hatıra Feed

Ablamın İftar Daveti

Hurma

İlk haber benim gibi takip ettiği blogculardan yeni haberler bekleyenlere gelsin. Üç numaramız %98 Musab'ın rakibi olacakmış:) Ayşeİkbal'in, kızkardeşi olmayacağını öğrendiğinde ne kadar gözyaşı döktüğünü anlatmam imkansız. Onu ancak "sen annenin tek arkadaşı, babanın tek aşkı kalacaksın" sözleri teselli edebildi. Bir de öncesinde hazırlık amaçlı "kızım eğer erkek olursa belki bir sonraki kardeşin kız olur" dememe benim gerçekçi kızım "anne, ben 4 çocuğa bakamam!" diye cevap verdi:)

Matruşka sofrasından sonra Portakal Ağacı'nın resmi sofra hazırlayıcı görevini ablama devrettim... Hatta mağazalarda beğendiğim sofra aksesuarlarını bakarken bile ablam aklıma geliyor bu ara. Ramazan'dan hemen önce hazırladığı bir kahvaltı sofrasını bayram olsa da yayınlasam diye bekliyorum şimdiden. Bugün önce annemler, teyzemler ve bizim için hazırladığı minik detaylarla dolu sofrası var.

Peynir

Badem

Corba

mantar çorbası

Barbunya

zeytinyağlı barbunya

Borek

patatesli kıymalı börek

Salata

salata

Cacik

cacık

Erik

ablamın ev yapımı meyve suyu

Biftek

ızgara biftek + ızgara sebze + (benim tabağımda olmayan) püre

Kadayif

teyzemin muhallebili kadayıfı

Pasta

ve bir önceki gün teyzeciğimin doğum günü olduğu için ona aldığımız sürpriz pastamız...


2 Çocukla Doğu Karadeniz: Ayder, Sümela, Uzungöl, Gürcistan

36

Ramazan telaşına kapılmadan son fotoğraflarımı da paylaşayım. 2 gün sonra aklımda tamamen başka kareler olmaya başlayacak çünkü... Şimdiden hepinize hayırlı, hakkıyla yaşayabileceğimiz bir Ramazan ayı diliyorum...

44

Ayder'de 2 yaramaz bıdık, ne kadar üşüdüğümüzü onların ilginç kıyafet kombinasyonları anlatıyor en iyi:)

43

40

Sümela

39

Sümela'ya yürüyerek tırmandığımız yol.

37

Anneleri onlarca basamağı çıkıp yorgun düşünce ailenin geri kalanını bu terasta beklemeye karar verdi...

38

41

Yıllarca Uzungöl fotoğraflarına hayran hayran baktıktan sonra karşıma çıkan korkunç yapılaşmanın bende ne denli hayal kırıklığı yarattığını tarif edemem. Binaları katmadan çekmeye çalışınca geriye bu küçük kare kalıyor...

42

Uzungöl İnan Kardeşler'de kurufasulye... 

31

Az gidip uz gittikten sonra nihayet karşımıza çıkan Tiflis, Gürcistan

33

Tiflis'in minik camisinde koşuşturan miniklerimiz

34

Sokaklardaki resim ve eskici pazarları...

30

Tiflis'lerin önerisiyle gittiğimiz Dzveli Sakhli lokantası

35

Bizimkinden farklı olarak terbiye eklemeden yaptıkları mantar çorbası, şeffaf bir çorba içmek ilginç gelse de Allah'tan tadı güzeldi.

32

Kardeşini kıskandığı için onun tahtına kurulan 5 yaşındaki ablamız! (Bu fotoğraf aklıma başka bir fotoğrafı getirdi... Zaman ne çabuk geçiyor...)


2 Çocukla Doğu Karadeniz: Artvin, Şavşat

1

Geçen hafta aylar öncesinden planlarını yaptığımız mini doğu karadeniz turunu yaptık. Doğrusu son ana kadar "bu haldeyken gitmesek mi?" diye düşünsek de Şavşat'ta bizi bekleyen arkadaşlarımızın hatrına gözümüzü karartıp yola çıktık. Artık nasıl kararmışsa gözümüz bir ara Gürcistan'a bile gittik geldik! Gezdiğimiz yerlerin hepsini yazmaya çalışacağım ama ilk sıra bizi kendine en çok hayran bırakan Şavşat'ta.

2

Uçağımızın 5 saat! rötar yapması yüzünden Şavşat'a yere gece yarısı yorgunluktan ölmüş bir halde varınca doğrusu yolculuğa çıktığım için çok pişman olmuştum ama sabah uyanıp bu manzarayla karşılaşınca "iyiki gelmişiz!" dedim.

3

Bir zamanlar siteye en çok eklediğim şey makro çiçek & böcek fotoğraflarıydı...

13

Bu gezide bu sevgimi yeniden hatırladım...

12

15

14

Ayşe İkbal'in boş kaldığında oyalanabildiği tek şey resim yapmak...

18

20

İnsanın saatlerce yeşilin bambaşka tonlarını seyre dalası geliyor Şavşat'ta...

21

22

23

25

Şavşat'ın en gizli ve büyüleyici güzelliği Karagöl...

26

27

Kaymak ile yapılan meşhur gevreği...

24

alabalığı...

16

eriştesi...

17

ve peynir eritmesi.

28

29

bunlar da Şavşat'ın yayla köylerinden her ayrılışımızda "anne köyümüze dönelim!!!" diye ağlayan, İstanbul'a gelince hala, bizi orada büyük bir misafirperverlik ile ağırlayan eşimin lise arkadaşını ve kıymetli eşini sorup duranlar...

Ulaşım ve Konaklama: Biz ulaşım için Kars'a uçakla gidip oradan araba ile Şavşat'a gittik. Şavşat'ta Laşet Ahşap Evleri'nde ve Karagöl Tesisleri'nde kaldık. Detaylı bilgiyi tesislerin sitelerindeki telefon numaralarından alabilirsiniz.


Yolculuk Sonrası Sepeti

19b5ada6a1c111e1b10e123138105d6b_7

Son 24 saatte epey bir yemek pişirince bu anıyı kaydetmemek olmazdı. Annemler inşallah bu gece yolculuklarından dönüyorlar. Aslında onlara da kayınvalidemlere hazırladığım gibi bir sofra hazırlama hayali kuruyordum.

Ama annemler çok geç dönecekleri için muhtemelen o saatte yemeğe getirtemeyecektim. Ben de onun yaptığı gibi bir sepet hazırladım. Sepetin içine koymak için dün gece patatesli patlıcan yemeği, hoş bir kabak yemeği ve taze bezelyeli enginar yemeği pişirdim. Sabah da sodalı poğaça ve alacalı kek yaptım. Sepete taze meyve, bir ekmek ve bir menekşe ekledim... İnşallah onların bizi mutlu ettikleri gibi biz de onları sevindirebiliriz...


Instagram ile Hafta Sonu

Insta_weekend

Çok eskiden Portakal ağacı'nda hayatın minik detaylarını daha çok paylaşıyordum. O zamanlar bu paylaştıklarım bana çok büyük bir mutluluk veriyordu... O eski tadı yakalayabilmek umuduyla hafta sonu instagram ile çektiklerimi yayınlamaya çalışacağım bundan böyle...

Sol üstten 1. sıra:1-2-3 Boğaziçi Üniversitesinde erguvanlar ve mor salkımlar; 2.sıra 1:Sirf genclerin yaninda ciglik atip karizmayi cizdirmeyeyim diye kediyle kantinde yan yana oturuyoruz... 2:Kirmiziminder'de yabancı bir blogdan paylaştığım battaniyenin aynısını ördürüp hediye eden arkadasım Hatice, harikasin! 3: çay zamani; 3.sıra: 1:Gunesle kose kapmaca... 2:Bir cumartesi klasigi, ev pizzasi 3:Kiyafetlerimi kendim secerim! sendromu 4. sıra: 1: günaydın! 2: 2 gundur aradigim pecete halkalari oyuncak sandigina misafirlige gitmisler meger! 3: "Keki babannemle yapalim!" diye israr edince malzemeleri yanimiza aldik..

Fotoğraflara bakınca aklıma ilk gelen "durumu kendi seveceğin bir hale dönüştürmek" oldu. Nasıl diyecek olursanız, cumartesi günü üniversite derneğimizin bir boğaz turu vardı, erguvanları boğazdan seyredecek ve fotoğraf çekeceklerdi. Bu geziye 2 minikle gitmemizin imkanı olmadığını düşünüp epey bir üzülürken, cuma sabahını üniversitemde geçirebileceğim bir fırsat yakaladım. Cep telefonum ile "görenler ne der?" diye düşünmeden -ki bunu çok yapıyorum- erguvanları, çok sevdiğim mor salkımları çektim. Cumartesi sabahı gözlerimi açar açmaz 2 bıdıkla günün ne kadar zor geçeceğini düşünüp, işe gidecek eşime hayatı dar etmekle ilgili planlar yaparken bir an durup "böyle hain planlar yapacağına güzel bir kahvaltı hazırlasan?" diye düşündüm. Kahvaltı için hazırlık yapmak, çocukların masayı görünce yüzlerinin aydınlanması bütün günümü tamamen değiştirdi... İşte böyle aslında bana kötü gözüken 2 durum olumlu bir bakış açısı ile bakınca huzurlu bir hafta sonu yaşamama vesile oldu...

Geçen haftanın sofrasından yeni tarifleri pazartesi inşallah yazmaya başlayacağım, söz!