Previous month:
September 2009
Next month:
November 2009

October 2009

Arkadaş Sofrası ve Elmalı Üçgen Kurabiye

Babyshower1

Yarının tatil olmasından faydalanınca bir perşembeyi daha misafirlerle geçirme fırsatı yakalamış oldum. Bugün de yarının hazırlıkları ve okulu tatili bir minik hanımla geçecek. Ama öncesinde tüm sitemlerden kurtulmak için son hazırladığım sofra. Lise arkadaşımın Aralık'ta bir oğlu olacak ve biz onun öncesinde kendisi için küçük bir organizasyon düzenledik. Sofradakiler:

Babyshower2

Kuzenim Elif'in elmalı üçgen kurabiyeleri

Babyshower3

Annemin mercimek köftesi

Babyshower4

Kereviz salatası

Babyshower5

Yoğurtlu, salatalıklı patates salatası

Babyshower6

Yeşil Salata

Babyshower7

Hazır yufka mantısı

Babyshower8

Peynirli çörekler

Ayva tatlısı

Babyshower9

Ablamın kivili yalancı tavuk göğsü

Yazın kardeşim umreye giderken kuzenim yanında götürmesi için bir kurabiye yapmıştı. O günden beri ne kadar lezzetli olduğunu dinliyordum. Ben de bu davet için teyzemlerden rica ettim, onlar yaptılar, annem de 50km yol kat edip kurabiyeyi bana ulaştırdı.

Elmalı üçgen kurabiye

İç malzeme

  • 5–6 adet ekşi elma
  • 2 su bardağı şeker
  • 1 su bardağı ceviz
  • 1 tatlı kaşığı tarçın

Hamur malzemesi

  • 1 çorba kasesi yoğurt
  • 250'şer gramlık 2 paket tereyağ(eritilmiş)
  • 1 paket karbonat
  •  Yarım limon

Hazırlanması:

  1. Önce elmaları rendeleyin, şekeri ilave edin,suyunu iyice çekene kadar pişirin. İnmeye yakın tarçın ve dövülmüş cevizi ekleyin. Bu bir kenarda soğusun.
  2. Hamurunu hazırlamak için tereyağını eritin, ılınsın. 1 kase yoğurdu ekleyin. Karbonatı yarım limonla avucunuzda kabartın. Bunu malzemeye ekleyin.
  3. Ardından aldığı kadar unu eleyerek ekleyin. Hamuru masaya koyduğunuz zaman masaya yapışmayacak bir kıvamda hamur elde edin. Hamuru 15 dk dinlendirin ve 8 bezeye ayırın.
  4. Her bezeyi altını unlayarak yemek tabağı büyüklüğünde açın. Hamuru tekrar 8 parçaya bölün. Geniş kısmına harçtan koyun. Muska şekli verin. 180C de pişirin, üzerine pudra şekeri eleyin.

Peynirli Poğaça

5

Bütün bir hafta boyunca aklımda sadece bugün Zülal için düzenleyeceğim bebek sofrası olunca poğaçaları yazmam da gecikti. Allah'tan annemin, teyzemin, ablamın yardımları ve bugünde İstanbul'un bir ucundan diğerine davetime icabet eden arkadaşlarım sayesinde kendi adıma çok keyifli bir sofra çıktı ortaya. İşte ablamın geçen sofra için yapıp getirdiği poğaçaların tarifi. Kaynağı Amerika'da iken aldığı un paketinin arka yüzü.

Peynirli Poğaça

Ölçüler ekmek makinasının kalıplarına göre. Eğer makinada yapacaksanız tatlı kaşığı ölçüsü olarak aynı miktarlarda teaspoon ölçüsü kullanabilirsiniz.

Malzemeler:

  • 1 tatlı kaşığı kuru maya (makinada yapıyorsanız instant maya)
  • 2 yemek kaşığı toz şeker
  • 1 tatlı kaşığı kaşığı tuz
  • 4 su bardağı un
  • 1 su bardağı süt
  • 1 yemek kaşığı sirke
  • 1/4 su bardağı su
  • 1/4 su bardağı zeytinyağı
İçi için:
 
  • Yarım demet maydanoz
  • 250 gr beyaz peynir
 
Üzerine
  • 1 yumurta sarısı
Yapılışı:
 
  1. Eğer ekmek makinanız varsa mayalı hamuru ekmek makinasında hazırlayabilirsiniz. Makinanınızın 1.5 saatlik mayalama seçeneğini seçip tüm malzemeleri hamur teknesine koyun. Karıştırma esnasında hamuru kontrol etmelisiniz. Hamurun toplanmama ihtimaline karşı biraz daha su veya biraz daha un eklemeniz gerekebilir.
  2. Eğer makinanız yoksa öncelikle sütü ve suyu karıştırıp biraz ılıtın. Elinizin dayanabileceği kadar bir ısı olsun. (Çok soğuk veya çok sıcak su mayalanmayı kötü etkiler.) Sonra bu suyun içine toz şekeri ekleyip karıştırın. Bu karışımı hamuru yoğuracağınız kaseye alıp içine kuru mayayı ekleyin ve üzerini temiz bir bezle örtün. 15 dakika kadar mayanın kabarmasını bekleyin. Kabaran mayanın için geri kalan malzemeleri ekleyip kulak memesi yumuşaklığında bir hamur elde edin. Hamuru 45 dakika bekletin. Bu arada hamur iki katına çıkmış olacaktır.
  3. Hazırladığınız hamurdan küçük küçük bezeler alıp elinizle açın. İçine peynirli harcı koyup yuvarlak şekilde kapatın. Üzerlerine yumurta sarısı sürün. Çatal yardımıyla hamurların üzerini çarpı şeklinde çizin. Bu şekilde de 15 dakika bekletin.
  4. 200 derece fırında üzerleri kızarana kadar pişirin.

