Portakal Ağacı, Newsweek'te
Newsweek Türkiye bu hafta yayınlanan 44.sayısının 66.sayfasını Portakal Ağacı'na ayırdı. Ayşe İkbal ile tencereye kaşık sokma yarışımızın daha büyük boyutta fotoğrafı:
Newsweek Türkiye bu hafta yayınlanan 44.sayısının 66.sayfasını Portakal Ağacı'na ayırdı. Ayşe İkbal ile tencereye kaşık sokma yarışımızın daha büyük boyutta fotoğrafı:
<p><p>&lt;br/&gt;&lt;a href="http://video.msn.com/video.aspx?vid=a06d879d-f53e-430f-91e1-86d2385c016e" target="_new" title="portakalagaci.com"&gt;Video: portakalagaci.com&lt;/a&gt;</p></p>
TRT 2'de yayınlanan programlarında Portakal Ağacı'na da yer verdikleri için başta Çağdaş KAVAL olmak üzere tüm program ekibine teşekkür ederim...
Yenişafak Gazetesi, Pazar Eki, sayfa 2. Yazının tamamını buradan okuyabilirsiniz.



Bu yaz Ege'deki yeni keşif yerlerimiz ve tattığımız lezzetlerden bazılarının tarifleri bu haftaki cumaertesi'nde...

Bu haftanın gazete yazısı burada...

Son birkaç gündür soğuk algınlığı ile giriştiğim mücadeleden dolayı hafta sonunun yazılarını yayınlamak ancak bugüne kaldı. Bırakın yemek yapabilmeyi, yapılmış bir yemeği yiyebilmek bile çok büyük bir lütufmuş, bunu tekrar anladım.
Nohutlu mercimek çorbası
Malzemeler: 1 su bardağı kırmızı mercimek, yarım çay bardağından biraz fazla pirinç, 1 yk. kaşığı un, 1 yk. kaşığı domates salçası, yarım çay, bardağı zeytinyağı, 1 baş kuru soğan yemeklik doğranmış, 1 su bardağından biraz fazla haşlanmış, pişirilmiş ve kabuğu soyulmuş nohut, 1,5 tatlı kaşığı tuz, 1 tatlı kaşığı kuru nane.
Yapılışı: 1 baş kuru soğanı yemeklik doğranmış olarak zeytinyağıyla beraber tencereye alın. Renkleri pembeleşene kadar kavurma işlemi uygulayın. Salçayı ilave edip bir miktar daha karıştırın. Ardından yıkanmış, suyu süzülmüş kırmızı mercimek ile pirinci, arkasından da bir yk. unu ekleyin. 1-2 kez çevirdikten sonra 1,5 litre kaynamış suyu üzerine ilave edin. Mercimek ve pirinçler ezilinceye kadar pişirin. Bu arada çorbanın kıvamını ara sıra kontrol ederek kaynamış su ilave edebilirsiniz. Çorba pişmiştir dediğiniz zaman blendırdan geçirin. Tencereyi tekrar ateşe alıp nohutları ilave ederek 10 dakika kadar kaynama işlemini devam ettirin. Bu sürenin sonunda tuzunu ve nanesini ekleyip kaselerin yanına limon dilimi koyarak servise hazırlayabilirsiniz.


Mercimekli helle çorbası
Küçük boy ekmek için: Yarım su<bardağından daha az yeşil mercimek, 2 yemek kaşığı tereyağı, yarım su bardağı un, 1 litre su veya et suyu, tuz, karabiber
Yapılışı:
Mercimeği yıkayıp üzerini geçecek kadar su ilavesiyle yumuşayana kadar haşlayın. Arada su az gelirse ilave edin. Haşladıktan sonra suyunu süzün. Bir tencerede yağı eritin. Unu ilave edip hafifçe kavurun. Kavrulan una suyu, mercimeği ve tuzu ekleyip karıştırarak kaynamaya bırakın. Çorbanızın üzerine
kavrulmuş hamur topakları da serpmek isterseniz 2 yemek kaşığı yağda hafifçe kahverengileşene kadar kavurduğunuz unu elinizle ıslatıp karıştırın. Oluşan topakları tabaklardaki çorbaların üzerine serpin.
Kuşbaşı etli ve nohutlu pilav
Malzemeler:
1 su bardağı nohut, 300 gr kuşbaşı et, 1,5 su bardağı pirinç, 2 yemek kaşığı tereyağı, 3 su bardağı
kaynamış su, tuz, dilerseniz süslemek için biraz doğranmış maydanoz.
Yapılışı:
Nohutu bir gece öncesinden tencereye alın, üzerini geçecek kadar su koyup bir taşım kaynatın. Kaynattıktan sonra ateşi kapatıp sabaha kadar bekletin. Ertesi gün nohutu ve eti bir tencereye alın, 2 su bardağı su ilave edip etler ve nohut yumuşayana kadar pişirin. Pirinci ayıklayıp bol suda yıkayın, 20 dakika tuzlu ılık suda bekletin. Suyu berraklaşana kadar yıkayıp süzün. Bir tavada tereyağını eritin. Pirinçleri ekleyip birkaç dakika kavurup ateşten alın. Derin bir tencereye etleri ve nohutları yayın. Pirinci, suyu ve tuzu ilave edip bir taşım kaynatın. Kaynayınca ateşi kısıp pirinçler suyu çekene kadar pişirin. Tencerenin dibinde hâlâ bir miktar su kalacaktır. Kapakla tencere arasına bir kâğıt havlu koyarak emlendirin, geniş bir tabağa ters çevirerek servis yapın. Dilerseniz Urfa yöresinde olduğu gibi
tencerenin en altına ayrıca uzunlamasına dilimlenmiş ve yağda kızdırılmış havuçlar ekleyebilirsiniz
Annemin bayram sofrasındaki üç tarifi bu haftaki cumaertesi ekine yazdım. Tariflere ulaşmak için buraya tıklayabilirsiniz.



