Previous month:
November 2010
Next month:
January 2011

December 2010

Mantarlı ve Patatesli Börek

Mantarli_patatesli_borek

Geçen haftalarda Ayşe İkbal ile bir arkadaşıma gitmiştim. Kızım o misafirlikte yapılan mantarlı böreği çok güzel yemişti. O zamandan beri aklımda bu böreği yapmak vardı. Çarşamba günü sabah erkenden toplantıya gelecek misafirlerimize ne yapsam diye düşünürken yine aklıma gelince bu sefer denedim. O günden beri A.İkbal "gene börek var mı?" diye soruyor.Kızıma mantar yedirmenin ideal yönetimini de bulmuş oldum böylece.

Mantarlı ve Patatesli Börek:

4 kişilik

Malzemeler:

  • 3 yufka
  • 4 orta boy soğan, yemeklik doğranmış
  • 200gr mantar (varsa istiridye mantarı alın, daha az sulandığı için daha güzel oluyor)
  • 2 yemek kaşığı zeytinyağı
  • 4 orta boy patates, rendelenmiş
  • tuz, kimyon, kekik, pulbiber, karabiber
  • üzerine yumurta sarısı

Hazırlanması:

  1. Soğan ve mantarları tavada, sıvıyağ eklemeden kavurun. Mantarlar suyunu salıp çekince zeytinyağını ekleyip 1-2 kez çevirin.
  2. Patatesleri ekleyip karıştırın. En son baharatları ilave edin.
  3. 1 yufkayı açıp yağlayın. Ortadan ikiye kesin. Kestiğiniz yere malzemeden biraz yayın. (altıda biri kadar) Yufkayı sarıp tepsinin şekline göre dolayın. (bu şekilde bir gece bekleyebilir)
  4. Pişirmeden önce üzerine yumurta sarısı sürüp 200C fırında pişirin. 

 

 


Portakal Ağacı Stüdyosu

2 ay önce Kırmızı Minder'de bahsettiğim Hayal Evi'mize nihayet taşındık. Evin en büyük özelliği Portakal Ağacı stüdyosuna ev sahipliği yapması. Zaman zaman Ayşe İkbal'le yemek videoları çekeceğimiz (ilk videoyu dün çektik!), zaman zaman okuyucularla beraber yemek yapmayı planladığımız bu yer benim 7 yıldır hayalini kurduğum bir mekan. Bu mekanın hem hayalini kurmamda hem de hayata geçmesinde sizlerin desteği çok büyük, bu yüzden inallah benim kadar siz de seversiniz...

Portakal_agaci_studyo

Portakal_agaci_studyo2

Portakal_agaci_studyo3

Mekanın diğer bölümleri daha çok ev dekorasyonunu ilgilendirdiği için onları Kırmızı Minder'e yazacağım gelecek haftalarda.

Bu vesileyle bu hayale sponsor olan Tantitoni'ye, Kütahya Porselen'e, Gürallar Art Craft'a, evimitasarla.com'a ve mekanı hayata geçiren mimarlık ofisine teşekkürlerimi sunuyorum.


2011'in Anahtar Kelimeleri

2011_3
Geçen yıl bu zamanlar takip ettiğim yabancı bloglardan birinde yazar her yıla bir anahtar kelime atadığından bahsediyordu. Yazar bütün yılı o anahtar kelimeler üzerine inşa etmeyi planlıyordu. Doğrusu 2010 için benim o zamanlar tek düşündüğüm kelime "sağlık" idi. Elbette bunda en büyük etken oğlumun yılın başlarında dünyaya gelecek olmasıydı. O hayata gözlerini açtığında ise anahtar kelimem bu defa benim için etkili olmuştu. Onu beklerken aldığım 20'nin üzerindeki kiloyu 2010 yılı içerisinde vermeye çalışacaktım. Tüm yıl boyu sabrederek, zaman zaman pes etme noktasına gelsem de vazgeçmeyerek, bana faydası olmadığına inandığım tüm yiyecekleri hayatımdan çıkardım. Bir yemek yazarının bunu söylemesi garip belki ama 1 yıldır her ne kadar tariflerini yazsam da hiç pasta-börek-hamurişi-tatlı vs. yememeyi başardım.

Şimdi tüm bunları neden yazdığımı sorarsanız 2011 için kendime odaklanacağım iki kelime seçtim: şükretmek ve paylaşmak. Geçen bir yıl boyunca gerek benim gerekse yakınlarımdan birinin hasta olacak olması ihtimalinden korkup durdum. Bunda muhtemelen yaşadığımız bazı hastane durumları etkili olsa da ben korkudan mevcut halime şükretmeyi yeterince düşünemedim. Veya bir anne olarak ne kadar yeterli olduğumu sorgulamaktan sağlıklı ve mutlu çocuklarım olduğuna odaklanamadım. Ancak tüm bu süreçte kendilerini izlediğimden hiç haberleri olmasa da pek çok blog yazarının paylaştıkları bana çok yardımcı oldu. Örneğin Mehtap'ın yazıları beni her pes edişimde yeniden devama zorladı. 

Her birimizin odaklanmak istediği kelimeler bambaşkadır elbette ama ben bu yıl beni sağlıklı kılan yemekleri, hayatı, hatta artık kullanmadığımız ama başkasına faydası olacak eşyalara kadar (örneğin oyuncaklar ve çocuk kıyafetleri!) pek çok şeyi paylaşmak istiyorum. Sizden ricam maddi/manevi neleri paylaşmak istediğinizi bana yazmanız, belki böylece hep beraber şükrümüzü arttırıp daha çok iyiliğin paylaşılmasına vesile oluruz.

Gene haberleri olmadan yazıyorum ama anne ve bebişi ile anne cafe bu yazının ilham kaynakları oldular, teşekkür ediyorum kendilerine...