Fincan böreği & Yeni umutlar
Cevizli Börek

29 Hediye & Limonlu Sütlaç

Limonlu_sutlac

 

İtiraf etmem gerekirse hafta başındaki yazımı yazıp "yayınla!" tuşuna basınca üzerimi bir korku bulutu kapladı. "İnsanlar buraya yemek tarifi okumaya geliyor Hatice! Kimse senin şımarık ümitlerini, hayallerini merak etmiyor! 10 yıl önceki defterinde öğretmen olmak istediğini yazıyordun. Bu akademik merakın da ondan değil mi hanımefendi, ama bak noldu geçen sene aldığın yüksek lisans sınavı kitabını açmadın bile! yemek kitabını fotoğraflaman bitti ama yazılara dokunmadın hem daha!" diyordu nefes bile almadan hızlı hızlı konuşan iç sesim.

 

Bir insanın ümitlerle ilgili bir yazı yazıp bir anda ümitsizliğe düşmesi mümkün olabilir mi? Gelecek tepkilerin korkusuyla yorum onay sayfasını açamadım bir süre. Öğlene doğru gelen yorumları okudukça iç sesimin haksız olduğunu hissetmeye başladım. Gelen tepkilerden aldığım enerjiyle kitabın yazılması gereken iki bölümünü 1 günde bitirdim! Bir türlü elimi süremediğim forum kısmıyla uğraşmaya bile başladım. 

 

Bu arada "29 hediye" isimli bir kitaba rastladım. Kitabın ana fikri 29 günde vereceğiniz 29 hediye ile (para, yiyecek, sevdiğiniz bir kıyafetiniz, minik bir muhabbet veya en azından bir gülücük, bir selam) ile hayatınızı nasıl değiştireceğiniz idi. Dün bütün gün kadınların önemini vurgulayan konuşmaları dinleyince neden hep karşı cinslerden önemimizi duyma ihtiyacı hissettiğimizi düşündüm. Başarılarımızı onlara onaylatmaya çalışıyor, bugün bir erkekten duyduğum gibi "erkek gibi kadınlar!" olmak için çabalıyoruz. Bir kadına aslında en çok ihtiyaç duyanlar hayatındaki diğer kadınlardır. Benim hayatıma yön veren, mutluluğumu, derdimi paylaştığım kadınlar olmasa bugün çok farklı bir hayat sürüyor olabilirdim.

 

29 hediye fikri ile bu düşünceler birleşince beni ben yapan üç kadına; anneme, teyzeme ve ablama birer çiçek yolladım. Normalde çok ağlamam ama bu hafta iki kez, birincisi yorumları okurken, diğeri çiçeği aldıklarında sevdiklerimin sevinçlerini duyunca gözlerimin dolmasına engel olamadım. Ne kadar basit aslında değer verdiğiniz bir insana bunu hissettirmek. Bir telefon açıp "Benim için çok değerlisin, iyiki hayatımdasın veya Allah seni başımızdan eksik etmesin" demek. İnanın o insandan kat kat fazlasıyla siz mutlu oluyor, huzur doluyorsunuz.

 

Üstelik İstanbul bugün yağan karlarla daha da huzuru aşılıyor insana. Huzuru ve pencerenin karşısı geçip bir eline kitabı diğer eline minik bir tatlıyı alıp saatlerce o köşeden kalkmamayı hatırlatıyor. O minik tatlı bir de limonlu sütlaç ise yüzdeki gülümseme sanki birkaç milim daha da genişliyor...

 

Limonlu Sütlaç

 

Tarifin aslında pirinç unu yoktu, ekleyince daha da güzel bir kıvam oldu.

 

Malzemeler:

 


  • 1 litre süt

  • yarım çay bardağı pirinç

  • yarım su bardağı toz şeker

  • 1 su bardağı su

  • 2 küçük poşet pirinç unu (ikisi toplam 70gr)

  • 1 adet limonun kabuğu, rendelenmiş

  • 1 paket vanilya

 

 Hazırlanması: 

 


  1. Sütü, pirinci ve şekeri bir tencereye alıp karıştırarak kaynatın. Kaynayınca 1 bardak suda erittiğiniz pirinç ununu ve limon kabuğunu ekleyin. pirinçler yumuşayana kadar pişirin. 

  2. Tencereyi ocaktan alın ve vanilyayı ilave edin. Kuplara paylaştırıp tarçın ile süsleyin.

Comments

Merhaba Hatice Hanım;
yemek tarifi yanında kendinizden, içinizdeki sesten bahsetmeniz çok güzel. Anlattıklarınız, hissettikleriniz pek çoğumuzla benzeşiyor üstelik! Yorum gönderenlere ve size katılıyorum ancak naçizane şunu eklemek istiyorum:
Evet yıllar öncesinde kalan pek çok hayalimiz var ama geçen yıllar bizi de değiştirdi, şartları değiştirdi. O eski acemi, deneyimsiz, tecrübesiz, ilk kez kendi ayakları üzerinde duran insanlar değiliz artık ve şu an neredeysek, her ne yapıyorsak bizim ve kaderimizin eseri bu! Hayallerinizden vazgeçin demiyorum (sakın yanlış anlamayın), sadece geldiğimiz nokta yeni şartları ve belki de yeni hayalleri de yanında getirdi. Ümitsizliğe kapılmaya hiç gerek yok, belki yavaşlıyoruz bazen ama durmuyoruz. Hepimiz bir çok kişinin hayatında önemli yerlerdeyiz ve Allah izin verdiği sürece öyle olmaya devam edeceğiz. Hatice Hanım'a ve gıyabında onu takip eden herkese mutlu, umutlu, huzurlu günler diliyorum.

merhaba...
teşekkür ediyorum size,
söz nereden çıkarsa vardığı yer orası olurmuş, kalbime vardı sözleriniz. itiraf etmem gerekirse yemek tariflerinizden önce yazılarınızı okumak için ziyaret ediyorum bu sayfayı.lütfen yazmaya devam edin, "söz"ler "öz"den çıkınca muhakkak başka bir "öz"de yankı bulur, sevgiyle...

kitabı sabırsızlıkla bekliyorum.Siz daha yazıların yazılmadığını söylüyosunuz.Bence elinizi çabuk tutun.kitabı bekliyoruz.Bir öneri kitap taki yemeklerin başında böyle sıcak yazılar olsa mutfak masasında okusak,yemeğimizi yapsak, yerken o sıcaklığı yaşasak ne hoş olur.bu sütlaçta olacağı gibi...

Verify your Comment

Previewing your Comment

This is only a preview. Your comment has not yet been posted.

Working...
Your comment could not be posted. Error type:
Your comment has been posted. Post another comment

The letters and numbers you entered did not match the image. Please try again.

As a final step before posting your comment, enter the letters and numbers you see in the image below. This prevents automated programs from posting comments.

Having trouble reading this image? View an alternate.

Working...

Post a comment

Your Information

(Name is required. Email address will not be displayed with the comment.)