fotoğraflar

07/10/2008

Bayram Şekerlemesi

Bayram_sekerlemesi1

Bayramın ilk gününün erken saatlerinde Çerkezköy'de ziyaretlerine gittiğimiz A.İkbal'in büyük babaannesinin bahçesindeki koltuğa kıvrılıp uyuyan kediler. Bana 4 yıl önce çektiğim bu fotoğrafı hatırlattılar...

28/02/2008

2 Kahvaltı & 6 Kuş

Kahvalti1

Tek başıma kahvaltı yapacağım günlerde tüm servis tabaklarını çıkarmamak için buzdolabının önünde elimde bir tabakla durup hızlı hızlı aklımdakileri tabağa dolduruyorum. Çoğu günler aynı şekilde kahvaltı yaptığımı sanırken arada çektiğim fotoğraflara bakınca yaşadığım anı çok güzel yansıttığını fark ediyorum. Örneğin üstteki fotoğraf bugünkü kahvaltım. Annemin kendi yaptığı ve bana eve dönerken birkaç parça verdiği çekirdekli ekmek, dün pazardan aldığım çok sevdiğim kan portakalları...

Kahvalti2

Birkaç hafta öncesinde ise kayınvalidemin verdiği Feriye'nin zeytinyağında bekleyen peynirleri, yumurta krizimin belirtileri...

Çoğu günler kahvaltım bebeğin uykusuna denk gelince fotoğraflayacak obje ararken buluyorum kendimi. Bu yüzden son kare de bu hafta mutfağın girişine eklenen son detaydan.

Nommo

Nommo2

Hafta sonu bizim içinde saatlerce dolaşabileceğimiz Nuxx'tan alıp mutfağın hemen karşısındaki minik hole yapıştırdığımız Studio Nommo'nun kuşları. Kuşların en güzel tarafı da Ayşe İkbal'in her gördüğünde ci-ci! diyerek sevmeye çalışması...

04/12/2006

En Güzel Kahvaltı

Pazar_1

Pazar_2

Pazar_3

Pazar_4

Belgrad ormanında bir termos çay, fırından alınan simitler ve önceki gün gelen misafirlerden arta kalan mayalı poğaçalar eşliğinde yapılan pazar kahvaltısı...

01/12/2006

Çocukluk Hazineleri

Meryem_mutfakta_1

Anneannesiyle birlikte sabah kahvaltısı için velibah hazırlayan, kendi boyuna göre önlük bulamadığımız için de mutfak havlularından birini beline saran Meryem...

24/07/2006

Mutfağım

Mutfak_1_2

Bir yemek sitesi sahibinin en çok paylaşmayı istediği mekanlardan biridir herhalde mutfağı. 2 sene önce annemin benim yemek yapmam yerine mutfağını düzenli bırakmama daha çok sevindiğini anlatmış, 9 ay önce de  "Doğrusu annemin bu titizliğini ilk başlarda yadırgamış olsam da ileride benim de bir evim olursa aynen böyle bir mutfağa sahip olacağıma inanıyorum." demiştim.  İlk haftalardaki endişelerim yavaş yavaş azalınca benimki de gerçekten anneminkine benzemeye başladı. Akşamları mutfağın ışığını kapatmadan önce etrafa son bir defa göz gezdirip ortalıkta herhangi bir şeyin kalmadığını görünce ya da buzdolabında annemin tarifleriyle yaptığım yemeklerin olduğunu düşününce küçük bir mutluluk duyuyorum.

Eve yerleşme sırasında belki de en fazla zaman harcadığımız yer burası oldu. Zaman içerisinde bizim aldıklarımızla arkadaşlarımın yolladıkları birleşince açılması gereken kutu sayısı epey arttı. Allah'tan okurların o zamanki temennileri sayesinde çok dolaplı bir mutfağım oldu.

Bir de yıllarca odadan odaya taşınan yemek dergilerim, kitaplarım ve monica'nın illüstrasyonları kendilerine nihayet bir yer buldu...

14/04/2006

İstanbul'da İlkbahar

Lale

Lale_4

Bahar_3

Bahar_1

Bahar_2

Bahar_4

Lale_2

Lale_3

Lale_5

24/10/2005

Mutfağım(ız)

Mutfagimiz_1

Geçen haftalarda Marcela benden mutfağımı anlatmamı istemişti. Mutfağı annesiyle paylaşan kişiler sınıfına dahil biri olarak üstteki fotoğrafların benden çok annemi yansıttığına inanıyorum. Bizim mutfak annem gibi her daim tertipli ve düzenli. Doğrusu annemin bu titizliğini ilk başlarda yadırgamış olsam da ileride benim de bir evim olursa aynen böyle bir mutfağa sahip olacağıma inanıyorum. Annemin yanımda olmadığı günlerde kendimi o devamlı eleştirdiğim temizlik kurallarını uygularken buluyorum.

