Anneannemin Mevlidi


Aradan onca yıl geçmiş anneanneciğim gideli, ben hala onu hatırlayınca ağlamaya başlıyorum. Bu yüzden annemin onun mevlidi için hazırladığı sofrayla ilgili çok bir şey yazamayacağım. Onunla ilgili beni artık tek mutlu eden o göremedi diye çok üzülüyor olsam da her gün kızıma seslenirken onun ismini de anıyor oluşum. Mekanın cennet olsun canım anneanneciğim...
Annemin arkadaşlarının da getirdikleriyle beraber iyice kalabalıklaşan sofrasından birkaç kare:

Mevlit şekerlerini bir arkadaşının kızı yapıp göndermiş...




8 Mayıs 2008 menüler | Permalink | yorumlar (60)
Hafta Sonu

Hani "şeytan'ın bacağını kırmak" diye bir tabir vardır ya, işte bu hafta sonu ben de aynen şeytanın bacağını kırıp uzun zamandır istediğim bir olayı gerçekleştirdim. Uzun zamandır görüşemediğimiz ablamla ikimizin ortak arkadaşları ve anneleri + annem ve ablam bize geldiler. Annem sağolsun catering hizmetlerinin çoğunu sağladı, ben ve ablam minik bir ekleme yaptık, sofrayı kurdum, ardaşlarımızın hoş sohbetleri de eklenince gün tam hayalimdeki gibi geçti. Anneme dediğim gibi "hazırlıklara yardım ettikleri sürece herkesi bizim evde ağırlamaya hazırım ben!"
Menümüz:
- Yaprak sarma
- Kısır
- Kekikli ve peynirli çörek

- Kreatif bağlama poğaçalar
- Cevizli ev ekmeÄŸi
- Ablamın patates salatası

- benim puding eşliğinde ikram ettiğim kuru meyveli ve damla çikolatalı kekim
Diğer tarifler sitede var, bu yüzden ben keki yazayım:
malzemeler:
- 5 türk kahvesi fincanı (tkf) toz şeker
- 5 yumurta
- 1,5 tkf zeytinyağı
- 5 tkf un
- 1 paket kabartma tozu
- 1 kase dilediğiniz kuru meyvelerin karışımı (ben üzüm, incir, kayısı ve cevizi doğradım)
- 1 tkf damla çikolata
- Hepsini sırayla karıştırıp yağlanmış kalıba dökün, 175C'de pişirin, çikolata sosu veya pudingle servis yapın.
Bir de pazar gününün beni en mutlu eden materyalini paylaşayım, Kırmızı Minder'de yayınlayınca koşarak gidip bir şeker küreği almama vesile olan olay:

Diğer bir deyişle bir kavanozu insanı ne kadar mutlu ederin canlı kanıtı...
5 Mayıs 2008 kekler, menüler | Permalink | yorumlar (46)
1!

Ayşe İkbal anne babasına yaşattığı hayatlarının en güzel bir yılını törenlerle kutladı son 2 günde. Annesi kendi kendine verdiği sözden dolayı kol börekleri, vişneli mekikler ve minik mayalı poğaçalar eşliğinde daha çok da dekorasyonla uğraşarak geçirdi gününü.

Ayşe İkbal'in büyükbaba, dede, teyze, amca ve şekerparesi için yapılan pastası.

Annesinin misafirler için hazırladığı şeker köşesi.

Son olarak da Ayşe İkbal'in ertesi gün arkadaşlarıyla beraber kutladığı pastası.
Minik kızım, en iyi arkadaşım, inşallah daha nice yıllar hep böyle mutlulukla, bize tattırdığın tarifsiz duygularla karşılarız yeni yaşlarını...
31 Mart 2008 ayse ikbal, menüler | Permalink | yorumlar (161)
Yolculuk Sofrası

Sitenin okuyucuları gerek ailemizi gerekse masaları artık çok iyi bildiğinden bu hafta kimlerle nerede toplandığımızı söylemeyeceğim. Sadece sofranın bu kadar donanmış olmasının sebebi üniversite değişim programıyla İspanya'ya giden ve bir haftalığına İstanbul'a gelen teyzemin oğluydu.
Sofrayı annem yine çok özenli hazırlamıştı ama herkesin ısrarla fotoğraflamamı istediği şey:
Teyzemin yapıp getirdiği gül tatlısıydı. (Biz gül tatlısının değişik versiyonları konusunda bir türlü karar veremeyince forumdaki linki vermeye karar verdim...)
27 Şubat 2008 menüler | Permalink | yorumlar (51)
Ispanaklı Kiş
Yıllarca kiş tarifi denemekten uzak duran ben geçen cumartesi sabah kahvaltısına gelecek arkadaşlarım için annemin önerisiyle nihayet kiş yaptım. Hatta minik tart kalıplarımda çok da şirin oldular ama kar İstanbul yollarını özellikle de bizim semti kapatınca onlara ikram etmek kısmet olmadı.
Tarif Defteri'nde Aslı Dost'un verdiği tarifi kullandım. Teşekkürler Aslı!
Ispanaklı Kiş
Hamur Malzemeleri:
- 100gr soÄŸuk margarin
- 2 su bardağı un
- 1 yumurta
- 2 yemek kaşığı yoğurt (kıtır bir hamur elde etmek isterseniz yoğurt yerine buzlu su)
- Margarini unla mıncıklayarak unufak hale getirin.
- Yumurta ve yoğurt ilavesiyle yağlanmış 21cmlik kalıbınıza (veya minik kalıplara) yayıp pişirin. (benim tamamen pişirdiklerim sonradan ıspanak ilavesiyle tekrar pişirince biraz kuru oldular bu yüzden ön pişirmeyi çok uzun tutmamakta yarar var.)
İç Malzeme
- 1 orta boy soÄŸan
- mantar, arzuya göre
- 1 kg ıspanak
- tuz karabiber
- beyaz peynir
- 2 yemek kaşığı sıvıyağ
- 2 yemek kaşığı un, silme
- 2 su bardağı süt
- Soğanı mantarla kavurup mantar suyunu çekene kadar pişirin, yıkayıp doğradığınız ıspanakları ekleyin. Ispanak suyunu çekene kadar pişirip tuz, karabiber ve peynir ekleyin.
- Unu sıvıyağ ile kokusu çıkana kadar kavurun. Sütü ekleyip muhallebi gibi pişirerek beşamel sos elde edin.
- Kiş hamurunun üzerine önce ıspanağı sonra beşamel sosu yayıp sos kızarana kadar pişirin.

Benim kişlerle beraber yaptığım havuçlu kekleri de akşamki buluşmamız için ablama götürdüm. Ablamın yaprak sarma, ıspanaklı börek, tel şehriye salatası ve muhallebili tatlı yaptığı sofrası için annem kestaneli pilav, kayınvalidem iki renkli kurabiyeler, teyzem de peynirli poğaçalar getirmişti...
21 Şubat 2008 hamur işleri, menüler | Permalink | yorumlar (58)
Kolay Su Böreği ve Teyzemin Sofrası

Cumartesi toplantılarımız bu defa teyzemdeydi. Annem poğaça, ablam da kunta kinte yapacaklarını söylediklerinde ben de börek yapmaya karar verdim. Aslında teyzem yeminler verip bir şey yapmamamı söylemişti ama ben "kayınvalidem için yapıyorum!" diyerek kendisini ikna etmeyi başardım. Tarife geçmeden önce yine menüdekileri sayayım:

Teyzemin harika sofrasındakiler:
- zeytinyağlı yaprak sarma
- mercimek köftesi
- kereviz salatası
- kol böreği
- benim kolay su böreğim
- annemin yaptığı poğaçalar
- ablamın yaptığı kunta kinte
- feyza'nın kupları
- kabak tatlısı
Annemlerin ve Feyza'nın tariflerini almadan önce hazır bekleyen su böreği tarifi:
Kolay Su Böreği
Sofra Dergisi Eylül 2006 sayısından.
Malzemeler:
- 6 adet yufka
- 4 yumurta
- 2 su bardağı süt
- 1 su bardağı sıvıyağ
- 2 su bardağı su
içi:
- 300gr beyaz peynir
- 1 demet maydanoz, doğranmış
Hazırlanması:
- Yumurta, süt, sıvıyağ ve suyu derin bir kapta iyice karıştırın. Yağladığınız büyük boy fırın tepsisine bir yufkayı serin. Taşan kenarları koparın.
- Başka bir yufkayı rulo halinde sarıp 7-8cm'lik parçalar halinde kopararak hazırladığınız sütlü karışıma batırın ve yanyana tepsiye dizin. Diğer bir yufka ile daha aynı işlemi tekrar edin. İç malzemesini yayın. Diğer 2 yufkayı yine parça parça kopararak sütlü karışıma batırıp iç malzemesinin üzerine dizin.
- Kalan son yufkayı da en üste kapatarak artan sütlü karışımı böreğin üzerine dökün. Önceden ısıtılmış 190C fırında üzeri kızarana dek pişirin. Sıcak servis yapın.
notlar: tarifte tepsiye serilen ilk yufkanın kenarlarını koparınca ne yapacağımız söylenmiyordu, ben onları da tepsiye dizdim ancak fazla gelir diye 5. yufkayı biraz küçülterek kullandım. En üst katın kenarlarını böreğin altına kıvırdım. Pişerken kenarlarda biriken sütlerden dibi tutacak diye korktum ama kolay çıktılar. Bir de altının iyice pişmesi söyleniyordu ben üzeri kızarınca üstüne folyo kapatıp bir süre daha pişirmeye devam ettim...
13 Şubat 2008 hamur işleri, menüler | Permalink | yorumlar (50)
Çikolatalı Rulo Pasta ve Cuma Menüsü

Dün akşam eşimin çocukluk arkadaşları ve ailesi, kayınvalidemler ile birlikte bize geldiler. Ben önceki akşam anneme hiçbirşeyi yetiştiremeyeceğim diye ağlarken hem onun moral desteği hem de kayınvalidemin yardımlarıyla ortaya elle tutulur birşeyler çıkabildi. Üstteki ailenin favori tatlılarından olan çikolatalı rulosu.
Aslında tekrar arnavut böreği yapma sözü vermişti ama rulonun bahsi geçince bize her ikisini de yaptı. (tepsinin üstten görüntüsünü bir önceki yazıya ekledim.)
Ben de Ayşe İkbal'in izin verdiği sürelerde

minik un kurabiyeleri

istek üzerine Nuran teyze'nin poğaçaları ile

yoğurtlu patates salatası yaptım. (haşlanmış patatese dereotu, maydanoz, taze soğan, tuz, limon suyu ekleyip üzerine 2 kaşık mayonezle karıştırılmış yoğurt yaydım.)
Kayınvalidemin tarifiyle çikolatalı rulosu şöyle:
Çikolatalı Rulo pasta:
Pandispanyası:
- 4 yumurta
- 1 su bardağı şeker
- 1,5 su bardağı un
- 1 paket vanilya
- 1 paket kabartma tozu
Muhallebisi:
- Dilediğiniz bir pasta kreması veya 1 paket hazır puding, 500ml süt
Üzerine:
- Dövülmüş ceviz
Hazırlanması:
- Yumurta ile şekeri çırpın. Kalan mazlemeleri ekleyip karıştırın. Fırın tepsinize yağlı kağıt serin. Hamuru kağıdın üzerine yayıp 180C fırında pişirin.
- Piştikten sonra yağlı kağıdı kekten sıyırın. Hazırladığınız pudingin yarısını kekin üzerine döşeyin. Cevizin yarısını üzerine serpin. (birazını dışı için ayırın)
- Keki rulo yaparak sarın. Kalan pudingi üzerine dökün. Cevizle süsleyin. Buzdolabında soğutup servis yapın.
9 Şubat 2008 kayınvalidemin tarifleri, menüler, pastalar | Permalink | yorumlar (56)
Üç Renkli Tatlı ve Hafta Sonu Sofrası

Hafta sonumuz akrabalar, misafirlikler eşliğinde dolu dolu geçti. Önce cumartesi günü kayınvalidemlerde annemler, ablamlar ve teyzemlerle buluştuk, ertesi sabah da bu defa bizim evde annemlerle, babamın Nemide halasını (hani sitede kızılcık reçeli tarifi olan) ve gelinlerini ağırladık. Kayınvalidemin menüsü için sütlü tatlıyı ve mercimek köftesini yapma görevini ben almıştım. Tatlıya geçmeden önce o sofrayı göstereyim.

Kendisi misafirleri için peynirli ve kıymalı harika arnavut börekleri açmış, kayısı dolmaları ve şekerpareler yapmıştı. Bir de benim çok sevdiğim patates salatası ile kaya kurabiyeler vardı sofrada.
peynirli üçgen kesilmiş arnavut böreği

benim 4 sene aradan sonra yaptığım mercimek köfteleri..
Köftelerle beraber bir de sütlü tatlıyı aldığım için son dakika yapmamı gerektirmeyecek ve tadından emin olacağım birşeyler yapmak istedim. Tarif olarak teyzemin vişneli tatlısını esas aldım ama evdeki malzemelere göre bazı taraflarını değiştirip daha yüksek bir tatlı elde etmek için bir kat daha ekledim. Benim yaptığım şekli ile tarif şöyle:
Üç renkli tatlı:
Malzemeler:
- 1 paket kakaolu toz puding (varsa çikolatalı ve vişne parçalı)
- 2 paket vanilyalı toz puding
- 3 su bardağı vişne suyu
- 1 litre süt
- 2 paket (yaklaşık 40 adet) pötibör bisküvi
- üzerine hindistan cevizi, antep fıstığı
Hazırlanması:
- Kakaolu pudingi yarım litre süt ile pişirin. Dikdörtgen borcamı sudan geçirin. Pudingi borcama yayın.
- Tencerenizi sudan geçirip 1 paket vanilyalı pudingi vişne suyu ile pişirin. Pötibör bisküvileri borcamdaki kakaolu pudingin üzerine dizin. Bisküvilerin üzerine de vişneli pudingi yayın.
- Aynı tencerede bu defa kalan vanilyalı pudingi yarım litre süt ile pişirin. Tekrar bisküvi dizip pudingi yayın. (Bendeki bisküviler ikinci kata yetmeyeceğinden kalan bisküvileri ezip toz haline getirdim ve vişneli pudingin üzerine serpiştirdim.)
- Dilediğiniz gibi süsleyerek servis yapın.
4 Şubat 2008 menüler, sütlü tatlılar, tatlılar | Permalink | yorumlar (81)
Son Dakika Menüsü

Perşembe akşamı evden epey uzakta iken ertesi akşam misafirlerimizin geleceğini öğrendim. Eve varış saatimiz de gecikince tüm hazırlıkları yapmak ertesi güne kaldı. Sabah bebek bir saat daha fazla uyumaya karar verince önce kabak tatlısı ile börekleri pişirdim. O uyanınca evi toplayıp, ayva tatlısını hazırlayıp salata için patatesleri pişirmeye başladım. Tekrar uyuyunca salatayı hazırlayıp simit ve poğaçaları yaptım. Bir şey yapamayacağım diye epey korkarak başladığımız günümüz de son dakikada hazırladığımız menümüz sayesinde içim rahat tamamlanmış oldu...
Yaptıklarımın linklerini aşağıda bulabilirsiniz:
- teyzemin eritme margarinli simitleri
- ve zeytinli poğaçalar (simit hamurunun yarısını poğaça yaptım)
- peynirli milföy böreği
- patates salatası
- kabak tatlısı
- nilo'nun tarifiyle fırında ayva tatlısı
25 Ocak 2008 menüler | Permalink | yorumlar (73)
İdeal Cuma
Zor geçen bir haftayı mutlu bitirmek için gereken malzemeler;

m&m's'li (bonibonlu) minik kekler

elmalı tatlılar
+ hoÅŸsohbet arkadaÅŸlar...
18 Ocak 2008 menüler | Permalink | yorumlar (63)
Elmalı Bonbon Kurabiye

Geçen hafta annemin arkadaşlarıyla Emine teyzeye gittiğimizde misafirlerden birisi uzun bir aradan sonra ilk defa ona gittiğimiz için sofrayı özlem sofrası olarak tanımlamıştı. Zaten Emine teyzenin onca zahmetinin de bahanesi bu olmuştu. Böylece menünün adı da özlem sofrası kaldı. Önce özlem sofrasındakiler sonra da bir tanesinin tarifi:

yaz böreği & benim de birkaç yıl önce bir dergide yayınladığım sana böreği

tavuklu, mayonezli salata & taratorlu salata
elmalı bonbon kurabiye & limonlu kareler

