Previous month:
January 2012
Next month:
March 2012

February 2012

Çiğ Köfte Menüsü

Sofra

Yazmaya başlayalı dile kolay 9 sene olacak... Nihayet 9 senenin sonunda yazıyla ve mevsimlerle olan ilişkimi fark etmeye başlayabildim. Evet kar yağmasını, onun yağışını seyredip Penelope'ye logoda çizdirdiğim gibi camın kenarına oturup çayımı yudumlamayı çok seviyorum. Ama her kar damlası da sanki benim içimdeki yazı hevesini alıp götürüyor. Bu sene uzun süren kışla, içimdeki karamsarlıkla mücadele etmeye kararlıyım yinede... Hava kapansa da güneş gene açacak, gene güzel insanlarla dolacak etrafım. Yeterki ben çabalayayım, yeterki ilk adımı atan ben olayım. Hep karşımdakilerden beklemeyeyim telefonu...

Geçen hafta iki kere misafir ağırlamak mesela çok iyi geldi benim içimdeki mutsuzlara. Genç kızken misafirler gittikten sonra saatlerce mutfağı toplayan annemi eleştirip duran ben, cumartesi gecesi misafirlerimi yolculayınca sabah 7'de uyanacak evin bıdıklarını hatırlayıp girdim mutfağa. Menüyü hazırlarken de hep kendi annemle yaptıklarımızı anıp ne kadar çabuk kendi çocuğumla aynılarını yaşamaya başladığıma hayret edip durdum. Halbuk çocukken annem bana aynılarını söylediğinde çağlar öncesine ait bir masalı anlatıyormuş gibi gelirdi. İnşallah benim kızım da benimkileri hep güzel bir masal olarak hatırlar...

Visne_salata

Başrolde çiğ köftenin olduğu menüleri tasarlamakta hep zorlanıyorum. Yanına çok fazla yiyecek hazırlarsam çiğ köfteyi yapana haksızlık etmişim, az yaparsam aç kalacaklarmış gibi geliyor. Sonuçta ilk olarak vişne sulu salata yaptım. Kayınvalidem ıspanaklı arnavut böreği, teyzem poğaça, annem de tatlıları getirdi.

Yapraksarma

Bu defa menüyü hazırlarken ilk önce yanına ne yapayım diye sordum, eşim "yaprak sarma gibi bir aperatif" diyince belli etmeden yutkundum:) Cumartesi sabahı Musab'ı oyalama çabaları eşliğinde Ayşeİkbal ile yaprakların başına oturduk. Önce "kızım ben küçükken annemin yanına oturur kendi sardıklarımı yerdim" dedim, her sarmaya çalıştığını tencereye koymasın diye. Sonra baktım yaprakları hızla tüketiyor, "annecim, ben birazcık yer sonra anneme yardım etmek için sadece yaprakları açardım" dedim. Birazcık bozuldu ama Allah'tan ikna olup yaprakları açtı.

Bir de akşamın sonunda herkese minik bir külah dondurma ikram ettik ve bundan böyle geleneksel aile buluşmalarımızı böyle sonlandırmaya karar verdik...


İkinci Yaş Sofrası

IMG_2528

Kar yağdı, biz taşındık derken Musab'ın doğum gününü ancak dün kutladık. Biraz daha bekleseydi ablasıyla beraber kutlayacaktı hatta. Musab'cığım için yaptığımız hazırlıkları Kırmızı Minder'de detaylı anlattık ama sofradakileri elbette buraya yazmalıyım.

Klasik doğumgünlerindeki pasta-börekler yerine bir öğlen yemeği planlamayı daha uygun buldum ben. Çünkü hem bizim minikler hamur işinden çok ana yemekleri daha çok seviyorlar, hem de böylesi daha güzel yeniyor.

Menüdekiler: