kahvaltılık

02/01/2014

Deniz Ülke Arıboğan: "Çorba pişiyorsa orası evdir."

Screen shot 2014-01-02 at 8.34.32 PM

 

Portakal Ağacı Dergisi, Ekim 2013 sayısı
Röportaj: Halenur Çalışan Gürbüz Fotoğraflar: İbrahim Usta

Deniz Ülke Arıboğan deyince akla “âkil” bir fikir insanı, iyi bir yazar, aktif bir akademisyen, meşhur bir twitter fenomeni ve çok güzel bir kadın geliyor. Aramızda kalsın: O aynı zamanda son derece evcimen bir ev hanımı, çocuklarından bahsederken gözleri parlayan bir anne ve eşi Lütfü Arıboğan’a duyduğu aşk dillere destan bir kadın. İşte, “diğer” Deniz Ülke Arıboğan…

Deniz Ülke Arınboğan’la, ülke meseleleri, siyaset ve akademik konuların uğramadığı bir sohbet edeceğiz. Hem de lezzetli bir Antep kahvaltısının eşliğinde. Bu satırların yazarı, Deniz Hanım’a sormak için “gündelik” sorular hazırlamış. Hazırlamış hazırlamasına ama kafasında kocaman bir tereddüt… Ne de olsa misafirimiz, hayatı koşuşturma içinde geçen bir entelektüel. Çalışmaktan kendisine de, ailesine de zaman bulamıyordur muhtemelen. Hem zaten ev işlerini halleden yardımcıları vardır, o ise eve bile uğramıyordur. Gündelik hayata dair sorularımıza cevap bulur muyuz acaba? Bu röportaja hiç kalkışmasa mıydık?

Yanlış tahmin! Oturuyorum, sıfır! Siz ise buyurun, Deniz Hanım’la “kız kıza” sohbete başlayın.

Baş döndürücü ritm

Deniz Ülke Arıboğan Bilgi Üniversitesi’nde öğretim üyesi ve mütevelli heyeti üyesi. Aynı zamanda Denizbank Bağımsız Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Türkiye Gazetesi köşe yazarı. Bitmedi, ayrıca madalyaları olan bir sporcu. Eşi Lütfü Arıboğan ile anlatırken gözlerinin parladığı müthiş bir evlilikleri (bu kısımda maşallah diyoruz) ve iki çocukları var. Bir bakıyorsunuz yurtdışında iş seyahatinde, bir bakıyorsunuz televizyon ekranında gündemi değerlendiriyor, bir bakıyorsunuz Suriyeli mültecilerin kışı sokakta geçirmemeleri için çırpınıyor, bir de bakıyorsunuz evine misafirler dolup taşmış, büyük bir davet var!

Peki, nasıl oluyor da oluyor?

İnsanın aklına hemen bu geliyor haliyle. Nasıl eşine, çocuklarına, anne babasına, kayınpederi ve kayınvalidesine, kardeşlerine, arkadaşlarına, komşularına ayıracak vakit buluyor? Hem de onca meşguliyet arasında… Hiç mi uyumuyor? Hiç mi tatil yapmıyor? Hiç mi bir köşeye çekilip, “Ben yokum, bugün bana kimse ilişmesin” demiyor? Yoo, belki de bunların hepsini yapıyor. Ancak, o kadar enerjik, hayatla barışık, sorunları çözme konusunda mahir ki, vaktini her şeye bölüştürebilecek bir sistem kurmuş hayatına.

Screen shot 2014-01-02 at 8.39.46 PM

Önce çocukluğa inelim

Kastamonulu, yüksek tahsilli, maliye kökenli ve en önemlisi muhteşem yemek yapan bir anne. Babası Mahir Kaynak, yazı yazan, öğrenci yetiştiren, seyahat eden, hasılı her zaman meşguliyeti olan bir devlet adamı. Bu meşgul anne babayı çocuklarıyla bir arada tutan şey ise sofra. Resim ve heykele düşkün olan annesi, sofraya koyduğu salatayı bile resmedermişcesine tasarlamak alışkanlığına sahip olduğundan, Deniz Hanım’ın çocukluğunda “sofra” önemli bir yer tutuyor. Et yemeklerine düşkün, daha doğrusu et olmadığında sofrada yemek olmadığını düşünen ve aç kalkan babası Mahir Kaynak Gaziantepli. Deniz Hanım’ın Kastamonulu annesi Antep yemeklerini Antepliler’den daha iyi yapacak kadar öğrenmiş olduğundan, yemek yapmak ve güzel sofra kurmak onların ailesinde genetik bir miras. 76 yaşındaki annesinin, hâlâ hiç kimseyi alelade bir sofraya oturtmadığını anlatıyor Deniz Hanım. Bu yüzden, “Anne, patlıcan dolması yapsan da gelsek” diyerek, çoluk çocuk, gelin damat, torun tosbağa büyükannenin evinde toplanmak âdeti sürüyor. Ancak şimdilerde annesi daha az yorulsun diye Deniz Hanım aile toplantılarını kendi evinde düzenliyor. Bu toplantılar için anneanne ve dedeyi evlerinden alma görevi, Deniz Hanım’ın geniş aileyle vakit geçirmeyi çok seven oğluna ait.

Misafirsiz pazar olmaz

Deniz Hanım’ın evinde, pazar günleri, eğer geniş aile yoksa arkadaşlarından oluşan misafir grupları ağırlanıyor mutlaka. Biri İtalya’dan peynir mi getirmiş? “Denizciğim, evde tek başımıza yemeye kıyamadık, size geliyoruz.” Birinin canı Deniz Hanım’ın meşhur hamur çorbalarından mı çekmiş? “Çorbayı yapıver, 1-2 saate oradayız.”

Biri beşamel soslu ıspanak istiyor, bir başkası balık… Buna karşın, cuma yahut cumartesi akşamları ve pazar sabahları mutlaka “çekirdek” Arıboğan Ailesi’ne ait. Dışarıda da olsa akşam yemeği beraber yenmeli, pazar kahvaltısı beraber yapılmalı.

Screen shot 2014-01-02 at 8.45.40 PM

“Yorgunluktan bayıldığım oluyordu”

Çocuklar büyüdükten sonra koşuşturmak, okumak, yazmak ve çalışmak daha kolay sayılabilir. Bir kadın, 50’li yaşlarda artık çocuklarını büyütmüş, çalışıyorsa emekli olmuş, çocuklarını evlendirmişse torun sevme faslına geçmiş bulunur. O vakit kendisinden mazi sorulduğunda genelde bulutlanan gözlerle şöyle der: “Ne çektim be…”

Deniz Hanım’a aynı soruyu, yani çalışma hayatının içinde, koşuştururken çocuklarını nasıl büyüttüğünü soruyoruz. Aynı “Ne çektim be” iç geçirişini ondan da beklerken, o beklenmedik bir cevap veriyor: “O kadar da zor değildi aslında, benim avantajlarım vardı. Akademisyen olduğum için akşam 4’te okuldan çıkıp 5’te eve gelebiliyordum. Yazın okula gitme zorunluluğum yoktu. Evde çalışabiliyordum.”

Onu duyan, neredeyse çocuklarını başkasının büyüttüğünü, ilk annelik yıllarının güllük gülistanlık geçtiğini zanneder. Fakat işin aslının Deniz Hanım’ın her konuya bakışındaki iyimserlikten ibaret olduğunu anlamak çok sürmüyor. Zira biraz daha konuşunca, gece uykusunun ne olduğunu bilmeyen, hiçbir şey yemeyen, çok sık hastalanan bir oğul; o oğulu aşkla seven ama Deniz Hanım eve girer girmez hemen evden çıkan bir bakıcı; vapurda, trende uyuklayan, yorgunluktan ve uykusuzluktan eli ayağı titreyen, birkaç defa derste bayılmışlığı vaki genç bir anne çıkıyor hikayenin altından. Deniz Hanım o günleri bile gülerek ve özleyerek anlatıyor. Bizim açımızdan durum şu: Deniz Ülke Arıboğan’ın bardağının yarısı hep dolu, hiç boşalmıyor!

“Yemeği seven hayatı sever”

“Yemek yemekten ve pişirmekten zevk alan insanlar, hayattan da zevk alan insanlardır genellikle. Bu zevke sahip olanların, ağaçlara, çiçeklere bile başka bir gözle baktığını düşünüyorum. Hayatın lezzeti sadece gıdayla alınmaz ama zevk haline gelmiş bir yemekle alınabilir. Tabii müzikle, görsellikle, şefkatli bir dokunuşla birlikte…”

Screen shot 2014-01-02 at 8.48.09 PM

Bu cümleler Deniz Ülke Arıboğan’a ait. O, bahsettiği hayattan zevk alma halinin kendi kuşağında daha çok olduğunu, gençlerin kendilerine o zevki yaşayacak kadar zaman tanımadığını düşünüyor. “Etrafta uzun uzun, tadını ala ala yemek keyfi yapan genç göremiyorum. Çok aceleleri var. Üstelik, çocuklar üzerinde müthiş bir diyet baskısı var.

Gazetelerde, dergilerde, sürekli servis edilen 20’li yaşlarında, bakımlı, zayıf, güzel bir kadın prototipi var. Diğer yanda da zayıf ve fit olmak için ameliyatlar geçiren, debelenen meşhurlar, sanatçılar, mankenler… Böylece ortaya bir endüstri çıkıyor. Selülit kremleri, zayıflama ürünleri, kozmetik… Bize, ‘Siz 50 yaşında bile olsanız 20 yaşında görünmeniz lazım’ diyor. ‘Yoksa erkekler sizi bırakıp sizden daha güzel olana yönelirler.’ Bize bunları söylerken erkeklere de zengin olmaları ve en iyi arabalara sahip olmaları gerektiğini, güçlü olmazlarsa o güzel kadınlara sahip olamayacaklarını öğütlüyor bu işin endüstrisi. ‘Hangi ahlaki değer seni engelliyorsa ondan vazgeç ve o Ferrari’yi al!’ diyor. Böyle bir paniğin içinde gençler nasıl hayattan zevk almaya vakit bulsun ki? Güzel bir şarkı söylemek, güzel bir şiir okumak öğütlenmiyor kimseye. Varsa yoksa para ve yüzeysel bir güzellik. Zargana balıkları gibi sürekli suyun üzerinde, hiç derine dalmayan bir toplum haline geldik. Çocuk doğuran, çocuk bakan, pişiren, taşıran bir kadın istemiyor kozmetik endüstrisi. Benim 76 yaşındaki annem de 80 yaşındaki babam da şimdiye dek sağlıklı yaşam için herhangi bir şey yapmış değil. Hepimizden de sağlıklılar.”

Screen shot 2014-01-02 at 9.02.38 PM

Fotoğrafların üzerine tıklayarak büyük boyutlarına ulaşabilirsiniz.

Screen shot 2014-01-02 at 8.59.12 PMScreen shot 2014-01-02 at 8.59.24 PM

Screen shot 2014-01-02 at 8.59.32 PM

Screen shot 2014-01-02 at 8.59.40 PM

Screen shot 2014-01-02 at 8.59.55 PM

Screen shot 2014-01-02 at 9.00.01 PM

26/03/2013

Teyzemlerle Kahvaltı

Teyzemlekahvalti

İbrahim Yusuf'cuk aramıza katıldığından beri geniş ailemizde sürekli yeni heyecanlar yaşayıp durduk. Önce canım teyzemin kızı Elif'imiz nişanlandı, bugün de daha birkaç saat önce eltim Özlem'in oğlu dünyaya geldi. Ben ekran başında eşimin gönderdiği fotoğrafı sevip yarın sabah yeni doğmuş bebek kokusunu içime çekeceğimi hayal ederken sitede daha fazla bizim minik beyin fotosu kalmasın istedim. Ne de olsa 2,5 aylık bir abi o artık!

Bu sofrayı dün teyzemler için hazırladım. Düğün telaşı içindeki insanlar onca uğraşlarının arasında bize gelmeye zaman ayırabildiler diye de biraz özendim sofraya. 

 

Teyzem3

İlk önce herkesin tabağına diş kirası (minik hediye) olarak paşabahçe'nin kalpli buzdolabı mıknatılarını koydum.

Teyzemlekahvalti7

peynir tabağı

Dereotlupogaca

annemin dereotlu poğaçası

Ispanaklikis

sevgili cahide jibek'in sitesindeki tarifle yaptığım ıspanaklı kiş -nefisti!-

Teyzemlekahvalti6

bal-reçel tepsisi

Teyzemlekahvalti9

annemin kurabiyeleri ve ayrıca

benim yaptığım kefirli ekmek

sucuklu, patatesli kavurma

teyzemin mercimek köftesi

ve ablamın revanisi vardı...Kurabiyeleri, poğaçayı ve ekmeğin tarifini sırayla yazacağım inşallah! 

13/11/2012

Pazar Kahvaltısı

Kahvalti

Pazar sabahı ne zamandır davet etmek istediğim Elif Ayşe ve ailesini ağırladım. Arkadaşım sağolsun, "her gün kendinize hazırladığınız kahvaltılardan fazlasını yapma!" dediği için kendimize hazırlıyor olsak en çok neleri pişirmek isterdim diye düşündüm... Bu yüzden menümüz sade, basit ama benim en sevdiklerimle doluydu...