Beni_yansitanlar_1

Mutfakta işim olmasa bile gidip gelip bakmaktan hoşlandığım iki yer var. Birincisi evde "Hatice'nin çekmesi" adıyla anılan çekmecem, diğeri de balkonda turşuların olduğu bölüm. Çekmecemde uzak şehirlerdeki arkadaşlarımın beni düşünüp gönderdikleri eşyalar duruyor. Onlara bakınca İsveç'e, Amerika'ya, Arabistan'a, Antep'e doğru hayali yolculuklara çıkıyorum. Turşulara her baktığımda da ablamla pazardan turşuluk malzeme alışımız, benim evde turşu koyacak kavanoz arayışlarım aklıma geliyor. Sularının durulaşması için epey çaba harcadım ama nihayet istediğim gibi oldular.

Malzemeler

Bu aralar en çok yöresel malzemelere elim gidiyor. Cuma akşamı yakınlardaki Malatya Pazarı'na gidip Meryem'le beraber taşıyabileceğim ne varsa aldım. Fotoğrafın solundaki Malatya tarhanası tarafımdan ıslatılmayı bekliyordu. Cumartesi günü ıslatılıp pazar günü nohutlu çorba oldu. Sağdaki de cevizli pestil. Akşam yemeğinden sonra tatlı niyetine bir tane yiyorum.  Yufka ekmeği de çok kullandım bu hafta sonu. Onların dışında devamlı kullandıklarım sızma zeytinyağı, taze öğütülmüş karabiber, her türlü baharat ve yine bu ara sık kullandığım nar ekşisi.

Mutfak_aletleri

Aslında elektrikle çalışmayan mutfak aletlerini daha çok seviyorum. Küçük mutfak aletlerini -çırpma teli, börek makası, fırça, vb.- çok seviyorum. Allah'tan annemin de onlara karşı özel bir ilgisi var, böylece ocağımızın üzerini minik aletler süslüyor. Mutfak tezgahımızda bugüne kadar büyük mutfak aletlerinden sadece benim anneme doğum gününde aldığım Kitchen Aid mikser vardı. (mutfağına uysun diye sarı ile değiştirmek istedi ama ben karşı çıktım) Ben bugünlerde kek, kurabiye yapmadığım için pek kullanılmıyordu ama geçen hafta mikserimize iki komşu geldi. Sebamar ürünlerini test etmem için Antony Worrall Thompson (BBC'deki Ready, Steady, Cook'un aşçılarından biri)'ın elektrikli güvecini ve dondurma makinesini yollamış. Annem güveci bu hafta arkadaşlarına vereceği iftar için kullanacak, ben de dondurma makinesinde balkabaklı dondurma yapacağım. Yarın sabah makinede dondurmayı hazırlayıp iftara kadar zor dayanmayı planlıyorum. En severek kullandığım aletlerden biri soldaki fotoğrafta kenardan görünen Le Creuset tencereler. Bana eskiden köylerdeki kocaman ocakların üstündeki tencereleri hatırlatıyor. Bir diğer sevdiğim alet de iyi kesen herhangi bir bıçak. İyi kesmeyen bir bıçakla çalışmak işkenceye dönebiliyor. Soruları biraz birleştirerek cevapladım ama benim gibi az yazıp çok fotoğraf göstermeyi seven biri için ideal bir yazı oldu.

Ben bu sobeleme işlerinde genelde sona kaldığım için sobelenmeyen kaldı mı bilmiyorum. Sobelenmeyen ve bu paylaşıma katılmak isteyen herkesi sobeliyorum! Okuyuculardan da mutfaklarını anlatmak isteyenler olursa foruma bir başlık açıp paylaşabilirler.

04/10/2005

Kamera Arkası

Kamera_arkasi_1

Annemle birlikte dün girdiğimiz davet sofrası hazırlama kampından bugün yapılan çekimlerin ardından çıkmayı başardık. Bu 2 günlük sürede, benimle aynı zevki paylaşan insanlarla tanışınca çok mutlu olduğumu, hazırladığım sofranın fotoğraflarını başkasının çekmesine hiç alışık olmadığımı, her fotoğrafa müdahale etmeden duramadığımı, stüdyo fotoğrafçılığı dersi almam gerektiğini öğrendim. Annem ise benimle bir mutfağı paylaşmanın zorluklarını öğrenmiş oldu. Her pişenden sonra "Yoksa güzel olmadı mı?" diye sorduğumu düşünürsek sanırım bu konuda haklı.

Normal hayata dönene kadar birkaç gün bana müsade, bu arada hepinize güzelliklerle dolu bir ramazan ayı diliyorum.

09/08/2005

edremit, ayvalık, boğaziçi

Adatepe

Çapa İlkokulu'na gittiğim yıllarda öğretmenimiz Nasuh Kaya Karcı her yeni dönemin başında "Tatilde neler yaptınız çocuklar?" diye sorardı. Bu soruyu her duyduğumda "Allahım, inşallah öğretmen beni kaldırmaz." diye dua ederdim. Tatil anılarını anlatmak bana o yıllarda bile zor geliyordu. Halbuki şimdi düşününce çocukken geçirilen tatillerin tadını bir daha asla tadamayacakmışım gibi geliyor.

İlkokulda içine kapalı, sınıfta söz almak için minimum çaba harcayan bir çocuk olmasaydım muhtemelen ablamla oynadığımız oyunları, anneannemleri ziyarete gittiğimizde her gördüğüm ilginç eşya için "Annane! bu benim olabilir mi?" diye sormamı -şimdi aynısını yeğenim yapıyor-, komşumuzda toplandığımız her cuma akşamı bıkmadan usanmadan ranzalardan gemi yapıp, uzun yolculuklara çıkışımızı, tatil boyunca her cuma küsüp ertesi hafta birşey olmamış gibi yeniden oynamamızı, annemin bizi ev işine alıştırmak için ne kadar çaba harcadığını, "Hatice, sen o kitabı sırf işten kaçmak için okuyorsun!" deyişini, babamın bizleri eğlendirmek için değişik şehirlere götürme çabalarını, gittiği her şehirde işle ilgili bir uğraş bulmasını anlatabilirdim. Bunları anlattığımda arkadaşlarımın bana garip garip bakmalarından korkuyordum herhalde.

Doğrusu beni az tanıyanlar hala içine kapalı olduğumu söylüyor, iletişim kurmak için asgari çaba sarfettiğim günler de oluyor ama en azından artık ilkokuldaki gibi ilginç olmayan tatilimi anlatmamak için köşe bucak saklanmıyorum.

Cuma günü Edremit'te her yaz kaldığımız eve yerleştikten sonra ilk civar gezimizi pazar günü Adatepe köyüne yaptık. Geçen sene bu köye gittiğimizde fazla birşey yapamadan geri dönmüştük. Bu defa ilk önce köyün meşhur oteli Hünnap Han'ın bahçesinde hünnap çayı içtik, ardından yine geçen sefer gittiğimiz meydandaki Dut Dibi Kahvesine uğradık. Bahçeye girdiğimizde annemi yaşlı bir teyzeyle sohbet ederken bulduk -ben yeni biriyle tanışmaktan ne kadar çekiniyorsam annem de tam tersi büyük keyif alıyor-. Geçen defa ya bizim yorgun oluşumuzdan ya da Kahve sahiplerinin iyi günlerinde olmamasından dolayı servisten pek memnun kalmamıştık ama bu defa herkes güler yüzlü olunca keyifli dakikalar geçirdik.

Pazartesi günü işyerine yurtdışından çok önemli bir misafirimizin geleceğini ve yanında eşi ile kızını da getireceğini öğrenince ortaya "ben de gelip onlara İstanbul turu yaptırabilirim!" diye bir teklif attım. Bu teklifim hemen kabul gördü ve akşama kadar İstanbul'da olmam gerekti. Gitmeden önce hazır yeğenim de uyurken ablam ve kardeşimle beraber Zeytinbağı'na minik bir ziyaret yaptık.

Zeytinbagi_2

Zeytinbağı'nı geçen sene anlatmıştım. O zamanlar başkasının yanında fotoğraf çekmekten çekindiğim için makinemi götürmemiştim. Bu defa makinemi yanıma aldım bir de Menend Hanım "Zeytinbağı'nı Portakal Ağacı'ndan okuyup gelen misafirlerimiz oluyor" deyince ben ağzım kulaklarıma varmış bir halde fotoğraf çekmeye başladım.

Butterfly

Yemeğin gelmesini beklerken de bol bol kelebek fotoğrafı çektim.

Zeytinbagi_1

Çok az zamanımız olduğu için bu sefer lor köftesi, köy eriştesi ve zeytinyağlı çağlayı deneyebildik. Lor köftesi benim çok hoşuma gitti. İçine lor, yumurta, ekmek içi, biraz tuz koyup pane harcına bulayarak pişirmişler. Evde denenecekler listesine girdi hemen.

Cerrahi_tesisleri

Pazartesi akşamı yola çıktık. Bazı aksaklıklardan dolayı Susurluk'ta beklememiz gerekince Ulusoy, Cerrahi Tesislerine uğradık. Tesislerinde çok geniş bir yemek seçeneği vardı ama ben en ilginç görünen tavuk dolmasını seçtim. Etli dolma içini tavuk etine sarıp pişirmişlerdi. Bunu da ilk gelen misafirlerde denemesi için annemi ikna etmem lazım.

