Fırında Karışık Kızartma

Annemler yazı geçirmek için bizim sitedeki evlerine geçince bana da gün doğmuş oldu. Artık babamız akşama doğru arayıp neredesiniz diye sorduğunda "Kasr-ı Saadet"teyiz diyoruz. Hani aynısını yapsanız bile anne yemeği daha güzel oluyor diyordum ya işte bu mutluluğu son haftalarda doya doya yaşayıp yaz hiç bitmesin, annemler hiç gitmesin diye dua ediyorum. O anne yemeklerinden birinin tarifiyle başlıyorum haftaya:
Malzemeler:
- 4-5 adet patlıcan, birer parmak kalınlığında doğranmış
- 5-6 sivribiber, doğranmış
- 5-6 domates, soyup fındık büyüklüğünde doğranmış
- 1kg kabak, kabukları soyulup daire şeklinde doğranmış
- 5-6 diş sarımsak
- 3-4 yemek kaşığı zeytinyağı
Hazırlanması:
- Patlıcanların üzerine zeytinyağı gezdirip iyice karıştırın. Yağlı kağıt serili tepsiye yayın. 200C fırında patlıcanlar pişene kadar pişirin.
- Kabakları da aynı şekilde hazırlayıp ayrı bir tepside pişirin. (hafif kızarana kadar)
- Domates, biber ve sarımsakları 2-3 yemek kaşığı ilave edilmiş tavada iyice ezilene kadar pişirin. Fırında pişmiş patlıcanların üzerine bu sosu dökün. Arzuya göre yoğurtla servis yapın.
30 Haziran 2008 annemin tarifleri, sebze yemekleri | Permalink | yorumlar (55)
Kolay Sarıyer Böreği

Şimdiye kadar günlerin 25-26 saat olmasını isteyen insanları hiç anlamıyordum. (Mesela çok sevdiğim bir arkadaşıma nasılsın diye her sorduğumda çok yoğunum der) Ama bugün keşke birkaç saat daha uzasa bugün diye düşününce doğrusu kendimi garip hissettim. Tamam eğer uzatamıyorsak günleri en azından Ayşe İkbal geceleri uyanmasın veya akşam erken uyusun, ben evi hayalimdeki gibi düzenli tutabileyim, onlara da razıyım. Ama kızımın hakkını yemeyeyim artık bulaşık makinesini boşaltırken bana yardım ediyor, yerleri kendince siliyor, süpürgenin peşinden dolaşıp evi süpürmeyi eğlenceli hale getiriyor...
Bir de yazının başlığını "yeniden başlasak?" yapmayı düşündüm -artık daha çok yazacağım diye kendime söz verdiğim için- ama böreğin tarifini arayanlar kolay bulsunlar diye vazgeçtim.
Neyse bugün yazdıkça yazabilirmişim galiba. Ben sözü uzatmadan tarife geçiyorum, son not: portakal ağacı'mı ve okuyucularını çok özlemişim...
Kolay Sarıyer Böreği
Malzemeler
- 4 adet yufka
- 1,5 su bardağı süt
- 1 çay bardağından biraz
az sıvıyağ
- 1 yumurta
İç malzeme
- Yarım çay bardağı
zeytinyağı
- 500gr kıyma
- 1 avuç kuş üzümü
- 1 avuç dolmalık fıstık
- 4 adet kuru soğan
- 1 çay bardağı doğranmış
maydanoz
- 1 tatlı kaşığı k.biber,
pul biber
- Tuz
Hazırlanması:
- Kuş üzümlerini yıkayıp,
ılık suda bekletin. Yarım çay bardağı zeytinyağı, doğranmış soğanlar ve
dolmalık fıstığı soğanlar ölene kadar kavurun.
- Kıymayı ekleyin,
bıraktığı suyu çekene kadar kavurun. Çekince kalan malzemeyi ekleyip
karıştırın.
- Bir yufkayı tezgâhın
üstüne serin. Süt, yağ, yumurta karışımından üzerine fırçayla her tarafını
ıslatacak şekilde sürün.
- Yufkayı yarım daire
olacak şekilde katlayın. Geniş tarafına iç harcın dörtte birini uzunlamasına
yayın. Sıkıştırarak sarın. Yağlanmış tepsiye s şekli vererek koyun. Diğer yufkalara
da aynı işlemi uygulayın. Üzerine çırpılmış yumurta ve bir çay kaşığı yağ
karışımı sürüp 200C fırında kızarana kadar pişirin. Sıcak servis yapın.
2 Haziran 2008 annemin tarifleri, hamur işleri | Permalink | yorumlar (78)
Zeytinyağlı Patlıcan Dolması

Bir önceki yazımdan sonra Ayşe İkbal ile bundan sonraki düzenimiz için önemli adımlar atıp her ikimizin de buna uyumu için çalışarak geçirdik. Allah'tan minikler yeniliklere bizden daha çabuk alışıyorlar. Son kalan gezme günlerimizi de çoğunlukla anneannenin mutfağında geçirdik. İşte o mutfaktan çıkanlardan biri de yukarıdaki patlıcan dolmasıydı.
Zeytinyağlı Patlıcan Dolması
Malzemeler:
- 4 adet patlıcan
- 5-6 adet sivribiber
- 4-5 domates, kuşbaşı doğranmış
- 2 baş kuru soğan, halka şeklinde doğranmış
- 5-6 diş sarımsak, doğranmış
- kızartmak için sıvıyağ
- ayrıca 3 yemek kaşığı zeytinyağı, iç harcını kavurmak için
- yarım limon suyu
- 1 tatlı kaşığı tuz
- 1 tatlı kaşığı karabiber
Hazırlanması:
- Patlıcanları yıkayıp alacalı soyup üç parçaya bölün. Kabak dolması gibi içlerini oyun. Bu arada ayçiçek yağını kızartma tenceresine koyun ve ısıtın.
- Patlıcanları ve içlerinden çıkan parçaları(içleri ziyan olmasın diye) kızartın. Yağları süzülürken iç malzemesini hazırlayın. Halka doğranmış soğan, sarımsak ve doğranmış sivribiberleri zeytinyağında bir miktar kavurun. Domatesleri ekleyin. Domatesler suyunu çekene kadar kapağı açık biçimde pişirin. Tuzunu, karabiberini ve limon suyunu ekleyip kapatın.
- Harcı bir miktar soğuttuktan sonra patlıcanların içine doldurun. Fırın tepsisine patlıcan içlerini ve patlıcanları yatık olarak dizip bir çay bardağı kaynamış suyu iç harcını hazırladığınız tavaya koyup patlıcanların üzerine gezdirin. (tavada kalan domates suyunu kullanmış olursunuz)
- 200Clik fırında 15 dakika (patlıcanların sosu kaynamaya başladıktan sonra 5 dakika daha pişene kadar) pişirin. Ilık veya soğuk servis yapın.
21 Mart 2008 ana yemekler, annemin tarifleri, zeytinyağlılar | Permalink | yorumlar (53)
Yumurtalı Ispanak
Hani en pahalı ve değişik isimli yemekler karşısında tercih edeceğiniz, egzotik malzemeler içermese bile "harika olmuş!" yorumunu alabileceğiniz, size anne mutfağını, aile olmayı anımsatan yemekler vardır ya... İşte yumurtalı ıspanak yukarıdaki uzun cümlede geçen tüm tanımları taşıyor benim için. Doğrusu 850'nin üzerinde tarif içeren bir yemek sitesi yazarına yakışmaz belki yumurtalı ıspanak tarifi vermek. Yine de ben her defasında sanki onun yaptığının sırrını keşfedemeyecekmişim gibi annemi arayıp üzerinden geçiyorum. O da her seferinde sabırla aynı sırayı tekrarlıyor.
"Soğanla kıymayı kavur, pulbiber ekle. Kıyma pişince doğradığın ıspanakları ilave et. Ispanaklar sönünce tuzunu ilave et. Çukur açıp yumurtaları kır, altını kısıp kapağını kapat ve sarılarının tamamen pişmesini sağla. Bir de ekliyor, kendin yiyeceksen yumurtaları şimdiden kırma, sade ye. Akşam beraber yiyeceğiniz zaman kır, yumurtaları yemeden hemen önce pişirirsen daha lezzetli olur..."*
*ilk kez yapanlar için not, 1 soğan, 250 veya 300gr kıyma, 1 kg ıspanak, 3 yumurta, tuz, pulbiber
Aslında yumurtalı ıspanak tarifini yazmamın asıl sebebi sizden fikir almak. Böyle malzemeleri 20ytl'yi geçmeyen, çok basit hazırlanan ama portakallı ördek tarzı yemeklere tercih edeceğiniz ve tavsiye edeceğiniz yemekler var mı?
30 Ocak 2008 ana yemekler, annemin tarifleri, sebze yemekleri, sizin tarifleriniz | Permalink | yorumlar (121)
Kıymalı Su Böreği ve Elmalı Puf Kurabiye

Cumaertesi'nin tarifleri börek ve kurabiye. Tariflere buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.
12 Mayıs 2007 annemin tarifleri, hamur işleri, kurabiyeler | Permalink | yorumlar (63)
Patatesli patlıcan yemeği + Ispanaklı ve peynirli börek

Dün annemlerle yaptığımız sabah kahvaltısı sonrasında pazar gazetelerini karıştırırken benim cumartesi eklerinde yazdığım gazetenin pazar gençlik ekinde asabi astrolog köşesine rastladım. Annem ve babamla ilgili komik yorumları okurken sıra en son bana geldi ve akrep burcunun karşısında aşağıdaki gibi yorum vardı:
Herkes kira öder gibi ev sahibi olma imkanı sağlayacak ‘mortgage yasası’nın Meclis’ten geçmesini umut ederken siz ham hayaller peşindesiniz. Tamam iyimserliğinizi kaybetmemeniz güzel bir şey, ama bir internet sitesi kurarak voliyi vurma gibi ekstrem hayaller tam bir başına buyrukluk özelliğinizin tecellisi...
Havaların düzeleceği bahar aylarına kadar iyi olmazsam voliyi vurmak gibi bir hayal zaten benim için ekstrem gözüktüğünden hazır bu saatlerde biraz iyiyken benim çok sevdiğim iki tarifi yazayım istedim. İlki anneme her seferinde açıp "neydi bu sebzelerin eklenme sırası?" diye sorduğum, her pişirdiğimde "bak bunu siteye ekle, çok güzel olmuş" yorumu alan basit bir sebze yemeği. Patlıcanın zamanı daha gelmedi biliyorum ama ben çok sevdiğim için bu hafta gene yapınca yazmaya karar verdim. Börek ise annemin klasik böreğinin mantar ve peynir eklenmiş hali. Geçen hafta içinde ablamlarla annemlere yemeğe gittiğimizde bu böreklerden götürmüş, sofradakiler "anne börek çok güzel olmuş!" dedikçe üşenmeden her seferinde "onu ben yaptım!" diye tekrar etmiştim. Tarifler için buraya tıklayabilirsiniz.
19 Şubat 2007 ana yemekler, annemin tarifleri, hamur işleri | Permalink | yorumlar (68)
Nohutlu Mercimek Çorbası ve Sarma


Son birkaç gündür soğuk algınlığı ile giriştiğim mücadeleden dolayı hafta sonunun yazılarını yayınlamak ancak bugüne kaldı. Bırakın yemek yapabilmeyi, yapılmış bir yemeği yiyebilmek bile çok büyük bir lütufmuş, bunu tekrar anladım. Tarifler için buraya tıklayabilirsiniz.
13 Şubat 2007 ana yemekler, annemin tarifleri, basın, çorbalar | Permalink | yorumlar (77)
Annemin Bayram Tarifleri
Nohutlu Bulgur Çorbası, Kuzu Budu Fırın, Kestaneli Pilav
Annemin bayram sofrasındaki üç tarifi bu haftaki cumaertesi ekine yazdım. Tariflere ulaşmak için buraya tıklayabilirsiniz.
6 Ocak 2007 ana yemekler, annemin tarifleri, basın, bayram özel, çorbalar | Permalink | yorumlar (42)
Bayram Hazırlıkları: Anneannemin Bohça Baklavası, Arpacık Soğanlı Külbastı, Kayısılı Pilav



Bu bayramın tariflerini buradan okuyabilirsiniz. Hepinize sevdiklerinizle beraber geçen bayram günleri ile sağlık, huzur ve mutluluk dolu bir yıl diliyorum...
30 Aralık 2006 ana yemekler, annemin tarifleri, basın, bayram özel, tatlılar | Permalink | yorumlar (47)
Bulgurlu ve Mercimekli Yaprak Sarma, Açma, Çikolatalı Kolay Kek