Önce alacalı kek yaptım, çocukların sevmesi garanti olduğundan... Sonra ablamın Amerika günlerinden kalan soğanlı fransız ekmeği tarifini sade yapıp, kepek ve çavdar unu ilavesiyle saç örgüsü şeklinde yaptım. En son da elmalı turtaları muffin kalıbında pişirdim. (kalıpları iyice yağladım, bir parça hamurla çanak yapıp iç harcı suyunu iyice sıkarak koydum, üzerlerine de daire şeklinde yaptığım ve ortasını ilaç kapağıyla kestiğim hamurları yerleştirdim.) Misafirlerimizin de getirdiği Antakya'nın katıklı ekmeği ile benim çok sevdiğim bir sofra oldu... 

28/08/2012

Küçük Mutluluklar

Kahvalti

Bu aralar beni en çok mutlu eden şeylerden biri; günün ilk ışıklarıyla beraber kahvaltı sofrasını hazırlamak... Büyük bir davet verecek kadar enerjim olmasa da işe gitmeden ailem için her sabah güzel bir kahvaltı sofrası hazırlamak, güne daha huzurlu başlamamı sağlıyor. Sofranın başına oturunca miniklerin çığlıklarının her yeri kaplaması, abla kardeş bir türlü çatalları paylaşamamaları bile bozamıyor bu huzuru...

08/06/2012

Kolay Pide ve Kahvaltılık Ezme

Kiymali_pide

Kahvaltıya her misafir davet edişimin önceki akşamında, çocukları uyuttuktan sonra ortaya çıkaracağım şaheserleri hayal ediyorum. Hayallerimden uyandığımda çoktan sabah olmuş oluyor! Şundan 5 sene önce gece 3'lere kadar siteye yazı yazacağım diye tarif deneyen ben değildim sanki... Her sabah olduğunda da "senin bugün misafirin yok mu?" sorusunu duyup stres olmaya başlıyorum. Bu defa gayet sakin "var! annemle teyzem bir şeyler yapacaklar söz verdiler" dedim ama bir türlü de içim rahat etmedi hiç bir şey yapmadan durmaya... Ben de ekmek makinesinde kolay bir pide yapayım dedim. Hamurun tarifi pizza için kullandığım tarif. Sadece çok kabaracağını düşünüp pizzadan daha geniş bir tepsiye yaymakta fayda var... Hem aynı gün akşam yemeği de çıkmış oluyor bu tarifle, bir anne daha ne istesin:)

Hamur malzemeleri:

  • 140ml (yarım su bardağından biraz fazla) su
  • 1 yemek kaşığı sızma zeytinyağı
  • 2 su bardağı un
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • yarım tatlı kaşığı toz şeker
  • yarım tatlı kaşığı instant maya

Kıymalı iç:

  • 250gr kıyma
  • 1 kuru soğan, yemeklik doğranmış
  • 2 domates, soyulmuş ve doğranmış
  • 1 sivri biber, doğranmış
  • tuz
  • karabiber

Hazırlanması:

  1. Su ve zeytinyağını makinanızın kabına koyun. Üzerini tamamen kaplayacak şekilde unu serpin. Tuz ve şekeri karşılıklı köşelere dökün. Ortasını biraz açıp mayayı serpin. Makinanızı hamur ayarına getirin. (yaklaşık 1 saat 10 dakika)
  2. İçi için tüm malzemeyi karıştırın. Hamur hazır olunca yağlanmış tepsinize yayın. Üzerine iç harcı paylaştırın. 220C fırında kenarları kızarana kadar pişirin.

Kahvaltilik_ezme

Kahvaltılık ezme'nin tarifini forumda Serra vermişti. Ben baharatları evde elimin altında olan baharatlarla değiştirdim. Bir de forumdaki arkadaşlar bu karışıma labne peyniri eklediklerini yazmışlardı ama ben denemedim.

Malzemeler:

  • 1 su bardağı robotta iyice inceltilmiş ceviz içi
  • 3-4 çorba kaşığı biber salçası ( domates salçası kullanmamanızı öneririm, zira özellikle beklediğinde acıkanın tadı çok acayip oluyor)
  • 3-4 diş sarmısak ( sarmısağı ne kadar bol olursa okadar güzel oluyor )
  • 1 tatlı kaşığı acı pul biber ( arzu edenler için)
  • 1tatlı kaşığı poy 
  • 1 tatlı kaşığı kişniş
  • 1/2 tatlı kaşığı reyhan
  • 1/2 tatlı kaşığı fesleğen
  • 1/2 tatlı kaşığı karabiber
  • zeytinyağı (ayçiçek, mısırözü yağı v.s)

Hazırlanması:

  1. Malzemeler güzelce harmanlanır. Yağ miktarı arzuya göre ayarlanır. İdeal miktar, karışımın ekmek üstüne sürebilecek kıvama gelmesidir.

05/05/2012

Portakallı Limonata

Gunesli_gunler

Eski yazılarımdan en güldüklerimden biri; anne evinde yaşarken bir pazar sabahı, kahvaltı hazırlayacağım diye mutfağın kapısını kilitleyip herkesi aç aç beklettiğimi anlattığımdır. O kahvaltı için de uzun uzun portakal suları sıkıp ekmek yapmakla uğraşmıştım. Siz de bir pazar sabahını veya hafta içi herhangi bir sabahınızı aydınlatmak isterseniz bu tarifi deneyebilirsiniz.

Portakallı Limonata:

tarifin aslı allrecipes.com'dan

Malzemeler:

  • 4,5 su bardağı su
  • 1 su bardağı toz şeker
  • 1 su bardağından 2 parmak eksik taze sıkılmış limon suyu
  • 1 su bardağından 2 parmak eksik taze sıkılmış portakal suyu
  • 2 tatlı kaşığı limon kabuğu rendesi
  • 1 tatlı kaşığı portakal kabuğu rendesi
  • buz kalıpları
  • limon dilimleri

Hazırlanması:

  1. Derin bir cezvede 1,5 su bardağı suyu ve 1 su bardağı şekeri kaynatın. Kaynamaya başlayınca altını kısıp 10 dakika daha kaynamaya bırakın. Daha sonra altını kapatıp ılınmasını bekleyin. Ilınınca sürahiye alıp limon ve portakal suları ile kabuklarını ekleyin. Buzdolabında 1 saat soğutup ardından kalan suyu ilave edin. Buz kalıpları ve dilerseniz limon dilimleri ile servis yapın.

03/04/2012

Ispanaklı Peynirli Börek

Amcakahvalti2

Ispanaklı peynirli böreğin tarifini, yazılarını çok özlediğim Şaziye'nin sitesinden aldım. Kıymalıya göre daha hafif ve bana kalırsa daha lezzetli bir alternatif oldu bu börek. Şaziye, tek tek rulo yapmıştı börekleri, bende malzemeler iki katı olduğu için kolaya kaçıp tepsiye döşedim.

Ispanaklı peynirli börek

1 normal fırın tepsisi için:

Malzemeler:

  • 5 yufka
  • Yarım kg ıspanak
  • 1 baş soğan + 3 yemek kaşığı zeytinyağı
  • 150 gr yağsız beyaz peynir, çatalla ezilmiş
  • 1 yumurta
  • 1 çay bardağı zeytinyağı
  • 1 çay bardağı su
  • Tuz, karabiber


Hazırlanması:

  1. Ispanakları yıkayıp, küçük küçük doğrayın. Büyükçe bir kaba alıp, üzerine tuz karabiber serpin.
  2. Soğan, 3 yemek kaşığı zeytinyağında kavurun, hemen ıspanakların üzerine dökülüp, iyice karıştırın. (Kavrulmuş soğanlar ıspanağın yumuşamasını sağlıyor)
  3. Yumurta, zeytinyağı, su ve biraz tuzu çırpın. 
  4. Yağladığız tepsiye bir yufkayı kenarları dışa sarkacak şekilde yayın. Üzerine yağlı karışımınızdan sürün. 1,5 yufkayı parça parça bölüp bütün yufkanın üzerine döşeyin. Tekrar yağlı harçtan sürüp ıspanaklı harcınızı tepsinin her tarafına yayın. Ezdiğiniz peyniri serpin. Tekrar 1,5 kat yayıp yağlı harçtan gezdirin. Geri kalan yufkanızın ortasını bir elinizle tutup tepsiden traşacak kenarları kopartın ve tepsiye yayın. Yağı sürün. Kalan bütün parçayı yayın. En alttan sarkan kenarları içe katlayın. Kalan yağ, su, yumurta harcını gezdirin.180 derece ısıtılmış fırında kızarıncaya kadar pişirin.

02/04/2012

Amcamızla Pazar Menüsü

Amcakahvalti1

Pazar sabahı, çocuklar amcaları kahvaltıya geleceği için çok heyecanlıydılar. Genelde hep beraber babaannemizde buluştuğumuzdan, amcalarımız bize çok sık misafir olmuyorlar. Bu yüzden ben de hazırlıklar aşamasında epey heyecanlıydım. Kısırı ve börekleri bir gece önceden hazırladım. Sabah misafirimiz gelene kadar mutfak / oturma odası kısmını 3 kez süpürdüm, hatta çocuklar oyuncakları tekrar dağıtıp toplamak zorunda kalmayayayım diye çoğunu sakladım. Sonunda çok şükür güzel bir pazar geçirmiş olduk. (Sofranın adı pazar yemeği oldu çünkü 11'de başlayıp öğleden sonra bitti, çay bardaklarını Ayşeİkbal'in seçtiğini de fark edene + 10 puan :)

Menüdekiler:

Her pazar favorim olan mantarlı dürümler

Amcakahvalti2

Ispanaklı, peynirli börek (fark ettimki ben ıspanaklı böreği peynirli seviyormuşum ve siteye daha yazmamışım)

IMG_2913

Havuçlu kek (çocukların zorlamasıyla yapılan 1. tarif)

IMG_2915

kısır (yine bunu onların oy çokluğuyla yaptım)

Amcakahvalti3

bu da büyüklerin favorisi; diyarbakır usülü yumurta

IMG_2916

Lokum poğaça (Allah'tan bu poğaçaları çok sık yapmıyorum, yoksa yememek için kendinizi tutmak çok zor oluyor)

05/12/2011

Ay Poğaçası

Ay_pogacasi

Pazar günü evde çocuklarla tek başıma kalacağımı öğrenince oflamaya başladım. Allah'tan üniversite arkadaşım Saliha ve tatlı kızları bize gelmeyi kabul ettiler. Sonuçta kötü geçecek bir günü, bol oyun, bol yemek ve az muhabbet şansı ile geçirdik. Cumartesi gecesi çocukları uyutunca onlar için hazırlıklara başladım, en son gece 2'ye doğru uyanan kızım ile hazırlıkları tamamladık. Yaptıklarımızdan biri de bu poğaçalardı. Tarifin ingilizce adı ev yapımı kruvasan'dı. Ben ay poğaça dedim, bir de pazar akşamı son iki tanesini saklayıp sabah fotoğraflarını çekebildim. Tarif bakingbites'a ait.

Ay Poğaçası:

24 adet

Malzemeler:

  • yarım su bardağı ılık su
  • 1 su bardağı ılık süt
  • 4 su bardağı un
  • 2 yemek kaşığı toz şeker
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • 8 yemek kaşığı tereyağı
  • 1 paket instant maya

Hazırlanması:

  1. Ekmek makinesinde yapıyorsanız suyu ve sütü kaba alın. Üzerini unla kapatın. Farklı kenarlara tuz ve şekeri serpin. Tereyağını küçük küçük kesip gelişi güzel serpin. Unun ortasını açıp mayayı dökün ve hamur modunda yaklaşık 1 saat çalıştırın.
  2. Elde yapıyorsanız unu ve instant mayayı karıştırın, şeker ve tuzu ekleyin, su ve sütü ilave edin. En son yağı ekleyip yoğurun ve 45 dakika mayalayın. (yaş maya ve kuru maya ile de yapabilirsiniz.)
  3. Hamur hazır olunca hafif unlanmış bir tezgaha alın. İki bezeye bölün. Her bezeyi önce elinizle sonra merdane ile açın. Pizza dilimi şeklinde 12 dilime kesip sarın, toplam 24 poğaça elde edin. Bu halde 20 dakika daha bekletin (ya da benim gibi akşamdan yapıp üzerini örtüp buzdolabının en alt rafında bir gece bekletin, dolaba koyacaksanız çıkarınca fırına koymadan oda sıcaklığına getirin.)
  4. 1 yemek kaşığı tereyağını eritin, poğaçaların üzerine sürün. Önceden ısınmış 200C fırında 12-18 dakika pişirin. 