Istanbul_days

Salı sabahı saat 4'te İstanbul'a vardık. İşe gidip akşam eve dönünce hızlıca bir sofra hazırlayabilmek için paçanga böreği, köfte ve afrika salatası hazırladım. Ertesi gün Tayvanlı konuklarımıza saray, müze, vb. yerleri gezdirdikten sonra akşam boğaz gezisine katıldık. Ben bir yandan konuşup bir yandan da fotoğraf çekmeye çalışırken makinede gerekli ayarı yapmayı unuttuğum için ilk fotoğraflar biraz garip çıktı.

Dolmabahce

Hatamı çabuk farkedip ayarı düzelttim, böylece silik olmayan bir Dolmabahçe fotoğrafım oldu. Misafirlerimize her geçtiğimiz ışıklandırılmış binanın hikayesini anlattım. Ama en çok Kız Kulesi'nin hikayesini sevdiler.

Ayvalik_marti

Perşembe akşamı tekrar Edremit'e dönünce dolaşmak için sadece bir günümüz kaldı, o gün de Ayvalık'a gittik. Ben her ne kadar bayi ziyareti yapmayı sevmesem de gittiğiniz yeri bilen birinin olması çok iyi oluyor. Ayvalık'a gidince babam yine bir bayiye uğradı, oranın iyi restoranlarından birini öğrenip geldi. Böylece geçen olduğu gibi Ayvalık'tan aç dönmek yerine bu defa Martı lokantasında güzel bir yemek yedik. Biz Martı'nın en çok zeytinyağlılarını sevdik, zaten lokantanın içindeki bir panoda yer alan "Türkiye'nin en iyi zeytinyağlı yemeklerini yapan yerler" başlıklı gazete sayfasında ismin görünce bu fikrimize başkalarının da katıldığını anladık. Yemekleri beklerken lokantanın karşısındaki eski eşyalar satan dükkana göz attık, annem ve ablam benim beğendiğim fincanları çok modern buldular, ben onların beğendiklerini çok klasik buldum, böylece birşey alamadan çıktık.

Ayvalik_guler

Annemler çaylarını beklerken kardeşimle ben Güler pastanesine gidip kurabiyelerinden ve lorlu tatlılardan aldık. Kardeşim pastanede bana yavaşça ama kendisinden hiç beklemediğim bir ciddilikle "abla bahsetsene sitene yazmak istediğinden!" dese de ben her zamanki gibi çekinip "pastanenizin dışarıdan fotoğrafını çekebilir miyim?" demekle yetindim. Yeğenim 1,5 tatlıyı bir yandan "çok güzelmiş bu!" diyerek tek başına bitirdi.

our garden

Cumartesi günü tekrar yola düştük, bu defa İstanbul'a dönmek yerine Bursa üzerinden Yalova'ya uğradık. Bursa'da yine babamın işi için bir fabrika gezisi yapıp Yalova'da bizi bekleyen büyük ve küçük dayılarımın ailelerine ve büyükbabamlara kavuştuk. Hafta sonunu da dayımlar ve amcamlarla geçirdikten sonra pazartesi sabahı erkenden İstanbul'a ve işe döndük. Aslında benim için devamlı yollarda geçen bir tatil olduğu için sızlanıyordum ama şimdi yazınca ne kadar güzel geçtiğini daha iyi anlama fırsatım oldu...

not: Ben tatildeyken benim için önemli olan 2 olay gerçekleşmiş, birincisi Portakal Ağacı, Focus dergisinde anılmış, diğeri de Evcini ilk etkinliğimiz için şirin bir logo yapmış. Matilda'ya haber için, Evcini'ne de logo için çok teşekkür ediyor, kendilerine bir pasta sözü veriyorum!

29/07/2005

meryem 3 yaşında!

Meryem_3_yasinda

Doğum günün kutlu olsun teyzesinin şekerparesi!

25/07/2005

Yalova'da 2 gün

Yalova_1

Cumartesi sabahı, Yalova pazarına gidip meyveler alındı, bahçeye inince güller daha da çok açsınlar diye budanıp, vazoya konuldu. Yumurtalı ekmekler anneanne usulü  pişirildi, bir bardak çay ve buz kalıplarının altındaki meyvelerle ikram edildi.

Yalova_2

Akşam, Cumhuriyet meydanındaki Ünsal Balık'ta yeğene cips diye kalamar yedirildi. Balık çorbasının içindeki havuç ve dereotu not edildi, evde denemeye karar verildi.

Yalova_3

Fazla belli etmeden yemek fotoğrafları çekilmeye çalışıldı. Balığın ardından gelen havuçlu sıcak helva da yapılacaklar listesine alındı.

Yalova_4

Pazar günü, "anne Hatice ablayı bize götürelim, bizim bilgisayardan işlerini kolaylıkla yapar!" diyerek bonus puan kazanan dayı kızıyla bol bol oynandı. Anne yapımı pilav ve köftenin yanına ratatouille yapıldı. 8 yaşındaki kuzenle "keşke her gün tatil olsa" hayalleri kuruldu...