Cumaertesi'nin bu haftaki yazısı:
Küçüklüğümde yaz günlerini özellikle de pazar günlerini iple çekerdim. Çünkü pazar demek, sabahın erken saatlerinde 4-5 araçla yola düşüp ya her zaman gittiğimiz Fatih ormanlarında ya da daha önce hiç geçmediğimiz yollardan gidip varacağımız bir ağaç gölgesinde yapacağımız piknikler demekti benim için. Bütün günü toz toprak içinde oynayarak geçirsek de günün en zevkli kısımları piknik yapacağımız yere karar verip eşyalarımızı indirdikten sonra annelerimizin bize kahvaltı niyetine yememiz için verdikleri poğaçalara, peynir-ekmeklere kavuştuğumuz dakikalardı. Kışları pazarlar, içine ekmek atılmayı bekleyen sıcak süt kokuları ile başlar, anne-babamızın biz sıkılmayalım diye her hafta sonu farklı bir park keşfetme çalışmaları ile devam eder, akşamları ise bir tanıdığın evinde tüm aile dostlarımızla yaptığımız sohbetlerle son bulurdu.
Zamanla biz çocuklar büyüyüp evde kalmayı büyüklüğün göstergesi sanmaya başlayıp, büyüklerin işleri çoğaldıkça pazar günlerimiz eski ruhunu kaybetmeye başladı. Bugün pek çok kişi bir restoranda kahvaltı yapmayı, güneşin doğuşuyla yollara çıkıp piknik yapacak uygun bir ağaç gölgesi aramaya tercih eder hale geldi. Hepimiz güzel hizmet aldığımız, temiz ve düzenli sofralarda bulunmaktan mutluluk duyarız. Ancak bu sofralar bana o toz toprak içinde ailecek yaptığımız pikniklerin ya da akşam vakti çoluk çocuk toplanıp bir tanıdığımızın evinde buluştuğumuzda kurulan sofraların tadını vermiyor.
Bu yüzden ne zaman arkadaşlarımızdan veya akrabalarımızdan bize gelmek isteyenler olsa o zamanları hatırlayıp mutluluk duyuyorum. Geçen hafta sonu teyzemler bize geleceklerini haber verince aynı sevinçle, etrafında buluşacağımız bir sofra hazırladım. Pazar günleri kurulan sofralar genelde kahvaltı, öğlen yemeği, ikindi çayı karışımı oldukları için hepsini kapsayan bir menü hazırlamaya gayret ettim. İlk olarak anneannemin bulgurlu ve mercimekli yaprak sarmasından hazırladım, kolay bir çikolatalı kek ve tepsi böreği pişirdim, ertesi gün de minik köfteler hazırlayıp sofrayı kurdum. Teyzemin getirdiği açmalar, annemin yaptığı elmalı turta da eklenince benim istediğim gibi olmayacak diye stres yaşadığım soframız güzel bir hal almayı başarmıştı. Sofradan geriye kalan ise ne yemeklerin tadı ne hazırlık stresi idi, hepimiz sadece hep beraber aynı duygu ve düşünceleri paylaşabildiğimiz, fikirlerine saygı duyduğumuz insanlarla bir arada olmanın ne kadar büyük bir nimet olduğunu konuşuyorduk.
Bulgurlu ve mercimekli yaprak sarma
Malzemeler: Yarım kg asma yaprağı (küçüklerinden)
İç malzeme: 1,5 su bardağı yeşil mercimek, haşlanmış (yarı pişmiş), suyu süzülmüş, 1 su bardağı ince (köftelik) bulgur, yıkanmış, 3 kuru soğan, yemeklik doğranmış, 1 yemek kaşığı domates salçası, yarım yemek kaşığı biber salçası, 1 tatlı kaşığı karabiber, 1 yemek kaşığı nane, 8-10 dal maydanoz, 1 çay bardağı sızma zeytinyağı, 1 tatlı kaşığı tuz
Yapılışı: Yaprakları iyice yıkayın. İç malzemeyi karıştırın. Yaprağın büyüklüğüne göre içten bir tatlı kaşığı koyup etli dolma gibi küçük ve yuvarlak şekilde sarın. Hepsini, altına yaprak serilmiş tencereye koyun. (zeytinyağlı gibi dizmeyip gelişigüzel koyun). En son, üzerine 1-2 yemek kaşığı zeytinyağı gezdirip yaprakla kapatın (üstte kalanlar kurumasın diye). Yaprakların üzerine tabak kapatıp 1 su bardağı kaynar suda eritilmiş 1 tatlı kaşığı salçayı üzerlerine dökün.
Yaprakların hizasına gelecek kadar (yüze yüz) kaynamış su ekleyin. Orta ateşte pişirin, sıcak servis yapın.
Açma
Malzemeler: 1 kg un, 1 paket maya (42 gr), 1 su bardağı ılık süt, 2 yemek kaşığı toz şeker, 1 tatlı kaşığı tuz, 4 adet yumurta (sarılarını ayırın, üzerlerine süreceksiniz), 1 tatlı kaşığı mahlep, yeterince susam.
Yapılışı: Mayayı, ılık sütte şekerle eritin. Unu geniş bir kaba dökün. Ortasını havuz gibi açarak susam hariç kalan malzemeleri ilave edin.
Gerekirse ılık su ekleyip yumuşak bir hamur yoğurun, yarım saat mayalandırın. Hamuru dörde bölün, her bir bezeyi rulo haline getirin. Ruloları 3-4 parçaya ayırın.
Saç örgüsü gibi kıvırarak simit şekli verin. Yağlanmış tepsiye dizerek üzerlerine yumurta sarısı sürün, susam serperek tekrar yarım saat mayalandırın. 180 0C derecede üzerleri kızarana kadar pişirin (hemen piştikleri için dikkatli olun).
Çikolatalı kolay kek
Malzemeler: 2 su bardağı toz şeker, 120 gr bitter çikolata, 113 gr tereyağı, 2 su bardağı un, 2 tatlı kaşığı karbonat, 1 tatlı kaşığı kabartma tozu, 1 tatlı kaşığı deniz tuzu (veya tuz), 1 su bardağı süt, 1 tatlı kaşığı elma sirkesi, 2 yumurta, 1 tatlı kaşığı vanilya
Yapılışı: Fırını 200 0C dereceye ayarlayın. En alt gözüne bir tepsi yerleştirin (kek pişerken fırına damlamasını engellemek için). Şeker, çikolata, tereyağı ve 1 bardak suyu bir tavaya koyun. Ara sıra karıştırarak orta ateşte tüm karışım eriyip özleşene dek pişirin. Ocaktan alıp 15-20 dakika soğutun.
Bu arada unu, karbonatı, kabartma tozunu ve tuzu birlikte eleyin. Küçük bir kapta süt ve sirkeyi karıştırın. Kek kalıbını yağlayıp unlayın.
Çikolatalı karışım ılınınca sütlü karışımı ve yumurtaları ekleyin. Unlu karışımı birkaç seferde aşırı karıştırmamaya özen göstererek ilave edin. Karışım pürüzsüz bir hal alınca vanilyayı ekleyip bir kez daha karıştırın. Karışımı kalıba dökün. Isınmış fırının orta gözünde 30-35 dakika pişirin.
Kaynak: Amanda Hesser, Cooking for Mr. Latte
18 Kasım 2006 annemin tarifleri, hamur işleri, kekler, teyzem leyla eren'in tarifleri, zeytinyağlılar | Permalink | yorumlar (99)
Galeta Unlu Poğaça

Birkaç saat önce annem telefonda, Ankara'da okuyan kardeşime gönderdiği kurabiyeleri ve
poğaçaları anlatırken "anne, ben de bugün peynirli poğaçalarını düşünmüştüm, ama hiç yapacak halim
yoktu!" deme gafletinde bulundum. Gaflet diyorum çünkü anneciğim telefonu kapatana kadar neden kendisine öğlen söylemediğimi, böylece bana da poğaçalardan getirebileceğini söyledi durdu (yazları çok yakın olsak da kışları maalesef evlerimiz çok uzak). Ben her ne kadar artık iyi olduğumu, istersem yapacağımı söylesem de sanırım içi bir türlü rahatlamadı. Ben de onun içi ferahlasın diye gece gece poğaçalarından yaptım.
Şimdi bir fincan çay ve anne kokan poğaçalarım hazır olduğuna göre bana tarifini verdiği galeta unlu poğaçalarına geçebilirim. Aslında bu tarifi ilk geçen sene yapmıştı ama o zamanlar fotoğrafını çekmemiştim. Geçen hafta tekrar yapınca ilk çektiklerimden biri de onlar oldu.
Galeta unlu poğaça
Malzemeler:
- 1 paket tereyağı /margarin, oda sıcaklığında
- 2 yumurta, 1 tanesinin akını ayırın
- 2 yemek kaşığı yoğurt
- yarım çay bardağı sıvıyağ
- 1 çay kaşığı kabartma tozu
- 1 çay kaşığı karbonat
- aldığı kadar un
- iç malzemesi:
- 5-6 patates
- 1tatlı kaşığı karabiber
- 1 tatlı kaşığı tuz
- 6-7 dal maydanoz
- arzuya göre beyaz peynir
- üzerine:
- 3 yemek kaşığı galeta unu
- yumurta akı
Hazırlanması:
- Patatesleri haşlayıp soyun. Hepsini ezdikten sonra diğer iç malzemelerle karıştırın.
- Hamur malzemelerini yoğurup kulap memesi yumuşaklığında bir hamur elde edin.
- Hamurdan yumurta büyüklüğünde parçalar alıp avcunuzda düzeltin, içine 1 tatlı kaşığı patatesli içten koyup yuvarlak şekil verin.
- Kapattığın tarafı alta gelecek şekilde tutun, önce üzerine fırçayla yumurta akı sürün, galeta ununa batırın ve yağlanmamış tepsiye dizin.
- 190C'de üzeri pembeleşene kadar pişirin. (üzeri kızarmıyor ancak pembeleşip kuruyunca piştiğini anlıyorsunuz.)
8 Kasım 2006 annemin tarifleri, hamur işleri | Permalink | yorumlar (81)
Katmer Tatlısı
12 günlük bir ayrılıktan sonra nihayet yeniden siteye yazabiliyorum. Çok güzel geçen bir yolculuktan sonra geçen perşembe eve ulaşabildim ama hava değişimlerimden nasibimi alınca yazmak için gerekli gücü bulmam epey zaman aldı. Dün akşam beni gören her aile üyesi "hadi anasayfayı değiştir artık!" diyordu. Bugün birden fazla yazı yazmayı planlıyorum ama ilk önce yemek etkinliğimiz için yolculuktan önce beklettiğim tarifi yazacağım.
-Tariften önce minik bir tebrik, Portakal Ağacı'nın ve Tarif Defteri'nin en uzun süreli okuyucularından, benim de bu site sayesinde tanıştığım en tatlı insanlardan biri olan sevgili Ümran dün yeniden anne oldu. Sevgili Ümran'ı tebrik ediyor, minik kızına da hayırlı, sağlıklı ve mutlu bir ömür diliyorum!-
Bayramda en çok ne yemeyi seversin diye sorsalar muhtemelen cevabım bir saniye bile düşünmeden "gubate!" olur. Gubate bir tatlı değil, patatesli bir hamurişi ama bana bayramı en çok anımsatan yiyecek de bu. Annemin bayram sabahı babam ve kardeşim namazda iken pişirmesi, ellerim yana yana fırından yeni çıkanı yeme çabalarım en güzel bayram tatlısından daha değerli benim için. Ama bu ayın etkinliğinin konusu bayram tatlıları, ben de geçen 3 sene boyunca her bayram bizdeki tatlıları paylaşmıştım. Bu yüzden bu defa daha değişik bir tatlının tarifini annemin geçenlerde ilk kez yaptığı katmer tatlısını paylaşıyorum.
Katmer Tatlısı:
Malzemeler:
Hamuru:
- 1 yumurta
- 3,5 su bardağı un
- 1 su bardağı ılık su
- 150gr tereyağı
Kızartmak için:
- 750ml sıvıyağ (daha az veya çok olabilir)
Şerbeti:
- 4 su bardağı şeker
- 4,5 su bardağı su
- yarım limon
Hazırlanması:
- Şerbeti için şekerle suyu kaynatın. Limon suyunu ekleyip bir taşım daha kaynatıp soğutun.
- Hamur malzemelerinden kulak memesi yumuşaklığında hamur yapın. Altı parçaya ayırın. Her birini 15cm çapında açın. 100gr tereyağını eritip (malzemelerden ayrıca) her parçayı yağlayıp üst üste koyun. (en üstü yağlanmayacak) Yağ biraz donunca merdaneyle inceltip (35-40cm çapında) yufka haline getirin. Rulo şeklinde sarın. 10-15 dakika buzlukta ardından 30 dakika buzdolabının alt gözünde bekletin. 1 parmak eninde verev veya yuvarlak şekilde kesip kızgın yağda kızartın.
- Kızarttığınız tatlıları anında soğuk şerbete atın. Şerbetin içinden alıp hindistan cevizi, ceviz veya fıstık serperek servis yapabilirsiniz.
16 Ekim 2006 annemin tarifleri, bayram özel, tatlılar | Permalink | yorumlar (71)
Arpacık soğanlı, nohutlu kuzu kebap