29/07/2010

Büyükbabam ile Kahvaltı

Buyukbab

Geçen hafta Portakal Ağacı Facebook sayfasına, Ayşe İkbal ile kayısılı kek yaparken çektiğimiz videoyu eklemiştim ama keki hangi sofra için yaptığımızdan bahsetmemişim. Kızımın prenses pastası dediği ve her gün yapmamız için tekrar tekrar sorduğu (her ne kadar kek yemeyen biri olsa da!) keki büyükbabamlar bize kahvaltıya geldiği zaman yapmıştık. Sofra çok acele hazırlandı ama Allah'tan annemin börekleri, benim ev yapımı ekmeklerim, bir de fırından yeni çıkan kekimiz ile durumu idare ettik. Doğrusu ben bu sofrada yemeklerden çok annemin Denizli'den getirdiği taş baskısı örtüyü, bir de büyükbabamları bizde ağırlamış olabilmeyi seviyorum...

28/06/2010

Dedem ile Pazar Kahvaltısı

Pazar

Şimdi fotoğrafa baktığımda çok basit görünen bu sofrayı yazmak da nedense aynı derecede zor geliyor bana. Tarifleri vermek, uykusuz bir gecenin sabahında 2 saatte 3-4 çeşit yapıp sofra hazırladığını anlatmak zor değil elbette ama sofrayı dedem (babamın babası) ve amcam için hazırladığımı düşündükçe yazı yazmayı bırakıp sadece dedemi düşünmek geliyor içimden.

Dedem

İlerleyen yaşına rağmen hala espri yeteneğini yitirmemesi, hala Ayşe İkbal'i oyunlarıyla güldürebilmesi... İnsan yaşlanınca ben de dedem gibi olmak istiyorum diye ağlamamalı değil mi?

11/05/2010

Zeytin Piyazı ve Akdeniz Usulü Omlet

Zeytin_piyazı

Son birkaç haftadır pazar kahvaltı sofralarımızın en önemli iki yiyeceği zeytin piyazı ve sebzeli omlet. Ben her defasında piyazdan ertesi güne de artsın diye umut ediyorum, omlet için artmasını dilememe gerek olmuyor çünkü zaten her seferinde tamamen bitiyor. Piyaz tarifi Zaman Pazar'dan, omlet de Milliyet, Kaptanın Mutfağı'ndan.

Zeytin Piyazı

  • 1 su bardağı kırmızı biberli yeşil zeytin turşusu
  • dörtte bir su bardağı ceviz
  • dörtte bir su bardağı yeşil soğan
  • yarım su bardağı maydanoz
  • 2 iş sarımsak
  • 1 talı kaşığı nar pekmezi (ben nar ekşili sos kullandım)
  • arzuya göre nar taneleri

Hazırlanması:

  1. Zeytinleri, cevizi, maydanozu, soğanı ayrı ayrı bıçakla kıyın. Sarımsağı dövün. Hepsini karıştırıp servis tabağına alın. Nar ekşisini döküp tuzunu ayarlayın.

Sebzeliomlet

Akdeniz Usulü Omlet

  • 2 yumurta
  • 2 orta boy rendelenmiş domates
  • 1 avuç ince dilimlenmiş kabak
  • 2 avuç ince dilimlenmiş mantar
  • 2 yeşil biber
  • 1 kırmızı biber
  • 3 avuç ince kıyılmış maydanoz ve dereotu
  • kırmızıbiberden yapılmış acı sos
  • rendelenmiş peynir
  • çekirdeği ayıklanmış 1 avuç yeşil kırma zeytin
  • 1 tatlı kaşığı zeytinyağı
  • karabiber
  • taze fesleğen ve kekik.

Hazırlanması:

  1. Yüksek ateşte, bir çorba kaşığı zeytinyağını tavada kızdırın. Dilimlenmiş kabakları atın ve iki dakika kadar tavada çevirin. Biberleri ekleyin ve iki dakika daha çevirin.
  2. Domates rendesi, tuz ve mantarları ekleyin. Mantarlar suyunu salıncaya kadar iki dakika daha tahta kaşıkla tavada çevirin, acı sosu tavaya dökün. Sebzelerin saldığı su yeterli değilse, yarım çay bardağı kadar sıcak su ekleyin. Sıcak su fokurdadıktan sonra ateşi iyice kısın.
  3. Çekirdeklerinden ayıklanmış yeşil zeytin ile ince kıyılmış dereotu ve maydanozu ilave edin. Çırpılmış yumurta ve karabiber ekleyin. Bir tahta kaşıkla yumurtanın tüm malzemelere dağılmasını sağlayın. Yumurtanın fazla katılaşmasına izin vermeden hafif sulu kalacak şekilde servis yapın.
  4. Üzerine rendelenmiş peynir, taze fesleğen ve kekik koyun.

11/03/2010

1 Yeni Sofra, 3 Yeni Tarif

Sofra

Son yazımda bir ay geçmeden yazarım demişim ama neredeyse bir ay olacak bile! Bu seferki sebeplerim bahanelerin ötesinde, çok fazla detay yazıp sitenin içeriğini bozmak istemiyorum ama bu ayın endişe dolu günlerinin geçmiş olmasına çok seviniyorum. Yukarıdaki sofrayı bu ayın başlarında önemli misafirlerimiz için anneanne ve babaannemiz ile ortaklaşa hazırlamıştık. Ben hem bir önceki sofradaki iki tarifi hem de bu sofradaki en sevdiğim tarifi yazacağım bugün.

Sofra_julyen

Jülyen Salata

Malzemeler:

  • 1,5 kg kabak, soyulmuş
  • 1kg havuç, soyulmuş
  • 1 demet dereotu, doğranmış
  • 3-4 salatalık, soyulmamış

Sos:

  • yarım çay b. zeytinyağı
  • 1,5 limonun suyu
  • tuz
  • kuru fesleğen

Hazırlanması:

  1. Sebzeleri jülyen bıçağıyla fotoğraftaki gibi doğrayıp harmanlayın. (kabakların ve salatalıkların çekirdekleri kısımlarını doğramayın)
  2. Sosunu servisten 1 saat önce üszgeçten geçirerek salataya ilave edin.
  3. Dereotuyla süsleyip servis yapın.

Annesofrasi4

Meksika Fasulyeli Salata

Malzemeler:

  • yarım demet mayd.
  • 1 demet dereotu.
  • 4-5 taze soğan
  • 2 domates
  • 2 salatalık (arzuya göre kornişon turşu).
  • 1 konserve 250gr meksika fasulyesi
Sos:
  • limon
  • zeytinyağı
  • tuz
Hazırlanması:
  1. Tüm malzemeyi yıkayıp ince ince doğrayın. Harmanlayıp sudan geçirilmiş faulyeyi ekleyin. 
  2. Servise 10-15 dak. kala sosu ekleyip tabağa alın.

Annesofrasi2

 

Fırında Patates:

Aslında fotoğraftaki annemin yumurtalı versiyonu ama kendisi teyzemin kremayla yaptığının çok daha lezzetli olduğunu söyleyince arayıp onun tarifini aldım.

Malzemeler:

  • 1kg patates, halka halka doğranmış
  • süt
  • 2 küçük kutu krema
  • kaşar peynir
  • tuz

Hazırlanması:

  1. Patatesleri hafif kalın kesip tencereye koyun, üzerini hafif geçecek kadar yarı su, yarı süt ilave edin. 
  2. Biraz tuz ekleyip yarı diri kalacak şekilde haşlayın ve süzün. 
  3. Borcama alıp üstüne iki kutu krema sıkın ve 200C fırına verin.
  4. Servise yakın üzerine kaşar rendeleyin. kaşarlar kızarana kadar fırında tutup servis yapın.

02/01/2010

Tatil Sabahı Kahvaltıları

Tatil_kahvalti1

Nasıl olduysa ansızın beliren yazma isteğim geçmeden son iki haftanın sofralarını paylaşmaya başlayayım. Annem yeni evine tam olarak yerleşip misafir ağırlamaya başlayınca bana da yazacak materyaller çıktı. Dünün misafirleri teyzemlerdi. Biz de ablamlarla beraber teyzemlere eşlik ettik. Ben üstün hasta olma yeteneğim sayesinde bir ayda ikinci kez ilaç tedavisine başlamak zorunda kaldığım için üretimden çok tüketime katkıda bulunmaya çalıştım...

Teyzemlerle Kahvaltı Menüsündekiler:

Annemin kıymalı patatesli çıtır börekleri
Annemin köfteleri

Tatil_kahvalti2

Teyzemin gubateleri
Ablamın çavdarlı-cevizli ekmeği

Tatil_kahvalti4

Annemin ıspanaklı gözlemeleri

Tatil_kahvalti3

Elif'in elmalı üçgen kurabiyeleri
Ablamın sauyer bisküvili, muzlu yalancı tavuk göğsü

02/11/2009

Perşembe Kahvaltısı ve Ispanaklı Pizza

Persembe_kahvaltisi

Bu aralar hazır enerjim varken, davet edebildiğim kadar çok kişiyi evde ağırlamaya çalışıyorum. Görüşmek istediğim, önceden sözleştiğim kim varsa sırayla davet ediyorum. Yarın gene bir misafirim var. Geçen hafta da İstanbul'daki küçük aile kolonimizi ağırladım. 4 aile bir araya gelip en küçüklerin baştaki ezeli rekabetini ve sonrasında da birbilerinden ayrılmak istemedikleri için döktükleri gözyaşlarını seyredip ilerideki yıllarda neler olacağını hayal etmeye çalıştık...

Menünün sonunda ayrıca geçen haftalardan söz verdiğim ıspanaklı pizzanın tarifi var.

Menümüz:

Patates_pizzasi

patates pizzası

Pogaca

ablamın poğaçaları

Gozleme

annemin ıspanaklı gözlemesi

Tekirdag_kofte

tekirdağ köfte

Kek

annemin keki

Elmali_turta

teyzemin elmalı turtası

Sauyer

sauyer bisküvili, muzlu pasta

Ayva_tatlisi

ablamın ayva tatlısı

Ispanaklı pizza

Malzemeler

  • 1 kg ıspanak
  • 1 adet soğan
  • 1 adet kırmızı  biber
  • 3 adet yeşil biber
  • 2 yemek kaşığı zeytinyağı
  • 1 su bardağı kaşar peynir

Hazırlanması:

  1. Ispanağı yıkadıktan sonra büyük bir tencerede susuz haşlayın.
  2. Haşlandıktan sonra ıspanağın suyunu iyice sıkın ve ıspanağı küçük küçük doğrayın. Doğranmış soğanı, kırmızı biber ve yeşil biberi diğer tarafta zeytinyağında kavurun. Ardından ıspanağı ekleyin, 10-15 dk kavurun.
  3. Bu malzemeyi tepsiye yerleştirin. Üzerine rendelenmiş kaşarı dökün. Kaşarlar eriyene kadar 180C de pişirin.

16/10/2009

Teyzemin Kahvaltısı ve Kayısılı Ay Kurabiyeleri

1

Dün annem ve ablamla beraber teyzemin kahvaltı sofrasında buluştuk. Elif ve Feyza'nın katkısı ile hazırladığı sofrada 2 teyze, 5 yeğen harika bir sabah geçirmiş olduk.

Sofradakilerden bazıları:

2

teyzemin kaşarlı ıspanaklı pizzası

<

5

ablamın getirdiği peynirli poğaçalar

Salata

feyza'nın salatası

6

annemin getirdiği kabak tatlısı

7

diyarbakır'dan getirdiğimiz burma kadayıf

4

ve benim yaptığım kayısılı ay kurabiyeleri. Diğerlerinin tariflerini yazmadan önce hazır tarifi elimde iken kurabiyeleri paylaşayım.

Kayısılı Ay Kurabiyeleri:

Geçenlerde ablam yaptığında bu tarifi çok sevmiş ve bana da yollamasını istemiştim. O da Sana'nın bir kitapçığından almış tarifi.

20 Adet
 
Malzemeler:
  • 100 gr kuru kayısı (sıcak suda yumuşayıncaya kadar bekletilmiş)
  • 500 g (4 su bardağı) un
  • 200 ml (1 kutu) krema
  • 70 gr (1/2 su bardağı) pudra şekeri
  • 125 gr (1/2 paket) margarin (oda sıcaklığında yumuşatılmış)
not: ben hamur toparlanmakta zorlanınca 1,5 paket krema kullandım, bu durumda şekeri de bir miktar arttırabilirsiniz.
 
Hazırlanışı:
 
  1. Fırınınızı 175 C ye getirip ısıtın.
  2. Kayısılarınızı süzdürüp küçük küpler halinde doğrayın.
  3. Un, margarin, krema ve pudra şekerini beraberce yoğurarak yumuşak ve pürüzsüz bir hamur hazırlayın. Hamuru 20 eşit parçaya bölün.
  4. Herbir parçayı elinizle yuvarlayıp bastırarak yassılaştırın ve avuç içi büyüklüğünde açın. Ortalarına kayısıyı paylaştırıp rulo biçiminde sarın. İki ucunu bastırarak kapatın.
  5. Tezgahta ileri geri yuvarlayarak biraz uzatın. İki ucunu ortaya doğru bükerek ay şeklini verin. Yağlanmış fırın tepsisine sıralayın. Sıcak fırında üzeri hafifçe pembeleşinceye kadar pişirin. Fırında alıp soğuduktan sonra pudra  şekeri serperek servis yapın.
Not: Bu kurabiyeyi kuru kayısı yerine hoşaflık ekşi yaprak kayısı, farklı kuru meyveler veya damla çikolata kullanarak da hazırlayabilirsiniz.

