Örgülü Tatlı ve Cevizli Tatlı
Domates Çorbası

Mutfağım(ız)

Mutfagimiz_1

Geçen haftalarda Marcela benden mutfağımı anlatmamı istemişti. Mutfağı annesiyle paylaşan kişiler sınıfına dahil biri olarak üstteki fotoğrafların benden çok annemi yansıttığına inanıyorum. Bizim mutfak annem gibi her daim tertipli ve düzenli. Doğrusu annemin bu titizliğini ilk başlarda yadırgamış olsam da ileride benim de bir evim olursa aynen böyle bir mutfağa sahip olacağıma inanıyorum. Annemin yanımda olmadığı günlerde kendimi o devamlı eleştirdiğim temizlik kurallarını uygularken buluyorum.

Beni_yansitanlar_1

Mutfakta işim olmasa bile gidip gelip bakmaktan hoşlandığım iki yer var. Birincisi evde "Hatice'nin çekmesi" adıyla anılan çekmecem, diğeri de balkonda turşuların olduğu bölüm. Çekmecemde uzak şehirlerdeki arkadaşlarımın beni düşünüp gönderdikleri eşyalar duruyor. Onlara bakınca İsveç'e, Amerika'ya, Arabistan'a, Antep'e doğru hayali yolculuklara çıkıyorum. Turşulara her baktığımda da ablamla pazardan turşuluk malzeme alışımız, benim evde turşu koyacak kavanoz arayışlarım aklıma geliyor. Sularının durulaşması için epey çaba harcadım ama nihayet istediğim gibi oldular.

Malzemeler

Bu aralar en çok yöresel malzemelere elim gidiyor. Cuma akşamı yakınlardaki Malatya Pazarı'na gidip Meryem'le beraber taşıyabileceğim ne varsa aldım. Fotoğrafın solundaki Malatya tarhanası tarafımdan ıslatılmayı bekliyordu. Cumartesi günü ıslatılıp pazar günü nohutlu çorba oldu. Sağdaki de cevizli pestil. Akşam yemeğinden sonra tatlı niyetine bir tane yiyorum.  Yufka ekmeği de çok kullandım bu hafta sonu. Onların dışında devamlı kullandıklarım sızma zeytinyağı, taze öğütülmüş karabiber, her türlü baharat ve yine bu ara sık kullandığım nar ekşisi.

Mutfak_aletleri

Aslında elektrikle çalışmayan mutfak aletlerini daha çok seviyorum. Küçük mutfak aletlerini -çırpma teli, börek makası, fırça, vb.- çok seviyorum. Allah'tan annemin de onlara karşı özel bir ilgisi var, böylece ocağımızın üzerini minik aletler süslüyor. Mutfak tezgahımızda bugüne kadar büyük mutfak aletlerinden sadece benim anneme doğum gününde aldığım Kitchen Aid mikser vardı. (mutfağına uysun diye sarı ile değiştirmek istedi ama ben karşı çıktım) Ben bugünlerde kek, kurabiye yapmadığım için pek kullanılmıyordu ama geçen hafta mikserimize iki komşu geldi. Sebamar ürünlerini test etmem için Antony Worrall Thompson (BBC'deki Ready, Steady, Cook'un aşçılarından biri)'ın elektrikli güvecini ve dondurma makinesini yollamış. Annem güveci bu hafta arkadaşlarına vereceği iftar için kullanacak, ben de dondurma makinesinde balkabaklı dondurma yapacağım. Yarın sabah makinede dondurmayı hazırlayıp iftara kadar zor dayanmayı planlıyorum. En severek kullandığım aletlerden biri soldaki fotoğrafta kenardan görünen Le Creuset tencereler. Bana eskiden köylerdeki kocaman ocakların üstündeki tencereleri hatırlatıyor. Bir diğer sevdiğim alet de iyi kesen herhangi bir bıçak. İyi kesmeyen bir bıçakla çalışmak işkenceye dönebiliyor. Soruları biraz birleştirerek cevapladım ama benim gibi az yazıp çok fotoğraf göstermeyi seven biri için ideal bir yazı oldu.