11/07/2005

pastalar, kelebekler, çiçekler

Summer_weekend_1

Summer_weekend_2

teyzeler, dayılar, kuzenler, arkadaşlar, durup poz veren kelebekler, ıslanmış güller, çalılar ve çiçekler arasında etraflarına bakmadan uçup duran arılar, ya güzel olmazsa diye endişeyle yapıp güzel sözler alan pastalar, poğaçalar, kurabiyeler, iyi bir kitap, akşam serinliği; güzel bir hafta sonu için ideal unsurlar...

04/07/2005

hafta sonunun özeti: ortanca+manolya+gülibrişim

1_6Hafta sonu bir yandan bahçede fotoğraf çekerken bir yandan da siteye2_4 yazacaklarımı toparlamaya çalışıyordum. Bugün yağmur altında işe gelip ardından Ankara'dan arayan yeğenimin kuzenlerimle nasıl oynadığını dinleyince bütün hevesimi yitirdim. Daha bir gün önce anneniz, babanız, dayınız, yengeniz ve tatlı kuzeniniz ile birlikte bir sofrada oturup sohbet ederken hemen ertesinde iş başına dönmek sanırım pek bana göre değil.

3_5Ablam Ankara'ya, kardeşim de arkadaşlarıyla Trabzon'a4_4 gidince biz de annemle ve babamla birlikte yollara düştük. Babamı hafta sonları en mutlu eden şey, bahçesiyle uğraşmak . Gecenin bir yarısı varsak bile saatlerce ağaçlarla ve bitkilerle uğraşabilir. Doğrusu ben sabah güneş doğarken kameramla dışarı çıkıp sabah güneşinde çiçekleri ve kelebekleri fotoğraflamayı tercih ediyorum.
Bu defa diğer kuzenim Betül ile kelebeklerin peşinden epey bir koştuk 6_1ama hiç biri 5 dakika yerinde durmadı.  Ben de kameramı henüz açmayan manolya ağacına çevirdim. Ben diğer çiçekleri çekerken bizim manolya da güneş ile birlikte uyanmış hatta arılar tarafından ziyaret edilmişti. Manolya ağacını diktiğimiz günlerde ablam Amerika'da yaşıyordu, o yüzden adı "Ayşe'nin ağacı" kalmıştı aile arasında. Manolya muhteşem bir çiçek ama doğrusu üzerinde tül gibi duran çiçekleri ile gülibrişim'i daha çok seviyorum. Geçen haftayı sadece işlerle geçirince hafta sonu fotoğraf çekme fırsatı bulmak çok keyifliydi.

Bir tek cuma günü harika yemeklerin fotoğraflarını çekme fırsatını buldum. Türkiye Çocuklara Yeniden Özgürlük Vakfı birkaç hafta önce gönderdikleri e-posta ile yaptıkları kurs sonucu çıkaracakları yemek kitabı için gönüllü olarak fotoğraf çekip çekemeyeceğimi sormuşlardı. Cuma günü öğle arasında gidip fotoğraf 5çekimleri yaptım, nefis yemeklerin fotoğrafını çekip acele acele de olsa tatlarına bakmak çok güzeldi! Bu arada haftalar önce fotoğrafını eklediğim teyzemin bohça böreğinin tarifini de nihayet bulabildim. Onu da yarın yazmaya çalışacağım. Bu arada yine yağmur başladı...

* fotoğrafların üzerine tıklarsanız büyük boyutlarını görebilirsiniz.
** yorumlara ön-onay sistemi getirdim, her yorum tarafımdan onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.

25/06/2005

ideal cumartesi

Ideal_saturday

arap mutfağı

Medina_lemon

Arap mutfağı fotoğraflarına önce minik limonlarla başlamak istedim. Bu limonları  alışveriş yaptığımız bir dükkan sahibi hediye etti. Kendi bahçesinden toplayıp getirmiş. Bizim normal büyüklükteki limonları orada hiç görmedim. Hepsi en fazla kardeşimin ellerinde tuttuğu büyüklükteydiler.

Medina_food1

Intercontinental otelinin restoranında çektiğim fotoğrafların ilki ana yemeklere ait. Genelde benim en çok gördüğüm  yemekler safranlı pilav, kebbah (içli köfteye benzer bir yemek), sambousek (kızarmış muska börekleri) -bu ikisi sanırım Lübnan mutfağından- ve bilimum et çeşitleriydi.

Medina_food2

Aperatiflerde bana en çok humus, Gülsüm'ün dün tarifini verdiği mutebbel (ikisi de pita ile harika oluyor) bir de narlı ıspanak güzel geldi. Tabule'yi de unutmamam lazım tabii. Herhalde gitmeden önce tek bildiğim yemekler onlar olduğu için başka yemeklere fazla yanaşmadım.