13/08/2009

Gece Yarısı Mutfak Maceraları

1

Akşam üzeri ofisten gelip bahçede sizi bekleyen kızınızı arabaya atmışsınız, sıkılmasın diye etkinlik üreteceğim demekten eve dönüşünüz gece 11'i bulmuş... Tek istediğiniz gözlerinizi en kısa sürede kapatabilmek ama canının sıkkın olduğunu bildiğiniz bir tanıdığınız var. Onu mutlu etmek için sizin yapabileceğiniz tek şey ise perşembe sabahları arkadaşlarıyla yaptıkları kahvaltıya aylardır söz verip yapmadığınız hazırlıkları yapmaktır... Kızınızı babasına teslim edip mutfağa girersiniz. Önce favoriniz pudingli keki hazırlarsınız, içine sıvıyağ yerine zeytinyağı, damla çikolata yerine ceviz ilavesiyle.

2

Sonra anne tarifi, abla anlatımıyla kol böreği yaparsınız. Bir yandan "niye daha sık yapmıyorum ki ben böreği" diye düşünür, sonra "yapsam devamlı yerim çünkü!" diye kendinizi ikna edersiniz.

Bu arada baştan beri isyan eden göz kapaklarınız artık karşı eylem planları hazırlamaktadır. "Son bir şey daha yapayım tamam" dersiniz. Ekmek makinanızın başına yönelirsiniz. Beyaz ekmek tarifine geçen hafta Ayvalık'tan aldığınız siyah ve yeşil zeytin mezelerini ekleyip çalıştır düğmesine basarsınız. İçerden ekmek makinasının sesleri gelirken "bir de kısır mı yapsaydım" diye düşünürsünüz ama eylemciler çoktan başarıya ulaşmışlardır bile...

Sabah yedide zar zor fotoğraf çekip yollarsınız yaptıklarınızı, sonra telefonda "zeytinli ekmeğin tarifini alacaklarmış siteden" dediğinde karşıdaki ses "ama sitede yok" diye düşünüp yazmaya koyulursunuz...

Zeytin_mezeli_ekmek

Zeytin Mezeli Ekmek

Zeytin mezesi yabancıların tapenade dedikleri içinde zeytin, kurutulmuş domates, kapari, ançuez, balzamik sirke, zeytinyağı ve baharatlar içeren bir karışım. Ben Kürşat'ın siyah ve yeşil zeytin mezelerini kullandım. Siz başka bir markayı veya zeytin ezmesini isteğinize göre yukarıda saydıklarımın bir kısmıyla karıştırarak da kullanabilirsiniz.

Malzemeler:

  • 1 + üçte bir su bardağı su
  • 1 küçük kavanoz siyah zeytin mezesi / ezmesi
  • 1 küçük kavanoz yeşil zeytin mezesi / ezmesi
  • 3,5 veya 4 su bardağı un
  • 1 yemek kaşığı toz şeker
  • 1 tatlı kaşığı instant maya

Hazırlanması:

  1. Malzemeleri makinanızın sırasına göre kabınıza koyun -benim makinamdaki sıra su, mezeler, üzerini örtecek şekilde un, bir köşeye şeker, ortaya ise maya şeklinde - ve normal ekmek ayarında, iyi kızarmış seçeneğinde çalıştırın.
  2. Hamur karışırken un gözünüze az gözüktüyse yavaş yavaş ilave edin. Yaklaşık 3 saat 20 dakikanın sonunda çıkartıp ekmeğinizi bir müddet dinlendirdikten sonra kesip servis yapın.

23/02/2009

Hoşgeldin Kahvaltısı

1

Dün sabah erken saatlerde, anneme kahvaltıya gideceğiz diye hazırlık yapmaya başladım. Sonradan ablamlar da katılınca temamız hoşgeldin Fatıma kahvaltısı oldu. Sabah 6.30'da kalkan bir bıdık olunca farklı tarifleri deneyecek epey zamanım oldu. Benim denemelerim:

5

rendelenmiş brüksel lahanası salatası

2

ekmek makinasında pizza

6

yoğurtlu elma ve ceviz salatası
ve profiterol
annemin yaptıkları:

4

peynirli börek
patates salatası

3

marmelatlı kekler

16/02/2009

Pazar Kahvaltısı ve Yabanmersinli-Yoğurtlu Kek

Kahvalti_pazar

Bu pazar kahvaltıda bize eşlik eden babama, erkek kardeşime ve Meryemciğime annemin de büyükyardımıyla benim sevdiğim klasik tatları içeren bir menü sunduk;

sütlü ekmek
elmalı kurabiye
- fırında patates
lahana sarması
peynirli çıtır börekler
ezmeli kanepeler
mayonezli yumurta
- ve tek yeni denemem kek

Yabanmersinli_yogurtlu_lel

Üzeri için piştiğinde kıtırlaşan bir karışım hazırladığınız bu keki geçen hafta Williams Sonoma'da görüp denenecekler listesine almıştım. Özellikle fırından çıktığı o ilk saatlerdeki tadı çok güzel olmuştu. Zaten bu yüzden tarif ılık ve oda sıcaklığında servis yapmayı öneriyordu. Sonradan nasıl tattığını öğrenmeyeyim diye kalan bütün keki ve kurabiyeleri iş yerine götürdüm...

Yabanmersinli Yoğurtlu Kek
10 kişilik

Yabanmersinini marketlerin kurutulmuş doğal ürünler reyonlarında bulabilirsiniz. Bardak ölçüleri yaklaşık 240ml'lik bir bardak için geçerli (ekmek makinanız varsa onun bardağını kullanabilirsiniz)

Kıtırlı Üst İçin:

  • 8  yemek kaşığı soğuk tereyağı
  • dörtte bir su bardağı toz şeker
  • dörtte üç su bardağı + 2 yemek kaşığı un

Kek için:

  • 1 + dörtte bir su bardağı yoğurt
  • 1+ dörtte bir tatlı kaşığı karbonat
  • sekizde 1 (bir tutam) tuz (varsa öğütülmüş deniz tuzu)
  • 8 yemek kaşığı oda sıcaklığında tereyağı
  • 1+ dörtte bir su bardağı toz şeker
  • 2 yumurta, hafif çırpılmış
  • 1+ dörtte üç su bardağı un
  • 1+ dörtte üç (bir paket) tatlı kaşığı kabartma tozu
  • yarım su bardağı damla çikolata
  • yarım su bardağı kurutulmuş yabanmersini, ılık suda 15 dakika bekletilip süzülmüş

Hazırlanması:

  1. Kıtırlı üstü hazırlamak için soğuk bir kasede yağ, şeker ve unu karıştırın. Hamur karıştırıcı veya 2 bıçak ile yağı hamura iyice yedirip ufalanmış ekmek görüntüsüne ulaştırın. Ellerinizle karıştırıp sıktığınızda toparlanır hale getirin. Karışımdan çiğ köfte yapar gibi parçalar alıp sıkın. Üzerini kapatıp buzdolabında bekletin.
  2. Fırını 175C'ye getirin. 33x22cm veya benzer boyutlardaki dikdörtgen fırın kabınızı yağlayın.
  3. Yoğurdu, karbonatı ve tuzu bir kaseye koyup karıştırın ve bir kenara alın. (yoğurt bu sırada kabarmaya başlayacak)
  4. Geniş bir kasede mikserin orta hızında veya tahta bir kaşıkla yağ, şeker ve yumurtaları 3-5 dakika çırpın. Unu ve kabartma tozunu ekleyin. Yoğurtlu karışımı karıştırın. Damla çikolataları ve yabanmersinini üzerine serpiştirin. Plastik bir spatula ile birkaç kez karıştırın.
  5. Karışımı kabınıza döküp üzerini düzleyin. Dolaptaki kıtırlı üstü kabınızın üzerine kesme şekerden büyük parçalar olacak şekilde kırarak serpiştirin. Bazıları un ufak olabilir sorun değil.
  6. Yaklaşık 40-45 dakika batırdığınız kürdan temiz çıkana kadar pişirin. Fırın teline alıp ılıtın.

27/01/2009

Kahvaltılık Kumpir ve Ezmeli Kanepeler

Kahvalti4

Pazar günü için patatesli birşeyler yapmaya karar vermiş ancak seçtiğim tarifler son dakika hazırlıkları için zor gözükmüştü. Belki salata yaparım diye akşamdan patatesleri haşlarken aklıma kumpir yapabileceğim geldi. Kahvaltıya mayonez - ketçap ikilisi ağır gelir diye üzerine baharatları serpmeyi tercih ettim.

Kahvaltılık Kumpir

Malzemeler:

  • 9-10 adet patates
  • tuz
  • 200gr krem peynir
  • arzuya göre 25-50gr tereyağı
  • 1,5 çay bardağı haşlanmış mısır
  • 1,5 çay bardağı konserve bezelye
  • 1,5 çay bardağı doğranmış salatalık turşusu
  • 1,5 çay bardağı doğranmış zeytin

Hazırlanması:

  1. Patatesleri haşlayıp kabuklarını soyun. Ezme aletiyle ezip tuzunu ekleyin.
  2. Patatesler sıcakken krem peynir ve tereyağı ile karıştırın. Kalan malzeme ile karıştırıp kabınıza yayın. Üzerine dilediğiniz baharatları serpin. 

Kahvalti3

Misafirlerimiz yola çıktıklarını haber verdikleri dakikalarda bu kanepeleri yapmaya karar verdim. (hala zamanımın kalması sevinciyle) Bir tanıdığımın gönderdiği ev yapımı ezmeye acı biber sosu ekleyip fırında kızarttığım ekmeklerin üzerine sürdüm. Ayşe İkbal'e kalsa hepsini kendi başına bitirebilirdi! Eğer ezmeyi kendiniz yapacaksanız bu tariflerden birini kullanabilirsiniz.

21/06/2006

En uzun pazar

Kahvalti_18_haziran

yaprak sarma + cevizli, zeytinli, peynirli, çörekler + limonata + pasta + dalından toplanan çilekler, kabaklar, salatalıklar + en yakınlarınız + uzayıp giden sohbetler = bitmesin istediğiniz bir pazar günü...

not: çörekler için mayalı poğaça hamurunu kullanıp sadece farklı şekillere soktum. Pasta da fotoğraflanamadan tükendi ama ikinci dilim istekleri aldığı için bir daha yapmak şart oldu...

16/06/2006

Keçi Peynirli, İncirli ve Cevizli Lavaş

Keçi Peynirli, İncirli ve Cevizli Lavaş

Denenecek tarifler listeme birkaç gün önce Essentials of Healthful Cooking kitabından peynirli, cevizli ve incirli lavaşı eklemiştim. Ertesi gün iş çıkışı marketin peynir reyonundan geçerken bu tarifi hatırlayıp keçi peyniri ve lavaş almıştım. Dün gece nihayet peynirler lavaşların içine doldu, bütün gece dolapta bekleyip bu sabah kahvaltı sofrasına ulaşabildi. Keçi peynirini daha önce kullanmadığım için tadından biraz şüpheliydim ama tahminimden çok daha lezzetli bir aperatif çıktı ortaya.

Keçi Peynirli, İncirli ve Cevizli Lavaş ( 12 adet)

Tarifi aldığım kitap sağlıklı beslenme ile ilgili tarifler içeriyor. Bu tarif de zengin proteinli tarifler bölümündeydi. İncir diğer kurutulmuş pek çok meyveye göre daha lifli bir besin. Keçi peyniri de krema gibi bir kıvama sahip, A vitamini, potasyum, B vitamini kompleksi ve niasin içeren, inek sütünden yapılana göre de daha az yağlı bir peynir.

Malzemeler

  • 200gr taze keçi peyniri
  • yarım su bardağı kuru incir, sapları kesilmiş ve doğranmış
  • dörtte bir su bardağı yeşil soğan, doğranmış (beyaz + yeşil kısımları)
  • dörtte bir su bardağı ceviz içi, dövülmüş
  • yarım tatlı kaşığı tuz*
  • 2 lavaş (30cmx15cm boyutlarında dikdörtgen şeklinde kesilmiş)
  • 4 marul yaprağı

Hazırlanması:

  1. Peyniri, inciri, cevizi, soğanı ve tuzu bir kasede karıştırıp çatalla iyice ezin.
  2. Nemli bir mutfak havlusunu tezgaha serin. Üzerine lavaşı yerleştirin. (Lavaş havayla temas edince çok çabuk kuruduğu için nemli bir bezin üzerinde durmasında yarar var.)
  3. İçinizin yarısını tatlı kaşığı ile lavaşın her tarafına yayın. Spatula ile iyice düzeltin. 2 marul yaprağını yan yana için üzerine koyun ve kendinize yakın kenardan başlayarak lavaşı sıkıca sarın. (kapanma yerinin yapıştığından emin olun.)
  4. 2 kenarını bıçakla kesip hemen streçleyin ve buzdolabına kaldırın. Aynı işlemi diğer lavaş için de yapın. Buzdolabında en az yarım saat (ya da 8 saate kadar) bekletin.
  5. Beklettikten sonra her birini 6 parçaya kesip servis yapın.