Elmalı Bonbon Kurabiye'nin tarifi ile başlayalım ilk önce. Tarif Emine Beder'e ait.
Malzemeler:
- 2 yumurta
- 250gr margarin
- 2 yemek kaşığı yoğurt
- yarım su bardağı şeker
- 5 su bardağı un
- 1 paket kabartma tozu
- 2 paket vanilya
- hindistan cevizi
- içi için:
- 6 iri boy elma
- yarım su bardağı şeker
- 1 tatlı kaşığı tarçın
- 50gr ceviz veya fındık içi
- dışı için:
- 2 su bardağı şeker
- 1,5 su bardağı su
- 1 tatlı kaşığı limon suyu
- hindistan cevizi
Hazırlanması:
- Bir kabın içine eritip ılıttığınız margarini, yoğurdu, yumurtaları ve şekeri alıp çırpma teliyle karıştırın. İçine elenmiş unu, kabartma tozunu, vanilyayı ekleyip özlü bir hamur yoğurun. Hamuru 10 dak. dinlendirin.
- Bu arada elmaları soyup rendeleyerek şeker ilavesiyle elmalar suyunu bırakıp çekene dek pişirin. Sonra tarçın ve ceviz içini ekleyip karıştırın. Hamurdan ceviz büyüklüğünde (Emine teyze cevizden küçük olmalarını tavsiye ediyor) parçalar koparıp yuvarlayın. İşaret parmağınızla hamurun iç kısmını oyarak mümkün olduğunca inceltin. Hamurların boşluklarına soğuyan elmalı içi doldurup hamurun ağız kısmını büzerek kapatın. Yuvarlak şekildeki hamurları yağlanmış fırın kabına dizin ve ısıtılmış 190C fırında kurabiyelerin altı ve üstü pembeleşene kadar pişirin.
- Bu arada dışı için şekeri ve suyu 5 dakika kaynatın. Limon suyunu ekleyip 1 dakika daha kaynatmaya devam edin ve sonra şerbeti iyice soğutun. Kurabiyeleri fırından alır almaz soğuk şerbetin içine bırakın. 5-10 dakika daha altüst ederek kurabiyelerin şerbeti emmesini sağlayın. Daha sonra kurabiyeleri şerbetten çıkararak hindistancevizi içinde yuvarlayarak servis tabağına alın.
5 Kasım 2007 menüler, tatlılar | Permalink | yorumlar (146)
Diş Buğdayı Menüsü
Geçen günlerin en önemli faaliyeti küçük hanımın diş buğdayı idi. Hazır iki dişimiz çıkmışken babaannemiz ve Meryem teyzemiz Ayşe İkbal için bir diş buğdayı merasimi düzenlediler. O kadar güzel hazırlanmışlarki gerçekten olay merasime dönüştü. Önce hazırlanan sofrada yemekler yenildi, bebeğe hediyeler verildi, buğdaydaki altını bulanın bebeğe kıyafet almasına karar verildi. En son olarak da önüne bir tepsi koyup, üzerinde meslekleri temsil eden araçlardan birini seçmesi beklenildi. (bu aşamada biz Ayşe İkbal'in üniversite sınav sonucunu bekliyormuş gibi heyecanlandık) Küçük hanım minik elleriyle önce Kitab'a sonra da kaleme uzanıp (daha doğrusu kalemi yemeye çalışıp) annesinin izinden gideceğini gösterince de rahat bir nefes alındı. İşte bu vesile ile hazırlanan sofradan görüntüler, tarifler yine cumaertesinde.
Bu vesileyle bunca emekleri için hem kayınvalideme hem de Meryem ablaya bir kez daha teşekkür ediyorum...

sol: kaynatılan buğdaya eklenecek ceviz, çikolata, toz şeker. sağ: peçete süslemeleri

sol:narlı diş buğdayı sağ: fındıklı kurabiyeler
sol: ıspanaklı börek, sağ: mercimek köftesi + çekilemeyen elmalı tatlı ve kol börekleri
31 Ekim 2007 ayse ikbal, menüler | Permalink | yorumlar (90)
Umut Menüsü

Annemin, etrafına toplanan insanlar ve oluşan muhabbet ve dostluk ortamı ile televizyon ekranlarından yansıyanlar karşısında girdiğimiz ruh halinden bir parça kurtulmamızı sağlayan sofrası. Halen daha yemekten bahsetmeyi çok istemediğim için şimdilik sadece fotoğraflar var. Tariflerin bir kısmı bu haftaki cumaertesi ekinde. Teyzemin incirli tatlısı ve tabbule sitede mevcut, diğer tarifler de inşallah haftaya...

karnabahar salatası

patlıcan manca

patates salatası

üçgen börek

cevizli çörek

tabbule

armut tatlısı

incir tatlısı ve kabak tatlısı
25 Ekim 2007 menüler | Permalink | yorumlar (62)
İki İftar, Dört Dikiş

Geçen hafta, iftar vakti acile gidip alnıma dikiş attırmamla başlayan talihsiz olaylar dizisi ile geçince siteyi yenilemem de vakit aldı. Bu yüzden hemen yazılmayı bekleyen sofralara geçiyorum. Geçen haftadan kalan tarifler de yarınki misafirlerden sonra artık. Haftanın başında henüz her şey güzel devam ediyorken eşimin arkadaşı ve eşi bize iftara gelmişlerdi. Onlar için hazırladığım menüdekiler:



- zeytinyağlı bamya
- karışık tatlı tabağı
Annemin bizim için hazırladığı iftarın menüsündekiler:

- kesme çorba


- portakallı irmik tatlısı (bu ayki leziz dergisinden)
- kabak tatlısı
2 Ekim 2007 menüler | Permalink | yorumlar (132)
2007'nin İkinci İftar Daveti

Bu hafta sonu misafirlerimiz annemler, kayınvalidemler, teyzemler ve ablamlar idi. Misafirlerimizin gelmek için tek şartı vardı; menüye yardım etmek. Ben de bu şartı seve seve kabul edince ortaya çok kolay hazırlanmış 14 kişilik 2 sofra çıktı. Üstteki mutfaktaki ikinci sofra, ev sahibi olarak koşmaktan birinci sofrayı çekmeye zaman kalmadı.
Menüdekiler:

- tartlara doldurulmuş yoğurtlu kabak & havuç salatası
- zeytinyağlı kereviz
- zeytinyağlı fasulye
- yeÅŸil salata
- teyzemin getirdiği kıymalı üçgen börek

- ablamın getirdiği hasanpaşa köfte
- patlıcanlı sandal sefası
- bademli pilav

- annemin getirdiği kalburabastı

- kayınvalidemin getirdiği gökkuşağı tatlısı
24 Eylül 2007 menüler | Permalink | yorumlar (75)
2007'nin İlk İftar Daveti
iki ön not: cumaertesi yazisi burada, (bu hafta evin diğer aşçısına ait olan lavaşlı omlet, annemin tavuk suyu çorbası, patlıcan kebabı, anneannemin kızartması ve kalburabastı var tariflerde... ) bir de yemek etkinlikleri yenilendi, bakmak isterseniz o da burada....
Cumartesi günü ilk iftar davetimizi verip, Ayşe İkbal'in Çerkezköy'deki büyük babaannesini, büyük amcasının ve büyük halasının ailelerini evimizde ağırlama imkanı bulduk. Geçen sene ramazanda küçük hanım annesinde kimseyi çağıracak enerji bırakmadığından iftar daveti vermek çok içimizde kalmıştı. İnşallah bu seneyi dolu dolu geçirip bu özlemimizi dindireceğiz.
İlk iftar yemeği için hazırladığım menüdekiler:
Ezogelin çorbası
Közlenmiş Patlıcan Salatası
Zeytinyağlı Barbunya
Cevizli Kereviz Salatası
Zeytinyağlı Biber Dolması
Fırında Kuzu But
Arpa Åžehriyeli Pilav
YeÅŸil Salata
Sakızlı Güllaç
Yoğurt Tatlısı
17 Eylül 2007 menüler | Permalink | yorumlar (84)
Ablamın Kahvaltı Sofrası