Bu bayramın tariflerini buradan okuyabilirsiniz. Hepinize sevdiklerinizle beraber geçen bayram günleri ile sağlık, huzur ve mutluluk dolu bir yıl diliyorum...



Bu hafta gazetede yer alan tarifler, ortadoğu mutfağından özenilerek yapılan harira, kreple ilk denemem Ispanaklı Bohçalar ve geçen ramazan kayınvalidemde görüp bir türlü denemeye fırsat bulamadığım kereviz halkaları. Tariflere ulaşmak için buraya tıklayabilirsiniz.




Bu hafta cumaertesi'nde arkadaşlarımdan öğrendiğim salatalar var.
Etimekli Patlıcan Salatası:
Malzemeler: 1 paket tuzsuz etimek, 2-3 adet orta boy patlıcan, 2 adet orta boy domates, 2 su bardağı yoğurt, 1 diş sarımsak, 2 adet kırmızı közlenmiş biber, 4 yemek kaşığı zeytinyağı, 1 yemek kaşığı sirke, tuz, karabiber, kekik, pul biber
Yapılışı: Patlıcanları alacalı soyup uzunlamasına veya küp küp doğrayarak kızartın. Kızarttığınız patlıcanları kâğıt havlu üzerine alıp yağlarını tamamen süzdürün. Domateslerin kabuklarını
soyup rendeleyin. Patlıcanları domates rendesi, yağ, sirke, tuz ve karabiber ile karıştırın. Etimekleri kırıp servis kabına yayın. Üzerine patlıcan salatasını yayın. Yoğurdu sarımsakla karıştırarak patlıcanın üzerine dökün. Közlenmiş biberleri şeritler halinde keserek yoğurdun üzerine dizin. Kalan boşluklara kekik ve pul biber serpin. (Dilerseniz konserve patlıcan kızartması ve konserve közlenmiş kırmızı biber kullanarak
zamandan tasarruf edebilirsiniz. Bu durumda tek yapmanız gereken etimeklerin üzerine konserve patlıcan kızarmasını yayıp, üzerine yoğurdu döküp ve konserve biberleri dizmek. )
Meksika salatası
Malzemeler:
1 kutu Meksika fasulyesi konservesi, 1 demet dereotu, 1 adet sivribiber (çok acı olmasın), 3 dal yeşil soğan, 1/2 çay bardağı zeytinyağı, 1 su bardağı kırılmış baharatlı mısır cipsi.
Yapılışı:
Meksika fasulyesi, kutudan çıkarıldıktan sonra iyice yıkanır ve suyu süzülür. Yıkanan dereotu, yeşil soğan ve sivribiber ince ince doğranır ve servis yapacağımız kaba koyulur, servise yakın üstüne
zeytinyağı gezdirilir. Tam servisten önce, kırılmış olan mısır cipsi eklenir ve malzemeler iyice karıştırılır. (Dereotu miktarı ne kadar artarsa tadı da o kadar güzelleşir.)
Karnabahar salatası
Malzemeler:
Küçük bir karnabahar, 1,5 su bardağı yoğurt, 1 diş sarımsak (arzuya göre), 2 yemek kaşığı mayonez, yarım su bardağı iri kırılmış fındık, birkaç dal dereotu, 1 tatlı kaşığı tuz.
Yapılışı:
Karnabaharı fındık büyüklüğünde koçanlarına ayırın. Yoğurdu, mayonezi ve kullanıyorsanız sarımsağı karıştırın. Karnabaharı ve fındığı bu karışıma ekleyin. Dereotuyla süsleyerek servisten hemen önce tuzunu serpin. (tuzu önceden serperseniz yoğurt sulanır.)
Tavuk salatası
Malzemeler:
1 tavuğun göğsü, (haşlanmış) 1 adet kıvırcık, 2 adet domates, 2 adet salatalık, 1/2 demet maydanoz, 3 dal yeşil soğan, 1 su bardağı haşlanmış mısır (veya 1 küçük kutu konserve mısır), 2 yemek kaşığı kavrulmuş susam, 1 limonun suyu, 1/2 çay bardağı zeytinyağı.
Yapılışı:
Kıvırcık, domates, salatalık, yeşil soğan, maydanoz ince ince doğranır ve karıştırılır. Servis tabağına alınır. Haşlanmış tavuk göğsü soğuduktan sonra tiftik tiftik edilir. Salatanın üstüne eklenir, mısırlar onun üzerine serpilir, kavrulmuş susam salatanın en üstüne dökülür. Limonun suyu ve zeytinyağı gezdirilir.