* ben tuzu eklememeyi tercih ettim.

13/03/2006

Cumartesi & Pazar

Haftasonu_4

2004 Mart ayının ikinci hafta sonunda üniversitemin kahvaltısında arkadaşlarımla buluşmuş, herkesin kendini tanıttığı bölümde sıra bana gelince kalbim küt küt atarak "Hatice Özdemir, Edebiyat mezunuyum, bir bilgisayar firmasında çalışıyorum" demiştim. Yerime otururken kalabalıktan tanımadığım birilerinin "Portakal Ağacı!" dediğini duyunca hayatımın en mutlu gününde olduğumu düşünmüştüm. 2005'in Mart ayında yine ikinci hafta sonu önce lise arkadaşlarımla görüşmüş ardından üniversite arkadaşlarımla aynı yerde buluşmuş, ne zamandır çekmek istediğim boğaz manzarasını görüntülemiştim. 

2006 Mart'ının ikinci hafta sonunda ise cumartesi günü önce 24 saat sürecek kruvasan yapma maceram için hamur mayaladım, kurutulmuş vişneli ve çikolatalı dilimleri pişirdim, evden aceleyle çıkıp yağmur altında yürüyerek arkadaşlarımdan birinin annesinin açtığı şirin lokantada arkadaşlarımla buluştum. Birkaç saat için bile olsa günlük konulardan uzaklaşıp yüzümde kocaman bir gülümsemeyle tekrar yola çıktım. Eve dönüp kruvasan macerama devam ettim, nasıl olduklarını merak ettiğim vişneli dilimlerden anneme minik bir dilim tattırdım, "çok lezzetlilermiş" deyişini duyunca rahatladım.

Pazar sabahı korka korka fırına verdiğim kruvasanların kabarmalarını seyrettim, annemin cevizli çörekleri, ıspanaklı gözlemeleri, patates topları ve meyve salatası ile kahvaltıyı hazırladım. Masada oturup konuşmaları dinlerken sofrayı asıl lezzetli kılanın yapılan sohbetler olduğunu düşündüm. Öğleden sonramı Ayasofya'da geçirip akşam üzeri tekrar eve döndükten sonra Mart ayının ikinci hafta sonunun yılın en güzel zamanlarından biri olduğuna karar verdim... 

09/03/2006

Patates Pizzası ve Çikolatalı Acıbadem Kurabiyesi

Patates_pizzasi

Teyzemin tariflerinden son iki tanesi de bunlar. Kaşarlı patatesi teyzem normalde tavada yaparken bu defa pizza tepsisinde yaptı, görüntüsünden dolayı ben de patates pizzası demeyi tercih ettim. Geriye sadece ikimizin ortak yaptığı mayalı börek kaldı. Site bu hafta kahvaltı alternatifleri ile doluydu, bu hafta sonu ise "bloglar elele" projesinde bana çıkan okuyucumuz için değişik tarifler deneyeceğim. Neler yapacağımı söyleyemeyecek olsam da muhtemelen evdeki un stokunu epeyce azaltacağım!

Patates Pizzası
Malzemeler:

  • 2 yemek kaşığı zeytinyağı
  • 1 kuru soğan, yemeklik doğranmış
  • 3-4 sivri biber, doğranmış
  • 4 patates, soyulup küp küp doğranmış
  • 3 uzun sosis, 1 parmak sucuk, doğranmış
  • 2 çay bardağı kaşar peyniri, rendelenmiş
  • tuz, karabiber, pulbiber

Hazırlanması:

  1. Zeytin yağında soğan ve biberi öldürün .Sosisi ve sucuğu ekleyip
  2. Patatesleri ekleyip 1-2 kez karıştırın. Tuzu ve baharatları ekleyin. Arada karıştırarak patatesler pişene kadar bekleyin.
  3. Malzemeyi fırın kabına alın, üzerine kaşarı yayıp 200C'de kaşarlar eriyene kadar pişirin.

Acibadem

Çikolatalı Acıbadem Kurabiyesi

Malzemeler:

  • 3 yumurtanın akı
  • 250gr pudra şekeri
  • 1 tatlı kaşığı limon suyu
  • 1 tutam tuz
  • 150gr rendelenmiş çikolata
  • 100gr çekilmiş fındık
  • 100gr çekilmiş badem
  • ayrıca 20-25 kağıt kek kalıbı

Hazırlanması:

  1. Yumurta aklarını katı hale gelene kadar çırpın. Kalan malzemeyi ekleştırın.
  2. 2 tatlı kaşığı yardımıyla malzemeyi kağıt kalıplara paylaştırın.
  3. 130C'de 40-45 dak. pişir. Piştikten sonra çok fazla soğumalarına fırsat vermeden kalıplardan çıkarın. (Çok soğumuş olurlarsa kalıpların tabanını hafifçe suya daldırarak çıkartabilirsiniz.)

26/02/2006

Maaile Kahvaltı

Maaile_kahvalti

Yemek yapma sürem çoğunlukla cumartesi-pazar günleri ile sınırlı kaldığı için pazar sabahı kahvaltıya misafir geliyor olması benim açımdan bulunmaz fırsat oluyor. Bu pazar da ablamlar ve teyzemler ile kahvaltı yapacağımızı öğrenince cumartesi öğleden sonrasını mutfakta geçirdim.

Puf_pupogaca

Önce Hilay'ın forumda verdiği tarifle puf puf poğaçalardan yaptım. Forumda denildiği gibi gerçekten çok bereketli bir hamur oldu ve 3 tepsi poğaça çıktı! Ben iki tepsiyi peynirli+maydanozlu iç ile, bir tepsiyi de zeytin ezmeli + dereotlu + cevizli (3yk zeytin ezmesi, 1 demet dereotu, 1sb dövülmüş ceviz, 1tk tuz) iç ile hazırladım.

Kofte_lahana

Poğaçalar pişerken bir yandan da köfte harcını hazırladım. Harç bir gece pişmeden bekledi, ertesi gün kızartılıp ayrıca pişen domates ve biberlerin üzerinde servis yapıldı. Annem bir yandan benim yaptığım köfteleri kızartıp patates salatası hazırlarken diğer yandan birkaç gün önce sarıp derin dondurucuya kaldırdığı lahana sarmasını pişirdi.

Fruit_n_cake

Annemin önceden hazırladığı bir diğer yiyecek de ıspanaklı gözleme oldu. Cumartesi gecesinden katlayıp kaldırdığı gözlemeleri pazar sabahı pişirdi. Ben de poğaçaları ve köfteleri tamamlayınca "hiç tatlı bir şey yok" diye düşünüp aynı akşam çikolatalı ve cevizli bir kek yaptım. Allah'tan son anda kurabiye yapmaktan vazgeçip kek yapmışım çünkü

Mantar_kurabiye22

ablam çok şirin bir sepetin içine yerleştirdiği harika mantar kurabiyelerinden getirdi.

not: fotoğrafların üzerine tıklarsanız büyük boyutlarını görebilirsiniz....

20/02/2006

En Çok Sevdiğiniz Öğün Hangisi?

kahvaltı

Öğünler arasında benim favorim kahvaltı. Özellikle de pazar sabahları günün ilk ışıklarıyla mutfağa girip annemler için hazırladığım kahvaltıları çok seviyorum (kardeşim bu sene dershanesi dolayısıyla katılamıyor bize). Hem çok fazla birşey yapmanıza gerek kalmıyor, hem de sohbet sofradaki yiyeceklerden çok daha önemli rol oynuyor.

elma patates

Dün sabah da hamur işi yapmama gerek olmadığını görüp mutfaktaki ufak tefek malzemelerle sofrayı hazırladım. Minik taze patatesleri elma dilimleri halinde fırınladım.

yumurta dolması

Yumurta sarılarını mayonez ve karabiber ile karıştırdım. (sağlıksız deyip yememezlik etmesinler diye annemle babama içinde mayonez olduğunu söylemedim. Bu arada anlamasınlar diye az mayonez koyunca hayalinizdeki krema şeklini veremiyormuşsunuz...)

en sevdiğim yiyecek!

Sofraya son olarak da benim en sevdiğim tabağı hazırlayıp yerleştirdim. Kahvaltıdan birkaç saat sonra da kahveyle beraber annemin bu ay üçüncü defa yaptığı harika tatlıyı ikram ettim:

aşure v.3

Yarın kardeşimin sınıfı için yapacağım aşureyi saymazsak bu hafta değişik tarifler deneyeceğim bir etkinlik yok maalesef. Epeydir görüşemediğimiz lise arkadaşlarımı bize davet etmek için ideal bir zaman demektir:)

13/02/2006

Pazar Kahvaltısı

Pazar_kahvaltisi_2

Bu hafta sonunu benim standartlarıma göre oldukça maceralı geçirdik. Çalıştığım firmanın iş toplantısı dolayısıyla cuma öğleden sonra Bursa'ya doğru yola çıktık. Uludağ'a zincir ve kar lastiği olmaksızın çıkmayı başarıp Karinna'ya vardığımızda saat 9 olmuştu. Cumartesi sabahı toplantılar bitince arkamızda bembeyaz bir dünyayı geride bırakıp yeniden şehre döndük. Akşam eve vardığımızda ben ertesi sabahki kahvaltıya hazırlık yapmak için hemen mutfağa girdim.

Katmerli_pogaca

Geçen hafta annemle yemek bloglarından konuşurken bana Şaziye'nin sitesini söyleyince "katmer poğaçasını gördün mü anne?" demiştim. Meğer annem de görüp tarifi defterine yazmış bile. O zamandan pazar günü için bu poğaçayı denemeye karar vermiştik. Ben poğaçayı 2 ölçü ve içine peynir + maydanoz koyarak yaptım. İlk tepsideki poğaçalarım kocaman olunca da ikinci tepsidekileri biraz daha minik bezelerle yapmayı tercih ettim. (tarif için çok teşekkürler Şaziye!) Cumartesi akşamı katmer poğaçalarla beraber bir de annemin favorisi havuçlu kekten yaptım. (tarifi burada)

Fransiz_ekmekleri

Ertesi sabah 7'de fransız ekmeklerini yoğurmaya başladım. Hep beraber sofraya oturacağımız zaman ekmekler de fırından yeni çıkmışlardı.

Peynir_tabagi

Karinna'daki sabah kahvaltısında ezilmiş beyaz peynirleri ayrı ayrı kekik ve pul biber ile sunmaları hoşuma gittiği için kahvaltımızda peynirleri aynı şekilde hazırlamayı teklif ettim. Ben hamur işleriyle uğraşırken annem mutfağın dağılmaması için tüm tedbirleri alıp patates salatasını ve masayı hazırladı. Hepsinden geriye de gülümseyerek hatırlayacağımız 2 günün anısı kaldı...

28/11/2005

Pazar Sabahı

Kahvalti_sofrasi

Pazar sabahı 8'de hazırlamaya başladığım, saat 10'da hazır değil diye mutfak kapısını kilitleyip herkesin sabrını denediğim, 10:30'da küstürdüğüm kişileri zorla başına oturtmaya çalıştığım kahvaltı masası.

Yesil_zeytin

Bir ay önce pazardan aldığım yeşil zeytinlerle hazırladığım çizik zeytinler...

Makinede_tahilli_ekmek

Aliye'ye deneme sözü verdiğim hazır un karışımlarıyla ekmek makinesinde yaptığım tahıllı ekmek ve üzerine sürmek için hazırladığım acıka. Ekmeği tadanların "güzel ve hafif olmuş" sözleri üzerine sevinçle "benim arkadaşım hazırladı o karışımı!" demem...

03/02/2005

Resmiye halanın börekleri

resmiye halanın börekleri

Borek_r_h_2

Borek_r_h_3

annemler rahmetli Resmiye halalarını ziyarete tomarza'ya her gidişlerinde mutlaka bu börekler ve bahçeden toplanan güllerle yapılan reçellerle ağırlanırlarmış.. benim resmiye haladan çocuk hafızamda kalanlar çok nazik bir çerkez kadını, ne zaman geleceğini bilinmeyen misafirler için devamlı hazır bir sofra, incecik bardaklar ve gül şerbetleri. annem ortaokulu yanında okuduğu halasının saygısını ve bilgeliğini o kadar çok anlatır ki... hayatının son yıllarında zar zor yürüyebilmesine rağmen ziyaretlerimizde bizi hep adetlerine göre ağırlamak için çabalayan, bahçesinden topladığı güllerle şerbetler ikram eden o nezaket timsali yaşlı kadın, umarım benim ailemin genç nesillerine ve bizden sonrakilere örnek olur. Allah mekanını cennet eylesin Resmiye halacığım...