Önümüzdeki perşembeye kadar Medine ve Mekke'de olacağım için hafta sonunun ikinci tarifini, annemin davetinin ana yemeğini fazla bekletmeden yayınlıyorum. Bu kutsal yolculukta yanıma bilgisayarımı almayı düşünmediğimden yorumlar ancak bir hafta sonra yayınlanacak. Şimdiden hepiniz hoşça kalın, haftaya görüşmek üzere...
Malzemeler:
- 1kg kuzu kuşbaşı
- 1 yemek kaşığı zeytinyağı
- 10-15 adet arpacık soğan
- 1 su bardağı pişmiş ve kabukları soyulmuş nohut
- 1 su bardağı kaynamış su
- 1 yemek kaşığı domates salçası
- 1 tatlı kaşığı tuz
Hazırlanması:
- Eti soğuk suda yıkayıp kevgire koyun, suyunun süzülmesini sağlayın. Derince bir tencereye 1 yemek kaşığı zeytinyağını ve etleri koyup tencerenin kapalı vaziyette, orta hararetli ateşte, ara sıra karıştırmak suretiyle etler bıraktığı suyu çekip yumuşayana kadar pişirin. Pişmeye yakın arpacık soğanları ilave edin. Tuzunu ilave edin ve biraz soğuyunca servis yapacağınız fırın kabına etleri boşaltın.
- Üzerine nohutları serpin, hafif bir şekilde et ve nohutları karıştırın. (Aksi taktirde etler ezilir.) Domates salçasını bir su bardağı kaynamış su ile sulandırıp etlerin üzerine gezdirin. Servise yarım saat kala üzerini folyoyla kapatarak 200C ısıtılmış fırında 20-25 dakika tutun. Böylece hem etler fırınlanmış hem de yemeğiniz ısınmış olacaktır.
4 Ekim 2006 ana yemekler, annemin tarifleri | Permalink | yorumlar (102)
Lebeniye Çorbası

Annemin tarif defterini ne zaman karıştırmaya başlasam ilk sayfalarda hep bu çorba tarifiyle karşılaşırdım. Yanındaki nota göre uzun zaman önce bir televizyon kanalından görüp yazmış tarifi, sonradan da yapılış şeklini kendine göre değiştirmiş. Tarifi yazmak için biraz aratırınca aslında Lübnan mutfağına ait olduğunu öğrendim. Yine de bu çorbayı ben hep annemin ramazan çorbası olarak anıyorum.
Lebeniye Çorbası:
Malzemeler:
Köfte için:
- 250gr kıyma
- 1 kuru soğan, rendelenmiş
- tuz
- karabiber
Köfteleri kızartmak için:
- 2 yemek kaşığı ayçiçek yağı
Çorba için:
- 1 su bardağı haşlanmış, iyice pişmiş ve kabukları soyulmuş nohut
- yarım su bardağı pirinç
- yarım kg yoğurt
- 1 yumurta
- 1 yemek kaşığı un, silme
Üzeri için:
- 2 yemek kaşığı tereyağı
- 1 yemek kaşığı zeytinyağı
- 1 tatlı kaşığı nane
Hazırlanması:
- Köfte harcı için verilen malzemeleri karıştırıp nohut büyüklüğünde köfteler yapın. Hepsini bir tepsiye dizip buzdolabında dinlendirin.
- Yarım kg yoğurt, yarım su bardağı pirinç, 1 yumurta ve 1 yemek kaşığı un ile aynı yayla çorbası gibi bir çorba pişirin. Çorba kaynamaya başlayınca nohutları ilave edin ve pirinçler iyice yumuşayana kadar pişirin.
- Çorba pişerken teflon tavaya 2 yemek kaşığı ayçiçek yağını koyun. Yağ kızınca köftelerin hepsini tavaya alın. Tavayı sallayarak köfteleri kızartın.
- Çorba pişip köfteler de kızarınca servisten yarım saat öncesine kadar her ikisini ayrı ayrı bekletin. Yarım saat öncesinde çorbayı ısıtın, köfteleri çorbaya ilave edin. Tuzunu ayarlayın.
- Tereyağını ve zeytinyağını tavada kızdırın. Naneyi ekleyin. Karışımı çorbaya ilave edip servis yapın.
28 Eylül 2006 annemin tarifleri, çorbalar | Permalink | yorumlar (102)
Gavurdağı Salatası

Dün akşam geç saatlerde eve varıp hızlıca pasta börek hazırlamaya çalışırken bir yandan da "yeni birşeyler deneyip siteye mi yazsam yoksa bildiğim kurtarıcı tarifleri mi denesem?" diye düşünüyordum. Baktım yeni şeyler denemek için çok fazla zamanım yok o anda en çabuk hazırlanabilecek tariflerimi (creme ole + krem şanti kremalı meyvalı pasta ile paçanga böreği) yaptım. Benim aceleye geldiler diye üzüldüğüm basit tarifler "ne zaman yaptın bunları?" yorumu alınca biraz daha rahatladım ama aklımda eğer bugün de bir şey yazmazsam okuyucuların sütlü ekmek görmekten sıkılacakları vardı. Allah'tan annemle her sabahki telefon konuşmalarımızda aklıma ne zamandır tarifini istemeyi unuttuğum gavurdağı salatası geldi de benim sütlü ekmeğim de insanların canını sıkmaktan kurtulmuş oldu.
Hazır bugün yazacak tarif bulmuşken hepinize şimdiden hayırlı ramazanlar diliyorum! Dilerim dost yüzlerle ve güzel tatlarla dolu sofralarınız olur...
Gavurdağı Salatası
Malzemeler:
- 4 adet domates
- 4 adet küçük salatalık
- 4-5 adet sivri biber
- birkaç dal maydanoz
- 5-6 adet taze soğan
- arzuya göre birkaç adet kornişon turşu, doğranmış
- bir baş küçük kuru soğan, yemeklik doğranıp tuzla ovulmuş
- yarım limonun suyu
- yarım çay bardağı sızma zeytinyağı
- 1 yeme kaşığı nar ekşisi
- tuz
- arzuya göre 1 tutam kuru nane
- 1 su bardağı irice kırılmış ceviz
Hazırlanması:
- Domatesleri, salatalıkları ve sivribiberleri fındık büyüklüğünde küp küp doğrayın. Maydanozu kıyın. Taze soğanları da doğrayıp tüm malzemeleri turşu ve kuru soğanla birlikte karıştırın.
- Zeytinyağını ve limonu da karıştırıp salatanın üzerine gezdirin. Tuzunu ayarlayın. Kullanıyorsanız naneyi ekleyin.
- En son cevizi salatanızın üzerine serpip servis yapın.
22 Eylül 2006 annemin tarifleri, salatalar | Permalink | yorumlar (73)
Anneannemin Patatesli Patlıcan Yemeği
Annemin en sevdiğim sebze yemeklerinden biri anneannemden öğrendiği şekilde yaptığı patatesli patlıcan yemeğidir. Bu yemeği bu kadar sevmeme rağmen üç sene içinde siteye yazmamam çok garip aslında. Muhtemelen devamlı annem yaptığı için her zaman olduğu gibi "çok basit bir tarif bu" deyip geçmişimdir. Artık yemeklerin sadece pasta ve tatlı kısmından sorumlu olmadığımdan benim basit deyip geçtiklerimin de püf noktalarını bilmem gerektiğini daha iyi anlıyorum. Dün ablamla bu yemeğin ne kadar lezzetli olduğunu konuşurken ikimizin de aslında tarifi tam bilmediğimizi fark ettik. Bunun üzerine eve gidince annemi arayıp tarifi yazdırdım. Yemeği her yapışımda duyduğum "Bu yemek, sitende var mı? Çok lezzetli bir şey bu, insanlarla paylaş mutlaka" yorumlarına verecek bir cevabım var artık...
Anneannemin Patatesli Patlıcan Yemeği
Malzemeler:
- 5 patlıcan
- 2 orta boy kuru soğan
- 7 diş sarımsak
- 7-8 sivri biber (birkaç tanesi acı olsun)
- yarım çay bardağından biraz fazla zeytinyağı
- 2-3 patates
- 4 orta boy domates (domatesler küçükse 5 adet)
- yarım çay bardağı kaynar su
- tuz
Hazırlanması:
- Patlıcanları alacalı soyup irice küpler halinde doğrayın. Hepsini bir kaba alıp üzerine biraz tuz serperek ovun ve bu halde bir süre bekletin.
- Soğanı soyup yemeklik doğrayın, sarımsakları soyun, biberleri temizleyip doğrayın. Hepsini zeytinyağıyla beraber yayvan bir tencereye koyarak kavurun.
- Patatesleri soyup doğrayın, tencereye ilave edip bir süre daha kavurun.
- Domatesleri soyun, irice küpler halinde doğrayıp tencereye ekleyin. Patlıcanları birkaç kez sudan geçirip tencereye ilave edin. Onları da bir süre kavurduktan sonra kaynamış suyu ekleyin. Bir taşım kaynatıp altını kısın. Tencerenin kapağını kapatıp patatesler pişene kadar pişirin. (patatesler pişince patlıcanlar da pişmiş demektir.) En son tuzu ilave edin.
- Servis yaparken çok fazla karıştırmadan, patlıcanları ezmemeye özen gösterek tabaklara paylaştırın.
14 Eylül 2006 ana yemekler, annemin tarifleri, sebze yemekleri | Permalink | yorumlar (105)
Fırında Sebzeli Kuzu
Annemin menüsünde benim aslında çorbadan daha çok paylaşmayı istediğim yemek fırında sebzeli kuzu idi. Tarifi aynı zamanda Nilüfer Turizm'in Gezgin dergisine yollayacağım için önce dergide yayınlanmasını bekledim. Anladım ki herkesin yemek beklediği bir anda zar zor çektiğiniz bir fotoğraf bile basılı hale gelince size güzel gözükebiliyormuş...
Fırında Sebzeli Kuzu
10 kişilik
Malzemeler:
- 2 kuzu kol (kapamalık)
- 3 baş kuru soğan
- yarım çay bardağı sıvıyağ
- 4 adet patates, irice küp küp kesilmiş
- 4 adet patlıcan, irice küp küp kesilmiş
- 5-6 diş sarımsak
- 8-10 sivribiber
- 2 yemek kaşığı domates salçası
- 2 su bardağı kaynamış su
- 2 tatlı kaşığı tuz
Hazırlanması:
- Etleri yıkayıp 3 adet bütün soğan ve yarım çay bardağı sıvıyağ ile ağzı kapalı bir tencerede bıraktıkları suyu çekene kadar pişirin.
- Bu arada sırayla patates ve sarımsakları, ardından da patlıcanları yarım kızarmış kalacak şekilde kızartıp yağlarını süzdürün.
- Biberleri yıkayıp ikiye bölün.
- Sularını çeken etleri soğanlardan ayırıp fırın kabına boşaltın. Üzerlerine sırayla patlıcanları, patatesleri, sarımsağı ve biberleri dizin.Salçayı kaynamış suda ezip tuz ilavesiyle beraber etlerin üzerine gezdirin.
- Kabın üzerini yağlı kağıtla kapatıp fırına alın. İlk 10 dakika 250C'de kalanı 200C'de olmak üzere toplam 30 dakika pişirin. Pirinç pilavıyla servis yapın.
6 Eylül 2006 ana yemekler, annemin tarifleri | Permalink | yorumlar (53)
Nohutlu Mantı Çorbası