Ben bu sobeleme işlerinde genelde sona kaldığım için sobelenmeyen kaldı mı bilmiyorum. Sobelenmeyen ve bu paylaşıma katılmak isteyen herkesi sobeliyorum! Okuyuculardan da mutfaklarını anlatmak isteyenler olursa foruma bir başlık açıp paylaşabilirler.

Comments

merhaba.
tertipli ve zevkli bu mutfagi gorunce annemin mutfagini hatirladim.annemle olan anilarim gozlerimin onune geldi.ne mutlu ki sen annenin yanindasin Hatice .gurbet zor.en cok hosuma giden tursu kavanozu oldu. o renkli goruntuyu cok sevdigim icin bende karisik tursu kurdum aa tuzunu azmi koymusum nedir,azicik eridiler:)

Sevda, ben de aynen öyleyim. Ama bunun için annemin en az 50km uzakta olması gerekiyor, yakınlardaysa nasılsa ikaz edecek diye ağırdan alıyorum.

FatmaZeynep, annem muhtemelen o takıntı değil normali öyle olmalı derdi. Teşekkür ediyorum ikimiz adına.

Şenaycım, minik Doğa'yla mutfak idare etmek ne zordur. Meryem'in küçüklüğünü hatırladım. Mutfakta yere oturup dolaptaki tencereleri dışarı çıkarıyordu devamlı. Sonunda dolap kilidi almıştık. Var gücüyle çabalayıp açamayınca çok sinirlenmişti:)

Zeynep A., Allah sağlıklı uzun ömürler versin hepsine, annelerini kaybedenlere de sabırlar versin. Benim annemin anneanneme olan hasretini gördükçe bende anneyi kaybetme korkusu oluştu. Bakmayın anneme sorsanız hiç belli etmiyorum ama Allah gerçekten yokluklarını göstermesin.

İlknur, bizde de hayatın en çok geçtiği yer orası. Dilekleriniz için de teşekkürler.

Edos, satıcı "fıstıklı mı olsun cevizli mi?" diye sorunca epey bir düşünüp cevizli demiştim. Artık gelecek sefere fıstıklı alırım. Tarhanayı ben de çok sevdim, hatta kara nohut almam gerektiğini bilmediğim için sarı nohutla yaptım ama öyle bile güzeldi.

Hülya, yazdıkların beni çok mutlu etti. "Acaba yanlış şeyi mi yapıyorum?" dediğim zamanlarda gidip gelip bu yorumunu okuyacağım. Teşekkür ederim.

Çağla hanım, annem elbette daha iyi anlatacaktır ama benim annemin temizliğiyle ilgili gözlemlerimi söyleyebilirim.

Annem dolap içlerine çok önem verir. İlk önce hepsini tozlanmasın diye altı yapışkanlı kağıtla kaplar, üzerlerine örtülerini serer. Dolaplar belli aralıklarla silinir.

Her şeyin yeri bellidir. Nereden alındıysa geri oraya bırakılmalıdır. İş yaparken aradaki bekleme sürelerinde çıkan tencereleri cifler, borcamları yıkar, küçükleri makineye doldurur. Bulaşıkları yıkanır yıkanmaz yerlerine kaldırılır. Küçük mutfak aletleriyle çalışmışsa hepsini mutlaka silip yerlerine kaldırır.

Elinin altında devamlı temiz bez bulunur. Bir yandan iş yaparken diğer yandan tezgahların üzerinde ve fayanslarda oluşan kirleri temizler. İşleri bitince tüm tezgahları başatan sona siler, ocağı temizler, akşam üzeriyse çaydanlığı cifleyip kaldırır.

Her sabah kahvaltıdan sonra ve her akşam yemekten sonra mutfağı süpürüp siler. Balkonda scotch brite'ın paspaslı fırçalarından bulundurur, iş yaparken yerlere birşey döküldükçe onunla temizler. Şimdilik aklıma gelenler bunlar.

Ela, üç gün gibi bir sürede etkisini gösterdi mi Portakal Ağacı:) Ne mutlu bana. Çorbadan dolayı ellerine sağlık, minik enerji topunla sana da sevgilerimi yolluyorum.

Gülten abla, evet içi krem rengi olanlardan. Dediğiniz gibi ağırlar ama çok güzel pişiriyor. Bir de gördüyseniz bizim teyzemlere verdiğimiz iftarda benim anneme aldığım beyaz bir tencere vardı masada. O Le Creuset değil toprak, yine ağır ama o da çok güzel pişiriyor.