Teyzemin Kahvaltısı ve Kayısılı Ay Kurabiyeleri

1

Dün annem ve ablamla beraber teyzemin kahvaltı sofrasında buluştuk. Elif ve Feyza'nın katkısı ile hazırladığı sofrada 2 teyze, 5 yeğen harika bir sabah geçirmiş olduk.

Sofradakilerden bazıları:

2

teyzemin kaşarlı ıspanaklı pizzası

<

5

ablamın getirdiği peynirli poğaçalar

Salata

feyza'nın salatası

6

annemin getirdiği kabak tatlısı

7

diyarbakır'dan getirdiğimiz burma kadayıf

4

ve benim yaptığım kayısılı ay kurabiyeleri. Diğerlerinin tariflerini yazmadan önce hazır tarifi elimde iken kurabiyeleri paylaşayım.

Kayısılı Ay Kurabiyeleri:

Geçenlerde ablam yaptığında bu tarifi çok sevmiş ve bana da yollamasını istemiştim. O da Sana'nın bir kitapçığından almış tarifi.

20 Adet
 
Malzemeler:
  • 100 gr kuru kayısı (sıcak suda yumuşayıncaya kadar bekletilmiş)
  • 500 g (4 su bardağı) un
  • 200 ml (1 kutu) krema
  • 70 gr (1/2 su bardağı) pudra şekeri
  • 125 gr (1/2 paket) margarin (oda sıcaklığında yumuşatılmış)
not: ben hamur toparlanmakta zorlanınca 1,5 paket krema kullandım, bu durumda şekeri de bir miktar arttırabilirsiniz.
 
Hazırlanışı:
 
  1. Fırınınızı 175 C ye getirip ısıtın.
  2. Kayısılarınızı süzdürüp küçük küpler halinde doğrayın.
  3. Un, margarin, krema ve pudra şekerini beraberce yoğurarak yumuşak ve pürüzsüz bir hamur hazırlayın. Hamuru 20 eşit parçaya bölün.
  4. Herbir parçayı elinizle yuvarlayıp bastırarak yassılaştırın ve avuç içi büyüklüğünde açın. Ortalarına kayısıyı paylaştırıp rulo biçiminde sarın. İki ucunu bastırarak kapatın.
  5. Tezgahta ileri geri yuvarlayarak biraz uzatın. İki ucunu ortaya doğru bükerek ay şeklini verin. Yağlanmış fırın tepsisine sıralayın. Sıcak fırında üzeri hafifçe pembeleşinceye kadar pişirin. Fırında alıp soğuduktan sonra pudra  şekeri serperek servis yapın.
Not: Bu kurabiyeyi kuru kayısı yerine hoşaflık ekşi yaprak kayısı, farklı kuru meyveler veya damla çikolata kullanarak da hazırlayabilirsiniz.

Diyarbakır-Mardin-Midyat

Db1

Geçtiğimiz cuma günü bir ilke imza atıp Ayşe İkbal'i babaanne ve anneanneye emanet ederek 3 günlük bir geziye gittik. Gezimizin ilk durağı en son 8 ay önce gittiğimiz Diyarbakır'dı. Yukarıdaki fotoğraf benim Diyarbakır'a her defasında gidişimin sebeplerinden biri. Bu manzaranın verdiği huzuru bir de boğaza bakarken yaşıyorum ben.

Mustafaninkahvaltisi

Cennettabagi

Bir diğer sebebi önceki yazımda da tanıttığım kahvaltıları. 3 gün boyunca her sabah güneşin ilk ışıkları ile otelden çıkıp gittiğimiz Mustafa'nın Kahvaltı Dünyasındaki sofra ve cennet tabağı.

Gezimizde bu defa öncekilerden farklı olarak Mardin ve Midyat da vardı programda. Malabadi köprüsünden, pek çok kilise ve camiye kadar farklı yerleri ziyaret etsek de bu blogun amacına uygun olarak yemek için alternatif yerleri göstermek hem daha doğru hem de daha zevkli geliyor bana.

Ebrar_mahalli_yemek_

Mardin'deki yemek durağımız Ebrar Mahalli Yemek Salonu oldu. Sembusek'ten içli köfteye, dolmalarından etli pilavına Mardin yemeklerinin tadına bakmak için doğru bir tercih olabilir burası.

Dunya_et_lokantasi

Ancak tüm gezi içinde benim için en özel yeri olan Midyat'tır şüphesiz. Annemin 30 yıl önce Malatya öğretmen okulunda beraber okuduğu ve bana bulmam için yıllarca bahsettiği arkadaşı Nilgün hanım, Portakal Ağacı sayesinde annemi bulmuş ve Midyat'ta olduğundan bahsetmişti. Midyat'a ayak basışımızdan itibaren beni 30 yıldır görmediği arkadaşı gibi kucaklayan, yeni atlattığı rahatsızlığına rağmen mükemmel bir ev sahipliği ile bizi Dünya Et Lokantası'nda ağırlayıp, çarşıyı bizimle gezen Nilgün hn bizi hem macup etti, hem de eskinin dostluklarının, Anadolu insanının kıymetini daha iyi anlamamızı sağladı.

Hem Diyarbakır ve Midyat'taki dostlarımız hem de yolculuğumuz sırasında tanıştığımız ekip arkadaşlarımız aslında tüm gördüklerimizden ve yediklerimizden daha değerliydi benim için. İyi insanların ve güzel dostlukların var olduğuna ve yenilerinin kurulmasının da mümkün olduğuna inandırdılar beni...


mecburi ara

Yazarimiz nezle oldugu icin tat alamamakta, bu sebeple de yeni tarif deneyememektedir. Iyilesince yazilarina donecektir...

Muduriyet