Haftalar öncesinden tatlı arkadaşlarımdan Tuba'nın 1 yaşındaki oğlunun diş buğdayına gitmeyi planlamıştık. Ben de giderken ne yapsam diye düşünürken birkaç tarif denemiştim. Bu hafta gazete de bu tarifler var. Maalesef minik delikanlı hasta olduğu için yarınki ziyaretimiz iptal oldu, inşallah o hemen iyileşir de biz de kendisini görebiliriz. Tariflere ulaşmak isterseniz buraya tıklayabilirsiniz.



Cumaertesi'nin bu haftaki yazısı burada. Çökertme kebabı tarifi gazetenin basılı halinde de okuyabileceğiniz gibi sevgili Yelda'ya ait. Ben fotoğrafı çekerken bile tatmamak için zor dayandım, forumda paylaştığın için buradan da teşekkür ederim Yelda! Tatlı ise bizim evin klasik tatlılarından birinin çikolatalı hali, ev halkı bu tarifi yazmamda ısrar edince gazeteye de onu ekledim...
fotoğrafın büyük hali için üzerine tıklayabilirsiniz...
Cumaertesi'nin bu haftaki yazısını buradan okuyabilirsiniz.
Gönderdiğim metinde de vardı ama yazıda emeği geçenlere buradan da teşekkürlerimi sunuyorum. Badem
Çorbasını tam sevdiğim gibi yapmamı sağlayan Banu Gökşin'e, tencere kebabını yumuşak pişirebilmemi sağlayan

Zaman Gazetesi'nin bugünkü Cumaertesi ekinde sevgili Sevinç'in yazıları ve sevgili Bahar'ın fotoğrafları eşliğinde Portakal Ağacı hakkında gülümseyerek okuduğum -ama hala kendi fotoğrafıma garip garip baktığım- bir yazı yayınlandı.
Röportaj fikri ve gazetede yazmamın iyi bir fikir olduğuna inandığı (ve beni de inandırdığı) için Yayın Editörü Abdullah bey'e, fotoğrafları ve çekimler esnasında anneme dönüp "söyler misiniz biraz gülümsesin" diyerek beni güldürmeyi başardığı için Bahar'a ve tüm bunlara önayak olduğu için Sevinç'e çok teşekkür ederim. Yazının tamamını buradan okuyabilirsiniz.
Geçenlerde Ayvalık'taydım.
öğleden
sonra, saatin yavaş yavaş "çay"ı vurmaya hazırlandığı saatlerde Gümrük
Sokak'ta arabamı park ettim. Baklava peşinde koşan Midillililerin
arasından hızla geçip çarşıya girdim.
Hedefim sıcağı sıcağına Güler Pastanesi'nin sakızlı kurabiyelerine ulaşmaktı.
Sokağa çıkartılmış ahşap çerçeveli küçük camlı dolabın içindeki tepsilere yerleştirilmiş bizi bekliyorlardı.
Peki nereden çıktı Güler Pastanesi'nin sakızlı kurabiyeleri?
Internette
cıvıl cıvıl halleri, yaşam sevinçleri, samimiyetleri ama aynı zamanda
içeriklerinin dolgunluğuyla dikkatimi çeken bazı günlükler (blog'lar)
var.
Yemek yapmayı ve biraz da gezi dünyasını temel alan bu kişisel internet günlüklerinden bazılarını tesadüfen tanıdım.
Zaten dilleri ve içerikleriyle benim gibi adamları değil, mutfaksever kadınları hedefliyordu bu siteler.
Ama
keyif bu ya, ara ara "tıklayıp" bakar oldum, bazılarını çok sevdim.
Adları şöyle: Sibel'in Kahvesi, Portakal Ağacı, Zeytin Ağacı, Didem'in
Günlüğü...
Güler Pastanesi'nin sakızlı kurabiyesinden de işte bu sitelerden Portakal Ağacı ve Sibel'in Kahvesi sayesinde haberdar oldum.
Önce şunu söyleyeyim: Ben Çeşme Alaçatı'daki Köşe Kahve'nin sakızlı un kurabiyesinin tutkunuyum.
Güler Pastanesi'nin tuzlu çubuklarını ve küçük peynirli kurabiyelerini sakızlılardan daha çok sevdim.
Ama
şunu da itiraf edeyim: Kese kâğıdının dibinde kalmış ve taş kesilmiş
küçük bir parça sakızlı kurabiyeyi bile ertesi sabah haz ve iştahla
kemirdim...
Hele Ayvalık'la Cunda'yı birbirine bağlayan yolda
giderken pencereden giren kuzey rüzgârının taşıdığı iyot kokusunun
kurabiyelerin kokusuyla karışması harikaydı!
Bu kurabiyelerin sırrını bilmiyorum.
Sibel'in
Kahvesi'nde iyi bir sakızlı kurabiyenin püf noktası olarak sızma
zeytinyağı ve azıcık lor kullanılması, ayrıca üzerlerinin susamla
kaplanması gösteriliyor..
Afiyet, şeker ama asıl şükür olsun!
Haşmet Babaoğlu (08.09.2005)
Yazının tamamını okumak için tıklayınız.
Kardeşimle beraber her yaz Güler'den sakızlı kurabiye alma maceralarımızın bir köşe yazısına yansıdığını görmek çok garip ama bir o kadar da güzel bir duygu. Haşmet Babaoğlu'na köşesinde bizlere yer verdiği için teşekkür ederim.

