istediğiniz herhangi bir blogspot adresine ktunnel.com sayfasının alt bölümündeki adres çubuğuna yazarak ulaşabilirsiniz.

23/10/2008

Şekerpare 2

Sekerpare

Bugün iş yerindeki menümüzde vardı bu şekerpareler. Top top görüntülerini sevip aşçımız Hatice hanım'dan tarifini alınca aslında teyzemin tarifine çok benzediğini fark ettim. Yapılış aşamaları teyzemin tarifi ile aynı, bu yüzden ben sadece farkları yazıyorum.

  • Bu tarifte kullanılan katı yağın yarısı margarin, yarısı tereyağı. İsterseniz tamamını tereyağı kullanabilirsiniz.
  • Pudra şekeri oranı sadece 2 yemek kaşığı
  • Şerbet oranları 3,5 su bardağı toz şekere 3,5 su bardağı su
  • Şerbeti bunda şekerpareler fırında iken hazırlamaya başlıyorsunuz. Kaynadıktan sonra sadece 5-10 dakika bekletip şekerpareler de sıcak iken, sıcak şerbeti üzerlerine gezdiriyorsunuz.

Yeni Tasarım

Portakal Ağacı yeni bir tasarımla karşınızda. Bu yeni haline alışamamış pek çok kişi olacaktır. Ancak 5 senedir görüyorum ki ne zaman yeni bir tasarım yapsam okuyucular eskisini istiyorlar :) Eski özelliklerden bulamadıklarınız olursa lütfen belirtin, hale eksik bazı kısımlar var, onları da zamanla düzelteceğim.

21/10/2008

Etli Taze Fasulye

Oturak_fasulyesi_3

not: sitedeki düzenlemeleri tamamlayana kadar bazı başlıklar ingilizce çıkabilir...

Pınar hanımdan gelen kargonun içinde bir de bu narin fasulyeler vardı. Güz fasulyesi / oturak fasulye cinsine benzer bir cins. Yine kendisinden aldığım ipuçları ile pişirdim fasulyeleri.

Etli Taze Fasulye:

Malzemeler:

  • 2 adet kuru soğan
  • yarım kg. kuşbaşı et
  • 1 kg. taze fasulye
  • 2 adet domates
  • yarım çay bardağı zeytinyağı
  • 1 yemek kaşığı tatlı toz biber
  • tuz
  • 1 su bardağı kaynar içme suyu

Hazırlanması:

  1. Soğanı ve etleri tavaya alın, etler bıraktıkları suyu çekene kadar kavurun.
  2. Tuz ve su hariç kalan malzemeleri ekleyip 15-20 dakika kavurun. (mümkün olduğunca uzun kavurmalısınız)
  3. 20 dakikanın sonunda 1 bardak kaynamış iyi suyu ekleyip fasulyeler yumuşayana kadar pişirin.
  4. Tuzunu ayarlayıp servis yapın.

20/10/2008

Bir İstek

Lara

Okuyucularımızdan birinden gelen bir istek bu: Bir çocuğun hayatını değiştirmeye hazır mısınız? Eğer Hollanda'da iseniz buradan gerekli bilgilere ulaşabilirsiniz.

Türkiye'de olanlar aşağıdaki adreslerden kan vererek ilik veritabanına kayıt yaptırabilirler.

İSTANBUL:
Çapa Tıp Fakültesi
Temel Bilimler Binası
Acil Giriş Kat:2 no:10
Tıbbi Biyoloji Ana Bilim Dalı

ANKARA:
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi

İZMİR:
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi

19/10/2008

Ot Güzellemesi

Isirgan_ebegumeci_pirasa

Bugünün tarifi çok basit aslında, hatta belki yazmaya bile gerek yok. Ama zaten amacım tarif vermek değil bu pazar. Daha çok otların nasıl lezzetli ve şifalı olduklarını bir kez daha hatırlatmak önce kendime sonra sizlere. Bu hafta birkaç ot alın pazardan, hatta benim gibi Ege'deki tarlasından koparıp gönderecek bir arkadaş edinin.

Cuma günü yeni arkadaşım Pınar hanım'ın  gönderdiği ısırganı, ebegümecini, pırasayı ve soğanı zeytinyağında çevirip söylediği gibi içine bir yumurta kırdım. Ayrı bir yumurtayı da üzerine kırıp servis yaptım. Yemeği ilk yiyen bir tanıdığım hemen fark etti buralı olmadıklarını, ertesi gün Ayşe İkbal de yoğurda karıştırıp kendi kendine bitirince kendi hakkını otların bizim mutfağa daha çok gireceği kesinleşmiş oldu...

Siz de farklı otlarla yapılan tariflerinizi paylaşırsanız çok sevinirim....

17/10/2008

Bonfile

Bonfile_2

Gülümsemeye olan ihtiyaçtan geldi kondu Ayşe İkbal'in kaşığı tabağın kenarına...