Dün en yakın arkadaşlarımdan birini arayıp neler yaptığını sorduğumda "ben de senin neler yaptığını öğrenmek için biraz önce sitene bakmıştım" cevabını aldım. Bir bloga sahip olmanın tek kötü tarafı bu sanırım. Arkadaşlarınızın sizi merak etmesi için birkaç gün yazmamanız gerekiyor. Bugün de bir başkasından yazmamam karşısında neler yapacağını içeren bir tehdit alınca tarifi eklemek için daha fazla gecikmemeye karar verdim.
Nohutlu Mantı Çorbası
Malzemeler:
- 2 çorba kasesi mantı, küçük hazırlanmış ve pişirilmemiş
- 1,5 su bardağı nohut, haşlanmış ve kabukları soyulmuş
- 1 yemek kaşığı tereyağı
- 1 çay bardağından biraz az zeytinyağı
- 1 yemek kaşığı salça
- 2 lt kaynamış su
- 1,5 tatlı kaşığı tuz
- 1 su bardağı iyice soğutulmuş su
Hazırlanması:
- Yağları ve salçayı tencereye alın. Biraz kavrulunca kaynamış suyu ekleyin. Bir taşım kaynatıp sırayla tuzu, nohutu ve mantıyı ilave edin.
- Mantılar pişene kadar 10 dakika kaynatın. Ardından mantılar suyun içinde erimesin diye soğuk suyu tencereye dökün.
- Kaselere alıp üzerine bir miktar nane serperek servis yapın.
31 Ağustos 2006 ana yemekler, annemin tarifleri | Permalink | yorumlar (71)
Anneannemin Patatesli Bulgur Köftesi

Bu ayki yemek etkinliğimizin ev sahibi Olsai, konumuz ise Yöresel Yemekler. Annem konunun açıklandığı ilk hafta etkinlik için anneannemin patatesli bulgur köftesini yapmamızı önermişti. Dün gece 11'de işlerimizi ancak bitirmiş bir halde annemle birlikte mutfağa girip Zile'li bir çerkez kadını olan rahmetli anneanneciğime ait bu yemeği hazırladık. Ben de bu sayede annemin yıllardır yapmadığı ama hepimizin çok sevdiği bu yemeğin yapılışını öğrenme -hatta birkaç tanesini yapma- fırsatını yakaladım.
Sitedeki diğer çerkez yemekleri gubate, velibah, haluj,şıpsı paste ve tuhurje'den de anlaşılacağı gibi bizim yemek kültürümüzün en önemli malzemesi patates. Bu yemekte de patates bulgurla birlikte kullanılıyor. Aslında anneannem köfteyi 2 su bardağı bulgur ile hazırlardı ama annem arkadaşı Fatma teyzenin önerisiyle köfteler daha iyi yapışsın diye 1 su bardağı yarma ve 1 su bardağı bulgur kullandı. Yarmayı yöresel gıda pazarlarında bulabilirsiniz, eğer bulamazsanız da 2 su bardağı bulgur ile deneyebilirsiniz.
Anneannemin Patatesli Bulgur Köftesi
15 adet
Malzemeler
- Köfte hamuru için:
- 1 su bardağı yarma
- 1 su bardağı köftelik bulgur
- 2 yemek kaşığı un
- 1 tatlı kaşığı tuz
- 1,5 su bardağı ılık su
- İç harcı için:
- 6 adet orta boy patates
- 1 baş kuru soğan
- 2 yemek kaşığı zeytinyağı
- 1 tatlı kaşığı pul biber
- 1 tatlı kaşığı tuz
- Haşlamak için:
- 2 veya 2,5 litre kaynamış su
- 1 yemek kaşığı tuz
- Sosu için:
- 2 yemek kaşığı tereyağı
- 2 tatlı kaşığı pul biber
- 1 kase yoğurt
- 1 diş sarımsak
Hazırlanması:
- Patatesleri haşlayın. Patates haşlanırken yarma, bulgur, 1 tatlı kaşığı tuz ve 1,5 su bardağı suyu derin bir kaba alın. Üzerini folyoyla kapatıp yarma ve bulgur suyu tamamen çekene kadar-yaklaşık 45 dakika- bekletin.
- Patatesler soğuyunca rendeleyip tuz ile karıştırın. Soğanı yemeklik doğrayıp yağda kavurun. Pembeleşince pul biber ile karıştırın. Patatesi ve pul biberli soğanı iyice birbirine yedirin.
Suyu tamamen çeken yarma ve bulguru 15-20 dakika yoğurarak -arada unu serpiştirerek- hamur haline getirin.
Köfte hamurundan cevizden büyük, yumurtadan küçük parçalar koparın. Kopardığınız parçaları önce kurabiye gibi yuvarlayın, ardından avucunuzun içinde düzelterek açın. Ortalarına patatesli harçtan 1 tatlı kaşığı koyun ve parmaklarınızla bohça gibi büzerek kapatın.

İki elinizle hafifçe yuvarlayarak köftenize oval şekli verin.
Tüm köfteleri bu şekilde kapatın. Haşlamak için derin bir tencereye suyu ve tuzu koyup kaynatın. Kaynayınca köfteleri 2 parti halinde 12-13 dakika haşlayın.

Tereyağını kızdırıp pul biberle karıştırın. Sarımsağı dövüp yoğurda ekleyin. Haşladığınız köfteleri servis tabağına alıp üzerlerine yoğurt ve sos dökerek servis yapın.
17 Nisan 2006 ana yemekler, annemin tarifleri | Permalink | yorumlar (66)
İç Baklalı Enginar
Bu hafta aslında işlerin yoğunluğu bahanesiyle tatil yapma planları kuruyordum. Dün arşive bakınca geçen sene tam bu zamanları mola haftası ilan ettiğimi hatırladım. (Demek ki işlerden değil bahardan kaynaklanıyor bu planlar) Muhtemelen yine aynı zamanlarda annemin yaptığı iç baklalı enginarı "siteden izne ayrıldım!" gerekçesiyle yazmamıştım. Tarif bu sene de aynı sebeple unutulmasın diye sabah erkenden yemeğin fotoğrafını çektim.
Anneme göre yemeğin en önemli püf noktası baklaların kabuklarının soyulması. Boş bir vaktinizde bir bıçağın ucuyla soyup kaldırırsanız hem zaman kazanıyorsunuz hem de onlarla pişirdiğiniz enginarı yemeye doyamıyorsunuz...
İç Baklalı Enginar
Malzemeler:
- 7 adet enginar, soyulmuş ve temizlenmiş
- yarım kg iç bakla, yıkanmış ve kabukları soyulmuş
- 10-12 arpacık soğan, soyulmuş ve yıkanmış
- 2 ince havuç, yıkanmış, soyulmuş ve verev doğranmış
- 2-3 yemek kaşığı zeytinyağı
- 2 limonun suyu
- 2,5-3 su bardağı kaynamış su
- 1 tatlı kaşığı tuz
- yarım demet dereotu
Hazırlanması:
- Arpacık soğanları, havucu ve zeytinyağını geniş bir tencereye alıp hafifçe kavurun.
- Baklaları ekleyip 1-2 defa çevirin. Limon suyunu ve kaynamış suyu ekleyin. Enginarları ilave edin. Tencerenin ağzını hava almaması için folyo ile kapatıp orta hararetli ateşte enginar ve baklalar yumuşayana kadar (ikisi aynı anda pişiyor) pişirin.
- Pişince tuzunu ilave edin. Tamamen soğuyunca enginarları servis tabağına alın. (Zeytinyağlı yemekler kendi tencerelerinde soğursa daha lezzetli oluyorlar) İçlerini bakla ile doldurup dereotu ile süsleyerek servis yapın.
11 Nisan 2006 ana yemekler, annemin tarifleri, zeytinyağlılar | Permalink | yorumlar (64)
Yeşil Mercimekli Bulgur Pilavı

Annem ne zaman anneannemin tariflerinden birini yapsa normal zamanlarda bir arada kullanmayı düşünmeyeceğim iki malzemenin nasıl olup da böyle lezzetli birşeyi oluşturduklarını anlamaya çalışıyorum. Bu da anneannelerin kendilerine has mutfak sırrı olmalı. Benim yemek yapma serüvenlerimin başlangıcı onun son zamanlarına denk geldiği için hiç kendisiyle yemek muhabbeti yapma fırsatım olmadı.
Annemin mutfak kültüründe annesinin ve yanında yetiştiği Resmiye halanın önemi çok büyük. Bugün mutfakta yemek pişerken bir yandan kapıyı kapatıp diğer yandan "kapıyı kapatalım da eve koku girmesin di mi Hatice?" diye soran 3 yaşındaki yeğenim de annesinin yemek yapma stilini kapacak. Ben anneannemin kaşla göz arasında yaptığı o nefis yemeklerinin kıymetini onu kaybettikten sonra anladım. En azından Meryem -dilerim Portakal Ağacı'nın da katkısıyla- anneannesinin harika yemeklerinin sırlarını biliyor olsun...
Yeşil Mercimekli Bulgur Pilavı
Malzemeler:
- 3/4 çay bardağı zeytinyağı*
- 2 adet kuru soğan, yemeklik doğranmış
- 4-5 adet kurutulmuş domates, doğranmış*
- 3 adet kurutulmuş sivri biber, doğranmış*
- 1 yemek kaşığı salça
- 1 su bardağı pilavlık bulgur
- 1 su bardağı yeşil mercimek
- 2 su bardağı kaynamış su
- 1,5 tatlı kaşığı tuz
* dilerseniz zeytinyağı yerine 2 yemek kaşığı tereyağı, 4-5 kurutulmuş domates yerine 3 adet taze domates, kurutulmuş sivri biber yerine de aynı miktarda taze sivri biber kullanabilirsiniz.
Hazırlanması:
- Yıkanmış mercimekleri üzerlerini 2-3 parmak geçecek kadar su ilavesiyle yarı pişmiş hale gelinceye kadar haşlayın.
- Soğanı zeytinyağı ile öldürün. Domates ve biberleri ilave edip 5 dakika kavurun.
- Salçayı ekleyip 1-2 defa karıştırdıktan sonra yıkanmış ve suyu süzülmüş bulgur ile mercimeği ilave edin. Tekrar 1-2 defa karıştırıp 2 su bardağı kaynamış su ile 1,5 tatlı kaşığı tuzu ekleyin.
- Pilav, suyu tamamen çekene kadar pişirdikten sonra üzerine kağıt havlu kapatarak 10 dakika dinlendirin. (Bu yemek et ya da patlıcan yemeklerinin yanına güzel gidiyor.)
3 Mart 2006 ana yemekler, annemin tarifleri | Permalink | yorumlar (74)
Top Top Köfte

Pazar günkü kahvaltı için neler hazırlayabilirim diye forumdaki "Kahvaltı - Brunch Menüleri" başlığını incelerken Meri'nin köfte önerisini fark ettim. İlk başta misket köfte yapmayı düşünsem de annem sonradan domates ve biber yatağında köfte yapmamı önerdi.
Köftenin en önemli püf noktalarından biri bekleme süresi. Ne kadar çok beklerse o kadar lezzetli oluyor. Eğer akşam yemeğine yapacaksanız mümkünse harcı 1-2 saat bekletin, benim gibi pazar sabahı için yapıyorsanız cumartesi gecesinden yapıp 1 gece bekletmenizi tavsiye ederim. (ben harcı 1-2 saat beklettikten sonra yuvarladım, gece boyunca bu halde beklettim. Böylece ertesi sabah tekrar yuvarlamakla uğraşmamış oluyorsunuz.)
Top Top Köfte
Köfte Harcı:
- 750gr kıyma
- 1 adet yumurta
- 1 diş sarımsak
- 2 yemek kaşığı zeytinyağı
- 2 dilim ekmek içi
- yarım çay bardağı süt
- 1 çay kaşığı kabartma tozu*
- 1 tatlı kaşığı karabiber
- tuz
*kabartma tozu köftelerin yumuşak olmasını sağlıyor.
Kızartmak için :
- 1,5 su bardağı ayçiçek yağı
Ayrıca:
- 5 adet domates, soyulmuş ve küp küp doğranmış
- 7-8 sivribiber, çekirdekleri çıkarılmış ve doğranmış
- 1 diş sarımsak, doğranmış
- 2 yemek kaşığı zeytinyağı
- 1 tatlı kaşığı karabiber
- tuz
Hazırlanması:
- Ekmek içlerini süt ile ıslatın. Köfte harcı için verilen malzemelerin hepsini karıştırıp iyice yoğurun. Yoğurduktan sonra üzerini streçleyerek en az 1-2 saat (en iyisi 1 gece) buzdolabında bekletin.
- Ertesi gün harçtan cevizden küçük fındıktan büyük parçalar alıp yuvarlayın.
- 1,5 su bardağı yağı kızdırın. Köftelerinizi 2 parti halinde kızartın. Kızarttığınız köfteleri kağıt havlu üzerine alıp yağını süzdürün.
- Bu arada 2 yemek kaşığı zeytinyağını tavaya alın. Domatesleri, biberleri ve sarımsağı ilave edin. Domates ezilene kadar (15-20 dk.) pişirin. Tuzunu ve karabiberini ekleyin. Servis yapacağınız zaman tabağa alın. Üzerine köfteleri koyarak sunun.
28 Şubat 2006 ana yemekler, annemin tarifleri | Permalink | yorumlar (43)
Peynirli Kırmızıbiber Salatası ve Kereviz Salatası