Um_ali

Bu da gördüğüm kadarıyla Arapların çok sevdiği bir tatlı olan Om Ali. Aslında bir Mısır tatlısı. Bzim muhallebinin sıcak versiyonu gibi. Milföyleri fırında kızartıyorlar, sonra ufalayıp badem, fıstık, hindistancevizi ile karıştırıyorlar. Sonunda da üzerine sıcak süt+krema karışımı döküyorlar. Internette bulduğum en basit tarifi burada.

16/06/2005

uzaklardan 1

3_4

Arapca klavye ile yazmakta zorlansam da Medine'ye dun ulastigimizi haber vermek istedim. Simdilik mumkun mertebe kapali alanlarda durmaya calisiyorum cunku disarisi 45 derece!

Odamizin penceresinden gorunen manzara ise asagida. Simdilik bu kadar, daha hizli bir baglanti ve daha rahat bir klavye bulana kadar hoscakalin!

4_2

05/06/2005

cumartesi + pazar

Cumartesi_1

Pazar

Fotoğraf çekmeyi yemek tarifi yazmaktan daha çok sevdiğim için yemek kitabı yazmak gibi bir girişimim hiç olmadı. Bu yüzden tarifleri ilerleyen günlerde yazacak olsam bile fotoğrafları hep önceden göstermek istiyorum. Üsttekiler de bu hafta sonu yaptıklarımıza ait. Kek + kurabiye + ekmek + isveç köfteleri + salata bana, poğaçalar anneme, börekler teyzeme ait.

31/05/2005

diyarbakır & urfa

Cuma akşamı yorucu bir yolculuktan sonra Urfa'ya varışımız ile başlayan gezimiz, pazar akşamı Diyarbakır'dan ayrılmamız ile son buldu. Doğu'nun zengin topraklarını ve fakir insanlarını görmek, onlarla 2 gün geçirmek benim için çok etkileyiciydi. Önümüzdeki günlerde Diyarbakır'daki çocuklarla ilgili sizlerin yardımınıza başvuracağım ama şimdilik size çektiğim fotoğraflardan örnekler sunuyorum.

(fotoğrafların üzerine tıklarsanız her birine ait fotoğraf albümüne ulaşabilirsiniz.)

Urfa ve çevresi fotoğraf albümü

Urfa yemekleri fotoğraf albümü

Diyarbakır fotoğraf albümü

Diyarbakır yemekleri fotoğraf albümü

23/05/2005

rengârenk hafta sonu

Hafta sonu

Cuma günü de izin kullanıp üç gün boyunca mecbur kalmadıkça evden dışarı çıkmadım. Cumartesi akşamı ne zamandır kek pişirmediğimi fark edip hummingbird cake  (arı kuşu keki ama ben bal arısı keki demeyi tercih ediyorum), pazar sabahı da patatesli poğaçalar ve ev yapımı müsli pişirdim. Öğleden sonra çiçek fotoğrafı çekmek için kardeşimi de ikna edip yürüyüşe çıktık. Yürüyüş sırasında -ben ikide bir durup çiçek-böcek çekerken, kardeşim de bıkmadan beni beklerken demeliyim aslında- yılın ilk uçurtmalarını gördüm. 20 sene önce Ankara Keçiören'deki evimizin yanında bomboş bir alan vardı. Orayı ne zaman hatırlasam aklıma kocaman bir tepede uçurtma uçuran çocuklar geliyordu. Son gidişimizde ne tepe kalmıştı ne de uçurtmalar.

Uçurtmalar, yanımdan ayrılmak istemeyen bir yeğen, çilekler ve ev yapımı yiyecekler. Benim için hafta sonunun güzel geçmesi için yeterli unsurlar...

30/04/2005

baharda boğaziçi

bugün ablam ve yeğenim meryem ile birlikte okulumuza gidip arkadaşlarımızla (kantinde) piknik yaptık. bahar, okulu ve boğazı görmek için en ideal zaman. doğa harika renklerle donanmıştı, bu yüzden fotoğraf çekmekten feyza ve vildan ile konuşmaya yeterince zaman bulamadım.

not: fotoğrafların çözünürlüğüne fazla müdahale etmemek için çok fazla küçültmedim, bu yüzden biraz yavaş açılabilirler. alttaki linke tıklarsanız fotoğrafların devamını görebilirsiniz.