Bu yemeği yaptım yapalı yazacağım aslında ama en sonunda evde "en favori yemek" ödülünü alınca yazmak şart oldu. Son iftara gelecek misafirlerimiz için almıştım aslında eti, sonradan biz apar topar yollara düşünce iftar iptal oldu, etler de buzlukta kaldı. Ben de bonfileyi nasıl yaparım diye google'ı karıştırmaya başladım. Mantarlı dışındaki versiyonunu Nunu'da gördüm. Ben birazcık değiştirdim sadece. Fikir için teşekkürler Nunubella!

Bonfile:

  • 500 gr bonfile, şeritler halinde doğranmış
  • 6-7 diş sarmısak
  • 2 adet patates, küp küp kesilmiş
  • birkaç sivri biber
  • 1 adet kuru soğan, doğranmış
  • 1çay bardağı zeytinyağı
  • tuz
  • karabiber
  • kekik
  • 3-4 adet rendelenmiş domates

Hazırlanması:

  1. Bonfileyi tavaya alıp zeytinyağında bıraktığı suyu çekene kadar pişirin.
  2. Suyu çekince domatesler hariç kalan malzemeleri ekleyerek pişirmeye devam edin.
  3. Bir müddet sonra domatesleri ekleyin, tencerenin kapağını kapatıp patatesler pişene kadar pişirin.

14/10/2008

Kırmızı parmak, yeşil parmak

Parmak_boyasi_2

Kızını iş sonrası parka götürüp 5 gün boyunca hasta gezmesine sebep olan anne ne yapar?

Parmak_boyasi2

Pazı, havuç, limon, çay ve domates sularını unla pişirip parmak boyası hazırlayarak vicdanını rahatlatmaya çalışır.

Yayınımıza kaldığımız yerden devam edeceğiz...

istek üzerine not: yukarıda bahsettiğim sebzeleri katı meyva sıkacağında sıkıp elde ettiğim suları yarımşar veya birer tatlı kaşığı un ile pişirerek boya yaptım. Ancak okuyucularımızın bahsettiği yoğurt fikri de güzel. Aynı şekilde elde ettiğiniz suları yoğurtla da karıştırabilirsiniz.

07/10/2008

Bayram Şekerlemesi

Bayram_sekerlemesi1

Bayramın ilk gününün erken saatlerinde Çerkezköy'de ziyaretlerine gittiğimiz A.İkbal'in büyük babaannesinin bahçesindeki koltuğa kıvrılıp uyuyan kediler. Bana 4 yıl önce çektiğim bu fotoğrafı hatırlattılar...

06/10/2008

Annemin Bayram Sofrasından...

Anne_bayram

Minik bir mandalina ağacım var mutfakta. Herkes Ayşe İkbal'e mandalina ağacı dese de bu gerçek bir ağaç. Geçen kış kayınvalidem hediye etmişti, henüz mandalinaları üzerinde iken. Bir yıldır zar zor bakıyorum ona. Önce "nasılsa kuruyacak" diye pek yüz vermedim, sonra baktım o benden azimli yaşama konusunda daha bir azimli, suyunu verip arada dallarını budamaya başladım. Şimdi bekliyorum sabırsızlıkla yeniden çıksın mandalinalar diye. Onun meyveye duracağı zamanlar geliyor ya sanki yanında güç bela baktığım orkide'den daha bir kıymetli şimdi. Mevsim onun mevsimi, uyanma vakti onda.

Sitenin uzun süreli okuyucuları bilir, arada bir uykuya dalar portakal ağacı'nın dalları. Sonra birden -ya uzun süreli bir ayrılıktan ya da önemli bir olayın ardından- silkelenmeye başlar yapraklar. "Tamam!" der ağaç sahibi, "uyanma mevsimi gelmiş". 

Bizim mandalina gibi sanal portakal ağacı da uyanmak istiyor artık uykusundan. Hem uzun bir tatil hem de önemli olayların ardından bir borç bu ona. Üstelik annemin bayram sofrası gibi elimde güzel saatleri hatırlatan fotoğraflar varken.

Cenaze ertesi İstanbul'a dönüşümüzde soğuk kaptığını fark edip son kalan enerjisiyle hazırlamış her şeyi. Ben kendisinin biyolojik yaşından şüphe etsem de hala, gubatelerin hatrına sesimi çıkarmıyorum. En içten dileği ertesi gün son anda karar verip Ankara'da ziyaretine gittiğimiz büyükbabam yapıyor. "Annenizi fazla yormayın, yardımcı olun..."

Herkesin aklında kendi yavrusunun olduğu bir bayram daha geçiyor. Daha nice bayramlarda anne sofralarında, dedelerin dualarıyla buluşabilmek ümidi var yüreğimde...