Geçen haftaki salatalar için daha fazla istek gelemeden tariflerini yazsam iyi olacak. Sabah kahvaltıyı hazırlayan annemi bir yandan tarif anlatması için zorladım. Bu arada neredeyse 2 aydır hiç onun tariflerini yazmamışım. Artık bu hafta sırf onları yazarım.
Peynirli kırmızı biber salatası
Malzemeler:
- 8 adet kırmızıbiber
- 4-5 dal taze soğan
- 1,5 su bardağı sert beyaz peynir,rendelenmiş
- 1 su bardağı ceviz, irice doğranmış
- 1 çay kaşığı karabiber
- yarım çay bardağı maydanoz, kıyılmış
- 2 yemek kaşığı zeytinyağı
Hazırlanması:
- Biberleri fırın telinin üzerinde altlarında bir tepsi ile diri kalacak şekilde közleyin. Bu arada soğan hariç tüm malzemeleri karıştırarak peynirli iç hazırlayın.
- Biberler biraz soğuduktan sonra kabuklarını soyup, çekirdeklerini temizleyin.
- Peynirli içten bir tatlı kaşığı kadar alıp 3 parmağınızla sıkıştırarak biberlerin geniş kısımlarına yerleştirin.
- Yaprak sarması gibi sarın. Soğan dallarını kaynar suya atıp yumuşatın, ardından soğuk sudan geçirin.
- Biberleri taze soğanlarla bağlayın. Üzerlerine 1 yemek kaşığı zeytinyağı gezdirin.
Kereviz salatası
Malzemeler:
- 3 adet orta boy kereviz
- 4 adet ince havuç
- 15 adet küçük arpacık soğan
- 10 diş sarımsak
- yarım çay bardağı sızma zeytinyağı
- 3-4 adet portakalın suyu
- 1 adet limonun suyu
- 4 adet patates
- 1 tatlı kaşığı tuz
- 220 gr konserve mısır
- üzeri için: kereviz yaprakları
Hazırlanması:
- Arpacık soğanları, sarımsağı, zeytinyağını tencereye koyun.
- Havuçların kabuklarını soyun. Fındık büyüklüğünde küp küp doğrayıp tencereye ilave edin. Hepsini kavurun.
- Patatesleri küp küp doğrayıp tencereye ekleyin.
- Kerevizlerin kabuklarını soyup yıkayın. Patateslerle aynı boyda doğrayıp hiç bekletmeden tencereye atın.
- Üzerine 1 limonun suyunu gezdirin.
- 10 dakika orta harlı ateşte çevirerek kavurun. Sıktığınız portakalların suyunu ilave edin.
- Kısık ateşte patatesler yumuşayana kadar pişirin.
- Tuzunu ilave edin. Salatayı piştiği tencerede soğutun.
- Soğuyunca servis tabağına alıp üzerine mısır serpin ve kereviz yapraklarıyla süsleyin.

Salatalar dışında tarifini olmasa bile fotoğrafını paylaşmak istediğim birşey daha var; yengem Aslı abla'nın iki renkli kurabiyeleri. Geçen cumartesi günkü nişanım için Ankara'dan gelirken yengem kocaman bir kutu içinde kendi yaptığı kurabiyeleri getirdi. Bu harika kurabiyelerin yayın hakkının bende olduğunu söylediği için ben kendi çektiğim fotoğrafı ekliyorum. Kurabiyelerin tarifine kendi sitesinde yayınladığı zaman ulaşabilirsiniz. Her şey için teşekkürler Aslı abla!
31 Ocak 2006 annemin tarifleri, salatalar | Permalink | yorumlar (84)
Fırın Poşetinde Kuzu Tandır

Geçen bayram, annem gelecek misafirler için fırın poşetinde kuzu tandır hazırlamıştı. Sofranın fotoğrafını yayınladıktan sonra bu yemek tamamen aklımdan çıkmıştı. Dün Meral teyze mailinde bu yemekten bahsedince tarifi yazmayı unuttuğumu hatırladım. Bu aralar iş yerimdeki görevim değiştiği için yeni tarif denememe çok zaman kalmıyor bu yüzden unuttuğum tarifler olduğunu fark edince seviniyorum. Hatırlatmanız için çok teşekkürler Meral teyze!
Fırın Poşetinde Kuzu Tandır
Malzemeler:
- 1 adet kuzu kol (5-6 parçaya ayrılmış)
- Marine Malzemeleri:
- 2-3 baş kuru soğan
- 2 diş sarımsak
- tuz, karabiber
- arzuya göre kekik
- 3 yemek kaşığı zeytinyağı
- birkaç defne yaprağı
- Ayrıca:
- 4-5 patates
- 2-3 havuç
- 5-6 biber
Hazırlanması:
- Soğanları irice halka şeklinde doğrayın. Saımsakları da doğrayın. Eti bütün marine malzemeleriyle karıştırıp en az 1-1,5 saat (en iyisi 1 gece) marine edin.
- Patatesleri ikiye bölün, havuçları 3-4 cm boyunda irice kesin. Etleri soğan ve sarımsaklardan temizleyip patates, biber ve havuçlarla fırın poşetine yerleştirin.
- Poşetin ağzını bağlama teliyle hiç hava almayacak şekilde sıkıca bağlayın. (poşetin üzerine kürdanla birkaç delik açın.)
- Poşeti tepsiye koyup 200C fırında 2-2,5 saat pişirin.
not: Etin yumuşak olması için yağlarını çok fazla temizlemeyin, hafif yağlı olsun.
29 Kasım 2005 ana yemekler, annemin tarifleri | Permalink | yorumlar (50)
Tavuklu Pilav

ön söz: Başta annem, Müzeyyen ve Aslı yengelerim, edebiyat öğretmenim Ayşe hanım olmak üzere bütün öğretmenlerin Öğretmenler Günü kutlu olsun.
Annem geçen haftaki misafirler için Kilisli arkadaşında gördüğü çilav tarifinden esinlenerek tavuklu pilav hazırlamıştı. Aylar önce çelik tencere ile yaptığı denemede patatesler tencerenin dibine yapışıp sadece pilavlar çıkınca bu defa yemeği teflon tencerede yaptı, bu sayede patatesler tam dilediği gibi pilavla beraber çıktı.
Tavuklu Pilav:
Malzemeler:
- 1 bütün tavuk (fazla büyük olmasın)
- 2 su bardağı pirinç
- 1 su bardağı kabukları soyulmuş badem*
- 1 su bardağı kabukları soyulmuş antep fıstığı
- 1 adet patates
- 1 yemek kaşığı tereyağı
- 3 su bardağı tavuk suyu
- 2 tatlı kaşığı tuz
*bademleri bir süre sıcak suda bekletirseniz kolayca soyulur.
Hazırlanması:
- Tavuğun derisini tamamen temizleyip, parçalara ayırın. Tencereye alıp üzerlerine çıkacak kadar soğuk su ilavesiyle haşlayın. Pişmesine yakın bir tatlı kaşığı tuz ekleyin.
- Tavuk haşlanırken pirinci yıkayıp, sıcak suyla 30-60 dak. ıslatın.
- Tavuk haşlandıktan sonra bir yemek kaşığı tereyağını tencereye alın. Yağ eriyince bademleri ekleyip 5 dakika kavurun. pirincin suyunu süzüp tencereye ilave edin. Pirinçler şeffaflaşana kadar - 5 - 10 dak- kavurun. Tavuk suyunu ve bir tatlı kaşığı tuzu ekleyip kaynama noktasına gelene kadar harlı sonra kısık ateşte pişirin. Pilav pişerken eti kemiklerinden ayırıp didikleyin.
- Teflon pilav tavasının altına soyduğumuz patatesi yuvarlak yuvarlak kesip dizin. Tavuk etinin yarısını patateslerin üzerine yayın. Antep fıstıklarının yarısını üzerine serpin. Pilavın yarısını ekleyin. Tavuk-fıstık-pilav sırasıyla devam edin. Spatulayla pilavın üzerini düzleştirin. Eğer yemeği birkaç saat sonrası için hazırlıyorsanız bu aşamadan sonra servise 15 dakika kalana kadar bu halde bekletin.
- Tencereyi ocağın en büyük gözünde yüksek ateşte 3-5 dakika tutun. Altını kısıp 10 dakika daha pişirin. Böylece pilav hem ısınmış hem de demlenmiş olur. En son tencereyi servis tabağına ters çevirerek servis yapın.
24 Kasım 2005 ana yemekler, annemin tarifleri | Permalink | yorumlar (59)
Kaşarlı Biftek

Geçen cumartesi akşamı iftar menüsünün ana yemeği kaşarlı biftekti. Yemeği tadanlar özellikle bunun tarifini yazmam konusunda ısrar ettiler, fotoğrafını nasıl çekebileceğim konusunda önerilerde bulundular (özellikle ailenin erkekleri fikir verdiler), bir de bu yemeğin Hacı Abdullah lokantasında sunulan bir yemeğe çok benzediğini söylediler. Bunca sözden sonra kaşarlı biftek tarifini ilk önce eklemek şart oldu.
- 1 kg biftek
- 2 yemek kaşığı zeytinyağı
- 4 adet patates, haşlanmış ve ezilmiş
- 1,5-2 su bardağı süt
- 1 tatlı kaşığı tuz
- 1 tatlı kaşığı karabiber
- 150gr dil peyniri
Hazırlanması:
- Bir tencereye 2 yemek kaşığı zeytinyağı koyarak bifteklerin tek tek altını ve üstünü kızartın. (Kızarttıklarınızı tencerenin bir köşesinde toplayın, hepsi kızarınca biftekleri tencereye yayın.) Daha sonra tencerenin ağzını kapatıp biftekler bıraktıkları suyu çekip yumuşayana kadar pişirin.
- Bifteklerinizi fırın kabınıza yayın. Üzerlerine bir miktar tuz ve karabiber serpin. Etlerin üzerini folyo ile kapatıp kabınızı bir köşeye alın.
- Bu arada haşlayıp iyice ezdiğiniz patateslere bir yemek kaşığı tereyağını ocağın üstünde karıştırarak yedirin. Soğuk sütü azar azar ilave ederek -karıştırmaya devam ederek- pürenizi hazırlayıp tuzunu ilave edin. Püre eğer pütürlüyse blendırdan geçirin. (özellikle yumuşak bir püre olmalı, kek hamuru kıvamında) Püreyi etlerin üzerini kapatacak şekilde yayın.
- 200C'lik fırına koyup pürenin üzeri hafif kuruyana kadar fırında tutun. (20-25 dak.)
- Dil peynirlerini tel tel ayırın ve pürenin üzerini tamamen kapatacak şekilde yayın, tekrar fırına verip eriyen peynirler hafif kızarmaya başlayana kadar pişirin. Börek gibi dilimleyerek servis yapın.
20 Ekim 2005 ana yemekler, annemin tarifleri | Permalink | yorumlar (67)
Etli Kabak Dolması

Bugün ablama canımın ne kadar sıkıldığını, siteye de yazacak birşeyim olmadığını anlattığımda bana alışverişe çıkmayı teklif etti. (Böylece alışverişimi yazabilirdim) Ben alışverişe yanaşmayıp başka bir çözüm bulma umuduyla anneme telefon edince sıkıntımı geçirmek için beraber kahve içmeyi ve site için de kabakların fotoğrafını çekmemi önerdi. Böylece hem siteye ekleyecek birşeylerim oldu hem de düşüncelerim bir süreliğine uzaklaştılar.
Pazardan kabakları alırken ne yapabileceğimi düşünürken ablam Atlanta'da yaşarken arkadaşları Melahat'in bu kabaklarla dolma yaptığından bahsetmişti. Biz de bizim kabaklarla etli dolma yaptık.
Malzemeler:
- 10 adet kabak (kıbrıs/girit/yayla kabağı)
- iç malzeme:
- 1 çay bardağı pirinç
- 2 adet iri kuru soğan
- yarım demet maydanoz
- 2 tatlı kaşığı nane
- 1 tatlı kaşığı karabiber
- 1 tatlı kaşığı tuz
- yarım çay bardağı sızma zeytinyağı
- 1 yemek kaşığı domates veya biber salçası
- 150-200gr kıyma
Hazırlanması:
- Pirinçleri yıkayın. Kuru soğanları yemeklik doğrayın. Maydanozları doğrayın. Tüm iç malzemeyi karıştırıp hepsini iyice birbirine yedirin.
- İç malzeme kenarda beklerken kabakları yıkayıp üzerlerini çizin. (biz limon kabuğu soyma aletini kullandık, o yoksa çatal kullanabilir veya alacalı soyabilirsiniz.) Kabakların tepelerini şapka şeklinde kesip kenara alın. Bir çay kaşığı yardımıyla kabakların içlerini oyun. Oyduğunuz kabakların içlerine tuz serpin.
- Hazırladığınız içi, üzerlerinde yarım santimlik boşluk kalacak şekilde (bir domates dilimi sığmalı) kabaklara doldurun.
- Üzerlerine birer dilim domates koyup ayırdığınız kabak tepelerini (şapkaları) üzerlerine kapatın ve boşluk kalmayacak şekilde tencereye dizin.
- Yarım yemek kaşığı salçayı biraz kaynamış suda ezip tencereye ekleyin. Tencerenin tabanından 2 patmak yüksekliğe çıkacak kadar kaynamış su ilave edip kısık ateşte yarım saat pişirin.