Resmiye halanın börekleri:

Malzemeler:

  • 4 su bardağı un
  • 1 çay bardağından biraz az sıvıyağ
  • bir buçuk çay bardağı yoğurt
  • 1 paketten biraz az kabartma tozu
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • ılık su
  • iç malzemesi:
  • 300g beyaz peynir
  • 1/2 demet maydanoz
  • kızartmak için:
  • 2 su bardağı yağ

hazırlanması:

  1. bütün malzemeleri yoğurun. poğaça hamurundan biraz daha yumuşak bir hamur elde edin. hamur dinlenirken iç malzemesini hazırlayın.
  2. hamuru 2 beze yapıp mantı hamuru inceliğinde açın. yarısına peynirli içi serpip diğer yarısını bunun üzerine kapatın. kenarları elinizle bastırarak sıkıca kapatın.baklava dilimi gibi dilimleyin. aynı işlemleri diğer beze için de yapın.
  3. dilimlenen her parçanın kenarlarına bastırın.
  4. ayçiçek yağını kızartma kabında kızdırın.  böreklerin altını ve üstünü pembe renkte kızartıp kağıt havlu üzerinde yağlarını süzdürüp servis tabağına alın. sıcak servis yapın ve reçelle ikram edin.

27/01/2005

yağmurlu bir İstanbul sabahında kahvaltı

Yagmurlu_istanbulda_kahvalt

bugün teyzem ve kuzenlerim (elif & feyza) anneme kahvaltıya geldi. teyzemler için hazırladıklarımız:

ıspanaklı gözleme
patates salatası
kahvaltılıklar + meyveler
zeytinli ekmekler
fransız ekmekleri (french rolls)
zencefilli & armutlu paylar
tobleronelu brownieler
baklava (bayramda görüşemediğimiz için annem teyzemler için de baklava ayırmış)

gözleme, salata & masa düzeni anneme ait, ekmekleri, payları ve brownieleri siteye de yazdığım gibi ben yaptım.  masada benim en sevdiğim, annem ve teyzem tarafından da beğenilen ayrıntı Gönül hanım'ın dün gönderdiği paketten çıkan peçete halkaları oldu.

Yagmurlu_istanbulda_kahval2

(peçeteliklerin diğer yüzü minik çiçek desenli kumaş ile kaplı)

Gönül hanım'ın yaptığı peçetelikler o kadar güzellerki insan kullanmaya bile kıyamıyor. çok teşekkürler Gönül Hanım!

16/01/2005

renkli patates topları ve bağlama poğaça

Renkli_patates_toplari

pazar sabahı mutfağa girince özenle hazırlanmış bir sofra görmek hepimizin çok hoşuna gidiyor. ben de bu pazar sabahı bu mutluluğu aileme yaşatabilmek için erkenden hazırlık yapmaya başladım. cumartesi gecesi, sevgili Derya'nın forumda tarifini verdiği poğaçaları pişirdim. sabah oluca da eski forumda Zerrin'in bahsettiği patates toplarını hazırladım.  annemin mutfağa girdiğinde yüzündeki ifadeyi görmek benim için yeterli bir teşekkür olmuştu bile...

renkli patates topları: 40-45 adet

malzemeler:

  • 8-9 orta boy patates
  • 1-2 yemek kaşığı tereyağı
  • tuz
  • 3 adet havuç, rendelenmiş
  • küçük bir demet dereotu veya maydanoz, doğranmış
  • kırmızı biber

hazırlanması:

  1. patatesleri haşlayıp, kabuklarını soyun. ezme aleti ile hepsini geniş bir kapta ezin. tereyağını ilave edin. patateslerin sıcaklığı ile yağın erimesini sağlayın. en son tuzunu ekleyip karıştırın.
  2. ayrı ayrı tabaklara havucu, dereotunu ve biberi koyun. patatesten bir miktar alıp avcunuzda top yapın. daha sonra bu topu havuca bulayıp tabağa yerleştirin. bu işlemi tüm malzemeler bitene kadar tekrarlayın.

bağlama poğaça:

Baglama_pogaca

bu aralar o kadar çok mayalı hamur yaptım ki birkaç hafta hamur mayalamasam daha iyi olacak sanki. ama bu hamur mayalamanın garip tarafı sanki en son yaptığım mayalı hamur daha güzel olmuş gibi geliyor. Derya'nın tarifi de gerçekten çok kolay ve lezzetli oldu. ben ayçiçeği kalmadığı için ekleyemedim, ayrıca 1,5 su bardağı süt, 42g yaş maya, biraz sulu yoğurt ve yarım su bardağı zeytinyağı kullandım. bu ölçülerle hamur tam 1kg un aldı ve 34 poğaça çıktı. ayrıca birinci tepsi pişerken düğüm yaptığım ikinci tepsidekiler çok daha güzel kabardılar. tarifin için çok teşekkürler Derya!

malzemeler:

hamur malzemeleri:

  • 2 su bardağı ılık süt
  • 1 su bardağı yoğurt
  • 1 su bardağı sıvı yağ
  • 2 yumurtanın beyazı (sarıları üzerlerine sürülecek)
  • 1 tatlı kaşığı toz şeker
  • 2 tatlı kaşığı tuz
  • 1 tatlı kaşığı kabartma tozu
  • 50gr yaş maya
  • aldığı kadar  un

iç malzemeleri:

  • peynir ve maydanoz

üzerine:

  • rendelenmiş kaşar peyniri
  • susam
  • çörek otu
  • ay çekirdeği içi
  • 2 yumurtanın sarısı (ben hamurdan artan yumurta sarıları az gelince iki tane daha ekledim. artan yumurta beyazlarını da peynirli içe karıştırabilirsiniz.)

hazırlanması:

  1. mayayı ılık sütte eritin. yoğurma kabına bir miktar unu alıp tuz, şeker ve kabartma tozu ile karıştırın.  eriyen mayayı azar azar una ekleyin. bir elinizle yoğururken diğer elinizle yavaş yavaş yoğurdu, yağı ve yumurta beyazlarını ekleyin. bu arada gerektikçe un ilave edin. un yeterli gelince hamuru bir süre daha yoğurun. daha sonra üzerine bir bez örterek oda sıcaklığında 1-1,5 saat bekletin.
  2. hamur kabarınca 1-2 defa daha yoğurun. daha sonra hamurdan ceviz büyüklüğünde bezeler alıp açın. içine 1 tatlı kaşığı maydanozlu peynirden koyup iyice kapatın ve rulo yapın. bu ruloyu biraz esneterek düğüm atın. düğümü yağlı kağıt serili tepsiye dizin. bu işlemi hamur bitene kadar tekrar edin.
  3. fırını 225C'ye getirin. ısınınca fırını kapatın. poğaçaların üzerlerine yumurta sarısı sürün. çok az rendelenmiş kaşar serpin. daha sonra karıştırdığınız çörek otu, susam ve ay çekirdeğini serpin.  tepsiyi kapalı haldeki fırında 5 dakika bekletin. tepsi hala içinde iken fırın ısısını 225C'ye getirin. poğaçaların üzerleri kızarana kadar (yaklaşık 20-25 dakika) pişirin. (fırının içinde bekletme işlemi tarifte yoktu ama ben her mayalı hamur için aynısını yapıyorum.)
  4. poğaçalarla birlikte pazar kahvaltısında sunmak için taze portakal+greyfurt suyu hazırlayabilirsiniz...

Portakal_suyu

22/11/2004

kolay & lezzetli dürüm

Durum

siteyi açalı neredeyse 1,5 sene olacak ama ben hala bu dürümü yazmamışım. demek ki pazar kahvaltılarının en sevdiğim aperatifini yapmayalı o kadar uzun bir süre olmuş.  kolay dürüm tarifini 7-8 sene önce bir yemek dergisinde görmüştüm ama artık evde ne varsa onlarla yapıyorum ben. dün gece de ailemden istanbul trafiğini çekmiş olanlar için hazırladım bu dürümleri ve çok lezzetli olduğu yorumlarını aldım.

malzemeler:

  • 5 adet lavaş
  • 1 kuru soğan
  • 2 yemek kaşığı zeytinyağı
  • 200-250g kültür mantarı, doğranmış
  • 2-3 adet sivribiber
  • 2 adet domates, çekirdek yuvaları çıkarılıp doğranmış
  • 2 adet büyük patates (ben haşlanmışları kullandım ama haşlamadan da kullanabilirsiniz.)
  • varsa birkaç yaprak taze kekik (veya dereotu/maydanoz)
  • tuz, karabiber, pulbiber, nane
  • 1 sap yeşil soğan veya birkaç sap maydanoz

Durum2

hazırlanması:

  1. soğanı yemeklik doğrayıp zeytinyağında hafifçe kavurun. doğranmış mantarları ekleyin. mantarlar bıraktıkları suyu çekene kadar pişirin. suyu çekince sırayla biberleri ve domatesleri ekleyin.(domateslerin çekirdeklerini çıkartmazsanız suları dürümlerden akabiliyor bu yüzden suyunun tamamen süzüldüğüne emin olmanızda fayda var). en son küp küp doğranmış patatesleri ve taze kekiği ekleyip 1-2 kez çevirin. altını kapatıp tuz, karabiber, pulbiber, nane ilave edin.
  2. lavaşları açıp bir ucuna harçtan koyun. lavaşı rulo yapıp taze soğan veya maydanoz sapı ile bağlayın. aynı işlemi diğerleri için de yapın. sıcak servis edin.

15/05/2004

anneannemin ıspanak kavurması

anneanneciğimin ıspanak kavurması

dün akşam eve gidip annemin yemek yapmakla uğraştığını görünce "ben de bir şeyler pişireceğim!" diye ısrar etmeye başladım. ama annem sakızlı kurabiye, haşhaşlı ve portakallı kek (fransız keki tarifinin de sahibi olan candan'a ait bir tarif), zeytinli çörek önerilerimin hepsini reddetti. onları cumartesi ve pazar günü yapabileceğimi söyleyip sadece rahmetli anneannemin ıspanak kavurmasını yapmama izin vereceğini söyledi. ben de onu yaptım. aslında anneannem bunu kahvaltılarda yaparmış...

malzemeler:

  • yarım kg ıspanak, ayıklanmış ve yıkanmış
  • 1 orta boy soğan
  • yarım çay bardağı zeytinyağı
  • 7-8 dilim pastırma

hazırlanması:

  1. temizlediğiniz ıspanakları doğrayıp bir tencereye alın. tencereyi orta hararetli ateşe koyun. hiç su koymadan ıspanaklar dibe çökene kadar tencerenin kapağı kapalı şekilde pişirin.
  2. ıspanakları bir süzgece alın. suyunu kaşık yardımıyla süzdürün. soğanı yemeklik doğrayıp tencereye sıvıyağ ile birlikte alın. soğanlar pembeleşince ıspanakları ve doğradığınız pastırmaları ekleyip hepsini kavurun.

4 kişilik

14/04/2004

şelame

şelame

şelame de kuzey kafkasya yiyeceklerinden biri. farklı içlerle hazırlanan hamurun kızartılması ile yapılıyor ve genelde kahvaltılarda sunuluyor...

malzemeler:

hamur için:

  • 3 su bardağı un
  • 1 çay bardağı yoğurt
  • 1 çay bardağından biraz az zeytinyağı
  • 1 yumurta
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • yarım paket kabartma tozu
  • bir miktar su (en fazla 1 çay bardağı)

iç malzemeleri:

  • 200 gr beyaz peynir
  • bir miktar doğranmış maydanoz
  • farklı iç malzemesi:5-6 patates, haşlanıp ezilmiş
  • 1 tatlı kaşığı nane
  • tuz
  • karabiber

kızartmak için:

  • 2 su bardağı ayçiçek veya mısırözü yağı

hazırlanması:

  1. hamur için gereken malzemeleri karıştırın. (suyu azar azar ekleyerek kıvamını tutturun.) unlanmış bir tahtanın üzerinde hamuru ikiye ayırın. her bir parçayı merdane kalınlığında rulo haline getirin. ruloları iki parmak genişliğinde parçalara kesin.
  2. kestiğiniz parçalara elinizle hafifçe bastırın. bunları una bulayın. una bulanmış parçaları merdaneyle (nescafe tabağı genişliğinde) yarım santim kalınlığında açın.
  3. açtığınız hamura 1 tatlı kaşığı iç malzemesinden koyun. kenarlarına sıkıca bastırarak ay şeklinde kapatın. (isterseniz ruletle de kesebilirsiniz.) tüm hamuru aynı şekilde hazırlayıp üzerine kağıt havlu serilmiş tepsiye birbirlerine değmeyecek şekilde dizin. (birbirlerine yapışmasınlar)
  4. hamurları kızdırılmış yağda her iki tarafı da pembeleşene kadar kızartıp sıcak servis yapın. not: hamurlardan bazılarını iç koymadan açıp ortalarına delik açarak da (hava kabarcığı olmasın diye) kızartabilirsiniz. 4-5 kişilik

yumurtalı rezene

yumurtalı rezene

geçen hafta üyesi olduğum mail grubunda rezene (ya da diğer adıyla arapsaçı) tarifleri anlatılıyordu. taze rezene cumartesi günü markette karşıma çıktı. doğrusu şekli benim tahminimden çok farklıydı. pazar sabahı meltem hanım'ın verdiği tarifi biraz değiştirip yumurtalı rezene yaptım. rezenenin tadı çok güzeldi ama ben en çok kokusunu sevdim...

malzemeler:

  • 6 rezene
  • 1 yemek kaşığı sıvıyağ
  • 1-1,5 çay kaşığı tuz
  • 3 yumurta
  • üzerine yoğurt

hazırlanması:

  1. rezeneyi saplarına ayırın. sert kısmını atıp, kalan yeşil ve beyaz kısımları küçük küçük doğrayın. teflon tencereye yağı ve rezeneleri alıp rezeneler yumuşayana kadar kavurun. (rezenenin yumuşaması belli bir süre alabilir.)
  2. rezene yumuşayınca tuzu ekleyip karıştırın. yumurtaları teker teker ekleyin, rezeneyle karıştırın. yumurtalar pişince altını kapatın. servis tabağına alıp yoğurtla servis yapın. (semizotlu yoğurtla daha güzel oluyor...) not: meltem hanım bu tarife ayrıca doğranmış pırasa ve biber salçası eklediğini yazmıştı. öyle de denenebilir. 5 kişilik

12/04/2004

anneannemin karışık kızartması

kahvaltı kızartması

rahmetli anneannem kendisini her ziyaretimizde, sabahları erkenden mutfağa girer ve bizim için iki spesiyalini hazırlamaya başlardı; karışık kızartma ve ıspanak kavurması. annem de cumartesi günü bir yandan sebzeleri kızartıp bir yandan da tarifi yazdırırken "anneannemin karışık kızartması" başlığını kullanmamı tembihliyordu...

malzemeler:

  • 3 patates
  • 3 patlıcan
  • 4 domates
  • 10 sivribiber
  • 10 sarımsak
  • 1,5 su bardağı ayçiçek yağı
  • 1 çay kaşığı ( varsa öğütülmüş) karabiber
  • 1 tatlı kaşığı tuz

hazırlanması:

  1. sebzelerin hepsini yıkayın. 3 patatesi soyun. yarım parmak kalınlığındaki daireler şeklinde kesin. (bütün sebzeleri aynı şekilde doğramak kaydıyla dilediğiniz doğrama şeklini seçebilirsiniz.)
  2. 1,5 su bardağı ayçiçek yağını kızartma tavasına koyup kızdırın. yağ kızınca patatesleri atıp kızartın. patatesler kızarırken 3 patlıcanı alacalı soyup bir parmak kalınlığında kesin. sarımsakları soyun. biberlerin saplarını kesip ikiye bölün. domateslerin kabuklarını soyup, birer parmak kalınlığında dairelere bölün. (her domatesten 3 eşit parça çıkacak şekilde)
  3. kızaran patatesleri kevgire veya kağıt havlunun üzerine alıp fazla yağını süzdürün. sırayla patlıcanları, biber ve sarımsakları kızartıp kevgire alın. (süzülenleri servis tabağına alın.) patates ve patlıcanları servis tabağına ayrı ayrı dizin.
  4. tavada kalan yağı boşaltın. tavaya domatesleri koyun. domateslerin her iki tarafını da kızartın. tabaktaki sebzelerin üzerine tuz serpin. domatesleri sebzelerin üzerine dizip, bir miktar daha tuz serpin. en son domateslerin üzerine gelecek şekilde karabiber öğütün.

31/03/2004

taze fesleğenli ve kekikli sandviç

fesleğenli ve kekikli sandviç

bizim yemek kültürümüzde otlar sadece kurutularak kullanılıyorlar. bu yüzden geçen gün marketten aldığım taze fesleğen ve kekikle birşeyler yapmaya çalıştığımı gören annem muhtemelen "garip yemek deneylerimden" birini yaptığımı düşünmüştür. ama benim eski deneylerimin aksine bu sandviç çok lezzetli oldu. bu aralar okuduğum yemek kitabında bir malzemeyi kullanmaya başlamadan önce mutlaka tatmanız gerektiği ve gereken eklemeleri düşünerek küçük deneylere girişmenizin önemi anlatılıyordu. ben de taze iken bu kadar acı (ama bir o kadar da güzel kokulu) olabileceğini düşünmediğim kekiği tattıktan sonra acılığı gitsin diye fesleğenle ve bir parça sarımsakla birlikte zeytinyağında beklettim. deneyim yazarın haklılığını kanıtlar neticedeydi.

malzemeler:

  • 2-3 yaprak taze fesleğen
  • 1-2 dal taze kekik
  • 1 diş sarımsak
  • 2-3 tatlı kaşığı zeytinyağı
  • büyük bir dilim kepekli baget ekmek
  • 2 ince dilim beyaz peynir
  • yarım sap taze soğan
  • yarım sivribiber
  • yarım dolmalık kırmızı biber
  • 3 siyah zeytin

hazırlanması:

  1. sarımsağı dövün (veya ince ince doğrayın). fesleğen ve kekikle birlikte bir kaseye alıp üzerlerine zeytinyağı dökün. ara sıra karıştırarak birkaç dakika bekletin.
  2. kepekli ekmeği kızartın. içine iki ince dilim beyaz peyniri koyup arasıra doğranmış taze soğanı, biberleri ve zeytinleri yerleşitin. bunların üzerine fesleğen ve kekikli karışımı yerleştirin.
  3. ekmeğin üzerine iyice bastırıp servis yapın... 1 kişilik

27/10/2003

Patates köftesi

patates köftesi kıyma yerine patates ve kaşar peyniri kullanılarak yapılan bir köfte. ne kadar sağlıklı bilmiyorum ama çok lezzetli.

malzemeler:

  • 1 kg patates
  • 200 gr. kaşar peyniri
  • 1 kahve fincanı patates nişastası
  • 3 yumurta
  • 2-3 yemek kaşığı un
  • tuz, karabiber
  • sıvı yağ 

Hazırlanışı:

  1. patatesleri kabuklarıyla haşlayın.
  2. yumuşayınca kabuklarını soyup ezin. un dışındaki diğer malzemeleri ekleyip köfte harcı yapın. (harç elinize yapışıyorsa biraz daha nişasta ekleyin.)
  3. harç ile köfteler yapıp, una bulayın ve kızgın yağda kızartın.

20/10/2003

pizza

son birkaç günde uyguladığım en güzel tarif bu oldu. pizzanın hamuru için

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Malzemeler:

  • 4-4,5 bardak un,
  • 1 tatlı kaşığı toz şeker,
  • 2 çay kaşığı tuz,
  • 1 su bardağı ılık su,
  • 100 gr erimiş tereyağı,
  • 3/4 paket maya gerekiyor.

Hazırlanışı:

  1. mayayı ılık suda eritip, diğer malzemelere ekleyip hamur yapıyorsunuz. daha sonra hamuru yağlanmış borcama seriyor ve bir süre mayalandırıyorsunuz. bu arada üzerine dizmek istediğiniz malzemeleri hazırlayabilirsiniz. (domates, sucuk, biber, zeytin, mantar, v.s) hamurun üzerine sulandırılmış salça veya ketçap sürüyor ve malzemeleri diziyorsunuz. 210C fırında pişiriyor ve çıkmasına yakın üzerine kaşar peyniri rendeliyorsunuz...

08/10/2003

french toast

 

 

 

 

 

 

 

 

 

french toast, bizim yumurtalı ekmeğin süt+yumurta karışımı ile yapılanı.

  • bir yumurta
  • 1/4 bardak süt
  • tuz
  1. tuz bir kapta karıştırılıyor ve ekmekler karışımın içinde biraz bekletilip tereyağında kızartılıyor. eğer içlerinin çok yumuşak olmasını isterseniz birkaç dakika (ki bu hali annemin deyimiyle bizim damak tadımıza pek uymuyor) karışımın içinde bekletiyorsunuz.
  2. üzerine karabiber serpip servis yapıyorsunuz. ben balık şeklindeki kurabiye kalıbını kullandım ama kızarınca pek balığa benzemediler sanki...




06/10/2003

brunch'ın ardından...

dün lise arkadaşlarımın dördü ile harika saatler geçirdim. zeynep'in japonya'daki bir hastanedeki stajını, elif'in malezya maceralarını dinlemek, zerrin'in her zamanki ilginçliklerini seyretmek ve zülal'le iş+master planları yapmak çok güzeldi. cumartesi internette brunch tarifleri arayıp durduktan sonra pazar günü için yedi tarif buldum. ama yedi tanesinden sadece ikisi bbc'nin sitesinde olan tariflerdi. diğerlerini, sofra ve country homes dergilerinin eski sayılarından ve annemin tariflerinden... işte başlıyoruz... elmalı pay
zülal'in ve annemlerin en beğendiği tarif bu oldu. payın hamuru için,

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Malzemeler:

  • 1 adet yumurta,
  • 1 çay bardağından az yoğurt,
  • 125 gr margarin,
  • 1 çay bardağı sıvıyağ,
  • 5 çorba kaşığı toz şeker,
  • 1 paket kabartma tozu,
  • 3-3,5 su bardağı un gerekiyor.

iç malzemesi için,

  • 3 adet orta boy elma,
  • 3 çorba kaşığı toz şeker,
  • 1 çorba kaşığı tarçın.

Hazırlanışı:

  1. ben esas tariften farklı olarak esmer şeker kullandım. ve paydaki una biraz tam buğday unu ekledim, margarini de erittim. tam buğday ununu marketlerdeki un reyonlarında bulabilirsiniz. hamuru yapmak için, yumurtayı büyük çay bardağına kırın. kalan kısmı yoğurt ile tamamlayın. bunları bir kaba alıp unu katın. içine sıvıyağ, erimiş margarin ve toz şekeri ekleyip, karıştırın.
  2. yumuşak bir hamur hazırlayın. içi için elmaları soyup rendeleyin, tarçın ve şekerle karıştırın. (isterseniz ceviz de ekleyebilirsiniz.) hamuru iki eşit parçaya bölün. birini kelepçeli yuvarlak kek kalıbına yayın. (ben bir de harcı koymadan önce suyunu iyice süzdüm.) harcı üzerine koyun. kalan hamuru da bu malzemenin üzerine yayın. 175C fırında 30-35 dk. pişirin.
  3. piştikten sonra üzerine pudra şekeri serpin. (ben şekeri serperken farklı kurabiye kalıpları kullandım.) not: bu pastanın hamurunu sermek biraz zahmetli. sererken size hamur yetmeyecekmiş gibi gelebilir ama siz hamuru elinizle kenarkara doğru ittirerek yayın. piştikten sonra da kalıptan çıkarap tersini çevirin. böylece çok da düzgün olmayan taraf alta gelir...

kalpli yumurta
tost ekmeklerinin ortasına kalpli kurabiye kalıpları ile şekil çıkartın. bir tavada bir parça tereyağını eritin. iki tost ekmeğini yağda 1-2 dakika tutun. bir ekmeği diğerinin üzerine kapatın. ortadaki kalbin içine küçük bir parça yağ koyun ve bir yumurtayı içine kırın. birkaç dakika yumurtayı pişirin. tavanın kapağını kapatıp birkaç dakika bekletin. kalpli yumurtanız hazır. eğer miniklere yumurta yediremiyorsanız bunu ördekli, ayıcıklı kalıplar ile hazırlayarak neşeli sunumlar yapabilirsiniz.





minik kekler
kek yaparken annemin 7 yumurtalı tarifini esas alıp, birkaç küçük değişiklikle farklı şeyler sunmayı seviyorum. bu tarif de aynı şekilde ortaya çıktı. gerekenler, 5 yumurta, 5 fincan şeker, 1/2 su bardağı kuru üzüm, 1/2 su bardağı dövülmüş ceviz, 5-6 doğranmış kuru kayısı, 6 fincan un, 1 paket kabartma tozu, 1 fincan sıvıyağ, 4-5 bitter çikolata. şeker ve yumurtaları mikserle çırpın. kuru malzemeleri teker teker ekleyerek çırpmaya devam edin. yağ ve unu ekleyin. mikserle en son hızda birkaç dakika karıştırın. kek kalıplarının yarısını yağlayın. yağlanmış kalıbı yağlanmamış olanın içine oturtun. her kalıba birer yemek kaşığı karışım dökün. üzerlerine birkaç parça çikolata kırığı koyun. 175C'de 30 dakika kadar pişirin. (bıçakla keklerin içini kontrol etmeyi unutmayın.) salamli incir
bu tarifi country homes'ın eski sayılarından birinde görmüştüm. bir inciri dörde bölüp ortasına bir parça macar salamı koyuyor ve üzerlerine çörek otu serpiyorsunuz. zeynep "incirle salam yakışıyor muymuş?" diye sordu ilk görünce ama biz denedikten sonra yakıştığına karar verdik...







susamlı simit
aslında benim kullandığım simit tarifi farklıydı ama annem bu defa poğaça hamuru ile yapılan bir tarif önerdi. 3 yumurta, 1 su bardağı yoğurt, 1/2 su bardağı zeytinyağı, 1/2 paket margarin, 1 tatlı kaşığı tuz , aldığı kadar un ve 1 tatlı kaşığı kabartma tozunu karıştırıp yumuşak bir hamur elde ediyorsunuz. hamurdan ufak parçalar koparıp simit şekli veriyorsunuz. sonra sırasıyla yumurtanın beyazına ve susama batırıyorsunuz. 200C'de simitlerin üzeri kızarana kadar pişiriyorsunuz. (hamurdan çok büyük parçalar koparmamaya özen gösterin...)




mantarlı patates salatası
bir paket taze mantarı tapa yapar gibi pişirin. iki büyük boy patatesi küp küp doğrayıp mantarlara ekleyin ve patatesler pişene kadar orta hararetli ateşte, tavanın kapağı kapalı şekilde bekletin. pişince taze soğanı ekleyip birkaç kez çevirin. tuz, karabiber, kırmızı biber, zeytinyağı ekleyip sıcak servis yapın

04/10/2003

brunch alternatifleri

yarın sabah için eski okul arkadaşlarımı kahvaltıya davet ettim. onlar için ne hazırlayabilirim diye sık kullandığım yemek sitelerini taramaya başladım. sonuç: food tv'de 528, bbc'de 22, allrecipes'de 200 kahvaltılık tarif. seçim yapmakta epey zorlanacağım galiba...