Yeni Şafak Gazetesi, TeknoLojik köşesinde Portakal Ağacı'na yer verdiği için Melih Bayram Dede'ye teşekkür ederim.

Portakal Ağacı, Focus Dergisi Ağustos 2005 sayısındaki "Blogosfer" başlıklı yazıda internetin en iyi 10 türkçe blogundan biri olarak gösterildi.

Hürriyet pazar ekibinden Ezgi Başaran, Blog Kardeşliği sitesi kurucuları Mert Maviş, Bahadır Canberk, Gülüm Dağlı, Fatih Taşkıran ve Eren Emre Kanal ile yaptığı tam sayfalık röportajın bir bölümünde Portakal Ağacı'ndan da bahsetmiş. Benim mail ile verdiğim cevapların arasından özellikle anneanneli ve babaanneli bölümün de eklenmiş olmasına çok sevindim. Ayrıca gazetedeki röportajı bana hem anneanne hem de babaanne olan okuyucum Bülay hanımın haber vermesi de harika. (internette yer almamış ama fiyonk'un da yer aldığı sayfayı buradan görebilirsiniz.)
Hürriyet okuyucuları tariflerin geri kalanına arşiv sayfasından ulaşabilirsiniz.
Haber için Ezgi Başaran'a teşekkür ederim.
www.portakalagaci.com
Farklı yemek tarifleri
Dergimizin takipçilerinden Melda Cirit'in önerdiği internet sayfası yemek dünyasını internetten evlerimize getiriyor. Fotoğraf çekmeyi ve yemek yapmayı seven bir bilgisayar sevdalısı Hatice Özdemir tarafından hazırlanan site, kendi çektiği birbirinden güzel fotoğrafların yanında anne ve ablasının tariflerinin eklenmesiyle meydana gelmiş.
Bildik yemekler dışında farklı alternatifler arıyorsanız, güzel fotoğraflar eşliğinde lezzetli ve sıradışı yemekler yapabilmek için sayfayı ziyaret edebilirsiniz. Tasarım olarak da gayet başarılı hatta etkileyici diyebileceğimiz sitede e-posta yoluyla diğer kullanıcılarla haberleşebileceğiniz bir online liste ve bilgilerinizi paylaşabileceğiniz, yemek tarifleri ve restoranların konuşulduğu forum sayfaları da yer alıyor.
pc world, sayı 31, sayfa 175
Pc World'e portakal ağacı'na yer verdiği, Melda hanım'a portakal ağacı'nı önerdiği, Twilight'a da yazıyı haber verdiği için çok teşekkürler!

bugün babam birleşik kafkasya konseyinin üç ayda bir yayınlanan dergisini getirdi. dergiyi bana uzatırken arka iç kapaktaki fotoğraf çok tanıdık geldi. dikkatli bakınca benim şıpsı paste tarifimi ve fotoğrafımı yayınladıklarını farkettim. birleşik kafkasya konseyine tarifimi dergilerine aldıkları ve sitemi kaynak gösterdikleri için teşekkür ederim.
iletişim adresi:
hatice@portakalagaci.com
Son Yorumlar