Dolma içi piştiyse kabaklar da pişmiş demektir. Yemeğinizi tabaklara alıp sarımsaklı yoğurt ve arzuya göre dereotu ile servis yapın.
23 Eylül 2005 ana yemekler, annemin tarifleri, zeytinyağlılar | Permalink | yorumlar (55)
kıbın

21 Mayıs 2005, 2 milyondan fazla Kafkasyalının yurtlarından sürülmelerinin 141. yıl dönümü. Genelde her 21 Mayıs tarihinde atalarıma ait bir tarifi yazmaya gayret ediyorum. Geçen sene bugün şıpsı paste tarifi yazmıştım. Bugün de annemin, babamın halası Nemide haladan tarifini alarak yaptığı bizde mentaz (metaz) diye bilinen ama çoğunlukla kıbın diye anılan tarifi yazacağım. Tarifin yapılış şekli haluj'a çok benziyor, sadece iç malzeme bunda kıymalı.
Büyük sürgün sırasında hayatlarını kaybeden yüzlerce erkeği, kadını ve çocuğu rahmetle anıyorum...
hamur malzemeleri:
- 3 su bardağı un
- 1 tatlı kaşığı tuz
- ılık su
hazırlanması:
Malzemelerle mantı hamuru gibi sertçe bir hamur yoğurun. üzerini temiz bir bezle örtüp 15 dakika dinlendirin. Bu arada kıymalı içi hazırlayın.
iç malzemeleri:
- 500gr orta yağlı kıyma
- 3 orta boy kuru soğan
- 1 diş sarımsak
- 1 tatlı kaşığı karabiber
- 1 tatlı kaşığı tuz
hazırlanması:
Soğanları mutfak robotundan geçirip mümkün olduğunca ince doğranmalarını sağlayın. Çiğ kıymayı, soğan, sarımsak, tuz ve karabiber ile karıştırıp kıymalı içi hazırlayın.

Hamuru 4 parçaya ayırıp her parçadan 3 şerit elde edin. Şeritlerden iki santimlik küçük parçalar kesin. Bunları unlu zeminde işaret parmağınızla bastırarak düzleştirin.

Bu küçük parçaları hafif unlu zeminde merdane ile yaklaşık bir çay tabağı büyüklüğünde, mantı hamurundan biraz kalınca açın.

Her bir hamurun ortasına bir tatlı kaşığı kıymalı içten koyun.


hamurları yukarıdaki fotoğraftaki şekiller gibi veya bir ravioli kalıbı kullanarak kapatın. Kenarları mutlaka çok sıkı kapatın, haşlama esnasında açılmasın. (Biz ilk fotoğraftaki hamurları Marcela isimli okuyucumun gönderdiği fotoğraftaki empanadaslar gibi kapattık.)

Hamurları tuzlu kaynar suda haşlayın. Kıbınlar suyun yüzüne çıktıktan yaklaşık 5 dakika sonra tencereden çıkarın. (Piştiklerinden emin olmak için bir tanesi alıp, ikiye keresek bakın.)
Hepsini geniş bir tabağa alıp yağda kızdırılmış pul biber ve yoğurt ile servis yapın.
21 Mayıs 2005 annemin tarifleri | Permalink | yorumlar (86)
patlıcanlı vezir kebabı
Pazartesi günleri bizim evde yıllardır temizlik günü olarak anılıyor. Benim titiz annem bu günlerde çok yorulduğu için bir de yemekle uğraşmasın diye son birkaç haftadır pazar günleri ana yemekler pişiriyorum. Dün de lisemin mezunlar derneğinin açılış toplantısından dönünce evdeki patlıcan ve kabaklar ile ne pişirebilirim diye düşünmeye başladım. Genelde fırın yemeklerini pişirmeyi daha çok sevdiğimden annemin defterinin ilk sayfalarında yer alan patlıcanlı vezir kebabında karar kıldım.
Aslında tarifte kıymalar küçük parçalar halinde ekleniyordu ama ben baştan daha lezzetli olsun diye antep kebabı tarifindeki köfte harcını yuvarlayarak ekledim. Sonradan eklenen malzemeler ile kıymalar aynı köfte gibi oluyor, bu yüzden sizin benim kadar uğraşmanıza gerek yok. Bir de ben normalde çok fazla kızartma pişirmediğim için bunu da kızartmadan denemeyi düşünüyordum ama o zaman lezzeti azalabilir diye vazgeçtim.
malzemeler:
- yarım kg köftelik kıyma
- 1 kg patlıcan
- 3-4 kabak
- 2 kuru soğan
- 4-5 sarımsak
- 4-5 sivri biber
- 3-4 domates
- tuz
- karabiber
- yarım su bardağı süt veya su
- 1 yumurta
- süslemek için domates & maydanoz
hazırlanması:
- Patlıcanları ve kabakları küp küp doğrayıp kızartın. Fazla yağlarını iyice süzüp borcama yerleştirin.
- Soğan, sarımsak ve sivribiberleri doğrayıp zeytinyağında soğanlar ölene kadar kavurun. Kıymadan küçük parçalar koparıp tencereye ilave edin. Onlar da biraz kavrulunca soyup küp küp doğradığınız domatesleri ekleyin.
- Tuz ve karabiberi ekleyip altını kapatın. Tenceredeki karışımı kevgirle yağını süzerek alın ve borcamdaki sebzelerin üzerine yayın.
- Yumurtayı sütle çırpıp borcamın üzerine gezdirin. Domates ve maydanoz ile süsleyerek 200C fırında pişirin.
16 Mayıs 2005 ana yemekler, annemin tarifleri | Permalink | yorumlar (44)
kuru bamya
annemden geçenlerde sitede olmadığı için kuru bamya yapmasını istemiştim. o da dün akşam bu yemeği pişirmiş. yemekten sonra da geceyarısınıa kadar birlikte minik paylar + mayalı poğaçalar yapınca siteye yazacak bir sürü malzemem oldu. kuru bamya yemeği taze bamyadan farklı ve çok lezzetli bir tada sahip. isterseniz yemekteki köftelerin yerine kıyma parçaları da kullanabilirsiniz.
malzemeler:
- 100gr kuru bamya
- 1,5 limonun suyu
- 2 yemek kaşığı sirke
- 2 yemek kaşığı zeytinyağı
- 1 baş kuru soğan, yemeklik doğranmış
- 2 sivribiber, doğranmış
- 1 havuç, küp küp doğranmış
- 2 domates, kabukları soyulup küp küp doğranmış
- 1/2 yemek kaşığı domates salçası
- 1-1,5 litre su
- 150-200gr kıyma
- 1 tatlı kaşığı tuz
- 1 tatlı kaşığı karabiber
hazırlanması:
- bir tencereye 1,5 lt suyu, 100gr bamyayı, yarım limonun suyunu ve 2 yemek kaşığı sirkeyi koyun. bamyaları haşlayıp suyunu süzün ve iplerinden ayırın.
- bir tencerede soğan, biber ve havuçları 2 yemek kaşığı zeytinyağı ile kavurun.
- domatesleri ve salçayı ekleyip domatesler ölene kadar kavurun.
- tencereye 1-1,5 litre suyu ve1 limonun suyunu ekleyip kaynamaya bırakın. su kaynarken diğer yandan kıyma tuz ve karabiber ile fındık büyüklüğünde köfteler hazırlayın.
- köfteleri kaynayan suya atıp bir taşım kaynatın. kaynayınca bamyaları ekleyin. bamyalar yumuşayana kadar pişirip (yaklaşık 15 dakika) 1 tatlı kaşığı tuz ilavesi ile servis yapın.
- eğer normal bir günde yenecekse bu yemek ana yemek olarak servis yapılabilir. bir davette de ara yemek olarak sunulabilir.
25 Şubat 2005 annemin tarifleri, sebze yemekleri | Permalink | yorumlar (40)
rulo köfte
bir hafta boyunca sadece iş ile ilgili kitapları okuyunca mutfakta yeni keşifler yapmaya zaman kalmadı. neyseki annem ne zamandır yapmadığı bir yemeği pişirdi. böylece bana da siteye ekleyecek malzeme çıkmış oldu.
malzemeler:
- 750g kıyma
- 3 dilim bayat ekmek
- 3 yumurta (bir beyazı ayırın)
- 1 tatlı kaşığı karabiber
- 1 tatlı kaşığı kekik
- 1 tatlı kaşığı kırmızı pul biber (arzuya göre)
- 1 tatlı kaşığı tuz
- 1 çay fincanı ince doğranmış maydanoz
- 1 kutu (200g) patates-havuç-bezelye karışımı garnitür konserve
hazırlanması:
- garnitür hariç bütün malzemeleri yoğurup köfte hamuru elde edin. 3-5 dakika yoğurmaya devam edin.
- fırın kabını hafifçe yağlayıp kıymayı onun içine bir parmak kalınlığında yayın. garnitür karışımına çok az tuz serpip kıymanın ortasına yayın. köftenin birleşme kısmı alta gelecek şekilde kıymayı rulo haline getirin.
üzerine ayırdığınız yumurta beyazını sürün. 3-4 çay kaşığı kadar tereyağını üzerine koyup 200C fırında 40 dakika kadar pişirin. pişme esnasında ara sıra kontrol edip etrafına sızan yağlardan üzerine dökün. (böylece köfte kurumayacaktır.)
- bu köfteyi içine haşlanmış bütün havuç sararak da yapabilirsiniz. patates püresi, pilav veya hafif sotelenmiş brokoli ile servis yapabilirsiniz.
3 Şubat 2005 ana yemekler, annemin tarifleri | Permalink | yorumlar (91)
Resmiye halanın börekleri