27/09/2003

bruschetta

Bruschetta.jpg

 

 

 

 

 

 

 

 

 

bruschetta; italyanların brunchlarda veya pikniklerde sundukları bir aperatif. uzun pazar kahvaltıları için ideal gözüküyor... tarifin pek çok versiyonu var ama bizim mutfağımıza en yakın görüneni peynirli ve domatesli olan. bruschetta için gerekenler;

Bruschetta

  • 5 domates; soyulmuş, yarım daire şeklinde kesilmiş,
  • 5-6 diş sarımsak; ufak ufak doğranmış,
  • bir ufak kalıp peynir (beyaz veya mozzarella),
  • zeytinyağı,
  • tuz,
  • karabiber,
  • nane yaprağı.

[tarifde sirke de var ama ben sevmediğim için kullanmayı düşünmüyorum.]

  1. domateslere tuz ve karabiber serpin. ekmekleri kızartın. kızaran ekmeklerin üzerine sarımsak serpin ve bir dilim peynir koyun, biraz tuz dökün.
  2. en üste iki dilim domates yerleştirin. zeytinyağı (+ dilerseniz birkaç damla sirke) dökün. nane yaprağı ile süsleyin. (foto:fine cooking)

22/09/2003

Haftasonu= 9 tarif + 1 yanık + ispanya

geçtiğimiz iki gün boyunca, 2 saatlik dışarı çıkmayı ve kardeşimin defterlerini kaplamayı saymazsak sürekli mutfaktaydım. yaklaşık sekiz saatlik mutfak maratonu sonucu ortaya dokuz yemek çıktı. cumartesi günü annem ve babam geç gelecekleri için onlara birşeyler hazırlamaya başladım. sabah internetten mürdüm eriği ile ilgili bir tarif bulmuştum ama defterimi (ve makinamı) işyerinde unutunca ben de gary rhodes'in yaptığı erik pudingi tarifini denedim. tariften farklı olarak ben hamurum üzerine bademler serpip pişirdim ve soğuduktan sonra da hindistan cevizi döktüm. artık eriğin pişmişini tazesinden daha çok seviyorum. ikinci olarak annemin peynirli poğaçalarından yaptım.

poğaça için

Malzemeler:

  • 3 yumurta (ikisinin sarısını ayırıp sonra üzerlerine süreceksiniz)
  • 1 çay bardağı sıvıyağ,
  • 1 su bardağı yoğurt,
  • 1 paket yumuşak margarin,
  • 1/2 paket kabartma tozu
  • un

Hazırlanışı:

  1. (bu terimi ben de sevmiyorum ama yumuşak bir hamur olana kadar un eklemeniz gerekiyor ve her seferinde ölçü değişebiliyor).
  2. bu arada peynir ve maydanoz ile iç hazırlıyorsunuz.
  3. hamurdan ufak parçalar koparıp yuvarlıyor ve içine hazırladığınız karışımdan bir tatlı kaşığı koyuyorsunuz. hamurun bir ucunu diğerinin üzerine yapıştırıp poğaça şekli veriyor ve yağlanmış tepsiye diziyorsunuz.
  4. tüm hamur bittikten sonra üzerlerine yumurta sarısı sürüp çörek otu döküyorsunuz. 200 C'de üzerleri kızarana kadar pişiriyorsunuz. cumartesi akşamının son yiyeceği salata oldu.
  5. evdeki dereotu, nane gibi yeşellikler ile, salatalık (turşu & taze), sivri biber ve konserve mısırı karıştırıyorsunuz. limon+ zeytinyağı döküyorsunuz. 

çikolatalı kekpazar sabahı için gene üç tarif vardı. bu sefer mutfakta zen kitabından kahvaltılık pirinç , kala-afiyet kitabından lalanga ve annemin kek tarifini biraz değiştirip çikolatalı kek yaptım. (annem halasının lalanga'dan yaptığını ama onun bişi dediğini anlattı. gerçi kitapta pişi denilen biraz farklı hazırlanan bir tarif daha var belki halanın tarif de o'dur.) bişi annemin yaptığı şelameyi andırıyordu.

 

 

 

 

bişi için

Malzemeler:

  • 1 yumurta,
  • 2 bardak un,
  • 1 çay kaşığı karbonat ve bir tutam tuz

Hazırlanışı:

  1. boza kıvamına gelene kadar su ekliyorsunuz.
  2. sonra bu karışım kaşıkla kızgın yağa akıtarak kızartıyorsunuz. hamurların içinin pişmesi için arada çatalla delmek gerekiyor ama biz de bu 1 yanığa yol açtı, bu yüzden dikkatli olmak gerekiyor. çkolatalı kek için önce 2 kaşık tereyağını benmari usulü eritiyor ardından 9-10 madlen çikolatayı yağa ekleyip biraz yumuşamalarını sağlıyorsunuz.
  3. sonra 5 yumurta, 4 fincan şeker, 5 fincan un, erimiş yağ + çikolatalar ile 1 pğaket kabartma tozunu karıştırıyosunuz. yağlanmış kalıba dökmeden önce 2 madleni ufak ufak kırıp karışıma ekliyor ve son kez karıştıyorsunuz. 175C'de yaklaşık 45 dk. pişiriyorsunuz. soğuduktan sonra üzerine pudra şekeri serpebilirsiniz. 

tapa; resim: fine cookingakşamki tarifler sabahkilere oranla daha çok beğenildi. bu defa annemin yabancı mutfak yasağını delip ispanyol yemekleri hazırladım. fine cooking dergisinin 46. sayısındaki "A Casual Menu from Northeast Spain" başlıklı yazıdaki üç tarifi denedim. ilki tapa denilen ve sotelenmiş mantarla yapılan bir garnitür.

 

 

 

 

 

 

tapa için

Malzemeler:

  • 4 yemek kaşığı zeytinyağı,
  • 1 paket kültür mantarı (4'e bölünmüş),
  • 1/4 su bardağı doğranmış maydanoz,
  • 2 yemek kaşığı doğranmış sarımsak (yoksa bunlara kıyılmış mı denir?)
  • 1 veya 2 çay kaşığı tuz 

Hazırlanışı

 

  1. önce mantarları 1o dk. soğuk suda bekletip suyunu süzüyorsunuz.
  2. kapaklı bir teflon tavayı ısıtıp mantarları ekliyor ve kapağı kapatıp yaklaşık 20 dk. (tencere mantar suyu ile doluyor) kısık ateşte pişiriyorsunuz. sonra kapağını açıp ısıyı yükseltiyor ve mantarların suların çekmelerini sağlıyorsunuz.
  3. sularını çekince 1 yemek kaşığı zeytinyağı, maydanoz ve sarımsağı ekleyip 3-4 dakika pişiriyorsunuz. servis tabağına alıp kalan 3 yemek kaşığı yağı döküp sıcak servis yapıyorsunuz.
  4. sırada fırında limonlu otlu tavuk var.
  5. 1 baş sarımsağı havanda dövüyorsunuz. bir tutam tuz + 2 yemek kaşığı zeytin yağı ekleyip tekrar iyice dövüp bu karışımı yıkanmış 4 tavuk budun üzerine ve derisinin altına sürüyorsunuz.
  6. butları 2 saat buzdolabında bekletmenizi söylüyor ama ben 45 dk. beklettim.fırını 220C'ye ısıtıp her bir tavuk için 4 büyük limon dilimi veya her biri için 4'er orta boy dilim koyuyorsunuz.
  7. dilimierin üzerine taze otları (adaçayı, biberiye,kekik diyor tarifte ama ben evdeki nane, maydanoz ve dereotunu kullandım) yerleştiriyorsunuz.
  8. en üste de birer butu koyup tuz ve karabiber serpiyor, fırında yaklaşık bir saat pişiriyorsunuz. 

fırında otlu tavuk, resim:finecooking

 

 

 

 

 

 

 




escalivada, resim:fine cookinghaftasonunun son tarifi kızarmış ekmekli escalivada.

 

 

 

 

 

 

 

 

escalivada için

Malzemeler:

  • 2 patlıcan,
  • 2 kırmızı biber,
  • 2-3 yemek kaşığı zeytinyağı
  • 1 baş doğranmış sarımsak

Hazırlanışı:

  1. biber ve patlıcanları közleyip, kabuklarını soyuyor ve ince ince doğruyorsunuz.
  2. sonra sarımsak ve zeytinyağı ile karıştırıp, kızartlıp üzerlerine bir domates halkası konmuş ekmelerin üzerine yerleştirerek servis yapıyorsunuz.
  3. escalivada'yı yapmaya son anda karar vermiştim ama bizimkiler çok beğendiler... not: ispanya yemeklerinin resimleri fine cooking dergisine ait...




15/09/2003

salata zamanı!

haftasonunun iki salatası; biri kahvaltı için yapılan patates salatası, diğeri akşam annemler için hazırladığım meyve salatası. patates salatası için 9-10 patatesi haşlıyor, dereotu, havuç, taze soğan, doğranmış siyah zeytin ile karıştırıyorsunuz. üzerine; limon, tuz, zeytinyağı, varsa sumak, yoksa kırmızıbiber. meyve salatasının tüm olayı görüntüsü. 1 şeftali, 1 armut, 2 mürdüm eriği ve 1 incir. şeftali dilimlerini köşelere yerleştiriyor, aralarına sırayla erik ve armut diziyorsunuz. en ortaya inciri koyup etrafına kalan şeftalileri serpiyorsunuz...

12/09/2003

peynirli maydanozlu ekmekler

bugünün son tarifi bu. sabah kahvaltı için eskiden ablamın yaptığı peynirli maydanozlu ekmeklerden yaptım. yapılışı çok basit. dilediğiniz kadar peyniri ve maydanozu bir kasede karıştırıp, bir yumurtanın akını ekliyorsunuz. daha sonra bu karışımı üzerine zeytinyağı sürdüğünüz ekmeklerin üzerine yerleştiriyor, 250C fırında peynirler iyice eriyene kadar pişiriyorsunuz. harika oluyor!

not: kaç gündür makinamı iş yerinde unuttuğum için, fotoğraf çekemiyorum. hepsini hafta sonu çekip, pazartesi günü siteye yerleştireceğim...

08/09/2003

minik pizzalar ve kahvaltı salatası

haftasonu kahvaltılar için iki farklı şey yaptım, biri ev pizzası, ikincisi kahvaltı salatası. ikisinin de yapımı çok basit, minik pizzalar için evde pizzanıza koyabileceğiniz ne varsa karıştırıyorsunuz;

  • dilimlenmiş zeytin,
  • doğranmış domates,
  • sivri biber,
  • kaşar peyniri rendesi
  • baharatlar.
  • ekmek
  1. Hepsini karıştırıp sonra bu karışımı üzerini zeytinyağı ile yağladığınız ekmeklerin üzerine sürüyor ve 180C fırında 5-10 dk. pişiriyorsunuz. pizzanız hazır! 
  2. ikinci tarif bir salata, aslında önce yumurtalı ekmek tarifi için kaşar peyniri rendelemiştim ama tarifte yazılı galete ununu evde bulamayınca bende kaşar peynirleri böyle değerlendirmeye karar verdim. rendelenmiş peyniri bir kaseye alıyorsunuz. içine bir salatalık ve bir domates doğruyorsunuz. üzerine tuz, zeytin yağı, kırmızı biber ve kekik serpiyorsunuz. nefis!

03/09/2003

baharatlı yoğurt

 

 

 

 

 

 

 

 

 

dün baharatlı yoğurt yaptım. çok basit bir tarifi var; 

Malzemeler

  • yoğurt
  • kırmızı biber
  • nane
  • biberiye
  • zeytinyağı

Hazırlanışı

  1. 1 gün önceden dilediğiniz kadar yoğurdu içerisine kağıt havlu serdiğiniz delikli tel süzgece yerleştiriyorsunuz. süzgecin altına genişce bir kap koyuyrsunuz, böylece yoğurdun tüm suyu gidecek, size de süzme yoğurt kalacak.
  2.  ertesi gün yoğurtta tatlı kaşığı ile parçalar alıp kapaklı bir kavanoza kat kat yerleştiriyorsunuz. her katın arasına dilediğiniz baharat karışımını döküyorsunuz. (ben, kırmızı biber, nane ve biberiye karışımı yaptım.) tüm katlar tamamlanınca üzerlerini geçecek kadar zeytinyağı döküyorsunuz. bir gece beklettikten sonra baharatlı yoğurdunuz hazır.