Nuray, teşekkür ederim. Odamın anlatılacak pek bir tarafı yok aslında. Kardeşimle odaları değiştiğimiz için pek beni yansıtamıyor bu ara.

Şennur hn, tariflerim işinize yarıyorsa benim için yeterlidir. Yabancı misafirlerinize sunabilmeniz de benim için çok büyük mutluluk.

Dear Marcela, if you would like I can send the details via e-mail. Also, one of those cookie stamps are going to Argentina:)

Emine, çok sağol. Ben de acaba o tarifteki fotoğrafı hatırayıp sorarlar mı diye düşünüyordum:) Orası yazlığın mutfağı. Benim gibi mutfak fotoğraflarına bakmayı seven biri olunca devamlı mutfak fotoğrafı çekiyorsunuz. Belki ileride (bunları unutturunca) bir başka mutfağın fotoğrafını da gösteririm.

Dilruba, amin inşallah. Bahsettiğin merdaneyi Diyarbakır'dan almıştım. İsmini bilemiyorum zaten satıcı da "ne yapacağınızı bilmiyorsanız almayın" demişti. Ama ben ısrarla alıp kendimce külünçe yaptım.

Nihan, çok teşekkür ederim. İnşallah dediğin gibiyizdir:)

Selma, öyle bir fotoğrafım var benim de. Bu mutfakta üstümde portakal ağacı önlüğüm, o dediğim turuncu tencerelerden birini karıştırıyorum. İleride fotoğraf ekleyecek olursam muhtemelen onu yayınlarım. Örtünün örneğini de sana maille göndermeye çalışacağım.

Özlemcim, aynen ben de 2 sefer daha sularını değiştirdim. Bir de kaya tuzu ve sirke miktarını arttırdım. Teyzemlerin bostanından topladıklarımızda hiç sorun olmamıştı. Sanırım zirai ilaçlardan dolayı oldu bunlar.

Zeynepcim, sağolasın. Eskiden koyu kırmızydı şimdi turuncu oldu duvarlar. Hatta spotlar eskiden de turuncuydu, şimdi tam uyumlu oldular.

Zyn₪p, bence de mutfak aletleri kırmızı olmalı:) Hele de böyle kocaman olanlar. Kırmızı olunca enerji yayıyorlarmış gibi geliyor.

Nurgül, karşılıklı mutlu oluyoruz, ne güzel. İnşallah bozulmaz bu güzellikler. (Bende birşeyleri bozma korkusu var sanırım)

Berna, annemin sofralarını görünce tahmin edebiliyor sanırım insan. Annem cidden çocukluğumuzdan beri çok emek harcıyor, gerçi kendisine sorarsanız ne kadar emek harcarsanız harcayın çocuklar annelerini üzmeye devam ediyorlar:) İnşallah onları tatlı endişelere boğacak günler bekliyordur bizleri.

Tekrar herkese yorumları için teşekkür ediyorum, hepiniz sağolun.

Sevgili Hatice,
Bu güzel sitenin ve yemeklerin böylesine düzenli tertipli ve temiz bir mutfaktan çıktığını ben zaten tahmin ediyordum hiç şaşırmadım.Fakat yine de tebrik etmekten kendimi alamıyorum şahsında anneciğinin ellerinden öpüyor ve tekrar teşekkürlerimi iletiyorum bu mutfağı görüp de hala düzensiz olacak bir internet kurdu sanıyorum olamaz mümkün değil.Senin de nasıl yetiştirildiğini zaten anlamamak imkansız.Tekrar bu şirin mutfağı bizlerle paylaştığın için teşekkürler.SEvgilerimle.

Verify your Comment

Previewing your Comment

This is only a preview. Your comment has not yet been posted.

Working...
Your comment could not be posted. Error type:
Your comment has been posted. Post another comment

The letters and numbers you entered did not match the image. Please try again.

As a final step before posting your comment, enter the letters and numbers you see in the image below. This prevents automated programs from posting comments.

Having trouble reading this image? View an alternate.

Working...

Post a comment

Your Information

(Name is required. Email address will not be displayed with the comment.)