
Haftasonu iki günde toplam 20 misafirimizi yemeğe aldık. Yukarıdaki fotoğraf da dün hazırladığım sofraya ait.
Önce menü:
çorba (1. gün mantar, ikinci gün nohutlu yoğurt çorbası)

fırın poşetinde limonlu ve otlu tavuk
arpa şehriyeli pilav
Ayşe İkbal'in büyük babaannesinin (babaannesinin annesinin) yaptığı harika içli köfteler (birinci gün bunun yerine annemin yaptığı fırında kuzu but vardı)

zeytinyağlı barbunya
zeytinyağlı bamya

arpacık soğanlı zeytinyağlı enginar

yoğurtlu semizotu salatası

yeşil salata
annemin yaptığı paçanga börekleri
sakızlı muhallebi (birinci gün yalancı tavuk göğsü)
meyva
İki önemli grup için bebekle beraber hazırlanmak zor olacağı için hazırlıklara birkaç gün önceden başladım.
perşembe: annemle meüye ve marketten alınacaklara karar verdim (ideali market alışverişini o gün yapmak), soğanları ve havuçları soyup poşetleyip dolaba kaldırdım. barbunyayı temizledim.
cuma: barbunya, enginar, bamya ve tatlıyı pişirdim. zeytinyağlıları sitedeki ölçülerle pişirdim, iki gruba da yeterli geldi.
cumartesi: sabahtan masanın örtüsünü serdim. çorba ve pilavı pişirdim. öğlen sofrayı hazırladım. 5'te annemin gönderdiği börekleri pişirip salataları hazırladım. 6'da tavuğu doldurup pişirdim. yemekten yarım saat önce de yine annemin gönderdiği eti ısıttım.
pazar: diğer misafirlerimiz öğlen yemeğine gelecekleri için sabah erkenden yeni bir salata, çorba, pilav ve tatlı yapıp sofrayı kurdum. (bu arada Ayşe İkbal Allah'tan uyudu.) Öğlene doğru da yeniden tavukları doldurup fırına verdim. Akşama çaya gelen misafirimize de börek, köfte,tatlı ve meyva ikram edince bu haftasonu "misafir bereketiyle gelir" sözünü bizzat yaşamış oldum.
dipnot: masanın fotoğrafı eşime ait...
Recent Comments