Baharda_bogazici6

Baharda_bogazici8

Baharda_bogazici9_1

Baharda_bogazici1

Continue reading "baharda boğaziçi" »

18/04/2005

molanın ardından

weekend

weekend

akrabalarım ve arkadaşlarım isyan bayraklarını çıkardılar; siteyi açınca devamlı karşılarına çıkan 606 başlığından sıkılmışlar.  henüz tarifleri yazmaya ve yorumları cevaplamaya geçemeyecek olsam da (bilgisayarımın pilinin bitmesine 13 dakika var çünkü) birkaç günlük arada neler yaptığımdan söz edebilirim. öncelikle yukarıdaki fotoğraftakileri pişirdim. molanın amacı yemek yapmaya ara vermekti ama ben son iki gün bu sözümü tutamadım. neyseki pastayı arkadaşlarıma götürdüm.

bu arada ne zamandır yapamadığım bir şeyi yapıp kitapçıya uğradım. her zamanki m.s. living ve good food dergilerinin yanı sıra  business 2.0 ve mediterranean cooking dergilerini de aldım. bir de amazon'dan dan cederholm'un web standards solutions kitabı ile dave shea'nın the zen of css design isimli bilgisayar kitaplarını aldım. kitaplar şimdiden çok işime yaramaya başladılar.

benden şimdilik bu kadar. umarım sizin günleriniz de iyi geçiyordur...

 

06/04/2005

nalmes

geçen cumartesi ailemle birlikte Cemal Reşit Rey'de sahneye çıkan Nalmes'i izlemeye gittik. ellerim her seferinde olduğu gibi alkışlamaktan kıpkırmızı oldular...

danslar sırasında çektiğim birkaç fotoğrafa buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

nisan takvimi

Wallpaper_nisan_05_1_1

fotoğrafa tıklayarak takvimi indirebilirsiniz. bahar dallarını da artık çekince eklerim...

01/04/2005

birinci gün

I_love_cupcakes

Dessert_of_the_month

28/03/2005

pazar günümden kareler

Dandelion

Lovely_flower

pazar günü kardeşimle yürüyüşe gittiğimizde karşımıza çıkan çiçekler...

24/03/2005

nergis

Nergis

Almanya'daki (Mine)  & İsviçre'deki (Dilek) nergis fotoğraflarına baktıktan sonra ablamların bahçesinde karşıma ilk çıkan nergis çiçeğinin fotoğrafını çektim.

14/03/2005

cumartesi + pazar

Cumartesi2

Istanbul2

Istanbul3

Istanbul4

Istanbul1

07/03/2005

pazar günümün özeti

Pazar_ozeti

01/03/2005

mart takvimi

Mart_2005_smallest

istanbul'da tekrar -sulu da olsa- kar yağmaya başladı. ama takvime baktıkça güneşli günlere az kaldığını düşünüyorum. dilerim mart ayı herkes için güzel bir ay olur...

takvimin 1024x768 ve 800x600 versiyonlarını indirebilirsiniz.

27/02/2005

baharın habercileri

sarı çiçekler

25/02/2005

gelecek program

bugün kuru bamyayı yazdığım için dün akşam yaptıklarımızı yazamayacağım. ama tatlarını ve şekillerini o kadar sevdim ki en azından fotoğraflarını önceden göstereyim istedim.

hepinize güzel bir hafta sonu dilerim.  benim cumartesi sabahım muhtemelen emitt fuarında geçecek. bir elinde kamera diğer elinde moleskine defter, her gördüğü değişik yiyeceğin fotoğrafını çekip notlar alan birini görürseniz bilin ki o benim!

ps. Leslie, thanks for the link!

minik paylar (tiny pies)

Mini_pie_1_1

Mini_pie_2

mayalı poğaçalar

21/02/2005

aşure

Asure_1

Asure_2

14/02/2005

elif & feyza ile mutfak maceraları

Elif_ve_feyza

fotoğrafın büyük hali için üzerine tıklayın...

bu hafta sonu teyzemin çocuklarının yanında kaldım.  elif ve feyza benim mutfak maceralarıma ortak oldular.  cumartesi akşamı birlikte kurabiye yaptık. pazar sabahı ben ekmek pişirdim. ekmeğimizi ve kurabiyelerimizi alıp bizim eve gittik. annemin harika sofrasında ailece kahvaltı yaptıktan sonra üçümüz dışarı çıktık. biraz dolaşıp teyzemin evine geri geldiğimizde de birlikte tatlı yaptık. bir de bütün gün tek yedikleri hamur işi olmasın diye ben sebze yemeği yaptım. feyza da harika bir çorba pişirdi. elif de sağolsun bizim dağıttıklarımızı toplayıp belkide mutfak maceralarının en zorlu bölümlerinden birini tamamlamış oldu. (feyza yedinci sınıfta, elif de lise hazırlıkta) orhan, elif & feyza; çok güzel bir hafta sonu geçirmemi sağladığınız için sizlere, teyzeciğim; çocuklarını bana emanet ettiğin için de sana çok teşekkür ederim.

07/02/2005

hafta sonunun tarifleri

Yemek fotoğrafları

istanbul ve kar

Istanbul ve kar

pazar günü üniversiteden arkadaşlarımla buluşmaya karar vermiştik. ama sabah pencereyi açıp bu manzarayı görünce buluşma planım maalesef gerçekleşemedi. havaların düzelmesini beklemekten başka çarem yok sanırım...