Yaz günlerini son damlasına kadar içimize çekmeye çalışıyoruz bu aralar. Geçen hafta gazeteye yazdığım gibi babaannelerimizin yazlığında kaldık Ayşe İkbal ile. Kendisi belki evin güzelliğini fark edemedi ama annesinin ne kadar mutlu olduğunu fark etmiştir herhalde. Dün akşam evimize döndük, bu sabah da haftalar öncesinden belirlediğimiz 2 günlük minik yolculuğumuza çıkıyoruz. Öncesinde geçen cumartesi ablamın hazırladığı kahvaltı sofrasından birkaç kare var. Üstteki meyve tabağı ile yapalım açılışı.

iki renkli kurabiyeler ve

pizza içli karnıyarık böreği önümüzdeki cumaertesi'nin tarifleri

közlenmiş biber+ peynirli milföyler ile
elmalı ve vişneli pay ise leziz dergisi mart 2007 'de verdiği eklerden. Onları da gelince ablamdan alıp yazacağım. Şimdilik hoşçakalın!
30 Ağustos 2007 menüler | Permalink | yorumlar (64)
Şekerpare'nin Sofrası

ön not: Ablamın muzlu ve böğürtlenli pastasının tarifi geçen haftaki cumaertesi ekinde...
Teyzem, bir buluşmamızda şekerpare yapınca yeğenim Meryem tarafından kendisine bu isim verilmişti. Yine bir akşam eniştem bizim için çiğ köfte yapıp Meryem'in dili epeyce yanınca tarihi "kocası acı yapıyor, kendisi tatlı!" sözünü söylemişti. Biz de o günden beri Meryem'e teyzemden bahsederken şekerpare diyoruz. Geçen hafta da ablamın izinde olmasını fırsat bilip önce şekerparelere sonra da annem, Ayşe İkbal, Meryem, ablam ve ben annemlerin yazlığına gittik. Yazlıkta ilk iki gün Ayşe İkbal'in uyku düzenini kuramayınca işler zordu ama sonraki günler bahçedeki salıncakta uyuyarak geçirdi saatlerini. Maalesef yazlıktan fotoğraf yok ama şekerparenin sofrasından kareler var. Teyzemin bizim son anda haber vermemize rağmen yaptıkları:

peynirli üçgen börek

cevizli çörek

karışık kızartma

cacık

Elif'in yaptığı kakaolu kek
4 Temmuz 2007 menüler | Permalink | yorumlar (80)
Pazar Kahvaltısı

ön not: Bu haftanın gazete yazısı burada...
Aslında geçen haftasonu yaptığım limonlu ve otlu tavuk tarifini bu hafta içinde yazmaya niyetlenmiştim ama çarşamba günü ani bir kararla hasta olan babaannemi ziyaret etmek için ailece Kayseri'ye gittik. Kızım babaannemin yanına giremedi ama annesinin amcaları, halası ve yeğenleriyle tanışmış oldu. Yazmak için bugün zaman bulunca önce bugünkü kahvaltı sofrasını paylaşmaya karar verdim. Ablamları epeydir kahvaltıya almak istiyorduk, nihayet bu sabah dileğimizi gerçekleştirebildik. Meryem kardeşi Ayşe İkbal'e kendi çizdiği bir sürü resmi hediye etti. Ben de gelince mutlu olsun diye onun sandalyesine kendisi için aldığım hediyeyi gizlemiştim. Bu sayede onu epeyce oyalamayı başardık, gidene kadar da "Hatice! beni çok sevdiğin için aldın bunu değil mi?" diye sordu...
Kahvaltı soframızdan paylaşacağım çok fazla tarif yok ama sizlere fikir vermesi için sunum şekillerimi paylaşıyorum:

peynir tabağındaki farklı peynirler

kuru meyva/yemiş tabağı

çilekli salata

hediye yumurta aksesuarlarım
ve

ablamın getirdiği harika pasta
24 Haziran 2007 menüler | Permalink | yorumlar (114)
Davet Sofrası Hazırlama

Haftasonu iki günde toplam 20 misafirimizi yemeğe aldık. Yukarıdaki fotoğraf da dün hazırladığım sofraya ait.
Önce menü:
çorba (1. gün mantar, ikinci gün nohutlu yoğurt çorbası)

fırın poşetinde limonlu ve otlu tavuk
arpa ÅŸehriyeli pilav
Ayşe İkbal'in büyük babaannesinin (babaannesinin annesinin) yaptığı harika içli köfteler (birinci gün bunun yerine annemin yaptığı fırında kuzu but vardı)

zeytinyağlı barbunya
zeytinyağlı bamya

arpacık soğanlı zeytinyağlı enginar

yoğurtlu semizotu salatası

yeÅŸil salata
annemin yaptığı paçanga börekleri
sakızlı muhallebi (birinci gün yalancı tavuk göğsü)
meyva
İki önemli grup için bebekle beraber hazırlanmak zor olacağı için hazırlıklara birkaç gün önceden başladım.
perşembe: annemle meüye ve marketten alınacaklara karar verdim (ideali market alışverişini o gün yapmak), soğanları ve havuçları soyup poşetleyip dolaba kaldırdım. barbunyayı temizledim.
cuma: barbunya, enginar, bamya ve tatlıyı pişirdim. zeytinyağlıları sitedeki ölçülerle pişirdim, iki gruba da yeterli geldi.
cumartesi: sabahtan masanın örtüsünü serdim. çorba ve pilavı pişirdim. öğlen sofrayı hazırladım. 5'te annemin gönderdiği börekleri pişirip salataları hazırladım. 6'da tavuğu doldurup pişirdim. yemekten yarım saat önce de yine annemin gönderdiği eti ısıttım.
pazar: diğer misafirlerimiz öğlen yemeğine gelecekleri için sabah erkenden yeni bir salata, çorba, pilav ve tatlı yapıp sofrayı kurdum. (bu arada Ayşe İkbal Allah'tan uyudu.) Öğlene doğru da yeniden tavukları doldurup fırına verdim. Akşama çaya gelen misafirimize de börek, köfte,tatlı ve meyva ikram edince bu haftasonu "misafir bereketiyle gelir" sözünü bizzat yaşamış oldum.
dipnot: masanın fotoğrafı eşime ait...
18 Haziran 2007 menüler | Permalink | yorumlar (101)
Bahçeye Çıkma Zamanı

Ön not: Bu haftanın gazete yazısı burada
Her geçen gün büyüyen, annesini gün geçtikçe daha çok şaşırtan, en sevdiği şey kendisini tutanlarla karşılıklı dakikalarca "agu!" demek olan Ayşe İkbal hanımın edindiği yeni huylardan biri de gündüzleri artık eskisine nazaran daha az uyumak. O uyurken yetiştirmem gerekenleri düşünüp koşturmaktan ya da hazır uyuyorken sessizce oturabilme lüksünü kullanmaktan siteye daha az yazar oldum. Bakalım başarabilirsek bundan sonra onun molalarında yazmaya çalışacağım.
Küçük hanım gündüzleri evde uyumayı sevmiyor ama eğer bahçede ise saatlerce uyanmadan durabiliyor. Biz de pazar günlerimizi daha çok annemlerin veya diğer akrabalarımızın bahçelerinde geçiriyoruz. İşte onun uyurken kaçırdığı bahçe sofralarından biri de yukarıdaki mangal sofrası. Bu sofradan bir iki ufak detay da bunlar:

Yengemin yoğurtlu semizotu salatası üzerinde sunduğu köfteler

Kabak dolmaları

Rulo piÅŸmaniyeler

ve mangalın pişmesini herkesten daha çok arzu edenler...
11 Haziran 2007 ayse ikbal, menüler | Permalink | yorumlar (77)
İki Sofra

Siteye yazmak için en ideal zaman Ayşe İkbal'in uyku saatleri. Bu haftanın yazılmayı bekleyen iki sofrasını da bu vesileyle paylaşıyorum. İlk sofra annemin, ikincisi ise ablamın arkadaşları için hazırladıkları sofralar.
İlk sofradakiler:

ıspanaklı ve peynirli börek

kabaklı domates salatası

yoğurtlu patates salatası

şeftalili tavuk göğsü

çilekli kedidili bisküvili pasta
Ablamın sofrasındakiler:

semizotu salatası
patlıcan ve havuç sote
biber dolması

pileli börek

acılı ezmeli kanapeler

Beyza'nın annesinin getirdiği tiramisu

ve çilek soslu tavuk göğsü
31 Mayıs 2007 menüler | Permalink | yorumlar (103)
Zülal'in Sofrası

Ön not: cumaertesi'nin yazısına buradan ulaşabilirsiniz...
Cumartesi günü Amerika'daki lise arkadaşımız Beyza'nın İstanbul'da olmasını fırsat bilip bir diğer arkadaşımız da, Zülal'de buluştuk. Ablanızla aynı okula gitmiş olmanın avantajlarından biri de sanırım arkadaş çevrenizin aynı olması. Aynı dönemde okuyan Beyza'nın ablası, benim ablam ve Zülal'in ablası da buluşmamıza katılınca çok güzel saatler geçirdik.
İşte Zülal'in, annesinin, ablasının ve kardeşlerinin bizler için hazırladığı sofradakiler:

nevşehir mantısı
hellim peynirli salata
yaprak sarma
kuru dolma

börek
palyaço külahları
cevizli baklava
Tüm zahmetleri ve zor bir dönemde bizleri ağırladıkları için Zülal'e ve ailesine tekrar teşekkür ederim...
21 Mayıs 2007 menüler | Permalink | yorumlar (56)
Bebek Mevlidi

Annem bugün kırk günlük olan kızımız için dün bir mevlit düzenledi. Rahmetli anneannemin vefat yıldönümü de aynı zamana denk geldiği için her ikisini de aynı günde anmış olduk. Sabah bebeğin ağlamaları eşliğinde kek pişirebildim diye seviniyordum ama annem kendini kaptırıp o kadar çok hazırlık yapmış ki benim kek hepsinin arasında kayboldu. Annemin sofrasındakiler:

Kıymalı Su Böreği

Elmalı Puf Kurabiye



Ablamın yaptığı Nuran teyze'nin poğaçaları

Kabak Salatası, Yeşil Mercimek Salatası, Közlenmiş Patlıcan & Biber Salatası, Yeşil Salata

Benim Çikolatalı Kekim

10 Mayıs 2007 menüler | Permalink | yorumlar (87)
Cumaertesi'nin Tarifleri ve Çay Menüsü

Öncelikle yeniden başladığım gazete yazılarının bu haftaki tarifleri olan fındıklı kurabiyelere ve çilekli kuplara buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.
Geçtiğimiz haftanın en önemli etkinlikleri Ayşe İkbal'in ilk ay kontrolü ve kendisini görmeye gelen misafir grubumuz için hazırlanmamızdı. Doktoru bebeğin gelişimi ve araba koltuğu kullandığımız için bizi tebrik edince kendimi okuldaki en zor sınavdan en yüksek puanı almış gibi hissettim. Kendimizi birşeyleri yanlış yaptığımıza inandırmamızın ve sokakta bebeğinizi görenlerin uyarılarının aksine yabancı birinden "doğru yapıyorsunuz" sözünü duyma ihtiyacı hissediyormuşsunuz.
Bunu takip eden günlerde gelecek olan değerli misafirlerimiz için güle oynaya hazırlık planları yapmaya başladım.
Ama koca bir günde sadece karamelli ve çikolatalı kupları hazırlayınca akşama annemi rehin almaya karar verdim. Annem bebeği görmeye gelince ev anahtarını v telefonları saklayıp benimle kalmaya mecbur bıraktım.

O bebeÄŸe bakarken ben de annane kurabiyelerini ve simitleri piÅŸirdim.

Kayınvalidem de gayet lezzetli bir börek yapıp getirince hazırlıklarım tamam oldu. Misafirlerimin de samimiyeti ve içtenliği sayesinde korktuğumun aksine gayet güzel bir akşam geçirme fırsatı yakalamış oldum. Sırada önümüzdeki hafta bizi bekleyen bebek mevlidi var...
5 Mayıs 2007 menüler | Permalink | yorumlar (79)
Mutfağa Yeniden Alışma Menüsü
Ayşe İkbal'den sonraki günlerin belki de en güzel aktivitelerinden biri küçük hanıma gelen yorumları okumaktı. Bu süreci güzelleştiren herkese tüm ailem adına teşekkürlerimi sunuyorum. Onun sayesinde ben de daha önceden yazmayan pek çok okurla tanışma fırsatı buldum.
Doğrusu son bir aydır hem mutfağa hem de bu yeni hayatıma alışmaya çalışıp durdum. Kimi zaman bebekle karşılıklı ağlasak da sanırım ikimizin de hayatı bir düzene girmeye başladı. Geçen haftaya kadar yemek yapmak çok anlamsız geliyordu, neyseki geçen cumartesi gelen misafirlerim de bu önyargımı yıkmama yardımcı oldu. Cuma günü hazır annemde iken bebeğin uyuduğu her boşlukta birşeyler pişirerek ufak tefek hazırlıklar yaptım. İlk yaptığım yukarıdaki fotoğraftaki teyzemin tarifinden yaptığım ve nasıl olduysa siteye önceden eklemediğim fındıklı kurabiyeler. Diğerleri:



Ve çilekli kuplar...
30 Nisan 2007 menüler | Permalink | yorumlar (164)
Aslı'nın Sofrası

Dün üniversite arkadaşım Aslı'ya giderken biraz tedirgindim doğruyu söylemek gerekirse. Hem Aslı'nın evine ilk kez gideceğim hem de gelecek misafirlerle ilk kez karşılaşacağım için "kesin edecek tek bir söz bulamam" diyordum. Allah'tan gelenlerle farklı zamanlarda da olsa aynı lisenin sıralarını paylaştığımız hem de onlar artık ara verseler de bir zamanlar bloglarını her gün okuyor olduğum için ortak pek çok nokta bulup kendilerini sanki çok uzun zamandır tanıyormuş gibi hissettim. Aslı'nın sayesinde harika bir sofranın çevresinde Elif, Şule, Handan, Efnan, Ayşegül, Esra ve Zekiye ile çok güzel saatler geçirdim. Her şey için çok teşekkürler Aslı!
Biz her ne kadar kendisini ikna edememiş olsak da Aslı'nın gayet güzel sofrasındakiler:

patatesli börek
cevizli ve naneli karnabahar salatası
yaprak sarma
karışık salata

balkabaklı gözleme

kremalı milföy dilimleri
8 Mart 2007 menüler | Permalink | yorumlar (86)
YeÅŸil Sofra

Bu ara devamlı sofra fotoğrafı ekleyince herkesi devamlı gördüğümü, hep bir arada olduğumuzu düşünmem gerek aslında ama bana nedense daha birkaç gün önce gördüğüm ablamları bile uzun zamandır görmüyormuşum gibi geliyor. Belki de geçtiğimiz haftalarda devamlı görüşüp bu haftayı sakin geçirince böyle hissediyorumdur. Üstteki fotoğraf da yine onlardan biri. Annemin teyzemler, ablam ve bizim için hazırladığı yeşil sofrası.
Sofradakiler:
patates salatası

lahana sarması

patatesli ve kıymalı börek

teyzemin bilmeden de olsa masa ile uyumlu olarak paketlediÄŸi gubateler
bir de bunlara ek olarak yumurtalı ıspanak kavurması ve muzlu pasta
1 Şubat 2007 menüler | Permalink | yorumlar (145)
Öğlen Çayı ve Aşure

En son 2 ay önce evde misafir ağırlayınca kendi kendime "ben sofra hazırlamayı özledim!" demeye başlamıştım. Allah'tan ablam son kalan izin gününü bize gelerek geçirmeye karar verince dün annem, kayınvalidem, teyzem, ablam, kuzenim Feyza ve yeğenim Meryem bize geldiler. Çarşamba günü aşureleri yaptım, perşembe günü ikramları hazırladım, teyzem ve annem de birer salata getirince cuma gününe düzgün bir sofra kurmayı başardım.
Dün için yaptıklarım:

portakallı ve fındıklı halkalar


bulgurlu etli dolma

teyzemin getirdiği yeşil mercimek salatası

annemin getirdiği kısır


ve önümüzdeki pazartesinin aşure günü olması dolayısıyla yapıp gazeteye de yazdığım ilk aşurem (linkteki tarifle yaklaşık 30 kase aşure çıkıyor, ben yarım ölçü pişirip birazını da çorba yaptım.)
Doğrusu ilk başta yaptıklarım az gibi gözükmüştü ama Allah'tan günün sonunda herkesi elinde birer tabakla yollayacak kadar bereketli bir sofra oldu...
27 Ocak 2007 menüler | Permalink | yorumlar (53)
Nedime'nin Sofrası