annemler rahmetli Resmiye halalarını ziyarete tomarza'ya her gidişlerinde mutlaka bu börekler ve bahçeden toplanan güllerle yapılan reçellerle ağırlanırlarmış.. benim resmiye haladan çocuk hafızamda kalanlar çok nazik bir çerkez kadını, ne zaman geleceğini bilinmeyen misafirler için devamlı hazır bir sofra, incecik bardaklar ve gül şerbetleri. annem ortaokulu yanında okuduğu halasının saygısını ve bilgeliğini o kadar çok anlatır ki... hayatının son yıllarında zar zor yürüyebilmesine rağmen ziyaretlerimizde bizi hep adetlerine göre ağırlamak için çabalayan, bahçesinden topladığı güllerle şerbetler ikram eden o nezaket timsali yaşlı kadın, umarım benim ailemin genç nesillerine ve bizden sonrakilere örnek olur. Allah mekanını cennet eylesin Resmiye halacığım...
Resmiye halanın börekleri:
- 4 su bardağı un
- 1 çay bardağından biraz az sıvıyağ
- bir buçuk çay bardağı yoğurt
- 1 paketten biraz az kabartma tozu
- 1 tatlı kaşığı tuz
- ılık su
- iç malzemesi:
- 300g beyaz peynir
- 1/2 demet maydanoz
- kızartmak için:
- 2 su bardağı yağ
hazırlanması:
- bütün malzemeleri yoğurun. poğaça hamurundan biraz daha yumuşak bir hamur elde edin. hamur dinlenirken iç malzemesini hazırlayın.
hamuru 2 beze yapıp mantı hamuru inceliğinde açın. yarısına peynirli içi serpip diğer yarısını bunun üzerine kapatın. kenarları elinizle bastırarak sıkıca kapatın.
baklava dilimi gibi dilimleyin. aynı işlemleri diğer beze için de yapın.
- dilimlenen her parçanın kenarlarına bastırın.
- ayçiçek yağını kızartma kabında kızdırın. böreklerin altını ve üstünü pembe renkte kızartıp kağıt havlu üzerinde yağlarını süzdürüp servis tabağına alın. sıcak servis yapın ve reçelle ikram edin.
3 Şubat 2005 annemin tarifleri, hamur işleri, kahvaltılık | Permalink | yorumlar (27)
tuhurje
bu bayramda, artık Türkiye'de yaşayan ablam için ilk tuhurjesini hazırladık. tuhurje; çerkes annelerinin evli kızları için bayramda hazırladıkları sepete konulan bir ekmek. evlenen kız anne evine ancak bayramın ikinci veya üçüncü günü gideceği için ilk günü buruk geçmesin diye anneler içinde tuhurje, bir paket çay, elbiselik kumaş, gubate, eğer kurban bayramı ise koyunun bir butu ve köy şartlarında bir kutu çikolatanın yerini alan kesme şekeri bir sepete koyup evin küçük çocukları ile kızlarının evine gönderirlermiş.
tuhurje çerkesce yağla pişirilmiş ekmek demek. tuhu: yağ, rje:pişirmek. (asıl okunuşları biraz daha farklı ama gırtlaktan çıkan seslerden dolayı türkçe'de tam telaffuz imkanı yok.)
tuhurje:
2 adet
malzemeler:
- 3 su bardağı un
- 150gr tereyağı
- 20gr yaş maya
- ılık su
- 1 tatlı kaşığı tuz
- üzerine: 1 yumurtanın sarısı, çörek otu
hazırlanması:
- mayayı 1 su bardağı ılık su ile eritin.
- unu tuz ile karıştırın. ortasını havuz gibi açıp erimiş mayayı dökün. yumuşakça (ekmek hamurundan sert, poğaça hamurundan yumuşak) bir hamur yapın. hamuru 10 dakika dinlendirin. bu arada tereyağını eritin.
- hamuru iki bezeye ayırın ve her birini mümkün olduğu kadar ince açın.
- yufkanın üzerine erittiğiniz yağı fırça ile sürün. yufkayı tekrar rulo şeklinde sarın. ruloyu biraz burarak tekrar yuvarlak bir beze haline getirin. (örnek fotoğraflar için tıklayın) bu bezeyi bir kenara koyun. diğer bezeyi de aynı şekilde yapın.
- ilk hazırladığınız bezeyi bir parmak kalındığında tekrar merdane ile 25-30cm çapında açın. tam ortasını bıçakla artı işareti şeklinde kesin. uçlarını gül gibi dışarıya doğru kıvırın.
- üzerine yumurta sarısı sürün. çörek otu ile süsleyin. ikinci bezeye de aynı işlemi uygulayın. önceden ısınmış 200C'de fırında pişirin. sıcak servis yapın.
23 Ocak 2005 annemin tarifleri, ekmekler | Permalink | yorumlar (42)
et haşlama
bayram benim için gubate, tuhurje ve baklava demek ama kurban bayramına özel olarak annemin haşlama et tarifini yazacağım. haşlamayı kurbanın ertesi günü pişirseniz daha uygun olur...
malzemeler:
- 2kg kemikli et (gerdan/kol veya but olabilir)
- 2 baş kuru soğan
- 1,5 tatlı kaşığı tuz
- 1,5 litre soğuk su
hazırlanması:
- eti kasabınıza parçalatıp haşlamalık olarak hazırlatın.
- etleri soğuk suyla yıkayıp sularını süzdürün, derin bir tencereye alın. (vaktiniz varsa normal yoksa düdüklü tencereye koyun.) 2 baş kuru soğanı soyup bütün olarak etlerin yanına koyun.
- 1,5 litre soğuk suyu ilave edin. (su etlerle yüze yüz olacak.) tencereyi kapağı aralık olarak yüksek ateşe oturtun. kaynamaya başladıktan sonra altını kısın. (kısık ateşte et suyunun rengi koyulaşıyor, yüksek ateşte et hemen kaynamaya başlayınca etin suyu daha berrak oluyor.) tencerenin üzerinde oluşan köpükleri kevgirle alın.
- eğer düdüklü tencere ise et pişirme ayarına getirip 15-20 dakika kadar pişirin. normal tencere ise altını kısıp kapağı hafif aralık bırakın. taşmaması için arada kontrol ederek yaklaşık 1 saat pişirin.
- piştikten sonra tuzunu ilave edip pilav eşliğinde sıcak servis yapın. et suyuna 1-2 damla limon suyu damlatılırsa daha lezzetli olur.
23 Ocak 2005 ana yemekler, annemin tarifleri | Permalink | yorumlar (21)
ay çöreği
dün akşam anneme internette bulduğum ingilizce kurabiye tariflerini gösterip aralarından bir seçim yapmasını istedim. o da bunun üzerine kendi defterindeki ay çöreğini yapmamı söyledi. çöreklerin tadı harika oldu. haftasonu hamurişi yapma planlarınız varsa bu tarifi kesinlikle tavsiye ederim. bu arada benim sürekli mutfakta olmamdan bıkan ailem bile dün akşam "sitene yeni birşey eklesene, salı gününden beri aynı şey var" dedi...
ben yağı bir paketten biraz daha az kullandım, 22 adet çörek çıktı.
malzemeler:
hamur malzemeleri:
- 1 paket margarin/teremyağ/zeytinyağlı becel, oda sıcaklığında
- 1,5 - 2 su bardağı pudra şekeri
- yarım su bardağı ılık süt
- 30gr yaş maya veya 1 yemek kaşığı toz maya
- aldığı kadar un
- 2 yumurtanın sarısı (üzerine)
iç malzemeleri:
- 2 su bardağı ceviz, dövülmüş
- yarım su bardağı pudra şekeri
- 1 su bardağı çekirdeksiz üzüm
- 1 tatlı kaşığı tarçın
- 1 yemek kaşığı süt
hazırlanması:
- mayayı ılık sütte eritin. yumuşak margarin ile pudra şekerini ezin. bir miktar unu şekerli margarinin üzerine dökün. mayayı azar azar ilave edin. aldığı kadar un ilave ederek yumuşak bir hamur elde edin. hamurun üzerini örtüp oda sıcaklığında 1 - 1,5 saat bekletin. bu hamur ekmek hamuru gibi iki katı olmuyor. o yüzden kabarmazsa endişe etmeyin.
- bu arada kuru üzümleri ikiye doğrayın. cevizleri dövün. bunları tarçın, pudra şekeri ve süt ile karıştırın.
- hamurdan parçalar koparıp enlemesine elips şeklinde açın. içine bir tatlı kaşığı içten koyun.
- uzun kenarları poğaça yapar gibi kapatın.
- daha sonra elinizle hafif bastırarak çubuk yapın. daha sonra ay şekli verin. hepsini tepsiye dizip üzerlerine yumurta sarısı sürün. önceden ısınmış 200C fırında üzerleri kızarana kadar pişirin.
14 Ocak 2005 annemin tarifleri, hamur işleri | Permalink | yorumlar (92)
salçalı biftek & şehriyeli pilav

akşam eve gelip annemin sıcak ve çekime hazır yemekleriyle karşılaşmak beni çok heyecanlandırıyor. kendisine sitede pilav tarifi istendiğini söylediğimde annem "nasıl pilav tarifi olmaz sitende" diye epey hayıflandı ve beni suçlu ilan etti.
bu satırları annem yazdırdı : )
salçalı biftek:
malzemeler:
- 1kg biftek, kasabınıza salçalı biftek yapacağınızı belirtin
- 2 yemek kaşığı zeytinyağı
- 1 yemek kaşığı domates salçası
- 3 baş kuru soğan
- 1 su bardağı kaynamış su
- 1 tatlı kaşığı karabiber
- 1 tatlı kaşığı tuz
hazırlanması:
- 2 yemek kaşığı zeytinyağını yayvan bir tencereye koyun. tencereyi ocağa alıp biftekleri tek sıra halinde tencerenin dibine yerleştirin. bir maşayla çevirerek her iki tarafını kızartın. kızaran etleri tencerenin bir köşesine alıp diğer tarafta kalan etlerin de altını üstünü aynı şekilde kızartın.
- bu arada 3 soğanı soyup bütün olarak etlere ilave edin. etler bıraktığı suyu çekinceye kadar ara sıra çevirmek suretiyle pişirmeye devam edin.
- etler suyunu çektikten sonra 3 su bardağı kaynamış suyu etlerin üzerine döküp yumuşayana kadar pişirin.
- salçayı sıcak suyla ezip karabiberi ve tuzu ilave edin. etleri fırın kabına yerleştirin. üzerine salçalı karışımı dökün. üzerini alüminyum folyoyla kapatıp 200Clik fırında 15 dakika tutun. servis yaparken pilav, patates püresi ve et birlikte sunulabilir.

şehriyeli pilav:
malzemeler:
- 2 su bardağı pilavlık (baldo) pirinç
- 1 çay bardağı arpa şehriye
- 2 yemek kaşığı tereyağı
- 3 su bardağı kaynamış su
- 1 tatlı kaşığı tuz
hazırlanması:
- pirinci 3 kez suyunu değiştirmek suretiyle yıkayıp sıcak suda yarım saat ıslatın.
- tencereye arpa şehriyeleri koyup karıştırmak suretiyle pembemsi kavurun. ateşi söndürüp tencerenin biraz soğumasını bekleyin. yoksa tereyağı hemen yanıp kararabilir.
- şehriyelere tereyağını ilave edip yağ eriyene kadar karıştırın. pirinçlerin suyunu süzüp tencereye ekleyin. karıştırmaya devam edin. pirinçler parlak bir hal alana kadar kavurun.
- su ölçüsü bire bir buçuktur. kaynamış suyu pirinçlere ilave edip tuzunu da koyduktan sonra orta hararetli ateşte suyunu çekene kadar pişirin.
- piştikten sonra tencerenin kapağı ile tencere arasına bir peçete veya kağıt havlu koyup pilavı demlenmeye bırakın. yoksa tenceredeki buhar pilavların ıslanmasına neden olur.
29 Aralık 2004 ana yemekler, annemin tarifleri | Permalink | yorumlar (104)
etli kuru fasulye

teyzem geçen hafta bize geldiğinde "neden sitede kuru fasulye tarifi yok?" diye sormuştu. annem de onun için bugün bu yemeği hazırladı. eğer kuru fasulyeyi pirinç veya bulgur pilavının yanında ikram edeceksiniz bu ikiliye en iyi arkadaş karışık turşu oluyor. pilav üstü servisi tercih ediyorsanız o zaman ayran daha uygun olabilir.

malzemeler:
- 2 su bardağı kuru fasulye
- 1kg kemikli kuzu eti (kuzu kol)
- 4 adet orta boy kuru soğan
- 2-3 yemek kaşığı zeytinyağı
- yarım yemek kaşığı domates salçası
- yarım yemek kaşığı biber salçası
- 4-5 adet kurutulmuş acı sivribiber
- 1 tatlı kaşığı tuz
hazırlanması:
- kuru fasulyeleri akşamdan veya ertesi gün sabah erken saatlerden tencereye koyup yıkayın. üzerini 4-5 parmak geçecek kadar soğuk su koyun. tencereyi ocağa koyup 1 taşım kaynatın. altını kapatıp 6-7 saat bekletin. bu süreden sonra tencereyi tekrar ocağa alıp kısık ateşte kendi suyunda fasulyeler yumuşayana kadar pişirin. (suyu az gelirse kaynamış su ekleyin.)
- fasulyeler pişerken ayrı bir geniş tencereye 4 adet kuru soğanı yemeklik doğrayın. zeytinyağını koyun. etleri yıkayıp ilave edin. ocağa alıp etler bıraktıkları suyu çekene kadar kavurun. (bu arada fasulyeler pişmeye devam etsin). daha sonra etlere salçaları ve acı biberleri ekleyin. etlerin üzerine çıkacak kadar kaynar su ilave edin. etler yumuşayana kadar pişirin.
- her ikisi de pişince fasulyeleri etlerin üzerine boşaltın. eğer fasulye ete göre fazla görünüyorsa bir kısmını piyaz yapmak için ayırın. (çünkü her fasulyenin şişme oranı farklı olabilir). tencereye tuzu da ilave edip 1-2 taşım kaynatın. artık yemeğiniz servise hazırdır...
28 Aralık 2004 ana yemekler, annemin tarifleri | Permalink | yorumlar (95)
hazır yufka mantısı