30/01/2005

şubat takvimi

February_2005_wallpaper2_40

şubat masaüstü fotoğraflarını hazırlayabilmek için geçen hafta yağmurlar dinince bahçeye inip çiçekleri kontrol etmeye başladım. hala açmış halde kalabilen sadece yukarıdaki çiçek vardı. ben de takvimi onun fotoğrafı ile hazırladım. takvimin 1024x768 versiyonunu veya 800x600 versiyonunu indirebilirsiniz.

31/12/2004

2005

Ocak_2005_400_1

yeni yılın ilk  masaüstü takvimi. isterseniz takvimin 1024x768 ve 800x600 boyutlarını indirebilirsiniz. bu vesile ile hepinize iyilikler ve gülümsemelerle dolu bir yıl dilerim. dileğiniz her ne ise (türkiye'ye dönmek, hayalinizdeki işe girmek, minik bir bebek, v.b.) inşallah 2005'te gerçek olur...

17/12/2004

sabah molası

Cik_cik

sabah masadaki kurabiyeleri çekerken cama konan kuş... (büyük hali için üzerine tıklayabilirsiniz)

01/12/2004

aralık masaüstü takvimi

Wallpaper_aralik_2004_s

aralık masaüstü takvimini buradan yükleyebilirsiniz.  (konu dışı ama geçen ay boyunca deniz feneri linkini tıklayarak 67 aileye kumanya/bayramlık yardımında bulunan tüm okuyuculara sonsuz teşekkürlerimi iletirim...)

mum

mum

saat 2:41. birkaç saat önce giden elektrikler yüzünden yaktığım mum sabırla söndürülmeyi bekliyor...

28/11/2004

lezzet üçlüsü

lezzet üçlüsü

17/11/2004

gidiş & dönüş

Ankaraya_giderken

ankara'ya giderken

Istanbula_donerken

istanbul'a dönerken...

11/11/2004

kereviç kalıbı

Krevic_kalibi

gülçin'in gönderdiği kalıbı aldım. yıllar önce sofra dergisinde bu kalıbı gördüğümde birgün bir okuyucumun bana aynısını göndereceğini hiç tahmin edemezdim. tarifin ve gönderdiğin kalıp + kartlar için çok teşekkür ederim gülçin. çok mutlu oldum.

26.11.04: benim yaptığım kereviçleri buradan görebilirsiniz.

01/11/2004

kasım masaüstü fotoğrafı

kasım ayının takvimli masaüstü fotoğrafını buradan indirebilirsiniz...

18/10/2004

haftasonumdan ayrıntılar

Kedi_10

Sari

Kelebek_10

Fisek

13/10/2004

jalapeno & alıç

Jalapeno

Alic


10/10/2004

mutluluk

Gul_

bu haftasonu beni mutlu eden olaylar:

  • bu akşam liseden arkadaşım merve'nin düğününe gitmem,
  • dönüşte annemin ve babamın beni beklediklerini bilmem,
  • zülal'in araba kullanmasına yaptığım onca müdahaleye ses çıkarmaması, arzu'nun "sitende hep üniversite arkadaşlarını anlatıyorsun" demesi; bunun üzerine bizim evde bir iftar yapmayı planlamamız, nedime'nin iyi kalpliliği, sinem'in acıtmayan eleştirileri, zerrin'in ve rümeysa abla'nın beni her seferinde gülümsetmesi, beyza'nın babası haluk amca'nın benimle düğün girişinde yaptıklarımla ilgili konuşması
  • ablamın dün yaptığım pasta olmadı diye üzülürken "hayır hatice, harika oldu. zaten pastanedekiler de böyle oluyor" diye teselli etmesi,
  • okuyucuların benim yerime bazı sorulara cevap yazmaları,
  • bugünlerdeki tek sıkıntımın sadece siteye gelen bazı yorumlar olduğunu düşünüp, başka hiçbir derdim olmadığı için şükretmem,
  • bahçede hala açan güller olduğunu görmem.

Gul_2


08/10/2004

meşe palamutu & sukas

bugün tüyap'ın önünden geçerken bu ağaçlara rastladım. istanbul'un ortasında böyle ağaçlarla karşılaşmak nedense beni çok mutlu ediyor. 

Sukas

bugün tüyap tarafına gitmek için kurtuluştan geçtik. cadde üstünde gördüğümüz bu fırına uğrayıp birşeyler aldık. yedi sekiz hasan paşa fırınından sonra sanki istanbul'un farklı yerlerindeki fırınlar okuyucularda bir anıyı canlandıracakmış gibi hissediyorum. bu fotoğrafı da özellikle isveçteki meral hanım için çektim. umarım biliyordur sukas'ı.

 

04/10/2004

boğaz

Bogaz

teyzem'den dönüş yolunda, hareket halindeki bir araçtan fotoğraf çekme girişimlerimden biri...

02/10/2004

pierre loti'de bir akşamüstü

Pierre_loti

fotoğrafın büyük hali için üzerine tıklayın.