Lisedeki sınıfımın uzaklarda yaşayan üyelerinden biri İstanbul'a gelince, biz de onun vesilesiyle görüşebiliyoruz. Bu defa da Arzu'nun sayesinde Nedime'de buluştuk. Nedime'ciğim 2 küçük çocuğuna ve onca işine rağmen bize harika bir sofra hazırlamış. Yemekten sonra da hepimize dağıtmak üzere tüllerle kaplı bir sepete hediye paketleri dizmiş. Bizi bir araya getirdiğin ve her zamanki iyiliğinin üzerimize sinmesini sağladığın için çok teşekkürler Nedime...
Cumartesi gününün menüsü:

- hazır yufka mantısı, yoğurtlu ve biber soslu
- peynirli börek
- patates salatası
- tavuk salatası

- fındıklı kurabiye

- cevizli kek

- zeytinli çörek
- kakaolu toplar
- mozaik pasta
22 Ocak 2007 menüler | Permalink | yorumlar (69)
Çarşamba Menüsü

Bu aralar kendimi annemin zeytinyağlı tariflerini yeniden keşfetmeye ve ekmek yapmaya verdim. Aslında çok basit tariflerin minik detayları olduğunu fark edip yine de bildiğim gibi yapacağım diye ısrar ediyorum. Tabii sonradan anneme söylediğimde yaptığım eklemeler ona garip geliyor. Bu keşifler çok da siteye yazılacak türden şeyler değiller belki, o yüzden annemin yeni misafirleri olduğunda yol ne kadar uzun, hava ne kadar sisli de olsa gidip onun sofralarını fotoğraflıyorum. Yukarıdaki fotoğraf da annemin dün gelen arkadaşları için hazırladığı öğlen menüsünden.
Sofradakiler:

mayalı poğaça
patatesli üçgen börek

piyaz


Emine teyzenin getirdiği ayçekirdekli ekmek
annemin kayseri'deki kaşık-la'dan aldığı gül tatlısı
muzlu ve hindistan cevizli pasta
11 Ocak 2007 menüler | Permalink | yorumlar (91)
2007'nin İlk Menüsü

Eğer "bir yıla nasıl başlarsanız öyle devam eder" sözü gerçekten doğru ise bizi inşallah mutlu sofralarla dolu, bol muhabbetli ve fotoğraflı bir yıl bekliyor demektir. Fotoğraflar annemin bayram sofrasından, tarifleri olmayanları ise birkaç güne ekleyeceğim...
4 Ocak 2007 menüler | Permalink | yorumlar (84)
Emine Teyzenin Sofrası

Haftanın ilk iki günü yapmam gereken işleri tamamlayacağım, yollayacağım yazının fotoğraflarını hazırlayacağım diye uğraşıp kendimi sıktıktan sonra dün sürpriz bir ödül olarak annemle arkadaşlarının toplantısına gittim. En az 20 senedir tanıştığımız, çocuklarıyla bir arada büyüdüğümüz bu grubun içinde olmak beni çok rahatlatıyor, onların sohbetlerini dinlemekten büyük keyif alıyorum. 15-16 yaşlarında iken büyüklerin oturduğu "anne masası"na ilişip onları dinlemek için can atıyordum, şimdi Allah'tan beni bu masaya alıyorlar. Emine teyze de annemin en eski arkadaşlarından. Ne zaman ona gitsek masa hep fotoğraftaki gibi kalabalık oluyor. Herkes ona çok ikram hazırladığı için sitem etse de onun böyle eli bol oluşu, gelenlere hizmet etmekteki geniş gönüllüğü benim çok hoşuma gidiyor. Dün bir de benim geleceğimi öğrenince siteye ekleyebilmem için yeni tarifler denemiş. Tüm yaptıklarınız ve bıkmadan bana hepsinin tarifini yazdırdığınız için çok teşekkür ediyorum Emine teyze & Betül!
Emine teyzenin menüsü:

- zeytinli ve cevizli ekmek
- soyalı tavuk
- Şehnaz teyzenin tarifiyle krepli börek
- pancar salatası
- Fatma teyzenin getirdiği kısır
- fırında kaşarlı ıspanak

- yumurtalı çiğ köfte
- Berrin teyzenin getirdiği sütlü incir tatlısı
- cevizli kurabiye
- çikolata soslu muzlu pasta
7 Aralık 2006 menüler | Permalink | yorumlar (105)
Kasım'ın Son Daveti
ön not: başta annem ve yengelerim olmak üzere tüm öğretmenlerin günü kutlu olsun!
Bugün 2 senedir görüşemediğim arkadaşlarım bize davetliydiler. Bu defa hem hazırlıklara bir gün öncesinden başlamamdan hem de gelen arkadaşlarımdan ötürü stres olmadan bir sofra hazırlamayı başardım. Sayelerinde çok güzel bir gün geçirdiğim Tesnim'e, Hanzade'ye, Saadet'e ve Ayşe hn.'a bir kez de buradan teşekkür ediyorum. (Tesnim'in akıllı minik oğluna da teşekkür etmeliyim aslında, hiçbir çaba harcamadan beni bu kadar gülümsetebildiği için...)
Arkadaşlarım için hazırladığım menüdekiler:

Banu'nun tarifiyle kaymaklı poğaça

annemin cevizli çörekleri

Ladido'nun tarifiyle yoğurtlu ve tahinli közlenmiş patlıcan salatası

Vildan'ın tarifiyle patates salatası

Nagis'in tarifiyle düş bahçesi salatası

Erin'in tarifiyle muzlu minik kekler

krem peynirli kurabiyeler
24 Kasım 2006 menüler | Permalink | yorumlar (70)
Arkadaşlarımla Öğlen Daveti

Son birkaç gündür tüm işlerimi bitirmeden yeni yazı yazmama kararı aldığım için bilgisayardan uzak durmaya çalıştım. Ama baktım işler bitmiyor, sayfa da eskiyor bugün bekleyen yazılardan birini eklemye karar verdim. Geçen hafta sonuna iki davet sıkıştırmayı başardım. İlki cuma günü gelen lise arkadaşlarım için, ikincisi de pazar günü gelen teyzemler için hazırladığım sofralar oldu. Lise arkadaşlarımla uzun zamandır görüşemiyorduk, Allah'tan bizim sınıfın Amerika'daki çoğunluğundan olan Beyza bir süreliğine Türkiye'ye geldi de biz de buluşabilmek için planlar yapabildik. Beyza'nın annesi, benim annem, kayınvalidem ve miniklerle beraber kocaman bir grup olup akşama kadar hiç bitmesini istemediğim saatler geçirdik. Cuma sabahı hazırlıklara başlayıp 2 gibi bitirmeyi başardım. Son anda hazırlık yapma alışkanlığım bende epey stres yapıyor ama bu aralar bundan bir türlü vazgeçemiyorum.
Menümüz:

- Beyza'nın getirdiği karnabahar salatası

- annemin getirdiği ıspanaklı ve peynirli börekler

- yine annemin yaptığı Alman pastaları
15 Kasım 2006 menüler | Permalink | yorumlar (94)
3 Kasım Sofrası

Geçenlerde Meryem ablama "Anne, Hatice'ye misafirliğe gidelim!" deyince ablam da bir gün bana gelmeye karar vermiş. Anneme ve teyzemlere de haber verip yeğenimin fikri sayesinde aylar sonra bizde toplanabildik. Dün kendimi evi toplamaya verip mutfağa sadece e-postalarıma bakmak için girdim. "Nasılsa herkes birşeyler yapıp getirecek, telaş etmeme gerek yok" desem de sabah mutfağa girince minik bir panik havası yaşadım. Allah'tan birkaç saatlik uğraş sonunda 1 börek, 1 kurabiye, 1 pasta ve 3 salata hazırlayıp misafirlerimi karşıladım. Herkesin getirdikleri ile de içime sinen bir sofra hazırlamayı başardık.
3 Kasım Menüsü:

- Vildan'ın tarifiyle Patlıcanlı Kıymalı Börek (evdeki konserve közleniş patlıcanı görünce son anda bu böreği de yapayım dedim, iyiki demişim çünkü bu börek çok sevildi. )
- cevizli cimcime (tarifi yazalı 3 sene olmuş ama ben ancak deneyebildim)


- lahana salatası
- turşulu mantar salatası

- annemin galeta unlu poğaçaları

- annemin kıymalı böreği

- teyzemin cevizli tatlısı

- ablamın çikolatalı keki

- yine son dakikalarda uydurduğum çilekli ve fındıklı pastam
3 Kasım 2006 menüler | Permalink | yorumlar (82)
Annemin Daveti

Dün İstanbul'u sel götürürken ben koca bir su yığınının ortasında "ben buradan geçebilir miyim, geçemez miyim?" diye düşünüyordum. Birkaç saniyelik tedirginlikten sonra benden tam bekleneceği gibi "başkaları geçiyorsa herhalde geçerim" deyip yoluma devam ettim. Aslında öyle bir günde dışarıya adım atmamak en mantıklı hareketti ama annemin arkadaşlarını ağırlayacağı sofranın fotoğraflarını çekme düşüncesi selden üstün geldi. 50km'lik yolu zar zor aşıp anneme ulaşınca görmeyi özlediğim bir sürü teyzeyle, (annemi 2 gün görmezsem özleyen biri haline geldiğimi söylememe gerek yok zaten) ve tam nefis yemeklerle karşılaştım.
Annemin menüsü:




- Emine teyze'nin getirdiÄŸi zeytinli ekmek
- ve kayısılı muhallebi

Akşamın geri kalanını yukarıdaki gibi geçireceğim için erken kalkmak zorunda kalmam biraz kötü olsa da yukarıdaki manzarayı kimselerin olmadığı bir günde görebilmek çok güzeldi. (benim "hava sisli, flash kullanmayı sevmiyorum, fotoğrafı çekince komik gözüküyoruz!" vb. eleştirilerim yardımcı fotoğrafçı tarafından ciddiye alınmadığı için kameramı alıp yukarıdaki fotoğrafı çekti...)
2 Kasım 2006 menüler | Permalink | yorumlar (73)
Bayramın Ardından...
Bir bayram daha geçti. Arefe gününü kayınvalidemle beraber baklava ve börek yaparak geçirdik. Böylece benim de "baklava yapmadan mı geçireceğim bu bayramı?" telaşlarım son buldu. Bayram sabahı önce kayınvalidemlere sonra da ablamlar ve teyzemlerle beraber annemlere gittik. 3 gün boyunca akraba ziyaretleri ile dolu, Tekirdağ- İstanbul- Ankara hattında yorucu ama çok güzel günler geçirdik.
Benim için bayramın en unutulmaz anısı büyükbabamı ziyaret için Ankara'ya giden ablamlara son anda katılmamız ve büyükbabamın ablamları beklerken bizi de görünce mutluluk ile şaşkınlık arasında kalışıydı. Ablamlarla anneanneciğimin mezarını ziyaret edip dönüş yolunda da amcama uğrayarak 6 saatlik hızlı bir Ankara turu yaparak geri döndük. Gittiğimiz her evin sofrasında birbirinden güzel bayram yemekleri, evde özenerek yapılmış baklavalar, tatlılar vardı. (diğer evlerdeki baklavaları da gördükten sonra benim de yapımına katkıda bulunduğum bir baklava olduğu için daha çok sevinmeye başladım sanırım...)
Annemin sofrasının fotoğraflarını çektiğim için onun bayram menüsünü paylaşıyorum:
- tavuk suyu çorba
- etli yaprak ve lahana dolması
- tas kebabı
- bademli pilav
- gubate
- zeytinyağlı fasulye
- imambayıldı
- ıspanaklı gül böreği
- yeÅŸil salata
- baklava (Emine hanım'ın tarifi ile büzgülü baklava ve anneannemin tarifiyle bohça baklava)
26 Ekim 2006 menüler | Permalink | yorumlar (57)
2006'nın son iftarları

Geçen hafta sonu annemlerle önce kayınvalideme (ben anne dediğim için bu kelimeye pek alışık değilim aslında) ertesi gün de teyzeme misafir olup bu senenin birlikte son iftarlarını yaptık. Bu sene Portakal Ağacı'nda, iki farklı ülkeden -bugünden sonra katılacaklarımızı saymazsak- altı iftar sofrasını paylaştım. İnşallah seneye de yine aynı sofralarda aynı gülen yüzlerle -hatta daha fazlasıyla- iftar yapmak mümkün olur. Hem annemin hem de teyzemin özenle hazırladıkları menülere geçmeden önce hepinizin Ramazan Bayramını şimdiden kutluyor, muhtaç olanları unutmadığınız, unutamayacağınız güzellikte bir bayram geçirmenizi diliyorum...
Annemin menüsü:
- tavuk suyu çorba
- etli yaprak dolması

zeytinyağlı kereviz
- salata
- peynirli börek
- et sote
- küp patates kızartması
- pilav
- ÅŸekerpare

elma tatlısı
Teyzemin menüsü:
- mercimek çorbası
- zeytinyağlı yaprak sarma
- lahana dolması
tavuk sote
- patatates püresi
- pilav
- çiğ köfte
- kereviz dolması
- salata
- güllaç
20 Ekim 2006 menüler | Permalink | yorumlar (81)
Nuran Teyze'nin Sofrası
Geçen haftaki yolculuğumuz süresince birbirinden güzel anılar eklendi hafızalarımıza. Bu anıların benim açımdan en önemlilerinden biri bu site sayesinde tanışma şansına sahip olduğum güzel dostlarımdan Nuran teyzelerin evine yaptığımız ziyaretti. Doğrusu bundan birkaç yıl önce sanal bir ortamın bu kadar güzel arkadaşlıklar kurabileceğini söyleselerdi muhtemelen sesimi çıkarmaz ama içimden "böyle bir şey asla olamaz." derdim. Şimdi ise dünyanın her ucundan sofralarına davet eden okuyucular olduğunu gördükçe -hala çok şaşırsam da- çok mutlu oluyorum.
İnternetin zararlı olduğunu söyleyenlerle karşılaştıkça aklıma bu insanlar geliyor hemen. İşte yolculuğumuzun hemen ikinci akşamı bu sayede tanıştığımız Nuran teyzelere misafir olduk. Hem onlar hem de diğer misafirleri -ve benim okuyucularım!- Leyla Hanım, Gönül Hanım ve Safiye Hanım bizim minik grubumuz için harika bir sofra hazırlamışlardı. Hepsine hem sofralarını bize açtıkları hem de yolculuğumuz sırasında çok güzel bir akşam geçirmemizi sağladıkları için teşekkür ediyorum.
Nuran teyzenin menüsü:
Fotoğrafların büyük halini görmek için üzerlerine tıklayabilirsiniz.
- zeytinyağlı biber dolma
- zeytinyağlı enginar
- etli yaprak sarma
- Leyla Hanım'ın büryani pilavı
- Gönül Hanım'ın mantusu
- semizotlu patates salatası
- sebzeli karışık salata
- cacık
- peynirli pide
- kuru börek
- poğaça
- gül tatlısı
- dilber gözü
- kayısılı karamelli muhallebi
- Safiye Hanım'ın sarayesi
- altınkek pastası
- arap kahvesi eÅŸliÄŸinde bonbonlar
17 Ekim 2006 menüler | Permalink | yorumlar (89)
Hafta Sonundan İki İftar Sofrası
Geçen hafta her gün farklı bir iftar sofrası hazırlayacağım diye uğraştıktan sonra cumartesi ablama, pazar günü de eşimin ailesiyle anneme iftar davetine gitmek benim için çok keyifliydi. Bir de unutulmaması gereken, ileride okuduğumda beni gülümsetecek olan annemlere sürpriz iftar ziyaretimiz vardı geçen hafta içinde. Bazı olaylardan dolayı yelkenlerim bir parça inik olunca anneme haber vermeden yemeğe gittik. Doğrusu ben annemi gayet iyi tanıdığım, misafirini iyi ağırlayamazsa ("biz misafir değiliz!" sözleri bir işe yaramıyor bu durumlarda) nasıl üzüldüğünü bildiğim için haber vermeyi önerdim ama fikrim pek kabul görmedi. Hatta yolda anneme halini hatrını sorarken söylememeyi başarmam şaşkınlığa yol açtı. İşin en komik yanı da annemin "akşam için ne pişirdin?" sorusuna bir önceki günün menüsünü saymamdı. Sonuçta akşamın sonunda hepimiz gerekli enerjiyi toplamış, hafta sonuna daha da mutlu girmeyi başarmıştık. Ablam ve annem de sonraki günlerde epeyce yorulup fotoğraflanmak için ideal yemekler hazırlamışlardı yine.
Annemin menüsü:
- Ezogelin çorbası