ortaokulda yatılı kalırken, hazır yufka mantısı çıktığı günler çok mutlu olurduk. aşçıbaşımız tonton bir laz teyzeydi ve sürekli sinirlenmek için bir bahanesi hazırdı. akşama güzel yemek çıkmayacağını bildiğimiz için öğlenden karnımızı iyice doyurmaya çalışırdık. bunun için en iyi yöntem de tekrar sıraya girip ayni yemeği ikinci kere almaktan geçerdi. nedense her daim sinirli olan aşçı teyze ikinci alışımızda bizi hatırlamaz ve her zamanki tavrının aksine "al çocuğum biraz daha ye" diye tabağımıza mantıları doldururdu. bu akşam mantıyı tabaklara koyarken de aklıma o teyze geldi. aslında şimdi düşünüyorum da o kadar çok çocuğa iyi bile dayanıyormuş...
malzemeler:
- 4 yufka
- yarım kg kıyma
- 3 baş kuru soğan
- 1 tatlı kaşığı karabiber
- 1 tatlı kaşığı tuz
- arzu edilirse 1 tatlı kaşığı pulbiber
- 1 su bardağı mısır özü yağı
- 1 kase sarımsaklı yoğurt
- 2 yemek kaşığı tereyağında kızdırılmış 1 tatlı kaşığı pulbiber
hazırlanması:
- kıymayı, ince doğranmış soğan, karabiber, tuz ve isterseniz pulbiber ile yoğurup mantının içini hazırlayın.
- her bir yufkayı sekize bölüp tüm üçgenleri üstüste koyun. kıymalı içten ceviz büyüklüğünde bir parça alıp yufkanın geniş tarafına yayın. üçgenlerin kenarlarını içe doğru kapatmadan sarın ve üzerlerine fırça ile su sürün. daha sonra her bir ruloyu içe doğru kıvırarak sarın. tüm üçgenleri tamamlayıp bir tepsiye dizin.
- mısır özünü tavada kızdırıp mantıların her iki yanını kızartın. sarımsaklı yoğurt ve pulbiberli sos ile servis yapın.
10 Aralık 2004 ana yemekler, annemin tarifleri | Permalink | yorumlar (80)
zeytinyağlı kereviz dolması
şimdiye kadar o kadar kereviz tarifi yazmışım ama nasıl olmuşsa annemin kereviz dolmasını yazmayı unutmuşum. neyse ki geçen akşam gelen misafirlere yaptığında fotoğrafını çekmiştim. bu şimdiye kadar yazdığım kereviz tarifleri içinde bence en lezzetlisi...
malzemeler:
- 1/2 çay zeytinyağı
- 15 adet arpacık soğan, soyulmuş
- 10 sarımsak, soyulmuş
- 2 ortaboy havuç, soyulmuş & küp küp doğranmış
- 3 adet kereviz (orta boy)
- 2 ortaboy patates, soyulmuş & küp küp doğranmış
- 1 limonun suyu
- kaynamış su
- 1 tatlı kaşığı tuz
- 1 çay bardağı konserve bezelye
- 5-6 dal kereviz yaprağı
hazırlanması:
- yağı tencereye alıp arpacık soğanları, sarımsakları ve havuçları ilave edin.yaklaşık 5 dakika -ara sıra karıştırarak- kendilerini hafif bırakana kadar kavurun.
- bu arada kerevizleri, beyaz kısımları ortaya çıkıncaya kadar soyup ikiye bölün. ortalarını bıçak yardımıyla oyarak çukur hale getirin. bunları yıkayıp tencereye ilave edin. bu arada karıştırma işlemine devam edin. patatesleri ve limon suyunu tencereye ekleyip 1-2 defa karıştırdıktan sonra kerevizlerin hizasına gelecek kadar kaynamış su koyun. kerevizler yumuşayana kadar pişirin. (kereviz piştiyse diğerleri de pişmiştir.) tuzunu ilave edip tencerede soğumaya bırakın.
- soğuduktan sonra servis tabağına önce kerevizleri alın. sonra sebzelerle içlerini doldurun. üzerlerini bezelye ve kereviz yapraklarıyla süsleyin.
8 Aralık 2004 annemin tarifleri, sebze yemekleri | Permalink | yorumlar (56)
etli nohut (yahni)

dün akşam için hazırladığım yemek bu. ( nohutları haşlamakta biraz geç kaldığımı farkedince hemen düdüklü tencereye koyup haşladık. neyse ki sonuç çok lezzetliydi...)
malzemeler:
- 1,5 su bardağı nohut
- 1 kg kemikli kuzu eti
- 2 baş kuru soğan
- 3 yemek kaşığı zeytinyağı
- 1 yemek kaşığı domates salçası
- 1/2 yemek kaşığı biber salçası
- kaynamış su
hazırlanması:
- bir akşam önceden nohutları yıkayıp bir tencereye alın. üzerlerini 3 parmak geçecek kadar su ekleyip ateşe koyun. bir taşım kaynatıp altını kapatın.
- ertesi gün nohutları yumuşayana kadar kaynatın.
- soğanları yemeklik doğrayıp zeytinyağında hafif pembeleşene kadar kavurun. etleri ekleyip bıraktıkları suyu çekene kadar pişirin. salçaları ilave edip 2-3 dakika daha kavurun. daha sonra etlerin üzerine çıkacak kadar kaynamış su koyup etler yumuşayana kadar haşlayın.
- etler yumuşayınca nohutları üzerlerine ekleyin. 5 dakika daha pişirip tuzunu ilave edin.
4 Aralık 2004 ana yemekler, annemin tarifleri | Permalink | yorumlar (50)
hazır yufkadan kol böreği
arkadaşlarım geldiğinde bu böreği yapmıştım. çok çabuk ve kolay hazırlanabildiği için yine iftar davetlerine uygun bir börek bu da.
malzemeler:
- 4 yufka
- 1,5 su bardağı süt
- 1 yumurta
- 3 yemek kaşığı zeytinyağı
- beyaz peynir
- kıyılmış maydanoz
- 1 yumurtanın sarısı
- çörek otu
not: peynirli maydanozlu iç yerine patatesli veya kıymalı iç de hazırlayabilirsiniz.
hazırlanması:
- süt, yumurta ve yağı bir kaseye alıp çırpın.
- ezilmiş beyaz peyniri ve kıyılmış maydanozu ayrı bir tabakta karıştırın.
- yufkanın birini masaya yayın. yarısına kadar harçtan sürün. diğer yarısını yufkanın dörtte üçünü kaplayacak şekilde kapatın. aynı harçtan onun da üzerine sürün.
- peynirli içi yufkanın üzerine yayın. yufkanın kenarlarını içe doğru kıvırıp yufkayı rulo şeklinde sarın. ruloyu ortadan ikiye kesin ve yağlanmış tepsiye yanyana dizin. aynı işlemi diğer üç yufka içinde yapın. sütlü harçtan arttıysa ruloların üzerine sürün. bir yumurtanın sarısını çırpıp ruloların üzerine sürün. çörek otu serpip börekler kızarana kadar pişirin.
5 Kasım 2004 annemin tarifleri, hamur işleri | Permalink | yorumlar (129)
şehriyeli mercimek çorbası
geçen haftalarda arkadaşlarım bize geldiğinde annem bu çorbayı yapmıştı. o zaman tarifini almıştım ama araya benim tatilim girince yazamamıştım. (fotoğrafı yarın sabah ekleyeceğim. bugün üniversite arkadaşlarımla iftar yaparken sitenin daimi okuyucularından sevgili esra "resimsiz yazıların sıkıcı geliyor " dedi. o yüzden bu notu düşme ihtiyacı hissettim.- ekledim)
malzemeler:
- yarım çay bardağı zeytinyağı
- 1 baş kuru soğan
- 3-4 adet sivribiber
- 3-4 adet domates
- 1 su bardağı kırmızı mercimek
- 1 tatlı kaşığı tuz
- 1 tatlı kaşığı nane
- 1 avuç arpa şehriye
- 2,5 lt su
hazırlanması:
1. soğanı ince ince yemeklik doğrayın. sivri biberleri de doğrayın. tencereye yağı koyun. soğanı ve biberleri ekleyip soğanlar ölene kadar kavurun.
2. domatesleri soyup fındık büyüklüğünde doğrayıp tencereye ekleyin. bir iki dakika karıştırın.
3. mercimekleri yıkayıp ekleyin, bir iki kez karıştırın. en son kaynar suyu ekleyip pişmeye bırakın. mercimekler iyice ezilene kadar pişirin. piştikten sonra tuzunu ekleyin. servis yapmadan 15 dakika önce arpa şehriyeyi ekleyip şehriyeler uzayana kadar pişirin. üzerine nane serpip servis yapın.
2 Kasım 2004 annemin tarifleri, çorbalar | Permalink | yorumlar (72)
ev baklavası
portakal ağacı'ndaki en güzel tatlılar listesi yapacak olursak oy çoğunluğumu kullanarak annemin baklavasını birinci sıraya yerleştireceğim. fransız keki veya vişne sulu ıslak kek onu belirli bir mesafeden takip edebilirler. dünkü baklava dışarıda satılanlara göre daha güzel ve daha hafifti. hem de sinem ve arzu'nun getirdiği dondurma ile birlikte daha da lezzetli oldu.
malzemeler:
- şerbeti:
- 5 su bardağı şeker
- 3,5 su bardağı su
- yarım limonun suyu
- hamuru:
- 4 su bardağı un
- 1 su bardağı ılık süt
- 1 paket kabartma tozu
- 100g erimiş tereyağı
- 1 yumurta
- içi:
- 250g dövülmüş ceviz
- ayrıca:
- 3 paket buğday nişastası (toplam 500g)
- 150g eritilmiş kızgın tereyağı
hazırlanması:
1. hamur malzemeleri ile poğaça hamuru kıvamında yumuşak bir hamur yapın. bunu 15-20 dakika dinlendirin. dinlenmiş hamuru 3 eşit parçaya ayırın. her parçadan 16-18 adet cevizden küçük parçalar koparın. kopardığınız parçalara elinizle ceviz şekli verin. şekil verdiğiniz her küçük bezeyi merdane ile bir yemek tabağı büyüklüğünde açın. aralarına bolca nişasta serperek 16 veya 18 parçayı üstüste koyun. (en üsttekine nişasta serpmeyin). böylece 16'lı (veya 18'li) 3 grup elde edin.
2. yuvarlak bir fırın tepsisini yağlayın. (yuvarlak yoksa dikdörtgen tepsinin içine yuvarlak açtığınız hamuru koyabilirsiniz.) 16'lı bir grubu alıp merdane ile tepsinin genişliğinde açın. bunu tepsiye serip üstüne ceviz içinin yarısını serpin. ikinci grubu da açıp üzerine serin. kalan cevizleri de bunun üzerine serpin. son grubu da açıp en üste serin.
3. tepsideki yufkaları baklava dilimi şeklinde dilimleyin. üzerine - her yanına değecek biçimde- 150g kızgın tereyağı gezdirin. 200C fırında üzeri kızarana kadar pişirin. fırından çıkartıp baklavayı soğutun. şerbet ılık baklava soğukken şerbeti tepsinin üzerine gezdirin. 4-5 saat sonra servis yapın.
26 Ekim 2004 annemin tarifleri, tatlılar | Permalink | yorumlar (162)
tepsi mantısı
annemin dün gelen arkadaşlarım için hazırladığı, benim de pişmeyeceği için telaşa kapıldığım yemek bu. annem servisi kolay olsun diye iki borcama yapmayı teklif etti ama ben yuvarlak fırın tepsilerindeki halini daha çok sevdiğim için bunda yaptık. eğer bir misafir için hazırlıyorsanız mantıyı daveti vereceğiniz günde hazırlamalısınız.
8 kişilik
malzemeler:
- hamuru:
- 2 su bardağı un
- 1 yumurta
- 2 çay kaşığı tuz
- ılık su
- içi:
- 300g kıyma
- 3 baş kuru soğan, çok ince doğranmış veya rondodan geçirilmiş (sakın rendelemeyin yoksa suyu çıkar)
- 1 tatlı kaşığı tuz
- 1 tatlı kaşığı karabiber
- ayrıca:
- tereyağı
- 1 yemek kaşığı salça
- 1 lt kaynamış su
hazırlanması:
1. hamur malzemeleri ile oldukça sert bir hamur yapın. üzerine bir bez örtüp 15-20 dakika dinlendirin. bu arada içini hazırlayın. soğanı doğrayıp suyunu süzün. kıymaya ekleyip tuz ve karabiberi ilave edin.
2. hamuru iki bezeye ayırıp çok ince açın. açtığınız hamurları tezgahın üzerinde karelere kesin. karelerin üzerine fındık büyüklüğünde kıymalı içten yerleştirin. her bir kareyi ortası açık kalacak şekilde kayık biçiminde kapatıp