mantının pişmeden önceki hali

- Arpacık soğanlı, nohutlu kuzu kebap
- Bademli pilav
- Zeytinyağlı yaprak sarma
- Köfteli patlıcan
- Kırmızı biber salatası
- YeÅŸil salata
- Semizotu salatası
- Su böreği
- Katmer tatlısı
- Güllaç
Ablamın menüsü:
- YeÅŸil Salata
- ViÅŸne kompostosu
- Kafesli pilav
- Kaşarlı biftek
2 Ekim 2006 menüler | Permalink | yorumlar (75)
2006'nın ilk iftarı
Geçen hafta erkek kardeşimle telefonda konuşurken "abla ben hafta sonu İstanbul'a geliyorum, pazar günü iftar için mutlaka bize gelin, tamam mı?" dedi. Annem de bu daveti onaylayınca dün akşam ilk iftar için ablamlarla beraber anneme gittik. Ben de giderken bizim ailece sevdiğimiz yoğurt tatlısından yapıp götürdüm.
Annemin menüsü:
- lebeniye çorbası
- kıymalı börek
- zeytinyağlı kereviz
- zeytinyağlı fasulye
- karışık kızartma
- salata
- fırında kuzu tandır
- bademli pilav
- güllaç
- yoğurt tatlısı
25 Eylül 2006 menüler | Permalink | yorumlar (99)
Ankara YemeÄŸi
Kardeşim Ankara yollarına düşmeden önce annem ablamları ve bizi çağırıp bir akşam yemeği verdi. Benim gibi anne evinde iken farklı tarif deneme hevesine kapılıp yuvadan ayrılınca anne yemeği yapma hastalığına tutulan biri için bu akşam yemeğinin zamanlaması harikaydı.
Önceden "anne sodalı börek veya kıymalı börek yapma, başka birşeyler yap! Yok elmalı turta olmaz çok klasik o!" diyen ben bugünlerde bu 3 tarifi yapıp duruyorum. Ortaokulda yatılı bir okula gitmek için ısrar ettiğim günlerde anneme "yaşasın, artık aynı yemekleri yemeyeceğim" demiştim, o zamanki gayet acı ve şimdiki o kadar da acı olmayan tecrübelerimden anlıyorum ki en güzel yemek anne eli değmiş olanıymış...
Annemin menüsü:

- nohutlu mantı çorbası
- etli biber dolma
- fırında sebzeli kuzu
- pirinç pilavı
- zeytinyağlı bamya
- yoğurtlu semizotu salatası
- gavurdağı salatası
- kadayıf
25 Ağustos 2006 menüler | Permalink | yorumlar (67)
Arkadaşlarla Çay Daveti
Portakal Ağacı hanesinde son 15 gün arkadaşlar, yemekler ve sohbetlerle dolu günler geçti. Ardından kendimizi yollarda bulunca siteyi güncellemek de epey gecikti. Bugün Ege'nin bir ilçesinde internete kavuşunca bir de yeniden yazma isteği nihayet gelince bu sofralardan birini paylaşmaya karar verdim. Geçen cumartesi üniversite arkadaşlarım bana geldiler. Hafif şeyler istediklerini özellikle belirttikleri için salata ağırlıklı bir menü oluşturmaya çalıştım.
Menümüz:
- hazır yufkadan kol böreği
- misket köfte
- dürüm
- peynirli akdeniz salatası
- melda'nın patlıcanlı roka salatası
- mantar kurabiye
- meyva salatası
- sertaç'ın muzlu pastası
9 Ağustos 2006 menüler | Permalink | yorumlar (57)
Vildan'ın Sofrası
Geçen hafta sonu üniversiteden arkadaşlarımla birkaç ay önce evlenen arkadaşımız Vildan'a gittik. Vildan ve kardeşi Nurdan bizim için harika bir sofra hazırlamıştı. Maalesef benim oradan sonra gitmem gereken yerler olduğu için çok fazla kalamadım ama yaptıklarının fotoğraflarını çekme ve bir kısmının hızla tadına bakma fırsatını yakaladım. En önemlisi de bu güzel lezzetler eşliğinde aylık "arkadaş görme vitamini"mi almış oldum. Gelecek ay sıra bende, bu sofradan sonra sanırım menü planlarına şimdiden başlamam gerekecek. Tüm zahmetleriniz için çok teşekkürler Vildan & Nurdan!
Vildan'ın menüsü:
- patlıcanlı kıymalı börek
- patatesli, soğanlı ekmek
- minik pizzalar
- mercimek köftesi
- patates salatası
- fındıklı kurabiye
- kivili kuplar
- (fotoğrafını çekmeye zamanımın yetmediği) vişneli pasta
- içecekler için vişneli buz küpleri
20 Temmuz 2006 menüler | Permalink | yorumlar (32)
En uzun pazar

yaprak sarma + cevizli, zeytinli, peynirli, çörekler + limonata + pasta + dalından toplanan çilekler, kabaklar, salatalıklar + en yakınlarınız + uzayıp giden sohbetler = bitmesin istediğiniz bir pazar günü...
not: çörekler için mayalı poğaça hamurunu kullanıp sadece farklı şekillere soktum. Pasta da fotoğraflanamadan tükendi ama ikinci dilim istekleri aldığı için bir daha yapmak şart oldu...
21 Haziran 2006 kahvaltılık, menüler | Permalink | yorumlar (83)
Detaylarla Dolu Sofralar

Dün akşamki davet sofrasını fotoğraflarken yemeklerden çok masadaki minik detayları görüntülediğimi fark eden annem "bunları sadece okuyucularına fikir olsun diye yayınladığını belirt, yoksa öyle çok farklı şeyler değiller" diye tembihledi. Yemek yapmayı, mutfakta vakit geçirmeyi elbette seviyorum ama bu ufak detaylar beni her seferinde gülümsetmeyi başarıyorlar. Bu yüzden bugün tarif yazmak yerine sizlere dün akşamın detaylarını sunuyorum.


Zeytinyağlılar dışında dün akşamki menüyü görmek isterseniz (ve menüyle ilgili "çok olmuş bunlar!" eleştirisi yapmayacağınıza söz verirseniz) buraya tıklayabilirsiniz. Tatlılar ve kuzu tandır (epey bir ikna çabası neticesinde) bana, sofra tasarımı ve kalan her şey anneme ait...
not: etimek tatlısının ara kremasına bu defa forumdaki önerilerle bir portakal kabuğu rendesi ekledim, tadanlar böyle çok daha güzel olduğunu söyledi...
31 Mayıs 2006 menüler | Permalink | yorumlar (126)
Tatil Lezzetleri

3 günlük tatilin ilk iki gününü işlerle geçirince mutfağa ancak cumartesi akşamı uğrayabildim. Ertesi gün yapacağımız Yalova seyahatimiz için önce 2 sene önce yazdığım tarifle peynirli poğaça yaptım.

Hamur o zamanki gibi çok geldiği için kalanları annem yine hatık şekline getirdi. Poğaçalar pişerken bir yandan da bir gece beklemesi gereken köfte harcını hazırladım.

Ben onlarla uğraşırken annem de ertesi sabah pişirmek üzere kıymalı böreği hazırladı.

Gece yarısına doÄŸru poÄŸaçalar piÅŸip köfte de hazır olunca bir de tatlı olsun diye kurutulmuÅŸ çilekli ve kakaolu kek yaptım. Miktarları deÄŸiÅŸtireceÄŸim, içine kurutulmuÅŸ çilek koyacağım derken tarifle epey uÄ



